Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan ve tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti olarak bilinen Pompeiopolis Antik Kenti, yaklaşık çeyrek asırdır süren kazı çalışmalarının ardından turizme kazandırılma aşamasına geldi.

Taşköprü Hac Merkezimi Olacak?
Arkeolojik buluntuların her geçen yıl artmasıyla birlikte bölgenin hem kültürel hem de turistik değeri daha da belirgin hale gelirken, uzmanlar özellikle Hristiyanlık açısından önemli olabilecek “martyrion” yapısına dikkat çekiyor.
Antik Kentte 25 Yıllık Yoğun Çalışma

Zımbıllı Tepe mevkiinde bulunan Pompeiopolis’te kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinin bilimsel liderliğinde yürütülüyor. 2006 yılından bu yana sistemli şekilde sürdürülen kazılara Taşköprü Belediyesi de önemli katkılar sağlıyor. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, antik kentin yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de önemli bir kültürel miras olduğunu ortaya koyuyor.

Müzeler Haftası kapsamında düzenlenen bilimsel etkinliklerde konuşan uzmanlar, kazıların artık somut sonuçlar vermeye başladığını ve Pompeiopolis’in ören yeri olarak ziyaretçilere açılması için önemli bir eşiğe gelindiğini vurguluyor.

Pompeiopolis: Paflagonya’nın Kalbi
Antik dönemde Paflagonya eyaletinin başkenti olan Pompeiopolis, Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kentte yürütülen kazılarda tiyatro, odeon (müzik salonu), büyük bir Roma villası, çarşı alanları ve çeşitli ibadet yapıları gün yüzüne çıkarıldı.

Özellikle 2 bin 400 metrekarelik geniş bir alanı kaplayan villa, içindeki mozaikler ve mimari detaylarıyla dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu yapı, dönemin yaşam tarzı ve sanatsal anlayışı hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Tahribatın İzleri ve Restorasyon Çabaları
Pompeiopolis’in en dikkat çeken özelliklerinden biri ise geçmişte ciddi tahribata uğramış olması. Yapıların büyük bir kısmının zaman içinde taş ocağı ya da kireç üretim alanı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Ayrıca geçmişte yapılan bazı kontrolsüz sondaj çalışmalarının da kalıntılara zarar verdiği ifade ediliyor.

Buna rağmen son yıllarda yürütülen bilimsel kazılar sayesinde önemli ilerleme kaydedildi. Özellikle tiyatro yapısında yapılan çalışmalar sonucunda, Roma İmparatoru Commodus dönemine ait bir heykel gün yüzüne çıkarıldı. M.S. 186 yılına tarihlenen bu buluntu, kentin kronolojisinin belirlenmesinde önemli bir referans noktası oldu.

Tiyatro ve diğer yapılar için hazırlanan restorasyon ve konservasyon projeleri onaylanmış durumda. Ancak bu projelerin hayata geçirilebilmesi için gerekli finansman desteğinin sağlanması bekleniyor.
Mozaikli Villa Ziyarete Hazırlanıyor

Antik kentteki en dikkat çekici alanlardan biri olan villa yapısında kapsamlı koruma ve restorasyon çalışmaları yürütülüyor. Özellikle mozaiklerin zarar görmemesi için titiz bir çalışma yapılırken, bazı bölümler geçici olarak kaldırılıp yeniden yerleştiriliyor.

Uzmanlar, villanın M.S. 200 ile 600 yılları arasında aktif olarak kullanıldığını belirtiyor. Yapının genişliği ve mimari özellikleri, dönemin elit yaşam tarzını yansıtan önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Planlanan projeler kapsamında villa üzerine koruyucu bir çatı yapılması ve alanın ziyaretçilere açılması hedefleniyor.

Hristiyanlık Açısından Önemli Bir Yapı: Martyrion
Pompeiopolis’te dikkat çeken bir diğer önemli yapı ise “martyrion” olarak adlandırılan alan. Hristiyanlık tarihinde şehitlik olarak bilinen bu yapıların, dini açıdan büyük öneme sahip olduğu biliniyor.
Uzmanlar, bölgede bulunan mezar kitabeleri ve gömü alanlarının, buranın bir piskoposluk merkezi olabileceğini düşündürdüğünü ifade ediyor. Bu durum, Pompeiopolis’in sadece Roma dönemiyle değil, erken Hristiyanlık tarihiyle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Turizm İçin Yeni Bir Rota Oluşturuluyor
Pompeiopolis Antik Kenti’nin turizme kazandırılması için kapsamlı bir proje yürütülüyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle hazırlanan proje kapsamında, ziyaretçiler için bir gezi güzergahı oluşturuluyor.
Planlanan rota; karşılama merkezinden başlayarak sergileme alanı, villa, bazilika, hamam, tiyatro, odeon ve martyrion gibi önemli yapıları kapsayacak şekilde düzenleniyor. Böylece ziyaretçilerin antik kenti sistemli ve bütüncül bir şekilde gezebilmesi hedefleniyor.

Ayrıca bölgede sergileme alanlarının yeniden düzenlenmesi, altyapının güçlendirilmesi ve ziyaretçi deneyiminin iyileştirilmesi için çalışmalar sürüyor.
Paflagonya Bölgesi Arkeolojide Hâlâ Gizemini Koruyor
Uzmanlara göre Paflagonya bölgesi, Anadolu’nun arkeolojik açıdan en az araştırılmış bölgelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Özellikle İç Paflagonya’da yapılan kazı ve yüzey araştırmalarının sınırlı olması, bölge hakkında daha fazla bilimsel veri elde edilmesini zorlaştırıyor.

Bu nedenle Pompeiopolis’te yürütülen çalışmalar yalnızca yerel değil, bölgesel arkeoloji açısından da büyük önem taşıyor. Elde edilen her yeni bulgu, Paflagonya’nın tarihine ışık tutarken, Anadolu arkeolojisine de değerli katkılar sunuyor.
Kültür Turizmi İçin Yeni Bir Cazibe Merkezi

Tüm bu gelişmeler ışığında Pompeiopolis Antik Kenti, yakın gelecekte Kastamonu’nun en önemli turizm destinasyonlarından biri olmaya aday görünüyor. Hem Roma hem de erken Hristiyanlık dönemine ait izleri bir arada barındıran kent, tarih ve kültür meraklıları için eşsiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.

Kazı çalışmalarının tamamlanması, restorasyon projelerinin hayata geçirilmesi ve turizm altyapısının güçlendirilmesiyle birlikte Pompeiopolis’in bölge ekonomisine de önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Uzmanlar, bu tarihi mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını vurgularken, Pompeiopolis’in kısa süre içinde ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacağına dikkat çekiyor.





