<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kastamonu Haber - Taşköprü Postası</title>
    <link>https://www.taskoprupostasi.com</link>
    <description>Kastamonu haber merkezi Taşköprü Postası ile güncel Kastamonu haberleri, duyurular ve tüm yeni gelişmeler sadece bir tık uzağınızda.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.taskoprupostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022 - 2026. Taşköprü Postası Her Hakkı Saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 09:38:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı duyurdu! Uzaktan hasta değerlendirme uygulaması hayata geçti]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/saglik-bakanligi-duyurdu-uzaktan-hasta-degerlendirme-uygulamasi-hayata-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/saglik-bakanligi-duyurdu-uzaktan-hasta-degerlendirme-uygulamasi-hayata-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'ni devreye aldı. Vatandaşlar MHRS üzerinden psikolojik destek, sigara bırakma ve sosyal destek hizmetlerine görüntülü görüşmeyle ücretsiz erişebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'ni (UHDS) Sağlıklı Hayat Merkezlerinde uygulamaya aldı. Yeni sistem sayesinde vatandaşlar, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerinden sağlık merkezine gitmeden görüntülü görüşme yoluyla yararlanabilecek.</p>

<p>Uygulama, 5 Temmuz itibarıyla 81 ilde Sağlıklı Hayat Merkezlerinde görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar için devreye alınırken, hazırlıklarını tamamlayan illerde aktif olarak kullanılmaya başlandı.</p>

<h2>MHRS üzerinden randevu alınabilecek</h2>

<p>Yeni uygulamayla birlikte vatandaşlar, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aktif branşlar için doğrudan randevu oluşturabiliyor.</p>

<p>Randevu oluşturan kişilere kısa mesajla gönderilen bağlantı üzerinden görüntülü görüşme yapılabiliyor. Böylece vatandaşlar bulundukları yerden sağlık profesyonelleriyle görüşerek hizmet alabiliyor.</p>

<h2>Hangi hizmetler uzaktan verilecek?</h2>

<p>Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi kapsamında şu hizmetler görüntülü olarak sunuluyor:</p>

<ul>
 <li>Psikolojik destek</li>
 <li>Sigara bırakma polikliniği</li>
 <li>Sosyal destek hizmetleri</li>
</ul>

<p>Sağlık Bakanlığı, uygulamayla birlikte koruyucu sağlık hizmetlerine erişimin hızlandırılmasını, randevu süreçlerinin daha etkin yürütülmesini ve dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor.</p>

<h2>351 merkezde ücretsiz hizmet</h2>

<p>Türkiye genelinde faaliyet gösteren 351 Sağlıklı Hayat Merkezi, 17 farklı birimde ücretsiz hizmet vermeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkezlerde psikososyal destek, beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları ve bağımlılıkla mücadele gibi birçok alanda vatandaşlara ücretsiz danışmanlık sunuluyor.</p>

<p><img alt="Uzaktan Sağlık Değerlendirme" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/08/uzaktan-saglik-degerlendirme.jpg" width="1280" /></p>

<h2>"Koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyoruz"</h2>

<p>Sincan 100. Yıl Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Dr. Zeynep Aydemir Güven, sistemin özellikle düzenli takip gerektiren sigara bırakma polikliniklerinde önemli kolaylık sağladığını belirtti.</p>

<p>Güven, yaşlılar, engelli bireyler, bakıma muhtaç vatandaşlar ve kırsal bölgelerde yaşayan kişiler için uygulamanın sağlık hizmetlerine erişimde fırsat eşitliği sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Vatandaşların MHRS üzerinden randevu oluşturabileceğini hatırlatan Güven, görüşme öncesinde gelen kısa mesajdaki bağlantıya tıklayarak sağlık profesyonelleriyle görüntülü görüşme yapılabileceğini söyledi.</p>

<h2>"Sigarayı bırakmaya kararlıyım"</h2>

<p>UHDS üzerinden sigara bırakma polikliniğinden yararlanan 37 yaşındaki Erdi Güzel ise yoğun iş temposu nedeniyle sağlık merkezine gitmekte zorlandığını belirterek, sistemi bir arkadaşının tavsiyesiyle öğrendiğini söyledi.</p>

<p>MHRS üzerinden kolayca randevu aldığını ifade eden Güzel, doktoruyla tüm detayları görüştüğünü belirterek sigarayı bırakma sürecine aynı sistem üzerinden devam edeceğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/saglik-bakanligi-duyurdu-uzaktan-hasta-degerlendirme-uygulamasi-hayata-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/08/uzaktan-saglik-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="10614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında büyük risk! Lensle havuza girmek göz sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/yaz-aylarinda-buyuk-risk-lensle-havuza-girmek-goz-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/yaz-aylarinda-buyuk-risk-lensle-havuza-girmek-goz-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Coşkun, kontakt lensle denize veya havuza girmenin kornea enfeksiyonlarına ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabileceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında deniz ve havuz sezonunun hareketlenmesiyle birlikte göz sağlığına yönelik uyarılar da artıyor. Uzmanlar, kontakt lensle denize veya havuza girmenin korneada ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini, tedavide geç kalınması halinde ise kalıcı görme kaybı yaşanabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bilkent Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Coşkun, yaz döneminde göz polikliniklerine en sık alerji, kaşıntı, yanma, batma, kızarıklık ve çapaklanma şikayetleriyle başvurulduğunu söyledi.</p>

<h2>Kontakt lens enfeksiyon riskini artırıyor</h2>

<p>Doç. Dr. Coşkun, havuz ve deniz suyunda bulunan bakteri ve parazitlerin kontakt lens yüzeyine tutunabildiğini belirterek, bunun korneada "keratit" adı verilen ciddi enfeksiyonlara neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi edilmeyen veya geç fark edilen enfeksiyonların korneada kalıcı hasar oluşturabileceğini vurgulayan Coşkun, kontakt lens kullanıcılarının deniz veya havuza lensleriyle girmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2>Gözde ağrı ve kızarıklık varsa vakit kaybetmeyin</h2>

<p>Uzmanlar, lens kullanan kişilerde gözde şiddetli ağrı, kızarıklık, batma, çapaklanma ve görme bulanıklığı gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Enfeksiyonun ilerlemesi durumunda gözün daha derin tabakalarının etkilenebileceği ve bunun ciddi görme kayıplarına yol açabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>Yüzücü gözlüğü kullanılması öneriliyor</h2>

<p>Doç. Dr. Coşkun, enfeksiyon riskini azaltmak için deniz ve havuzda yüzücü gözlüğü kullanılmasını önerirken, suya girerken kullanılan kontakt lenslerin daha sonra tekrar takılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ayrıca havuz suyunda bulunan klorun tek başına değil, ter ve idrarla birleşerek oluşan kloramin maddesinin göz yüzeyinde tahrişe neden olabileceğine dikkat çeken Coşkun, havuza girmeden önce duş alınmasının önemine işaret etti.</p>

<h2>Güneş ve klima da göz sağlığını etkiliyor</h2>

<p>Yaz aylarında yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmanın retina hasarı, katarakt ve çeşitli göz hastalıklarına neden olabileceğini belirten uzmanlar, yüzde 100 UV korumalı sertifikalı güneş gözlüklerinin tercih edilmesini öneriyor.</p>

<p>Öte yandan uzun süre klimalı ortamlarda bulunmanın göz kuruluğunu artırabileceği belirtilirken, gerekli durumlarda hekim önerisiyle suni gözyaşı damlası kullanılmasının faydalı olabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/yaz-aylarinda-buyuk-risk-lensle-havuza-girmek-goz-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/08/yaz-aylarinda-buyuk-risk-lensle-havuza-girmek-goz-sagligini-tehdit-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="75048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğnelerinde şaşırtan etki: Alkol tüketimini de azaltabilir]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/zayiflama-ignelerinde-sasirtan-etki-alkol-tuketimini-de-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/zayiflama-ignelerinde-sasirtan-etki-alkol-tuketimini-de-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilo kontrolü ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan Semaglutid üzerine yapılan klinik araştırmada ağır alkol tüketilen günlerin azaldığı belirlendi. Uzmanlar daha kapsamlı çalışmalar gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo kontrolü ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan semaglutid etken maddesi, bu kez alkol kullanım bozukluğu üzerindeki olası etkileriyle bilim dünyasının dikkatini çekti. Küçük ölçekli klinik araştırmada, ağızdan alınan semaglutidin özellikle ağır alkol tüketilen günlerin sayısını azaltabileceğine ilişkin umut veren sonuçlara ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın sonuçları dikkat çekici olsa da uzmanlar, semaglutidin henüz alkol bağımlılığı tedavisinde onaylanmış bir ilaç olmadığının altını çiziyor. Çalışmanın sınırlı sayıda katılımcıyla ve kısa bir süre içinde yürütülmesi de sonuçların temkinli değerlendirilmesini gerektiriyor.</p>

<h2>Araştırmaya 50 yetişkin katıldı</h2>

<p>İkinci faz klinik araştırmaya, alkol tüketimini azaltmak veya tamamen bırakmak isteyen, orta ya da şiddetli düzeyde alkol kullanım bozukluğu bulunan 50 yetişkin dahil edildi.</p>

<p>Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı. Bir gruba sekiz hafta boyunca ağızdan alınan semaglutid verilirken diğer gruba ilaç görünümündeki etkisiz plasebo uygulandı. Semaglutid dozu ilk dört hafta boyunca günlük 3 miligram olarak belirlendi, sonraki dört haftada ise 7 miligrama çıkarıldı.</p>

<p>Çalışmanın başlangıcında katılımcılar, günde ortalama altı kadeh içki tükettiklerini ve haftanın yaklaşık beş gününde ağır alkol kullandıklarını bildirdi. Katılımcıların büyük bölümü, Dünya Sağlık Örgütünün risk sınıflandırmasına göre yüksek veya çok yüksek düzeyde alkol tüketen grupta yer aldı.</p>

<h2>Ağır alkol tüketilen günler azaldı</h2>

<p>Araştırmada semaglutidin laboratuvar koşullarında ölçülen anlık alkol isteğini veya günlük toplam içki sayısını bütün ölçümlerde belirgin biçimde düşürmediği kaydedildi. Buna karşılık ilacı kullanan grupta ağır alkol tüketilen günlerin sayısında plasebo grubuna kıyasla daha güçlü bir azalma belirlendi.</p>

<p>Semaglutid kullanan katılımcıların, alkol aldıkları günlerde daha az içki tükettiği; günlük alkol isteği ile alkolün yaşamlarında oluşturduğu olumsuz sonuçlarda da gerileme bildirdiği aktarıldı.</p>

<p>Tedavinin sonunda semaglutid grubundaki katılımcıların yüzde 81’inin riskli alkol tüketimi düzeyini en az bir kategori düşürdüğü belirtildi. Plasebo grubunda aynı başarıyı gösterenlerin oranı ise yaklaşık yüzde 54’te kaldı.</p>

<h2>“Tamamen bırakmayan kişilerde de etkili olabilir”</h2>

<p>Araştırmayı değerlendiren Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Fakültesinden Psikiyatri Profesörü Dr. Joseph Schacht, çalışmanın ağır ve zararlı alkol tüketiminin azaltılması açısından önemli bir işaret verdiğini söyledi.</p>

<p>Schacht, kişinin alkolü tamamen bırakmaya hazır olmadığı durumlarda dahi tüketimin azaltılmasının sağlık, aile yaşamı ve sosyal ilişkiler açısından anlamlı kazanımlar sağlayabileceğine dikkat çekti. Mevcut tedavilerden yeterli fayda görmeyen kişiler için gelecekte yeni bir seçeneğin doğabileceğini ifade etti.</p>

<h2>Kendi kendine kullanılmaması gerekiyor</h2>

<p>Araştırmacılar, elde edilen sonuçların daha geniş katılımlı ve uzun süreli klinik çalışmalarla doğrulanması gerektiğini belirtiyor. Sekiz haftalık çalışma, ilacın uzun vadeli etkileri, güvenliği ve tedavi bırakıldıktan sonraki sonuçları hakkında kesin bir tablo sunmuyor.</p>

<p>Semaglutid reçeteli bir ilaç olduğu için alkol tüketimini azaltmak amacıyla doktor kontrolü dışında kullanılmaması gerekiyor. Alkol kullanım bozukluğu yaşayan kişilerin bir psikiyatri uzmanına veya bağımlılık tedavisi sunan sağlık kuruluşlarına başvurması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/zayiflama-ignelerinde-sasirtan-etki-alkol-tuketimini-de-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/08/zayiflama-ignesi.jpg" type="image/jpeg" length="49961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar sessizce organlara zarar verebilir! Uzmandan kritik uyarılar]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/asiri-sicaklar-sessizce-organlara-zarar-verebilir-uzmandan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/asiri-sicaklar-sessizce-organlara-zarar-verebilir-uzmandan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Filiz Çalışkan Esen, sıcak havalarda fark edilmeyen sıvı kaybının kalp, böbrek ve beyin üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek vatandaşlara bol su tüketmeleri ve güneşin yoğun olduğu saatlerde dikkatli olmaları çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde etkisini sürdüren sıcak hava dalgası, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için önemli sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Filiz Çalışkan Esen, sıcak havalarda fark edilmeyen sıvı kaybının kalp, böbrek ve beyin başta olmak üzere birçok organ üzerinde ciddi hasarlara neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p>Uzmanlar, yalnızca susandığında su içmenin yeterli olmadığını, vücudun kaybettiği sıvının düzenli olarak yerine konulması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Sıvı kaybı kalp ve böbrekleri zorlayabiliyor</h2>

<p>Dr. Filiz Çalışkan Esen, aşırı sıcaklarda terlemeyle birlikte sadece suyun değil, sodyum ve potasyum gibi hayati öneme sahip minerallerin de kaybedildiğini belirtti.</p>

<p>Bu durumun tansiyon düşüklüğü, kalp ritim bozuklukları, bayılma ve hatta kalp krizine kadar uzanabilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Esen, böbreklerin yeterince kanlanamaması halinde akut böbrek hasarı gelişme riskinin de arttığını söyledi.</p>

<h2>Bu belirtileri dikkate alın</h2>

<p>Uzmanlar, sıcak havalarda ortaya çıkan bazı belirtilerin vücudun ciddi ölçüde sıvı kaybettiğinin göstergesi olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Risk oluşturan belirtiler arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Şiddetli baş ağrısı</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Bilinç bulanıklığı</li>
 <li>Çarpıntı</li>
 <li>Kas krampları</li>
 <li>Bulantı ve kusma</li>
 <li>Aşırı halsizlik</li>
 <li>İdrar miktarında belirgin azalma</li>
</ul>

<p>Bu şikâyetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Sıcak Hava" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/07/sicak-hava.webp" width="1280" /></p>

<h2>Risk grubundakiler daha dikkatli olmalı</h2>

<p>Uzmanlara göre sıcak havalardan en fazla etkilenen gruplar arasında 65 yaş ve üzerindekiler, çocuklar, hamileler, diyabet, hipertansiyon, kalp ve böbrek hastaları ile açık alanda çalışanlar bulunuyor.</p>

<p>Bu kişilerin özellikle güneşin en etkili olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamaları öneriliyor.</p>

<h2>Uzmanlardan sıcak hava tavsiyeleri</h2>

<p>Sıcak havaların olumsuz etkilerinden korunmak için uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Günlük 2,5-3 litre su tüketin.</li>
 <li>Susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su için.</li>
 <li>Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaya özen gösterin.</li>
 <li>Açık renkli ve pamuklu kıyafetler tercih edin.</li>
 <li>Yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin sıvı tüketimini yakından takip edin.</li>
</ul>

<p>Dr. Filiz Çalışkan Esen, her yaz çok sayıda kişinin önlenebilir nedenlerle sıcak havadan olumsuz etkilendiğini belirterek, doğru önlemlerle bu risklerin büyük ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/asiri-sicaklar-sessizce-organlara-zarar-verebilir-uzmandan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2025/08/uzman-doktor-uyardi-sicak-havalarda-bu-enfeksiyon-artabilir.jpg" type="image/jpeg" length="35864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havalarda büyük tehlike! Açıkta kalan gıdalar hastalığa davetiye çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/sicak-havalarda-buyuk-tehlike-acikta-kalan-gidalar-hastaliga-davetiye-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/sicak-havalarda-buyuk-tehlike-acikta-kalan-gidalar-hastaliga-davetiye-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Adalet Altunsoy, yaz aylarında açıkta bekleyen gıdaların bağırsak enfeksiyonu ve besin zehirlenmesi riskini artırdığı uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte bağırsak enfeksiyonları ve besin zehirlenmeleri daha sık görülmeye başladı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Adalet Altunsoy, uygun koşullarda saklanmayan ve uzun süre açıkta bekletilen gıdaların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek vatandaşları uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sıcak hava bakterilerin çoğalmasını hızlandırıyor</h2>

<p>Prof. Dr. Adalet Altunsoy, yaz aylarında bakteri, virüs ve parazitlerin sıcak havalarda daha hızlı çoğaldığını ifade ederek, pişmiş gıdaların dahi açık havada birkaç saat içinde hastalık yapabilecek düzeyde bakteri barındırabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzman isim, özellikle soğuk zinciri bozulan, uygun koşullarda muhafaza edilmeyen ve uzun süre oda sıcaklığında bekletilen yiyeceklerin tüketilmesinin bağırsak enfeksiyonu riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.</p>

<h2>Çocuklar ve yaşlılar daha büyük risk altında</h2>

<p>İshal ve kusmaya bağlı gelişen sıvı ile elektrolit kaybının özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Altunsoy, şu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı:</p>

<ul>
 <li>Uzun süren yüksek ateş</li>
 <li>Kanlı ishal</li>
 <li>Şiddetli kusma</li>
 <li>Gözlerde çökme</li>
 <li>Ağız ve dilde kuruluk</li>
 <li>Halsizlik ve bilinç değişikliği</li>
</ul>

<h2>Antibiyotik bilinçsiz kullanılmamalı</h2>

<p>Bağırsak enfeksiyonlarında en sık yapılan hatalardan birinin bilinçsiz antibiyotik kullanımı olduğunu söyleyen Altunsoy, antibiyotiklerin bağırsak florasını bozabileceğini, ishal süresini uzatabileceğini ve antibiyotik direncine neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Tedavide önceliğin kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konulması olduğunun altını çizen Altunsoy, özellikle çocuklara ishal sırasında asitli içecekler ve meyve suyu verilmesinin de doğru olmadığını belirtti.</p>

<h2>Gıda hijyenine dikkat edilmeli</h2>

<p>Besin zehirlenmelerini önlemek için hijyen kurallarına uyulmasının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Altunsoy, şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Et ve süt ürünlerini iyi pişirin.</li>
 <li>Pişmiş yemekleri uzun süre oda sıcaklığında bekletmeyin.</li>
 <li>Çiğ et ve sebzeler için ayrı kesme tahtaları kullanın.</li>
 <li>Sebze ve meyveleri tüketmeden önce bol suyla yıkayın.</li>
 <li>Yemek hazırlamadan önce ve tuvalet sonrası ellerinizi en az 20 saniye sabunla yıkayın.</li>
</ul>

<h2>Havuz kullanırken de dikkatli olun</h2>

<p>Yaz aylarında havuz kaynaklı enfeksiyon riskine de dikkat çeken Altunsoy, çocuklara havuz suyunu yutmamaları gerektiğinin öğretilmesini istedi. Ayrıca ishali bulunan çocukların enfeksiyonun yayılmasını önlemek amacıyla havuza sokulmaması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/sicak-havalarda-buyuk-tehlike-acikta-kalan-gidalar-hastaliga-davetiye-cikariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/08/hastalik-temsili.jpg" type="image/jpeg" length="87726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçip gitmesi beklenen bu 3 belirti kanser sinyali olabilir]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/gecip-gitmesi-beklenen-bu-3-belirti-kanser-sinyali-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/gecip-gitmesi-beklenen-bu-3-belirti-kanser-sinyali-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dinlenmeyle azalmayan yorgunluk, uzun süren öksürük ve açıklanamayan kilo kaybı, ihmal edilmemesi gereken sağlık belirtileri arasında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sık karşılaşılan bazı şikâyetler, çoğu zaman yoğun çalışma temposuna, mevsimsel hastalıklara veya beslenme düzenindeki değişikliklere bağlanıyor. Yorgunluk yaşayanlar dinlenmeyi, öksürenler soğuk algınlığının geçmesini, kilo verenler ise bunu günlük hareketliliğe bağlamayı tercih edebiliyor.</p>

<p>Bu belirtilerin büyük bölümü gerçekten de kanser dışındaki nedenlerden kaynaklanıyor. Buna karşın şikâyetlerin haftalar boyunca sürmesi, giderek ağırlaşması veya kişinin günlük düzenini bozması hâlinde yalnızca “nasıl olsa geçer” düşüncesiyle beklemek doğru bir yaklaşım olmayabilir.</p>

<p>Uzmanlar, vücutta alışılmadık biçimde devam eden değişikliklerin erken değerlendirilmesinin önemli olduğunu hatırlatıyor. Özellikle dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk, uzun süren öksürük ve herhangi bir çaba olmadan yaşanan kilo kaybı, doktor kontrolünü gerektirebilecek belirtiler arasında sıralanıyor.</p>

<h2>Dinlenmeye rağmen bitkinlik devam ediyorsa dikkat</h2>

<p>Yoğun bir günün ardından hissedilen yorgunluk, uyku ve dinlenmeyle çoğunlukla azalır. Ancak yeterince uyunmasına rağmen geçmeyen, haftalarca devam eden ve kişinin işini, sosyal hayatını veya günlük sorumluluklarını aksatan bitkinliğin altında farklı bir sağlık sorunu bulunabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalıcı yorgunluk; kansızlık, tiroit hastalıkları, uyku bozuklukları, enfeksiyonlar, beslenme eksiklikleri ve ruhsal sorunlar gibi pek çok nedene bağlı gelişebilir. Bazı kanser türlerinde de uzun süreli halsizlik görülebilir. Bu nedenle yorgunluğun tek başına kanser belirtisi olarak yorumlanması yerine, süresi ve beraberindeki diğer değişikliklerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Yorgunluğa solukluk, nefes darlığı, ateş, gece terlemesi veya iştahsızlık eşlik ediyorsa sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşır.</p>

<h2>Üç haftayı aşan öksürük ihmal edilmemeli</h2>

<p>Soğuk algınlığı ve grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarında öksürük sık görülür. Çoğu öksürük zaman içinde hafiflerken, üç haftayı geçen, şiddeti artan veya daha önce var olan öksürüğün karakter değiştirmesi durumunda doktor görüşü alınması önerilir.</p>

<p>Uzun süren öksürüğün nedeni astım, reflü, alerji, sigara kullanımı, enfeksiyonlar veya kronik akciğer hastalıkları olabilir. Bununla birlikte kalıcı öksürük, akciğerle ilgili ciddi hastalıkların belirtileri arasında da yer alabilir.</p>

<p>Öksürükle birlikte kanlı balgam, belirgin nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da ani kötüleşme yaşanması hâlinde değerlendirme geciktirilmemelidir. Özellikle kanlı balgam gibi belirtiler daha hızlı tıbbi inceleme gerektirir.</p>

<p><img alt="Geçip Gitmesi Beklenen Bu 3 Belirti Kanser Sinyali Olabilir (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/gecip-gitmesi-beklenen-bu-3-belirti-kanser-sinyali-olabilir-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Diyet yapmadan verilen kilolar araştırılmalı</h2>

<p>Beslenme düzeninde veya fiziksel aktivitede belirgin bir değişiklik olmadan kilo vermek, kişinin dikkat etmesi gereken bir başka durumdur. Açıklanamayan kilo kaybı; tiroit sorunları, sindirim sistemi hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, depresyon ve bazı ilaçların etkisi gibi çok sayıda nedenden kaynaklanabilir.</p>

<p>Bazı kanser türleri de iştahı, besinlerin kullanımını ve vücudun enerji dengesini etkileyerek istem dışı kilo kaybına yol açabilir. Kısa sürede belirgin kilo veren, kıyafetlerinde fark edilir bir bolluk yaşayan veya iştahı azalan kişilerin durumu yalnızca strese bağlamadan doktoruyla paylaşması gerekir.</p>

<p>Açıklanamayan kilo kaybına devamlı karın ağrısı, yutma güçlüğü, dışkılama düzeninde değişiklik, ateş veya gece terlemesi eşlik ediyorsa ayrıntılı inceleme gerekebilir.</p>

<h2>Belirti olması tanı konulduğu anlamına gelmiyor</h2>

<p>Bu üç şikâyetten birinin bulunması, kişinin kanser olduğu anlamına gelmez. Belirtiler çoğu zaman daha basit ve tedavi edilebilir nedenlerle ortaya çıkabilir. Kesin neden ancak hekim muayenesi ve gerekli görülmesi hâlinde yapılacak tetkiklerle anlaşılabilir.</p>

<p>Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, kişinin kendi vücudundaki olağan düzeni bilmesi ve açıklanamayan değişiklikleri uzun süre ertelememesidir. Erken başvuru yalnızca kanserde değil, birçok farklı hastalıkta tanının gecikmesini önleyerek tedavi sürecini kolaylaştırabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/gecip-gitmesi-beklenen-bu-3-belirti-kanser-sinyali-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/gecip-gitmesi-beklenen-bu-3-belirti-kanser-sinyali-olabilir-2.jpg" type="image/jpeg" length="73970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital çağın sessiz tehdidi gözleri yoruyor: 20-20-20 kuralı nasıl uygulanır?]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/dijital-cagin-sessiz-tehdidi-gozleri-yoruyor-20-20-20-kurali-nasil-uygulanir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/dijital-cagin-sessiz-tehdidi-gozleri-yoruyor-20-20-20-kurali-nasil-uygulanir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilgisayar ve telefon kullanımına bağlı göz yorgunluğunu azaltmak için önerilen 20-20-20 kuralının uygulanışı ve koruyucu önlemler merak ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar, akıllı telefon, tablet ve televizyon ekranları günlük yaşamın ayrılmaz bir parçasına dönüşürken, uzun süreli ekran kullanımı göz sağlığına ilişkin şikâyetleri de artırıyor. Özellikle çalışma saatlerinin büyük bölümünü bilgisayar karşısında geçirenlerde göz kuruluğu, yanma, kızarıklık, bulanık görme, baş ağrısı ve odaklanma güçlüğü sıkça görülebiliyor.</p>

<p>Dijital cihazların uzun süre ve kesintisiz kullanılmasıyla ortaya çıkan bu şikâyetler, “Bilgisayara Bağlı Görme Sendromu” veya dijital göz yorgunluğu olarak tanımlanıyor. Gözleri tamamen ekranlardan uzak tutmak çoğu kişi için mümkün olmasa da doğru kullanım alışkanlıklarıyla rahatsızlıkların azaltılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanların önerdiği en kolay yöntemlerden biri ise herhangi bir ekipman gerektirmeyen 20-20-20 kuralı olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>20-20-20 kuralı nedir?</h2>

<p>20-20-20 kuralı, ekrana yakın mesafeden uzun süre odaklanan göz kaslarına düzenli dinlenme fırsatı sunmayı amaçlıyor. Uygulamanın temelinde her 20 dakikalık ekran kullanımından sonra kısa bir mola verilmesi bulunuyor.</p>

<p>Kurala göre kişi, ekrana baktığı her 20 dakikanın ardından en az 20 saniye boyunca yaklaşık 20 fit, yani 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmalı. Pencereden görülen uzaktaki bir bina, ağaç, sokak lambası veya farklı bir nesne bu amaçla kullanılabilir.</p>

<p>Uzağa bakmak, sürekli yakın mesafeye odaklanan göz kaslarının gevşemesine yardımcı oluyor. Düzenli aralıklarla verilen bu kısa molaların göz kuruluğu, odaklanma güçlüğü ve dijital ekran kullanımına bağlı rahatsızlıkların azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Kuralın unutulmaması için bilgisayara hatırlatıcı kurulabilir, telefon alarmı ayarlanabilir veya çalışma süresi 20 dakikalık bölümlere ayrılabilir.</p>

<h2>Ekrana bakarken göz kırpma azalıyor</h2>

<p>İnsanlar normal koşullarda göz yüzeyini nemli tutmak için düzenli olarak göz kırpıyor. Ancak bilgisayar veya telefon ekranına dikkatle odaklanıldığında göz kırpma sıklığı belirgin şekilde azalabiliyor.</p>

<p>Gözün daha seyrek kırpılması, gözyaşı tabakasının daha hızlı buharlaşmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olabiliyor. Bunun sonucunda yanma, batma, kaşıntı, kızarıklık, kumlanma hissi ve ışığa karşı hassasiyet gibi yakınmalar ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca uzağa bakmak değil, ekran karşısındayken bilinçli şekilde göz kırpmak da önem taşıyor. Özellikle uzun metin okurken, video izlerken veya yoğun dikkat gerektiren bir iş yapılırken gözlerin kısa süre kapatılması rahatlama sağlayabiliyor.</p>

<h2>Ekran mesafesi ve konumu nasıl olmalı?</h2>

<p>Dijital göz yorgunluğunu azaltmak için ekranın konumu da doğru ayarlanmalı. Bilgisayar ekranıyla gözler arasında yaklaşık bir kol boyu, yani 60-65 santimetrelik mesafe bırakılması öneriliyor.</p>

<p>Ekranın üst kısmının göz hizasında veya göz seviyesinin hafif altında bulunması, gözlerin daha doğal bir açıyla bakmasına yardımcı olabilir. Çok yakından ekrana bakmak ise göz kaslarının daha fazla çalışmasına ve yorgunluğun daha erken hissedilmesine yol açabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Telefon kullanımında cihazın sürekli yüze yaklaştırılmaması, yazı boyutunun büyütülmesi ve ekranın uygun bir mesafede tutulması da fayda sağlayabilir.</p>

<p><img alt="Göz Yorgunluğu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/goz-yorgunlugu-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Aydınlatma ve ekran parlaklığı dengelenmeli</h2>

<p>Karanlık bir odada yüksek parlaklıktaki ekrana bakmak gözlerin daha fazla zorlanmasına neden olabilir. Çalışma ortamındaki ışık ile ekran parlaklığının birbirine yakın seviyelerde olması gerekiyor.</p>

<p>Pencere veya lambalardan gelen ışığın ekran üzerinde yansıma oluşturması da göz yorgunluğunu artırabilir. Bu nedenle ekranın konumu değiştirilerek yansımalar azaltılabilir veya mat ekran koruyuculardan yararlanılabilir.</p>

<p>Ayrıca yazıların rahat okunabileceği büyüklükte ayarlanması, düşük kontrastlı metinlerden kaçınılması ve ekranın düzenli olarak temizlenmesi görüş konforunu artırabilir.</p>

<h2>Çocukların ekran süresi yakından izlenmeli</h2>

<p>Çocuklar, göz yorgunluğu ve kuruluk gibi şikâyetleri yetişkinler kadar kolay fark edemeyebilir veya doğru şekilde ifade edemeyebilir. Bu nedenle ebeveynlerin ekran kullanım süresini takip etmesi, çocuklara düzenli mola alışkanlığı kazandırması önem taşıyor.</p>

<p>Çocukların uzun süre aynı pozisyonda telefon veya tablet kullanmasının önüne geçilmesi, gün içerisinde açık havada zaman geçirmelerinin desteklenmesi ve ekranla göz arasındaki mesafenin korunması öneriliyor.</p>

<p>Ekran kullanımı sonrasında devam eden bulanık görme, şiddetli baş ağrısı, göz ağrısı, kızarıklık veya ışık hassasiyeti bulunması halinde göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.</p>

<h2>Kontakt lens kullananlar daha dikkatli olmalı</h2>

<p>Kontakt lens kullanan kişilerde ekran karşısında gelişen kuruluk daha belirgin hissedilebilir. Uzun çalışma saatlerinde gözlüğe geçilmesi, lenslerin önerilen süreden uzun kullanılmaması ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Nemlendirici göz damlası kullanılması düşünülüyorsa, kişinin göz yapısına ve lens kullanımına uygun ürün için uzman görüşü alınması gerekiyor. Bilinçsiz kullanılan damlalar her göz için aynı etkiyi göstermeyebilir.</p>

<p>20-20-20 kuralı tek başına bütün göz sorunlarını ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi değil. Ancak ekran mesafesi, düzenli mola, doğru aydınlatma ve bilinçli göz kırpma gibi alışkanlıklarla birlikte uygulandığında dijital göz yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olabilecek basit bir koruyucu yöntem olarak dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/dijital-cagin-sessiz-tehdidi-gozleri-yoruyor-20-20-20-kurali-nasil-uygulanir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/goz-yorgunlugu-1.jpg" type="image/jpeg" length="87520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortalığı karıştıran salgın iddiası: Hastaneler doldu taştı!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/ortaligi-karistiran-salgin-iddiasi-hastaneler-doldu-tasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/ortaligi-karistiran-salgin-iddiasi-hastaneler-doldu-tasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde sosyal medyada artan 'su kaynaklı salgın' iddiaları endişe yaratırken, binlerce vatandaş mide bulantısı ve yüksek ateş şikayetiyle hastanelere akın etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da son günlerde sosyal medyada hızla yayılan “su kaynaklı salgın” iddiaları, başkentte yaşayan vatandaşlar arasında ciddi bir endişeye yol açtı. Özellikle Altındağ ve Mamak ilçelerinde yaşanan altyapı sorunları ve su kesintilerinin ardından ortaya atılan bu iddialar, kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Binlerce kişi, benzer sağlık şikayetleri yaşadığını dile getirirken, yetkililerden gelecek resmi açıklamalar merakla bekleniyor.</p>

<h2>Sosyal Medyada Artan Şikayetler Dikkat Çekiyor</h2>

<p><img alt="Inebolu Acil Hastane Ambulans" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/11/inebolu-acil-hastane-ambulans.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlara göre, çok sayıda vatandaş son günlerde mide bulantısı, yüksek ateş ve sindirim sistemi rahatsızlıkları yaşadığını ifade ediyor. Özellikle aynı belirtilerin birçok kişide eş zamanlı görülmesi, iddiaların daha da büyümesine neden oldu. Kullanıcıların en sık dile getirdiği şikayetler arasında mide bulantısı, kusma, şiddetli ishal, karın ağrısı ve ani halsizlik yer alıyor.</p>

<p>Bazı paylaşımlarda, bu belirtilerin şebeke suyunun tüketilmesinin ardından ortaya çıktığı öne sürülürken, bazı kullanıcılar ise buzlu içeceklerin tüketimini işaret ediyor. Ayrıca hastanelerin acil servislerinde yoğunluk yaşandığına dair iddialar da gündeme geldi. Ancak bu bilgilerin resmi kaynaklar tarafından doğrulanmadığına dikkat çekiliyor.</p>

<h2>Su Kesintileri ve Altyapı Sorunları Tartışma Yarattı</h2>

<p><img alt="112 Acil Çağrı Merkezi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/05/112-acil-cagri-merkezi.jpg" width="1280" /></p>

<p>İddiaların merkezinde ise Altındağ ve Mamak ilçelerinde 26-27 Temmuz tarihlerinde yaşanan su kesintileri bulunuyor. Trafo arızaları nedeniyle yaklaşık üç gün süren kesintinin ardından şebekeye yeniden su verilmesiyle birlikte bazı vatandaşlar, musluklardan akan suyun bulanık ve kötü kokulu olduğunu ileri sürdü. Bu durum, sağlık şikayetleriyle bağlantı kurulmasına neden oldu.</p>

<p>Kesintinin ardından ortaya çıkan bu tablo, özellikle yaz aylarında artan salgın hastalık ihtimaliyle birleşince kamuoyunda soru işaretleri oluşturdu. Vatandaşlar, yaşadıkları rahatsızlıkların mevsimsel mi yoksa su kaynaklı mı olduğu konusunda net bir açıklama talep ediyor.</p>

<h2>ASKİ’den Güvenli Su Açıklaması</h2>

<p>Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ), konuya ilişkin yaptığı açıklamada şebeke suyunun düzenli olarak analiz edildiğini ve suyun güvenli olduğunu vurguladı. Kurum yetkilileri, su kalitesinin sürekli kontrol altında tutulduğunu belirtirken, herhangi bir risk bulunmadığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Tasköprü Hastane Acil" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/02/taskopru-hastane-acil.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ancak ASKİ’nin bu açıklaması, sosyal medyada dile getirilen endişeleri tamamen ortadan kaldırmış değil. Pek çok vatandaş, yaşanan sağlık sorunlarının kaynağının detaylı şekilde araştırılması gerektiğini düşünüyor.</p>

<h2>Gözler Resmi Kurumların Açıklamasında</h2>

<p>Tüm bu gelişmelere rağmen, Sağlık Bakanlığı ve Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından henüz resmi bir doğrulama yapılmış değil. Kentte herhangi bir salgın hastalık olup olmadığı ya da rahatsızlıkların içme suyundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda net bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu tür durumlarda kesin sonuçlara ulaşmak için laboratuvar analizlerinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Kamuoyu ise yetkili kurumlardan gelecek açıklamaları ve yapılacak incelemelerin sonuçlarını yakından takip ediyor.</p>

<p>Ankara’da yaşanan bu gelişmeler, hem halk sağlığı hem de altyapı güvenliği açısından dikkatle izlenirken, belirsizliğin giderilmesi için resmi açıklamaların bir an önce yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Son Dakika</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/ortaligi-karistiran-salgin-iddiasi-hastaneler-doldu-tasti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/salgin-iddiasi.jpg" type="image/jpeg" length="54816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yeni doktor atandı]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonu-egitim-ve-arastirma-hastanesine-yeni-doktor-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonu-egitim-ve-arastirma-hastanesine-yeni-doktor-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi, doktor kadrosunu takviye etmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik adımlar sürerken, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktor kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Son olarak hastane bünyesine Kulak Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları alanında Op. Dr. Oğuzhan Hacıoğlu’nun katıldığı açıklandı.</p>

<p>Yeni göreve başlayan Op. Dr. Hacıoğlu’nun hasta kabulüne başladığı belirtilirken, bu gelişmenin özellikle KBB alanında hizmet bekleyen vatandaşlar için önemli bir katkı sağlayacağı ifade ediliyor.</p>

<h2>Bölge Halkına Daha Hızlı ve Etkin Hizmet</h2>

<p>Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde göreve başlayan yeni doktorun, kulak, burun ve boğaz hastalıklarıyla ilgili tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Özellikle yoğun talep gören bu branşta hasta bekleme sürelerinin azalması ve daha hızlı hizmet sunulması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, hastaneye yapılan yeni hekim takviyelerinin devam edeceğini belirterek, vatandaşların daha kapsamlı sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Op. Dr. Oğuzhan Hacıoğlu’nun göreve başlamasıyla birlikte Kastamonu’da sağlık altyapısının daha da güçlenmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu Merkez Haberleri, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonu-egitim-ve-arastirma-hastanesine-yeni-doktor-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/op-dr-oguzhan-hacioglu.jpg" type="image/jpeg" length="94322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek sağlığı alarm veriyor: Erken teşhis hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/bobrek-sagligi-alarm-veriyor-erken-teshis-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/bobrek-sagligi-alarm-veriyor-erken-teshis-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, böbrek hastalıklarının toplumda giderek daha sık görüldüğünü belirterek, yüksek tansiyon ve diyabet başta olmak üzere birçok risk faktörünün böbrek sağlığını tehdit ettiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda böbrek hastalıklarının görülme sıklığında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, özellikle yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkların böbrek sağlığı üzerinde ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor. Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, böbreklerin yalnızca idrar üretmekle sınırlı olmayan hayati görevler üstlendiğini belirterek, bu organların korunmasının genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<h2>Böbrekler Vücudun Dengesini Sağlıyor</h2>

<p>Dr. Çelik’e göre böbrekler; vücuttaki su ve tuz dengesini düzenler, kan basıncını kontrol eden hormonları yönetir ve zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Bu nedenle böbreklerde meydana gelen en küçük bir fonksiyon kaybı bile tüm vücut sistemlerini etkileyebilir. Böbrek hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi ise riski daha da artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir Uzmandan Kritik Uyar" class="detail-photo img-fluid" height="380" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/04/bobrek-tasi-belirtileri-nelerdir-uzmandan-kritik-uyar.jpg" width="670" /></p>

<h2>Yüksek Tansiyon ve Böbrek Hastalıkları Arasındaki Kısır Döngü</h2>

<p>Yüksek tansiyon ile böbrek hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon, böbreklerdeki hassas damar yapısını bozarak zamanla böbrek yetmezliğine yol açabiliyor. Öte yandan böbrek fonksiyonları bozulduğunda vücuttaki sıvı dengesi sağlanamıyor ve bu durum tansiyonun daha da yükselmesine neden oluyor. Böylece birbirini tetikleyen bir sağlık sorunu ortaya çıkıyor.</p>

<h2>Risk Altındaki Gruplar Dikkat</h2>

<p>Özellikle diyabet hastaları, 40 yaş üzerindeki bireyler, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü bulunanlar ve uzun süredir tansiyon tedavisi gören kişiler risk grubunda yer alıyor. Uzmanlar, bu kişilerin düzenli olarak kan ve idrar tahlili yaptırmalarını öneriyor. Basit testlerle erken teşhis mümkün olduğu için düzenli kontroller hayati önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/nefroloji-uzmani-dr-huseyin-celik.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Beslenme Alışkanlıkları Böbrekleri Doğrudan Etkiliyor</h2>

<p>Böbrek sağlığında doğru beslenme en az ilaç tedavisi kadar önemli. Ancak her hasta için tek tip bir diyet uygun değil. Hastalığın evresine ve kişinin genel sağlık durumuna göre beslenme planı oluşturulması gerekiyor. Aşırı tuz tüketiminden kaçınılması, işlenmiş gıdaların azaltılması, yeterli sıvı alımı ve ideal kilonun korunması temel kurallar arasında yer alıyor. Bazı durumlarda protein, potasyum ve fosfor tüketiminin sınırlandırılması gerekebiliyor.</p>

<h2>Böbrek Hastalıkları Her Yaşta Görülebilir</h2>

<p>Toplumda böbrek hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıktığı yönünde yanlış bir algı bulunuyor. Oysa çocukluk döneminde doğumsal anomaliler ve enfeksiyonlar, genç erişkinlerde böbrek taşları ve genetik hastalıklar, orta yaşta ise diyabet ve hipertansiyon öne çıkıyor. İleri yaşlarda ise uzun süreli kronik hastalıklar böbrek hasarını artırıyor.</p>

<h2>Sağlıklı Yaşam Tarzı ile Böbreklerinizi Koruyun</h2>

<p>Uzmanlara göre böbrek sağlığını korumanın yolu yaşam tarzı değişikliklerinden geçiyor. Düzenli egzersiz yapmak, tuz tüketimini azaltmak, sigaradan uzak durmak, kan şekeri ve tansiyonu kontrol altında tutmak büyük önem taşıyor. Ayrıca gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı ve rutin sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki böbrek hastalıkları erken dönemde fark edildiğinde kontrol altına alınabilir. Sağlıklı alışkanlıklar ve düzenli takip ile böbrek fonksiyonlarını uzun yıllar korumak mümkün.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/bobrek-sagligi-alarm-veriyor-erken-teshis-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2025/11/masum-gorunuyor-ama-tehlikeli-bu-aliskanliklar-bobrekleri-yipratiyor.jpg" type="image/jpeg" length="21479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kastamonulu anneyi konuşuyor: Anne karnında mucize ameliyat]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/dunya-kastamonulu-anneyi-konusuyor-anne-karninda-mucize-ameliyat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/dunya-kastamonulu-anneyi-konusuyor-anne-karninda-mucize-ameliyat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan ultrason muayenesinde, bebekte beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali tespit edildi. Kastamonulu annenin bebeği anne karnında iken dünya da sayılı Türkiye de ise ilk olan yöntemle ameliyat edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da rutin bir gebelik kontrolü sırasında ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu, Türkiye tıp tarihinde önemli bir gelişmeye kapı araladı. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ultrason muayenesinde, anne karnındaki bebeğin beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal bir anomali tespit edildi. Erken teşhis sayesinde hızla harekete geçen uzmanlar, anne ve bebeği ileri tetkik ve tedavi için Ankara’ya sevk etti.</p>

<p><img alt="Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (1)-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-1-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Kritik Tanı ve Hızlı Sevk Süreci</h2>

<p>22 haftalık hamile olan Sebiha Çakmak’ın yapılan kontrollerinde bebeğin nöral tüp defekti olarak bilinen ciddi bir rahatsızlığa sahip olduğu belirlendi. Bu durum, bebeğin omuriliğinde açıklık oluşmasına neden olarak ilerleyen dönemlerde ciddi nörolojik sorunlara yol açabiliyor. Tanının ardından hasta, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Kliniği’ne yönlendirildi. Burada yapılan detaylı incelemeler sonucunda, bebeğe anne karnında müdahale edilmesinin en uygun seçenek olduğu kararlaştırıldı.</p>

<p><img alt="Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-2-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>6,5 Saat Süren Zorlu Operasyon</h2>

<p>26 haftalık gebelik sürecinde gerçekleştirilen operasyon, alanında uzman yaklaşık 30 kişilik bir ekibin koordinasyonuyla yapıldı. Operasyon ekibinde perinatoloji, beyin cerrahisi, anestezi ve endoskopik cerrahi alanlarında uzman hekimler yer aldı. Uluslararası bir uzmanın da destek verdiği ameliyat, 14 Temmuz tarihinde yaklaşık 6,5 saat sürdü.</p>

<p><img alt="Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-1-1.jpeg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonda, bebeğin omuriliğindeki açıklık fetoskopik yani kapalı yöntemle onarıldı. Bu teknik sayesinde anne rahmine küçük kesilerle girilerek kamera ve özel cerrahi aletler yardımıyla müdahale gerçekleştirildi. Bu yöntem, Türkiye’de ilk kez uygulanması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<h2>Kapalı Yöntemle Başarıyla Tamamlandı</h2>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.taskoprupostasi.com/vidyome/embed/208693" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p>Gerçekleştirilen ameliyat, tıp literatürüne Türkiye’de kapalı yöntemle yapılan ilk fetal cerrahi müdahale olarak geçti. Uzmanlar, bu yöntemin hem anne hem de bebek için daha az risk taşıdığını ve iyileşme sürecinin daha konforlu olduğunu belirtiyor. Ayrıca bu tür müdahalelerin, doğum sonrası oluşabilecek kalıcı hasarların önüne geçme potansiyeli oldukça yüksek.</p>

<p><img alt="Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (3)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-3-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Aynı Gün Açık Cerrahi de Yapıldı</h2>

<p>Hacettepe Üniversitesi’nde dikkat çeken bir diğer gelişme ise, bir gün öncesinde benzer rahatsızlığa sahip başka bir bebeğe açık cerrahi yöntemiyle müdahale edilmesi oldu. Böylece aynı merkezde, 24 saat içinde hem açık hem de kapalı yöntemle nöral tüp defekti ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Bu gelişme, Türkiye’de bu alanda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Tedavi, Yaşam Kalitesini Artırıyor</h2>

<p><img alt="Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-3.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Uzmanlar, anne karnında yapılan bu tür müdahalelerin, doğacak bebeklerin yaşam kalitesini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Özellikle erken dönemde yapılan onarımlar sayesinde, çocukların ileride bağımsız yürüyebilme şansının arttığı ifade ediliyor. Bunun yanı sıra, tedavi edilmediği takdirde ortaya çıkabilecek hidrosefali (beyinde sıvı birikmesi), idrar ve dışkı kontrolü sorunları gibi komplikasyonların da önüne geçilebiliyor.</p>

<p><img alt="Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Beyin ve sinir cerrahisi uzmanları, ameliyatın en önemli kazanımlarından birinin, bebeğin amniyotik sıvıya maruziyetinin azaltılması olduğunu belirtiyor. Bu durum, sinir dokusunun daha fazla zarar görmesini engelleyerek nörolojik gelişimi olumlu yönde etkiliyor.</p>

<h2>Ameliyatın En Dikkat Çeken Detayı</h2>

<p>Operasyonun en ilginç yönlerinden biri ise, anneyle birlikte bebeğin de anestezi alması oldu. Bu sayede bebeğin ameliyat sırasında hareket etmesi önlenirken, cerrahi işlemin daha güvenli şekilde gerçekleştirilmesi sağlandı.</p>

<h2>Türkiye Tıbbı İçin Yeni Bir Dönem</h2>

<p>Gerçekleştirilen bu başarılı operasyonlar, Türkiye’de fetal cerrahi alanında gelinen noktayı gözler önüne seriyor. Artık hastalara hem açık hem de kapalı cerrahi seçeneklerinin sunulabilmesi, tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağlıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin gelecekte daha fazla bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.</p>

<p>Bu tarihi müdahale, erken teşhisin ve multidisipliner yaklaşımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye’nin sağlık alanındaki uluslararası başarısını da pekiştiriyor.</p>

<h2>6 buçuk saat sürdü</h2>

<p>14 Temmuz'daki ameliyatı; Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren ve öğretim üyesi Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Işıkay, Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve endoskopik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Derman Başaran’ın da yer aldığı yaklaşık 30 kişilik ekip, alanında dünya çapında uzman Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz’ın uluslararası desteğiyle yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ATV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu Merkez Haberleri, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/dunya-kastamonulu-anneyi-konusuyor-anne-karninda-mucize-ameliyat</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/anne-karninda-ameliyat-turkiye-de-ilk-40.jpg" type="image/jpeg" length="38296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her 5 çocuktan birini etkiliyor: Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/her-5-cocuktan-birini-etkiliyor-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/her-5-cocuktan-birini-etkiliyor-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda sık görülen burun akıntısı ve tıkanıklığı çoğu zaman basit bir soğuk algınlığı olarak değerlendirilse de uzmanlar, bu belirtilerin alerjik rinitin habercisi olabileceği konusunda aileleri uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle uzun süre devam eden ve mevsimsel olarak artış gösteren şikâyetler, çocukların hem günlük yaşamını hem de gelişimini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, alerjik rinitin yalnızca geçici bir rahatsızlık olmadığını vurgulayarak, çocukların sağlıklı gelişimi için erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirtti. Sevgican’a göre rahat nefes almak, çocuklar için sadece bir konfor unsuru değil; kaliteli uyku, zihinsel gelişim ve okul başarısının da temel taşlarından biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Her Beş Çocuktan Birini Etkiliyor</h2>

<p>Alerjik rinitin dünya genelinde oldukça yaygın olduğuna dikkat çeken Sevgican, bu hastalığın yaklaşık her beş çocuktan birinde görüldüğünü ifade etti. Özellikle ailesinde alerji, astım ya da egzama öyküsü bulunan çocukların risk altında olduğunu belirten uzman, bazı çocukların yalnızca belirli mevsimlerde, bazılarının ise yıl boyunca bu şikâyetlerle mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/uzmani-dr-ufuk-sevgican.jpg" width="1280" /></p>

<p>Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf ve hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin alerjik riniti tetiklediğini belirten Sevgican, ani hava değişimlerinin de belirtileri artırabileceğini dile getirdi.</p>

<h2>Belirtiler Ateşsiz Seyrediyor</h2>

<p>Alerjik rinitte en dikkat çekici belirtiler arasında şeffaf burun akıntısı, sık hapşırma, burun ve geniz bölgesinde kaşıntı yer alıyor. Bu çocukların çoğu zaman burundan nefes almakta zorlandığı için ağızdan nefes aldığını belirten Sevgican, bu durumun horlama, huzursuz uyku ve sık uyanma gibi sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Gözlerde sulanma, kızarıklık ve kaşıntı da tabloya eşlik edebiliyor. En önemli ayırt edici özelliklerden biri ise genellikle ateşin olmaması.</p>

<h2>Tedavi Edilmezse Daha Ciddi Sorunlara Yol Açabilir</h2>

<p>Uzmanlara göre alerjik rinit ihmal edildiğinde yalnızca burunla sınırlı kalmıyor. Uzun süreli burun tıkanıklığı; orta kulak enfeksiyonları, sinüzit ve uyku bozuklukları gibi daha ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlayabiliyor. Uyku kalitesinin düşmesi ise çocuklarda dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve okul başarısında gerileme gibi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<h2>Korunma ve Tedavi Mümkün</h2>

<p>Alerjik rinit tedavisinde ilk adımın alerjenlerden uzak durmak olduğunu belirten Sevgican, özellikle polen dönemlerinde çocukların sabah saatlerinde dışarıda uzun süre kalmaması gerektiğini söyledi. Eve dönüldüğünde el ve yüz temizliğinin yapılması, kıyafetlerin değiştirilmesi gibi basit önlemler önemli rol oynuyor.</p>

<p>Ev ortamında toz ve nem kontrolünün sağlanması, sigara dumanından uzak durulması da alınabilecek diğer önlemler arasında yer alıyor. Gerekli durumlarda ise doktor kontrolünde burun spreyleri, tuzlu su uygulamaları ve antihistaminik ilaçlarla belirtilerin kontrol altına alınabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, alerjik rinitin tamamen ortadan kaldırılamasa da doğru yaklaşımla etkilerinin azaltılabileceğini vurguluyor. Erken tanı ve düzenli tedavi sayesinde çocukların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılması mümkün.</p>

<p>Unutulmaması gereken en önemli nokta ise şu: Çocukların sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmesi için rahat nefes almak hayati bir gereklilik. Bu nedenle uzun süren burun şikâyetleri mutlaka ciddiye alınmalı ve bir uzmana başvurulmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/her-5-cocuktan-birini-etkiliyor-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/burun-akintisi.jpg" type="image/jpeg" length="61872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKKA alarmı: Erken müdahale hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kkka-alarmi-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kkka-alarmi-erken-mudahale-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kene tutunması sonrası erken başvurunun kritik rolüne işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas’ta son dönemde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında dikkat çeken bir yoğunluk yaşanıyor. Uzmanlar, kene tutunmasının ardından vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasının, hastalığın seyrini büyük ölçüde etkilediğini belirtiyor. Bu yıl kentte 10 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, hastanede tedavisi süren çok sayıda hasta bulunuyor.</p>

<h2>13 Hastanın Tedavisi Devam Ediyor</h2>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde KKKA şüphesiyle 13 kişinin tedavisi sürüyor. Hastalığın bazı vakalarda ağır seyredebildiğine dikkat çekilirken, yoğun bakımda tedavi gören 2 hastanın durumunun ciddiyetini koruduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kenelerden Bulaşıyor Hayatınızı Kabusa Çeviriyor (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kenelerden-bulasiyor-hayatinizi-kabusa-ceviriyor-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Yetkililer, bu yıl kene tutunması şikayetiyle toplam 129 kişinin hastaneye başvurduğunu açıkladı. Bu vakaların bir kısmı erken müdahale sayesinde kontrol altına alınırken, gecikmeli başvuruların ise ölüm riskini artırdığına dikkat çekildi.</p>

<h2>“Erken Başvuru Tedavi Başarısını Artırıyor”</h2>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi yetkilileri, KKKA konusunda önemli bir tecrübeye sahip olduklarını belirterek, erken teşhis ve müdahalenin tedavi sürecindeki başarı oranını ciddi şekilde yükselttiğini vurguladı. Özellikle ilk belirtilerin fark edilmesiyle birlikte sağlık kuruluşlarına başvurmanın, hastalığın ilerlemesini önlemede kritik rol oynadığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Kenelerden Bulaşıyor Hayatınızı Kabusa Çeviriyor (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kenelerden-bulasiyor-hayatinizi-kabusa-ceviriyor-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla vaka sayılarının benzer seviyelerde seyrettiği belirtilirken, uzmanlar vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Kene ile temas sonrası halsizlik, ateş, kas ağrısı gibi belirtilerin görülmesi halinde zaman kaybetmeden hastaneye gidilmesi gerektiği hatırlatıldı.</p>

<h2>Uzmanlardan Hayati Uyarılar</h2>

<p>Uzmanlar, kırsal alanlarda vakit geçiren vatandaşların açık renkli kıyafetler tercih etmesi, vücutlarını düzenli olarak kontrol etmesi ve kene tutunması durumunda bilinçsiz müdahalelerden kaçınması gerektiğini belirtiyor. Kenenin çıkarılması sürecinde sağlık kuruluşlarından destek alınmasının hayati önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Sivas’ta yaşanan son gelişmeler, KKKA ile mücadelede bilinçli hareket etmenin ve erken müdahalenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kkka-alarmi-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/sivas-kene-2.jpg" type="image/jpeg" length="42021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu'da KAL-DER’den hastane ruhsatı çıkışı: 'Kamu zararı oluşuyor']]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-kal-derden-hastane-ruhsati-cikisi-kamu-zarari-olusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-kal-derden-hastane-ruhsati-cikisi-kamu-zarari-olusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'da KAL-DER Yönetim Kurulu Başkanı Tugay Civelekoğlu, belediyeye ait özel hastane ruhsatının yıllardır değerlendirilmediğini belirterek kamu zararı oluştuğunu savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Kalkındırma Derneği (KAL-DER) Yönetim Kurulu Başkanı Tugay Civelekoğlu, belediyeye ait özel hastane ruhsatının uzun yıllardır aktif şekilde kullanılmadığını gündeme taşıyarak, bu durumun kamu kaynakları açısından kayıp oluşturduğunu öne sürdü. Dernek tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında hem tarihi bir hatırlatma yapıldı hem de Kastamonu’nun sağlık yatırımlarıyla ilgili önemli bir çağrıda bulunuldu.</p>

<h2>Tarihi Vurgu ve Sorumluluk Mesajı</h2>

<p>Tugay Civelekoğlu açıklamasında, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıl dönümüne dikkat çekilerek, dönemin önemli isimleri ve harekâtta görev alanlar saygıyla anıldı. Açıklamada, geçmişte ülke için büyük sorumluluklar üstlenen liderlerin bugün minnetle yad edildiği ifade edilerek, aynı bilinçle hareket etmenin ve gelecek nesillere kalıcı yatırımlar bırakmanın önemine vurgu yapıldı. Dernek, Kastamonu’nun gelişimi için çalışmalarını bu anlayış doğrultusunda sürdürdüğünü belirtti.</p>

<h2>Hastane Ruhsatı Yıllardır Atıl Durumda</h2>

<p>Açıklamanın ana gündem maddesini ise belediyeye ait özel hastane ruhsatı oluşturdu. KAL-DER, söz konusu ruhsatın uzun süredir değerlendirilmediğini ve bu durumun şehir açısından önemli bir fırsatın kaçırılması anlamına geldiğini savundu. Sağlık alanındaki yatırımların her geçen gün daha fazla önem kazandığına dikkat çeken dernek, ruhsatın aktif hale getirilmemesinin kamu yararıyla bağdaşmadığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Girişimler Sonuçsuz Kaldı</h2>

<p>Civelekoğlu, yaklaşık bir buçuk yıldır konuyla ilgili çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. Bu süreçte basın toplantıları düzenlediklerini ve Kastamonu Belediyesi ile görüşme talebinde bulunduklarını ifade eden KAL-DER, ancak bu taleplerine herhangi bir geri dönüş alamadıklarını açıkladı. Konunun kamuoyunda daha fazla tartışılması gerektiğini savunan dernek, yetkililerin sessizliğini eleştirdi.</p>

<h2>Ruhsatın Ekonomik Değeri Olduğu İddiası</h2>

<p>Tugay Civelekoğlu'nun açıklamasında dikkat çeken bir diğer nokta ise ruhsatın ekonomik değeriyle ilgili oldu. Dernek, kendilerine ulaşan bilgilere göre 21 Mart 2014 tarihinden önce alınan özel hastane ruhsatlarının belirli şartlar altında devredilebilir ve ekonomik açıdan değerli olduğunu ileri sürdü. Bu kapsamda, söz konusu ruhsatın 2012 yılında alındığını belirten KAL-DER, bu nedenle halen değerlendirilebilir bir potansiyel taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>Belediyeye Şeffaflık Çağrısı</h2>

<p>Tugay Civelekoğlu, Kastamonu Belediye Başkanı’nın geçmişte benzer konularda kamu zararının araştırılması gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatarak, aynı hassasiyetin bu ruhsat için de gösterilmesini istedi. Ruhsatın neden bugüne kadar aktif hale getirilmediğinin kamuoyuna açık ve net bir şekilde anlatılması gerektiğini vurgulayan KAL-DER, şeffaflık çağrısında bulundu.</p>

<h2>“Sağlık Yatırımı İçin Kritik Fırsat”</h2>

<p>Açıklamanın sonunda, söz konusu ruhsatın Kastamonu’nun sağlık altyapısı açısından stratejik bir öneme sahip olduğu ifade edildi. Dernek, belediyenin bu imkânı değerlendirerek ruhsatı yeniden işlevsel hale getirmesi gerektiğini belirtti. KAL-DER Yönetim Kurulu Başkanı Tugay Civelekoğlu, sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini ve konunun gündemde tutulacağını da sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu Merkez Haberleri, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-kal-derden-hastane-ruhsati-cikisi-kamu-zarari-olusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2025/03/kalder-tugay-civelek-1.jpg" type="image/jpeg" length="87956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prostat kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor: İşte doğru bilinen 7 yanlış]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/prostat-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-iste-dogru-bilinen-7-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/prostat-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-iste-dogru-bilinen-7-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Ünal, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığını belirterek, toplumda yerleşmiş yanlış bilgiler nedeniyle birçok kişinin rutin kontrollerini geciktirdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için büyük bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, toplumda yaygın olan yanlış inanışların erken teşhisi geciktirdiğine dikkat çekerek, düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle belirli bir yaştan sonra yapılan rutin ürolojik muayeneler ve tarama testleri, hastalığın erken evrede tespit edilmesini sağlayarak tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor.</p>

<p><img alt="Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Ünal" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/uroloji-uzmani-doc-dr-umut-unal.jpg" width="1280" /></p>

<p>Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkıyor ve çoğu zaman sessiz ilerliyor. Bu nedenle birçok kişi herhangi bir şikâyeti olmadığı için doktora başvurmayı erteliyor. Oysa uzmanlara göre, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek ciddi sonuçlara yol açabiliyor.</p>

<h2>Toplumda Yaygın Olan Yanlış İnanışlar</h2>

<p>Prostat kanseriyle ilgili doğru sanılan pek çok yanlış bilgi, bireylerin sağlık kontrollerini ihmal etmesine neden oluyor. İşte en sık karşılaşılan yanlışlar ve doğruları:</p>

<p><img alt="Prostat Sizi Korkutmasin" class="detail-photo img-fluid" height="552" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2024/06/prostat-sizi-korkutmasin.webp" width="1257" /></p>

<p>1. Sadece yaşlı erkeklerde görülür<br />
Prostat kanseri ilerleyen yaşlarda daha sık rastlansa da genç erkeklerde de görülebilir. Özellikle ailesinde bu hastalık bulunan kişilerde risk daha yüksek olduğundan, erken yaşlardan itibaren düzenli kontroller önerilir.</p>

<p>2. İdrar şikâyeti yoksa risk yoktur<br />
Hastalığın erken evrelerinde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Bu nedenle sadece şikâyetlere bağlı kalmak yerine düzenli taramalar büyük önem taşır.</p>

<p>3. PSA değeri normalse kanser yoktur<br />
PSA testi önemli bir gösterge olsa da tek başına kesin sonuç vermez. Bazı hastalarda PSA değeri normal sınırlar içinde olsa bile prostat kanseri görülebilir. Bu nedenle test sonuçları mutlaka uzman değerlendirmesiyle ele alınmalıdır.</p>

<p>4. Yüksek PSA kesin kanserdir<br />
PSA yüksekliği her zaman kanser anlamına gelmez. Prostat büyümesi, enfeksiyon veya iltihap gibi farklı durumlar da bu değeri artırabilir. Kesin tanı için ileri tetkiklerin yapılması gerekir.</p>

<p>5. Prostat kanseri tedavisi sadece ameliyattır<br />
Her hastaya aynı tedavi uygulanmaz. Hastalığın evresi, yayılım durumu ve kişinin genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak farklı tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Aktif izlemden radyoterapiye kadar çeşitli seçenekler mevcuttur.</p>

<p>6. Tedavi sonrası cinsel yaşam biter<br />
Günümüzde gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde hastaların büyük bölümü yaşam kalitesini koruyabilmektedir. Uygun tedavi planlaması ile cinsel yaşamın devamı mümkün olabilir.</p>

<p>7. Ailede yoksa risk de yoktur<br />
Aile öyküsü önemli bir faktör olsa da tek başına belirleyici değildir. Yaş, yaşam tarzı ve çevresel etkenler de hastalığın gelişiminde rol oynar.</p>

<h2>Erken Teşhis İçin Düzenli Kontrol Şart</h2>

<p>Uzmanlar, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin (risk grubundakilerin ise daha erken yaşlarda) düzenli olarak üroloji kontrolünden geçmesi gerektiğini belirtiyor. Erken teşhis edilen prostat kanserinde tedavi başarı oranı oldukça yüksek olurken, geç kalınan durumlarda hastalığın kontrol altına alınması zorlaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı bir yaşam için doğru bilinen yanlışları gözden geçirmek ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/prostat-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-iste-dogru-bilinen-7-yanlis</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2023/09/c-prostat.jpg" type="image/jpeg" length="43376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı duyurdu: İstirahat raporlarında yeni dönem resmen başladı]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/saglik-bakanligi-duyurdu-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-resmen-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/saglik-bakanligi-duyurdu-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-resmen-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın hayata geçirdiği e-Rapor sistemiyle istirahat raporları elektronik ortamda düzenlenmeye başladı. Vatandaşlar raporlarına e-Devlet üzerinden ulaşabilecek, basılı çıktı zorunluluğu ise büyük ölçüde ortadan kalkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm kapsamında e-Rapor sistemini hayata geçirdi. Yeni uygulamayla birlikte belirli istisnalar dışında vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldığı istirahat raporları elektronik ortamda düzenlenecek ve e-Devlet üzerinden görüntülenebilecek.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, daha önce dijital karşılığı bulunmayan istirahat raporları da artık elektronik sistem üzerinden oluşturulacak. Böylece rapor işlemlerinin daha hızlı, güvenli ve pratik şekilde yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Kimler e-Rapor sisteminden yararlanabilecek?</h2>

<p>Yeni uygulamadan;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Öğrenciler,</li>
 <li>18 yaşını doldurmamış kişiler,</li>
 <li>Memurlar ve diğer kamu görevlileri,</li>
 <li>Esnaf,</li>
 <li>Serbest meslek sahipleri</li>
</ul>

<p>yararlanabilecek.</p>

<p>Vatandaşlar, düzenlenen istirahat raporlarına e-Devlet sistemi üzerinden kolayca erişebilecek.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı Yeni Uygulamayı Başlattı! Evden Çıkmadan Muayene Mümkün" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/saglik-bakanligi-yeni-uygulamayi-baslatti-evden-cikmadan-muayene-mumkun.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Raporlar elektronik ortamda doğrulanabilecek</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen tüm sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler tarafından düzenlenecek istirahat raporları elektronik ortamda güvenli şekilde kayıt altına alınacak.</p>

<p>Ayrıca raporlar, e-Rapor Doğrulama Servisi üzerinden doğrulanabilecek. Böylece basılı rapor alma zorunluluğu büyük ölçüde ortadan kalkacak ve işlemler daha kısa sürede tamamlanabilecek.</p>

<h2>SGK kapsamındaki raporlar değişmedi</h2>

<p>Bakanlık, yeni uygulamanın SGK tarafından düzenlenen istirahat raporlarıyla karıştırılmaması gerektiğini de vurguladı.</p>

<p>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanan 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları, mevcut uygulamada olduğu gibi SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/saglik-bakanligi-duyurdu-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-resmen-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2025/06/saglik-bakanligi-2025-yili-18-bin-personel-ve-isci-alimi-icin-geri-sayim-basladi-15.jpg" type="image/jpeg" length="36331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta dijital dönüşüm: e-Rapor sistemi hayata geçti]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/saglikta-dijital-donusum-e-rapor-sistemi-hayata-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/saglikta-dijital-donusum-e-rapor-sistemi-hayata-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "e-Rapor" sistemi ile vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldıkları istirahat raporları belirli istisnalar dışında elektronik ortamda düzenlenmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan e-Rapor sistemi, sağlık hizmetlerinde dijitalleşmenin önemli bir adımı olarak dikkat çekiyor. Yeni sistemle birlikte vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldığı istirahat raporları, belirli istisnalar dışında artık elektronik ortamda düzenleniyor. Bu yenilik, hem vatandaşlar hem de sağlık hizmeti sunucuları için daha hızlı ve pratik bir süreç sunmayı amaçlıyor.</p>

<h2>İstirahat Raporlarında Dijital Kolaylık</h2>

<p>Daha önce dijital ortamda karşılığı bulunmayan bazı istirahat raporları, e-Rapor sistemi sayesinde artık elektronik olarak oluşturulabiliyor. Bu sayede kağıt belgelerin oluşturulması, saklanması ve ibraz edilmesi gibi süreçler büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Vatandaşlar, raporlarına e-Devlet sistemi üzerinden kolayca erişim sağlayarak zamandan tasarruf edebiliyor.</p>

<h2>Kimler Yararlanabilecek?</h2>

<p>Yeni uygulamadan oldukça geniş bir kesim faydalanabilecek. Öğrenciler, 18 yaş altındaki bireyler, memurlar, kamu çalışanları, esnaf ve serbest meslek sahipleri e-Rapor sistemini kullanabilecek gruplar arasında yer alıyor. Bu kapsam, sistemin toplumun büyük bir bölümüne hitap ettiğini gösteriyor.</p>

<h2>Güvenli ve Doğrulanabilir Sistem</h2>

<p>e-Rapor sistemi, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tüm sağlık hizmet sunucularında görev yapan hekimler tarafından kullanılabiliyor. Düzenlenen raporlar güvenli bir şekilde elektronik ortamda kayıt altına alınırken, “e-Rapor Doğrulama Servisi” aracılığıyla doğrulanabiliyor. Bu özellik, sahte raporların önüne geçilmesi açısından da önemli bir avantaj sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kağıt Dönemi Sona Eriyor</h2>

<p>Elektronik ortamda düzenlenen raporlar sayesinde artık basılı belge alma zorunluluğu büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Bu durum hem bürokratik işlemleri azaltıyor hem de çevresel açıdan kağıt tüketimini düşürerek sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor.</p>

<h2>SGK Raporlarından Farklı</h2>

<p>Öte yandan e-Rapor sistemi ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından düzenlenen istirahat raporlarının kapsamının farklı olduğu vurgulanıyor. 5510 sayılı kanun kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği alabilen sigortalı çalışanların raporları, SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecek.</p>

<p>Sonuç olarak e-Rapor uygulaması, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşümü hızlandıran ve vatandaşlara önemli kolaylıklar sunan bir yenilik olarak öne çıkıyor. Hem zaman kazandıran hem de işlemleri daha güvenli hale getiren bu sistemin, önümüzdeki dönemde daha yaygın şekilde kullanılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/saglikta-dijital-donusum-e-rapor-sistemi-hayata-gecti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/saglik-bakanligi-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="72625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu’da Özel Uğurlu kördüğüm!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-ozel-ugurlu-kordugum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-ozel-ugurlu-kordugum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'da açılıp açılmayacağı yılan hikayesine dönen Özel Uğurlu Royal Hospital ile ilgili yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Özel Uğurlu Royal Hospital ile ilgili hukuki süreçte dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Daha önce birçok kez ertelenmesi ve farklı davalarla gündeme gelmesi nedeniyle “yılan hikayesine dönen” süreç, yeni duruşmayla birlikte yeniden değerlendirmeye alındı.</p>

<h2>Ruhsat Satış İhalesine İptal Talebi</h2>

<p>İcra ve İflas Masası tarafından gerçekleştirilen hastanenin ruhsat satış ihalesine yönelik iptal talebiyle açılan davanın ikinci duruşması, Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. 2025/492 esas numarasıyla kayıtlara geçen davada mahkeme, dosyanın müstemir yetkili hâkim tarafından incelenmesine karar verdi. Ayrıca davacı tarafın avukatının sunduğu mazeret kabul edilirken, bir sonraki duruşma tarihinin taraflara resmi olarak bildirilmesine hükmedildi.</p>

<p>Mahkeme heyeti, davayı ileri bir tarihe erteleyerek yeni duruşma gününü 22 Ekim 2026 saat 10.40 olarak belirledi. Bu karar, sürecin kısa vadede sonuçlanmayacağını bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2>Sadece Ruhsat Davasıyla Sınırlı Değil</h2>

<p>Öte yandan, hastaneyle ilgili hukuki sürecin yalnızca ruhsat satış ihalesiyle sınırlı olmadığı da ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, hastanenin borçlarına ilişkin alacaklılara yapılacak ödemelerle ilgili ayrı bir dava daha sürüyor. Bunun yanı sıra hastane yerleşkesinin yanında bulunan yaklaşık 15 dönümlük arsanın satışına ilişkin başka bir dava da yine aynı mahkemede görülmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu iki davadan birinin duruşmasının 11 Eylül 2026 tarihinde yapılacağı, diğerinin ise ruhsat ihalesi davasıyla aynı gün olan 22 Ekim 2026’da görüleceği öğrenildi. Böylece hastaneye ilişkin hukuki sürecin birden fazla başlık altında ilerlediği netlik kazandı.</p>

<h2>Kamuoyu Süreci Yakından İzliyor</h2>

<p>Kastamonu’da sağlık sektörü açısından önemli bir yere sahip olan Özel Uğurlu Royal Hospital ile ilgili gelişmeler, hem bölge halkı hem de alacaklılar tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle hastanenin geleceği, borçların nasıl yapılandırılacağı ve taşınmazların akıbeti gibi konular merak konusu olmaya devam ediyor.</p>

<p>Önümüzdeki aylarda yapılacak duruşmaların, sürecin gidişatını belirlemesi ve hastanenin geleceğine ilişkin daha net bir tablo ortaya koyması bekleniyor. Ancak mevcut gelişmeler, davaların sonuçlanmasının zaman alacağını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kılınçkıran Medya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu Merkez Haberleri, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-ozel-ugurlu-kordugum</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/ugurlu-kordugum.jpg" type="image/jpeg" length="47821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sarı kantarona yoğun ilgi: Kene savar özelliğiyle dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/sari-kantarona-yogun-ilgi-kene-savar-ozelligiyle-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/sari-kantarona-yogun-ilgi-kene-savar-ozelligiyle-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Zara ilçesinde doğada kendiliğinden yetişen sarı kantaron bitkisi, geleneksel kullanım alanları ve halk arasında kene savar olduğuna yönelik inanışla ilgi görüyor. Uzmanlar ise bu konuda bilimsel kanıtların sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ın Zara ilçesinde doğada kendiliğinden yetişen sarı kantaron bitkisi, hem doğal güzelliği hem de geleneksel kullanım alanlarıyla vatandaşların ilgisini çekiyor. Özellikle cilt sağlığına yönelik kullanımıyla bilinen bitkinin, halk arasında keneleri uzaklaştırdığına inanılması da dikkat çekiyor.</p>

<p>Yağışların etkisiyle bu yıl daha yoğun görülen sarı kantaron, bölge halkı tarafından toplanarak çeşitli amaçlarla değerlendiriliyor. İlaç sanayisinde de kullanılan bitki, alternatif kullanım alanları nedeniyle ilgi görmeye devam ediyor.</p>

<h2>Cilt sağlığında geleneksel olarak tercih ediliyor</h2>

<p>Sarı kantaron, halk arasında özellikle yara izlerinin iyileşmesine yardımcı olduğu ve çeşitli cilt problemlerinde destekleyici olarak kullanıldığı düşüncesiyle biliniyor. Bu nedenle bitkiden elde edilen kantaron yağı uzun yıllardır geleneksel yöntemlerle hazırlanarak kullanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar ise bitkisel ürünlerin tedavi amacıyla kullanılmadan önce mutlaka sağlık profesyonellerine danışılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="Sarı Kantaron 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/sari-kantaron-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>"Ayaklara sürülür, kene savar özelliği vardır"</h2>

<p>Sivas'ın Zara ilçesine bağlı Tepeköy'ün muhtarı Lütfi Gökçe, bölgede sarı kantarona yoğun ilgi olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Kantaron otunun yağı yaralara sürülür. Ayaklara kene olmasın diye de sürülür. Kene savar özelliği vardır. Birçok faydası bulunur. Güzel görünür, güzel kokar. İstanbul'dan bile toplamaya gelen oluyor. Bu sene yağmurların fazla yağması nedeniyle kantaron otu yaygın olarak görülüyor."</p>

<h2>Kene savar etkisine ilişkin bilimsel kanıt sınırlı</h2>

<p>Halk arasında sarı kantaronun keneleri uzaklaştırdığına dair yaygın bir inanış bulunsa da, bu etkinin insanlar üzerinde koruyucu olduğuna ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor. Uzmanlar, kene riskine karşı açık alanlarda uzun giysiler giyilmesini, uygun kene kovucu ürünlerin kullanılmasını ve doğa dönüşünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesini öneriyor.</p>

<p>Yağışların bol olduğu bu yıl Sivas kırsalında daha yaygın görülen sarı kantaron, hem doğaseverlerin ilgisini çekiyor hem de geleneksel bitkisel ürünler arasında yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/sari-kantarona-yogun-ilgi-kene-savar-ozelligiyle-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/sari-kantaron.jpg" type="image/jpeg" length="12483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beynin gizemli bölgesi ilk kez ayrıntılı haritalandı: Alzheimer ve Parkinson için yeni umut]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/beynin-gizemli-bolgesi-ilk-kez-ayrintili-haritalandi-alzheimer-ve-parkinson-icin-yeni-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/beynin-gizemli-bolgesi-ilk-kez-ayrintili-haritalandi-alzheimer-ve-parkinson-icin-yeni-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da 20 bilim insanının 18 ay süren çalışmasıyla insan beyin kökünün bugüne kadarki en ayrıntılı 3 boyutlu dijital atlası oluşturuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beynin hayati işlevlerini yöneten en kritik bölgelerinden biri olan beyin kökü, bilim insanlarının geliştirdiği yeni dijital atlasla çok daha ayrıntılı biçimde incelenebilecek. Hindistan’daki Sudha Gopalakrishnan Beyin Merkezi’nde görev yapan araştırmacılar, insan beyin kökünün nörokimyasal yapısını ortaya koyan üç boyutlu bir çalışma hazırladı.</p>

<p>ANCHOR adı verilen proje, 20 bilim insanının yaklaşık 18 ay süren yoğun çalışması sonucunda tamamlandı. Araştırmacılar, beynin 200’ü aşkın kesitinden elde edilen verileri manyetik rezonans görüntüleme taramaları ve mikroskobik anatomi bulgularıyla bir araya getirdi. Toplanan bilgiler, üç boyutlu yeniden yapılandırma teknolojisi kullanılarak tek bir dijital atlas üzerinde toplandı.</p>

<h2>500’den fazla doku örneği kullanıldı</h2>

<p>Çalışma kapsamında cenin, çocuk ve yetişkinlere ait beyinlerden elde edilen 500’den fazla doku birimi incelendi. Farklı yaş gruplarından alınan verilerin bir araya getirilmesiyle beyin kökünün gelişim süreci ve yapısal değişimleri ayrıntılı biçimde görüntülenebilir hale geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlanan dijital atlas, beynin genel yapısından tek tek sinir hücrelerine kadar farklı ölçeklerde inceleme yapılmasına imkân sağlıyor. Sistem üzerinden 200’den fazla beyin hücresi kümesi ile sinir yolu ayrıntılı olarak değerlendirilebiliyor.</p>

<h2>Alzheimer ve Parkinson çalışmalarına katkı sağlayabilir</h2>

<p>Beyin kökü; beyni omuriliğe bağlamasının yanı sıra nefes alma, kalp atışı, uyku, uyanıklık ve hareket gibi yaşamsal işlevlerin kontrolünde önemli rol oynuyor.</p>

<p>Bu bölgenin daha ayrıntılı incelenmesinin Alzheimer, Parkinson ve inme gibi nörolojik hastalıkların nasıl geliştiğinin anlaşılmasına katkı sunabileceği belirtiliyor. Atlasın, hastalıkların erken evrelerinde ortaya çıkan hücresel değişimlerin belirlenmesi ve yeni tedavi araştırmalarının geliştirilmesi açısından önemli bir kaynak olması bekleniyor.</p>

<p>Araştırmadan elde edilen bulgular, bilimsel çalışmaların ön yayım olarak paylaşıldığı BioRxiv platformunda yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/beynin-gizemli-bolgesi-ilk-kez-ayrintili-haritalandi-alzheimer-ve-parkinson-icin-yeni-umut</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/07/beynin-gizemli-bolgesi-ilk-kez-ayrintili-haritalandi-alzheimer-ve-parkinson-icin-yeni-umut.jpg" type="image/jpeg" length="21219"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
