<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kastamonu Haber - Taşköprü Postası</title>
    <link>https://www.taskoprupostasi.com</link>
    <description>Kastamonu haber merkezi Taşköprü Postası ile güncel Kastamonu haberleri, duyurular ve tüm yeni gelişmeler sadece bir tık uzağınızda.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.taskoprupostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022 - 2026. Taşköprü Postası Her Hakkı Saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 04:50:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaylalara göç başladı: Uzmanlardan kritik uyarı geldi!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/yaylalara-goc-basladi-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/yaylalara-goc-basladi-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz yaylalarına göç başlarken uzmanlardan kritik uyarılar geldi. Astım, kalp ve alerji hastalarının yüksek rakımlı bölgelerde dikkatli olması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte Karadeniz’de yaylalara göç hareketi başladı. Serin havası ve temiz doğasıyla her yıl binlerce kişiyi ağırlayan yüksek rakımlı bölgeler, bu yıl da yoğun ilgi görürken uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi.</p>

<p>Yaylaların şehir merkezlerine göre daha temiz hava sunduğu belirtilirken, özellikle bazı kronik hastalıklara sahip vatandaşlar için risk oluşturabileceği ifade edildi.</p>

<h2>'Temiz Hava Herkes İçin Avantaj Değil'</h2>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, yaylaların egzoz gazı, sanayi atıkları ve yoğun kent kirliliğinden uzak olması nedeniyle genel olarak sağlıklı bir ortam sunduğunu ancak bunun her birey için geçerli olmadığını vurguladı.</p>

<p>Özlü, özellikle ağır KOAH, astım, kalp yetmezliği ve akciğer hastalıkları bulunan kişilerin yüksek rakımlı bölgelerde nefes darlığı yaşayabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>Astım ve Kalp Hastalarına Özel Uyarı</h2>

<p>Yüksek rakımda oksijen seviyesinin düşebileceğini belirten uzmanlar, kontrolsüz solunum ve kalp hastalığı olan bireylerin yaylalara çıkmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Hastalığı kontrol altında olmayan kişiler için yayla ortamının risk oluşturabileceği, nefes darlığı ve genel sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği belirtildi.</p>

<h2>Polen Alerjisi Olanlar Dikkat</h2>

<p>Yemyeşil bitki örtüsü ve çiçek çeşitliliği nedeniyle yaylalarda polen yoğunluğunun arttığına dikkat çekilirken, alerjik bireylerde hırıltı, öksürük ve tıkanma gibi şikâyetlerin görülebileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yayla Güneşi Sandığınızdan Daha Güçlü</h2>

<p>Uzmanlar ayrıca yüksek rakım nedeniyle güneş ışınlarının daha etkili hissedildiğini belirterek, özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Şapka, şemsiye ve kapalı kıyafet kullanımı önerilirken, güneşin cilt ve göz sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/yaylalara-goc-basladi-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 20:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/yayla-2.jpg" type="image/jpeg" length="64819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında kene riskine karşı doğal çözüm önerileri]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/yaz-aylarinda-kene-riskine-karsi-dogal-cozum-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/yaz-aylarinda-kene-riskine-karsi-dogal-cozum-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan kene vakalarına karşı doğal yöntemler gündeme geldi. Eskişehirli aktar Koray Özkılıç, tarçın ve bazı bitkisel yağların keneleri uzaklaştırabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında yaşanan artış vatandaşları tedirgin etmeye devam ediyor. Özellikle yeşil alanlarda vakit geçirenlerin korunma yöntemlerini araştırdığı bu dönemde, Eskişehir’de faaliyet gösteren bir aktarın önerileri dikkat çekti.</p>

<p>Aktar işletmecisi Koray Özkılıç, bazı doğal ürünlerin kenelere karşı caydırıcı etki gösterebileceğini belirterek vatandaşlara çeşitli tavsiyelerde bulundu.</p>

<h2>Tarçın önerisi dikkat çekti</h2>

<p>Kene riskinin arttığı piknik alanları ve yeşil bölgelerde alınabilecek önlemlere değinen Özkılıç, tarçının kenelerin sevmediği kokular arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Özkılıç, piknik yapan vatandaşların oturacakları alanlara tarçın serpebileceğini belirterek, bu yöntemin kenelerin bölgeye yaklaşmasını engellemeye yardımcı olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="Keneye Doğal Çözüm" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/keneye-dogal-cozum.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Bitkisel yağlarla doğal koruma</h2>

<p>Tarçının yanı sıra bazı bitkisel yağların da kene ve benzeri haşerelere karşı kullanılabileceğini dile getiren Özkılıç, biberiye, lavanta ve okaliptüs yağlarının karıştırılarak sprey şeklinde uygulanabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu yağların kokusunun keneleri rahatsız edebileceğini belirten Özkılıç, özellikle doğa yürüyüşleri ve piknikler öncesinde bu tür doğal yöntemlerin tercih edilebileceğini kaydetti.</p>

<h2>Mangal yapanlara kahve önerisi</h2>

<p>Özkılıç, mangal yapılacak alanlarda ise farklı bir yöntem önerdi. Mangal külüne çekirdek kahve serpilmesinin, oluşan duman sayesinde keneler ve bazı haşereler üzerinde uzaklaştırıcı etki oluşturabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar ise kene riskine karşı açık renkli kıyafetler tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine alınması ve doğa dönüşünde vücudun detaylı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca kene tutunması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/yaz-aylarinda-kene-riskine-karsi-dogal-cozum-onerileri</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/sivas-kene.webp" type="image/jpeg" length="59659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonulular dikkat: Kan gurubunuz 'A' ve '0' ise risk altındasınız!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonulular-dikkat-kan-gurubunuz-a-ve-0-ise-risk-altindasiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonulular-dikkat-kan-gurubunuz-a-ve-0-ise-risk-altindasiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte kene tehdidi yeniden kendini gösterirken riskli bölgeler arasında; Kastamonu, Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum yer alıyor. Öte yandan Çekya’da yapılan bir araştırma sonucunda kenelerin en çok tercih ettiği kan grubu da belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte doğada geçirilen zaman artarken, kene kaynaklı sağlık riskleri de yeniden gündeme taşındı. Özellikle Türkiye’nin iç ve kuzey bölgelerinde kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.</p>

<h2>Kastamonu'da Risk Haritasında</h2>

<p><img alt="Kene Haritası (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/06/kene-haritasi-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kastamonu, Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum gibi iller, kene vakalarının daha sık görüldüğü riskli bölgeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Son dönemde art arda gelen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) kaynaklı ölüm haberleri, bu tehlikenin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar özellikle kırsal alanlar, mesire yerleri ve parklar gibi açık alanlarda daha dikkatli olunması gerektiğini vurgularken, bilim dünyasından dikkat çeken yeni bir araştırma da konuyu farklı bir boyuta taşıdı.</p>

<h2>Bilimsel Araştırma: Keneler Kan Grubuna Göre Seçim Yapıyor</h2>

<p><img alt="Kastamonu Kene Kan Gurubu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-kene-kan-gurubu-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Çekya’da bulunan Masaryk Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, kenelerin insanları rastgele hedef almadığını ortaya koydu. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmada, özel olarak yetiştirilen 100 adet Ixodes ricinus türü kene kullanıldı. Araştırmada A, B, AB ve 0 kan gruplarına ait örnekler kontrollü bir ortamda kenelere sunuldu.</p>

<p>Elde edilen veriler oldukça çarpıcıydı. Kenelerin en çok A kan grubuna yöneldiği gözlemlendi. Bu grubun ardından ise 0 kan grubunun geldiği belirlendi. Araştırmacılar, bu durumun bireylerin vücut kokusu, ter yapısı ve salgıladıkları kimyasal bileşenlerle ilgili olabileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>En Riskli ve En Az Riskli Kan Grupları</h2>

<p><img alt="Kastamonu Kene Kan Gurubu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-kene-kan-gurubu-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Araştırmaya göre en yüksek risk grubunu A kan grubuna sahip bireyler oluşturuyor. Kenelerin bu gruba daha yoğun ilgi göstermesi, bu kişilerin doğada daha dikkatli olması gerektiğini ortaya koyuyor. İkinci sırada ise 0 kan grubu bulunuyor.</p>

<p>Öte yandan B kan grubuna sahip bireylerin keneler tarafından daha az tercih edildiği görülürken, AB kan grubu ise orta seviyede risk taşıyor. Ancak uzmanlar bu durumun yanlış anlaşılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Hiçbir kan grubunun kenelere karşı tamamen korunaklı olmadığı, herkesin eşit derecede tedbirli olması gerektiği belirtiliyor.</p>

<h2>KKKA Nedir ve Neden Bu Kadar Tehlikeli?</h2>

<p><img alt="Kastamonu Kene Kan Gurubu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-kene-kan-gurubu-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), kene ısırmasıyla bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen viral bir hastalık olarak biliniyor. Yüksek ateş, halsizlik, kas ağrıları ve kanama gibi belirtilerle kendini gösteren bu hastalık, erken müdahale edilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de özellikle bahar ve yaz aylarında vaka sayılarında artış görülüyor. Nisan ayında başlayan risk, temmuz ayında zirveye ulaşırken, yaz sonuna kadar etkisini sürdürüyor.</p>

<h2>Kene Isırmasına Karşı Alınması Gereken Önlemler</h2>

<p><img alt="Daday Kene" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/daday-kene.jpg" width="1280" /></p>

<p>Uzmanlar, kene tehlikesine karşı alınabilecek basit ama etkili önlemleri şöyle sıralıyor:</p>

<ul>
 <li>Açık alanlara giderken uzun kollu ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli</li>
 <li>Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı</li>
 <li>Kene kovucu spreyler kullanılmalı</li>
 <li>Doğadan dönüldüğünde vücut detaylı şekilde kontrol edilmeli</li>
</ul>

<p>Özellikle kulak arkası, diz arkası, koltuk altı ve kasık bölgeleri dikkatle incelenmeli. Vücuda tutunan bir kene fark edildiğinde ise kesinlikle çıplak elle müdahale edilmemeli ve en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalı.</p>

<h2>Uzmanlardan Kritik Uyarı</h2>

<p><img alt="Kene Kabusu Geri Döndü 2 Kişi Tedavi Altında" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/04/kene-kabusu-geri-dondu-2-kisi-tedavi-altinda.jpg" width="1280" /></p>

<p>Uzmanlar, yapılan araştırmaların rehavete yol açmaması gerektiğinin altını çiziyor. Kan grubu ne olursa olsun herkesin aynı hassasiyeti göstermesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların daha bilinçli hareket etmesi, olası vakaların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin, bu görünmez tehlikeye karşı hazırlıklı olması hayati önem taşıyor.</p>

<p>İLGİLİ HABER</p>

<h2 itemprop="headline"><strong><a href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-riskli-donem-basladi-sivas-tokat-yozgat-ve-corumda-var"><span style="color:#e74c3c"><span style="background-color:#dddddd">Kastamonu’da riskli dönem başladı: Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum’da var!</span></span></a></strong></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yeni Şafak</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonulular-dikkat-kan-gurubunuz-a-ve-0-ise-risk-altindasiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-kene-kan-gurubu-4.jpg" type="image/jpeg" length="10006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu'da ekimine başlandı: Şeker hastaları da yiyebilecek]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-ekimine-baslandi-seker-hastalari-da-yiyebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-ekimine-baslandi-seker-hastalari-da-yiyebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden olan Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, Ilgaz Dağı'nın kar sularıyla beslenen tarlalarda şeker hastalarının da ilgi gösterdiği sarıkılçık çeltiğinin ekimine başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önemli pirinç üretim merkezlerinden biri olan Kastamonu’nun Tosya ilçesinde çeltik ekim sezonu başladı. Ilgaz Dağı’ndan gelen kar sularıyla beslenen verimli tarım arazileri, bu yıl yeniden üretim heyecanına sahne oluyor. Özellikle Devrez Çayı çevresindeki köylerde yoğunlaşan üretim faaliyetleri, bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-1-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle ciddi verim kaybı yaşayan üreticiler, bu sezon yağışların artmasıyla birlikte umutlu bir bekleyiş içerisinde. Tosya’da yaklaşık 8 bin dekarlık alanda gerçekleştirilen çeltik ekimi, bölgenin tarımsal gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>

<h2>Geleneksel Yöntemlerle Üretim Devam Ediyor</h2>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.taskoprupostasi.com/vidyome/embed/201865" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p>Tosya’da çeltik üretimi, modern teknolojiden ziyade geleneksel yöntemlerle sürdürülmeye devam ediyor. Üreticiler, tarlalarını ekime hazırlamak için önce anız temizliği yapıyor, ardından sulama ve “keşan” adı verilen çamurlaştırma işlemini gerçekleştiriyor. Bu süreçten sonra ise tohumlar, tamamen el emeğiyle su dolu tarlalara ekiliyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Diz boyu su ve çamur içinde yapılan bu zahmetli üretim süreci, bölge çiftçisinin emeğinin ne denli büyük olduğunu ortaya koyuyor. Traktör ve dron gibi modern ekipmanların kullanılmadığı üretimde, insan gücü ön planda tutuluyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-3.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Sarıkılçık Pirinci: Coğrafi İşaretli Değer</h2>

<p>Kastamonu’nun en önemli tarım ürünlerinden biri olan sarıkılçık pirinci, coğrafi işaret tesciline sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Bölgeye özgü iklim ve su kaynakları sayesinde yetişen bu özel pirinç türü, lezzeti ve besin değeriyle öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Sarıkılçık pirincinin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise düşük şeker oranına sahip olması. Yaklaşık yüzde 17 şeker oranı ile diğer pirinç türlerine kıyasla daha sağlıklı bir alternatif sunan bu ürün, özellikle bilinçli tüketiciler tarafından tercih ediliyor. Aynı zamanda doyuruculuğunun yüksek olması nedeniyle halk arasında “tencere patlatan pirinç” olarak da anılıyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (5)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-5.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Kuraklığın Ardından Gelen Umut</h2>

<p>Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık, Tosyalı üreticileri derinden etkilemişti. Sulama kaynaklarının yetersiz kalması nedeniyle bazı tarlalarda hasat dahi yapılamamış, üreticiler ciddi ekonomik kayıplar yaşamıştı.</p>

<p>Bu yıl ise yağışların artması ve su kaynaklarının doluluk oranının yükselmesi, çiftçilerin yüzünü güldürdü. Üreticiler, sezon sonunda yüksek rekolte elde etmeyi hedefliyor. Özellikle Ilgaz Dağı’ndan gelen kar sularının tarım arazilerine ulaşması, üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük avantaj sağlıyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (6)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-6.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Üretim Rakamları Dikkat Çekiyor</h2>

<p>Kastamonu genelinde çeltik üretimi önemli bir seviyeye ulaşmış durumda. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, Tosya ilçesinde 233 üretici yaklaşık 5 bin 720 dekar alanda üretim yaparken, Hanönü ilçesinde ise 31 üretici 2 bin 100 dekarlık alanda çeltik ekiyor. Toplamda ise 264 üretici, 7 bin 820 dekarlık alanda çeltik üretimi gerçekleştiriyor.</p>

<p>Bu rakamlar, Kastamonu’nun Türkiye çeltik üretimindeki yerini güçlendirdiğini gösteriyor.</p>

<h2>Kadınların Üretimdeki Rolü Büyük</h2>

<p>Tosya’da çeltik üretimi sadece erkeklerin değil, kadınların da aktif olarak yer aldığı bir süreç. Tarlalarda ot temizliği, gübreleme ve bakım gibi birçok aşamada kadın emeği öne çıkıyor. Yıllardır süregelen bu geleneksel üretim biçimi, aile dayanışmasını da güçlendiriyor.</p>

<p>Kadın üreticiler, zorlu şartlara rağmen üretimden vazgeçmiyor ve her yıl aynı azimle tarlalara giriyor. Bu durum, kırsal kalkınma açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kastamonu Tosya Sarıkılçık Pirinç (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-7.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Ata Tohumu Geleceğe Taşınıyor</h2>

<p>Sarıkılçık pirinci, genetiği değiştirilmemiş ata tohumu olmasıyla da büyük değer taşıyor. Üreticiler, bu özel tohumu koruyarak gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Her ne kadar verimi bazı modern türlere göre daha düşük olsa da, lezzeti ve doğal yapısı nedeniyle tercih edilmeye devam ediyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, sürdürülebilir tarım ve sağlıklı gıda üretimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Sonuç: Bereketli Bir Sezon Bekleniyor</h2>

<p>Tosya’da başlayan çeltik ekimi, bu yıl umutları yeniden yeşertti. Yağışların yeterli seviyede olması ve su kaynaklarının doluluğu, üreticilerin yüksek verim beklentisini artırdı. Geleneksel yöntemlerle sürdürülen üretim, hem kültürel mirası koruyor hem de kaliteli ürün ortaya çıkmasını sağlıyor.</p>

<p>Önümüzdeki hasat döneminde sarıkılçık pirincinde beklenen yüksek rekolte gerçekleşirse, bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi memnun edecek gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu Tosya Haberleri, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-ekimine-baslandi-seker-hastalari-da-yiyebilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kastamonu-tosya-sarikilcik-pirinc-2.jpg" type="image/jpeg" length="87808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polen alarmı başladı: Alerji mevsiminde uzmanlardan kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/polen-alarmi-basladi-alerji-mevsiminde-uzmanlardan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/polen-alarmi-basladi-alerji-mevsiminde-uzmanlardan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla doğada polen yoğunluğu artarken, alerjik bünyeye sahip kişiler için zorlu dönem başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte doğada hareketlilik artarken, özellikle alerjik bünyeye sahip bireyler için zorlu bir dönem de resmen başlamış oldu. İlkbahar ve yaz aylarının gelişiyle birlikte havada yoğunlaşan polenler, solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyerek günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, bu süreçte alınacak basit önlemlerin ciddi fark yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2>Polen Yoğunluğu Zirveye Ulaşıyor</h2>

<p><img alt="Dr. Öğr. Üyesi Ömer Çelikal" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/dr-ogr-uyesi-omer-celikal.jpg" width="1000" /></p>

<p>Ömer Çelikal, özellikle ilkbahar ve yaz başında doğadaki ağaç, çimen ve çiçeklerin polen salınımının arttığını belirtiyor. Havada gözle görülmeyen bu partiküller, solunum yoluyla vücuda girerek bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden oluyor. Bu durum ise en sık alerjik rinit (saman nezlesi) başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getiriyor.</p>

<p>Polenlerin havada uzun süre asılı kalabildiğini ifade eden uzmanlar, özellikle sabah saatlerinde yoğunluğun daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle risk grubundaki bireylerin açık havada geçirdikleri süreyi dikkatle planlamaları gerekiyor.</p>

<p><img alt="Bahar Alerjisi Mevsim (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/bahar-alerjisi-mevsim-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Alerji Belirtileri Grip ile Karıştırılmamalı</h2>

<p>Polen alerjisinin en önemli sorunlarından biri, belirtilerinin çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırılması. Ancak uzmanlara göre bu iki durum arasında belirgin farklar bulunuyor.</p>

<p>Alerjik reaksiyonlarda sıkça görülen belirtiler arasında;</p>

<ul>
 <li>Art arda gelen hapşırık nöbetleri</li>
 <li>Sürekli burun akıntısı ve tıkanıklık</li>
 <li>Gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı</li>
 <li>Boğazda gıcıklanma ve kuru öksürük</li>
</ul>

<p>yer alıyor. Bu şikayetlerin her yıl aynı dönemlerde tekrar etmesi ise alerji ihtimalini güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Polenlerden Korunmanın Yolları</h2>

<p>Polenlerden tamamen kaçınmak mümkün olmasa da, maruziyeti azaltmak için alınabilecek bazı önlemler bulunuyor. Uzmanlar, bu basit ama etkili yöntemlerle alerjik şikayetlerin büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini belirtiyor.</p>

<h2>Sabah Saatlerinde Dışarı Çıkmamaya Özen Gösterin</h2>

<p>Polen yoğunluğu günün erken saatlerinde ve rüzgarlı havalarda maksimum seviyeye ulaşır. Bu nedenle açık hava aktiviteleri için öğleden sonra ya da akşam saatleri tercih edilmelidir.</p>

<h2>Eve Gelince Kıyafetleri Değiştirin ve Duş Alın</h2>

<p>Dış ortamdan eve döndüğünüzde üzerinizde biriken polenler yaşam alanınıza taşınabilir. Bu nedenle eve gelir gelmez kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması önerilir. Ayrıca dışarıda giyilen kıyafetlerin yatak odasında çıkarılmaması da gece yaşanabilecek alerjik reaksiyonları azaltır.</p>

<h2>Evinizi Doğru Zamanlarda Havalandırın</h2>

<p>Pencereleri açarak evi havalandırmak önemli olsa da zamanlama büyük önem taşır. Polen yoğunluğunun azaldığı akşam saatlerinde havalandırma yapmak daha sağlıklıdır. Araç kullanırken ise camların kapalı tutulması ve klima filtrelerinin düzenli olarak değiştirilmesi önerilir.</p>

<h2>Bilinçsiz İlaç Kullanımı Risk Oluşturuyor</h2>

<p>Uzmanlar, alerji tedavisinde kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor. Rastgele kullanılan ilaçlar, fayda sağlamak yerine sağlık sorunlarını artırabilir.</p>

<p>Alerji, sadece fiziksel değil, aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi şekilde etkileyen bir sağlık problemidir. Uyku düzeninden iş performansına kadar birçok alanı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle belirtiler şiddetlendiğinde mutlaka bir Kulak Burun Boğaz ya da alerji uzmanına başvurulması gerekiyor.</p>

<p>Kişiye özel uygulanacak doğru tedavi yöntemleri ve uygun ilaç kullanımı sayesinde, polen sezonu çok daha rahat ve kontrollü bir şekilde geçirilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/polen-alarmi-basladi-alerji-mevsiminde-uzmanlardan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/bahar-alerjisi-mevsim-2.jpg" type="image/jpeg" length="44134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de kilo alarmı! Son veriler dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/turkiyede-kilo-alarmi-son-veriler-dikkat-ekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/turkiyede-kilo-alarmi-son-veriler-dikkat-ekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK’in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre obezite oranı yüzde 21,8’e yükseldi. Kadınlarda obezite oranı yüzde 24,8 olurken, fiziksel aktivite düzeyinin de oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, Türkiye’de obezite oranının son yıllarda artış göstermeye devam ettiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı yüzde 21,8’e yükselirken, fiziksel aktivite düzeyinin de oldukça düşük seviyelerde kaldığı görüldü.</p>

<h2>Obezite Oranı Son Üç Yılda Arttı</h2>

<p>TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre, 2022 yılında yüzde 20,2 olan obezite oranı 2025 yılında yüzde 21,8’e çıktı. Araştırma kapsamında bireylerin boy ve kilo bilgileri değerlendirilerek vücut kitle indeksi hesaplandı ve sonuçlar bu verilere göre oluşturuldu.</p>

<p>Elde edilen bulgular, fazla kilo ve obezitenin toplum genelinde yaygınlaşmaya devam ettiğini gösterdi. Uzmanlar, obezitenin kalp-damar hastalıkları, diyabet ve yüksek tansiyon gibi birçok sağlık sorununa zemin hazırladığına dikkat çekiyor.</p>

<h2>Kadınlarda Obezite Oranı Daha Yüksek</h2>

<p>Araştırma sonuçlarına göre kadınlarda obezite oranı erkeklere kıyasla daha yüksek seviyede bulunuyor. Veriler, kadınların yüzde 24,8’inin obez kategorisinde yer aldığını ortaya koyarken, erkeklerde bu oran yüzde 18,7 olarak kaydedildi.</p>

<p>Bunun yanı sıra fazla kilolu bireylerin oranının da dikkat çekici seviyelerde olduğu belirtildi. Uzmanlar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve düzenli fiziksel aktivitenin artırılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Hareketsiz Yaşam Dikkat Çekiyor</h2>

<p>TÜİK’in araştırmasında yaşam tarzı alışkanlıkları da incelendi. Sonuçlar, fiziksel aktivite yapmayan bireylerin oranının oldukça yüksek olduğunu gösterdi.</p>

<p>Araştırmaya göre erkeklerin yüzde 83’ten fazlası, kadınların ise yaklaşık yüzde 89’u yeterli düzeyde fiziksel aktivite gerçekleştirmiyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen haftalık fiziksel aktivite seviyesine ulaşan bireylerin oranının ise oldukça düşük kaldığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanlardan Sağlıklı Yaşam Uyarısı</h2>

<p>Uzmanlar, obeziteyle mücadelede dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve aktif yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirtiyor. TÜİK’in açıkladığı son veriler ise Türkiye’de obezite ve hareketsizlikle mücadele konusunda daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/turkiyede-kilo-alarmi-son-veriler-dikkat-ekti</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2025/04/obezite-2.jpg" type="image/jpeg" length="28578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kan grupları tarihe mi karışıyor? Çığır açan hamle]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kan-gruplari-tarihe-mi-karisiyor-cigir-acan-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kan-gruplari-tarihe-mi-karisiyor-cigir-acan-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japon bilim insanlarının geliştirdiği yapay kan, kan grubu uyumu gerektirmeden kullanılabilme ihtimaliyle tıp dünyasında dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya’da yürütülen yapay kan çalışması, acil sağlık hizmetleri ve kan nakli süreçleri açısından büyük merak uyandırdı. Nara Tıp Üniversitesi’nden Prof. Hiromi Sakai öncülüğündeki araştırma ekibinin geliştirdiği özel formül, kan grubu ve Rh faktörü uyumu gerektirmeden kullanılabilme ihtimaliyle öne çıkıyor.</p>

<p>Sözcü’de yer alan habere göre, yaşamını yitiren donörlerden elde edilen hemoglobin proteini, kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıma görevini taklit edebilen özel nanokapsüller içine yerleştirildi. Bu yapı sayesinde yapay kanın, alıcının bağışıklık sistemi tarafından reddedilme riskini azaltması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Oda sıcaklığında 2 yıl saklanabiliyor</h2>

<p>Geliştirilen yapay kanın en dikkat çeken yönlerinden biri de dayanıklılığı oldu. Klasik kan ürünlerinin aksine bu özel yapının oda sıcaklığında 2 yıl, buzdolabında ise 5 yıla kadar bozulmadan saklanabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu özellik, özellikle afet bölgeleri, sahra hastaneleri, kırsal sağlık merkezleri ve acil müdahale gerektiren durumlar için önemli bir avantaj sağlayabilir. Kan grubu uyumu beklenmeden kullanılabilecek bir ürün, sağlık ekiplerine zaman kazandırabilir.</p>

<h2>Klinik denemeler yakından izleniyor</h2>

<p>İnsanlar üzerindeki ilk klinik denemelerde ciddi bir yan etkiye rastlanmadığı aktarılırken, araştırmanın sonraki aşamalarında yapay kanın vücuttaki oksijen taşıma performansı değerlendirilecek.</p>

<p>Uzmanlara göre bu teknoloji, tüm test süreçlerinden başarıyla geçerse 2030’lu yıllarda hastanelerde kullanılabilecek yeni nesil bir kan nakli seçeneğine dönüşebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kan-gruplari-tarihe-mi-karisiyor-cigir-acan-hamle</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kan-gruplari-tarihe-mi-karisiyor-cigir-acan-hamle-2.jpg" type="image/jpeg" length="65185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin sağlık karnesi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/turkiyenin-saglik-karnesi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/turkiyenin-saglik-karnesi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre Türkiye'de obezite ve tütün kullanımı artarken fiziksel hareketsizlik rekor seviyelerde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 Türkiye Sağlık Araştırması, ülkedeki genel sağlık eğilimlerine dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Veriler; obezite oranlarında artış, tütün kullanımında yükseliş ve fiziksel hareketsizliğin kritik seviyelerde seyrettiğini gösteriyor. Araştırma aynı zamanda hem çocuklarda hem de yetişkinlerde yaygın sağlık sorunlarını da detaylı biçimde gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Obezite Oranı Artmaya Devam Ediyor</h2>

<p><img alt="Sağlık Raporu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/saglik-raporu.jpg" width="1280" /></p>

<p>TÜİK verilerine göre Türkiye’de 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı yükselişini sürdürüyor. Son üç yıl içinde yüzde 20,2 seviyesinden yüzde 21,8’e çıkan obezite oranı, toplum sağlığı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Bu oran, her beş yetişkinden birinin obez sınıfında yer aldığını gösteriyor.</p>

<p>Cinsiyet bazında bakıldığında kadınlarda obezite oranının yüzde 24,8’e ulaştığı, erkeklerde ise yüzde 18,7 seviyesinde olduğu görülüyor. Ayrıca “obez öncesi” olarak tanımlanan grupta da yüksek oranlar dikkat çekiyor. Kadınlarda yüzde 32,2, erkeklerde ise yüzde 43,1’lik bir kesim fazla kilolu kategorisinde yer alıyor. Bu tablo, gelecekte obezite oranlarının daha da artabileceğine işaret ediyor.</p>

<h2>Fiziksel Hareketsizlik Kritik Seviyede</h2>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı'ndan Kritik Karar Artık Sadece Eczanelerde Satılacak!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/06/saglik-bakanligindan-kritik-karar-artik-sadece-eczanelerde-satilacak.jpg" width="1280" /></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen haftalık en az 150 dakikalık fiziksel aktivite standardına rağmen, Türkiye’de hareketsizlik ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önerilerine karşın, toplumun büyük bir kısmı yeterli fiziksel aktivite düzeyine ulaşamıyor.</p>

<p>2025 verilerine göre fiziksel aktivite yapmayan erkeklerin oranı yüzde 83,5, kadınların oranı ise yüzde 89,7 olarak kaydedildi. Her ne kadar 2022 yılına göre küçük bir iyileşme görülse de, oranların hâlâ son derece yüksek olduğu dikkat çekiyor.</p>

<p>Haftada 150 ile 300 dakika arasında egzersiz yapanların oranı ise oldukça düşük seviyelerde kalıyor. Erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7 olan bu oran, toplumun büyük bölümünün yeterli hareket etmediğini ortaya koyuyor.</p>

<h2>Günlük Yaşamda Fiziksel Zorluklar Artıyor</h2>

<p>Araştırma, bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde yaşadığı zorlukları da ortaya koyuyor. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde ise yüzde 3,7 olarak tespit edildi.</p>

<p><img alt="Uzman Doktordan Uyarı! Zatürreye Dikkat Yüksek Ölüm Oranına Sahip Bir Hastalık! 12" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/03/uzman-doktordan-uyari-zaturreye-dikkat-yuksek-olum-oranina-sahip-bir-hastalik-12.jpg" width="1200" /></p>

<p>Benzer şekilde yürüme güçlüğü yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 seviyesinde bulunuyor. Öğrenme ve hatırlama sorunları da özellikle kadınlarda daha yüksek oranlarda görülüyor. Bu durum, hem yaşa bağlı sağlık sorunlarını hem de kronik hastalıkların etkisini gözler önüne seriyor.</p>

<h2>Çocuklarda Solunum Yolu Enfeksiyonları Öne Çıkıyor</h2>

<p>2025 yılı verileri, çocuklarda en yaygın sağlık probleminin solunum yolu hastalıkları olduğunu gösteriyor. 0-6 yaş grubunda üst solunum yolu enfeksiyonu yüzde 28,5 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 24 ile ishal takip ediyor. Alt solunum yolu enfeksiyonları ise yüzde 5,2 oranında görülüyor.</p>

<p>7-14 yaş grubunda da benzer bir tablo dikkat çekiyor. Bu yaş grubunda üst solunum yolu enfeksiyonları yüzde 24,6 ile ilk sırada bulunurken, ishal yüzde 16,4 ile ikinci sırada yer alıyor. Ağız ve diş sağlığı sorunları ise yüzde 8,2 oranıyla üçüncü sırada geliyor.</p>

<p><img alt="Uzman Doktordan Uyarı! Kadınlarda Kalp Krizine Dikkat Belirtiler Bazen Farklı Olabilir! 12" class="detail-photo img-fluid" height="330" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/03/uzman-doktordan-uyari-kadinlarda-kalp-krizine-dikkat-belirtiler-bazen-farkli-olabilir-12.jpg" width="620" /></p>

<h2>Yetişkinlerde En Yaygın Hastalıklar: Bel ve Boyun Problemleri</h2>

<p>15 yaş ve üzeri bireylerde en sık görülen sağlık sorunları arasında kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları öne çıkıyor. Bel bölgesi problemleri 2025 yılında yüzde 24,3 oranıyla ilk sıradaki yerini koruyor.</p>

<p>Bunu yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi problemleri, yüzde 11,9 ile diyabet ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri takip ediyor. Özellikle masa başı çalışma ve hareketsiz yaşam tarzı, bu rahatsızlıkların artmasında önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Tütün ve Alkol Kullanımında Artış Dikkat Çekiyor</h2>

<p>Sağlık araştırmasının en dikkat çeken başlıklarından biri de tütün kullanımı oldu. 15 yaş ve üzeri bireylerde her gün tütün kullananların oranı 2022’de yüzde 28,3 iken 2025’te yüzde 30,1’e yükseldi.</p>

<p>Cinsiyet dağılımına bakıldığında erkeklerde bu oran yüzde 42,9’a kadar çıkarken, kadınlarda yüzde 17,5 seviyesinde bulunuyor. Tütün kullanmayan bireylerin oranı ise düşüş göstererek yüzde 66,8’e geriledi.</p>

<p>Alkol kullanımında da benzer bir artış eğilimi görülüyor. Son 12 ay içinde alkol tüketenlerin oranı yüzde 12,6’ya yükseldi. Erkeklerde bu oran yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olarak kaydedildi.</p>

<p><img alt="Uzman Doktor Reflü Hastalarını Uyardı Ramazan Ayında Bunlara Dikkat! 2222-7" class="detail-photo img-fluid" height="359" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/02/uzman-doktor-reflu-hastalarini-uyardi-ramazan-ayinda-bunlara-dikkat-2222-7.jpg" width="640" /></p>

<h2>Koruyucu Sağlık Hizmetlerinde Gelişme Var Ama Yetersiz</h2>

<p>Araştırma, tarama testlerine katılım oranlarında artış olduğunu ancak bunun hâlâ yetersiz seviyede kaldığını gösteriyor. 40 yaş üzeri kadınlarda mamografi çektirme oranı 2022’de yüzde 10,8 iken 2025’te yüzde 16,7’ye yükseldi.</p>

<p>Buna rağmen hiç mamografi yaptırmamış kadınların oranı yüzde 42,4 gibi yüksek bir seviyede bulunuyor. Smear testi verileri de benzer bir tablo çiziyor. 15 yaş ve üzeri kadınların yüzde 59’u hiç smear testi yaptırmamış durumda.</p>

<h2>Genel Değerlendirme: Riskler Artıyor, Önlem İhtiyacı Büyüyor</h2>

<p>2025 Türkiye Sağlık Araştırması, toplum sağlığında çok yönlü risklerin arttığını ortaya koyuyor. Obezite, hareketsizlik, tütün kullanımı ve kronik hastalıkların yaygınlığı; gelecekte daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir tabloyu işaret ediyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yaşam tarzı değişikliklerinin, düzenli fiziksel aktivitenin ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişimin artırılmasının kritik önemde olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin sağlık göstergeleri, bireysel alışkanlıkların yanı sıra toplumsal farkındalık ve sağlık politikalarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye İstatistik Kurumu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/turkiyenin-saglik-karnesi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/saglik-raporu-artik-boyle-alinacak-kurallar-yeniden-belirlendi-2.jpg" type="image/jpeg" length="14702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser tedavisinde umut veren gelişme: Bazı hastalarda tümörler tamamen kayboldu]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kanser-tedavisinde-umut-veren-gelisme-bazi-hastalarda-tumorler-tamamen-kayboldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kanser-tedavisinde-umut-veren-gelisme-bazi-hastalarda-tumorler-tamamen-kayboldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik araştırmalarda test edilen Amivantamab adlı yeni nesil kanser tedavisi, ileri evre ve tedaviye dirençli bazı hastalarda umut verici sonuçlar verdi. Bazı vakalarda tümörlerin tamamen kaybolduğu açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde bilim dünyasını heyecanlandıran yeni bir gelişme yaşandı. Uluslararası bir klinik araştırmada test edilen Amivantamab adlı yeni nesil tedavi yöntemi, ileri evre kanser hastalarında dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Çalışmada, daha önce uygulanan tedavilere yanıt vermeyen bazı hastalarda tümörlerin küçüldüğü, bazı hastalarda ise tamamen ortadan kalktığı bildirildi.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle kemoterapi ve immünoterapi gibi standart tedavilere direnç geliştiren hastalarda alınan sonuçların önemli olduğunu belirtiyor. Kamuoyunda “kanser aşısı” ya da “kanser iğnesi” olarak anılan tedavi, hastalara deri altından enjeksiyon yoluyla uygulanıyor.</p>

<h2>Tedavilere yanıt vermeyen hastalarda denendi</h2>

<p>The Guardian’ın aktardığı bilgilere göre çalışma, 11 ülkede yürütüldü. Araştırmaya, kanseri yayılmış, tekrar etmiş veya mevcut tedavilere rağmen ilerlemeye devam eden baş ve boyun kanseri hastaları dahil edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada kullanılan Amivantamab adlı biyolojik tedavinin, kanser hücrelerinin büyümesini destekleyen bazı yolları hedef aldığı ve bağışıklık sisteminin tümöre karşı yanıtını güçlendirmeye yardımcı olduğu ifade ediliyor. Bu yönüyle tedavi, özellikle seçenekleri sınırlı kalan hastalar için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>102 hastadan 43’ünde olumlu yanıt alındı</h2>

<p>Çalışma kapsamında baş ve boyun kanseri bulunan 102 hasta değerlendirildi. Açıklanan sonuçlara göre 43 hastada tümörler küçüldü veya tamamen kayboldu. Bu hastalardan 28’inde tümör hacminde belirgin azalma görülürken, 15 hastada tümörlerin tamamen ortadan kalktığı tespit edildi.</p>

<p>Londra’daki Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Kevin Harrington, elde edilen sonuçlara ilişkin, "Hem kemoterapiye hem de immünoterapiye direnç geliştirmiş hastalarda böylesine güçlü yanıtlar görmek oldukça sıra dışı" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="Kanser Tedavisinde Umut Veren Gelişme Bazı Hastalarda Tümörler Tamamen Kayboldu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kanser-tedavisinde-umut-veren-gelisme-bazi-hastalarda-tumorler-tamamen-kayboldu-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Akciğer kanserinde de araştırılıyor</h2>

<p>Araştırmacılar, Amivantamab’ın yalnızca baş ve boyun kanserlerinde değil, farklı kanser türlerinde de incelendiğini belirtiyor. Tedaviyi geliştiren Johnson &amp; Johnson şirketinin, ilacı akciğer kanseri başta olmak üzere kolorektal kanser, beyin tümörleri ve mide kanseri gibi farklı alanlarda yürütülen çok sayıda klinik çalışmada değerlendirdiği bildirildi.</p>

<p>Uzmanlar, elde edilen bulguların umut verici olduğunu ancak tedavinin tüm hastalar için kesin sonuç anlamına gelmediğini vurguluyor. Klinik araştırmaların ilerleyen aşamalarında tedavinin etkinliği, güvenliği, yan etkileri ve hangi hasta gruplarında daha başarılı olabileceği daha net şekilde ortaya konulacak.</p>

<p>Kanserle mücadelede her yeni tedavi seçeneği büyük önem taşırken, Amivantamab ile elde edilen sonuçlar özellikle ileri evre ve tedaviye dirençli hastalar açısından umut verici bir adım olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kanser-tedavisinde-umut-veren-gelisme-bazi-hastalarda-tumorler-tamamen-kayboldu</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/kanser-tedavisinde-umut-veren-gelisme-bazi-hastalarda-tumorler-tamamen-kayboldu-2.jpg" type="image/jpeg" length="36876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her 100 çocuktan 3'ü risk altında!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/her-100-cocuktan-3u-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/her-100-cocuktan-3u-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Omurganın yana doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Omurganın yana doğru eğilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, çoğu zaman belirgin ağrıya neden olmadığı için geç fark edilen önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda görülen bu hastalık, erken teşhis edilmediğinde ilerleyerek ciddi sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, 1-30 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Skolyoz Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çekiyor.</p>

<h2>Ergenlik Döneminde Risk Artıyor</h2>

<p>Skolyoz genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre kız çocuklarında hastalığın ilerleme riski erkeklere kıyasla daha yüksek. Omuz seviyelerinde eşitsizlik, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin olması veya bel bölgesinde asimetri gibi belirtiler hastalığın ilk sinyalleri arasında yer alıyor. Bu tür farklılıklar gözlemlendiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması büyük önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Mehmet Aydoğan" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/prof-dr-mehmet-aydogan.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Aileler Evde Basit Kontrollerle Fark Edebilir</h2>

<p>Skolyoz çoğu zaman sessiz ilerlediği için çocuklar ağrı hissetmeyebilir ve bu durum ailelerin dikkatinden kaçabilir. Ancak evde yapılabilecek basit bir kontrol yöntemi erken teşhiste etkili olabilir. Çocuğun öne doğru eğilmesi sırasında sırtın bir tarafında diğerine göre belirgin bir çıkıntı ya da yükseklik farkı gözlemleniyorsa, bu durum skolyoz belirtisi olabilir. Bu tür bir durumda vakit kaybetmeden uzman muayenesi öneriliyor.</p>

<h2>Erken Tanı ile Ameliyatsız Tedavi Mümkün</h2>

<p>Skolyozun erken evrede tespit edilmesi, tedavi sürecinde büyük avantaj sağlıyor. Hafif ve orta dereceli eğriliklerde korse kullanımı ve özel egzersiz programları ile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Bu sayede birçok çocuk cerrahi müdahaleye gerek kalmadan sağlıklı bir gelişim süreci geçirebiliyor.</p>

<h2>Gelişen Teknolojiyle Yeni Tedavi Yöntemleri</h2>

<p>Son yıllarda tıp alanındaki gelişmeler, skolyoz tedavisinde yeni seçenekler sunuyor. Özellikle büyüme potansiyeli devam eden çocuklarda uygulanan “ipli skolyoz ameliyatı” olarak bilinen yöntem dikkat çekiyor. Bu teknikte omurga sabitlenmek yerine kontrollü bir şekilde yönlendirilerek zamanla düzelmesi hedefleniyor. Böylece hem eğrilik kontrol altına alınıyor hem de omurganın hareket kabiliyeti korunuyor.</p>

<h2>Doğru Hasta Seçimi Kritik Öneme Sahip</h2>

<p>Her tedavi yöntemi her hasta için uygun olmayabiliyor. Bu nedenle hastanın yaşı, kemik gelişimi ve eğriliğin derecesi detaylı şekilde değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturuluyor. Uzmanlar, özellikle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez omurga kontrolünden geçmesi gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sağlıklı Gelecek İçin Erken Adım Şart</h2>

<p>Skolyozun erken teşhis edilmesi, çocukların sağlıklı bir geleceğe adım atmasında belirleyici rol oynuyor. Ailelerin bilinçli olması ve düzenli kontrolleri ihmal etmemesi, hastalığın ilerlemesini önlemede en etkili yöntemlerin başında geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/her-100-cocuktan-3u-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/06/slyoskos.jpg" type="image/jpeg" length="23927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu’da riskli dönem başladı: Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum’da var!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-riskli-donem-basladi-sivas-tokat-yozgat-ve-corumda-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-riskli-donem-basladi-sivas-tokat-yozgat-ve-corumda-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte kene tehlikesi yeniden kendini hatırlattı. Riskli bölgeler arasında; Kastamonu, Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin özellikle iç ve kuzey bölgelerinde kene kaynaklı hastalık riski yeniden gündeme geldi. Sağlık uzmanları, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte artış gösteren kene vakalarına karşı vatandaşları uyarırken, özellikle belirli illerde riskin daha yüksek olduğu vurgulanıyor. Son dönemde yaşanan ölüm vakaları ise endişeleri artırdı.</p>

<h2>Kastamonu Riskli Bölgede!</h2>

<p>Uzmanlara göre kene kaynaklı hastalıkların en yoğun görüldüğü bölgeler arasında Kastamonu, Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum bulunuyor. Bu illerin yanı sıra Karadeniz’in iç kesimleri ve Ankara’nın doğu çevresinde de riskin devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Kene Yeni Uyarı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/03/kastamonu-kene-yeni-uyari-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Özellikle kırsal alanlarda hayvancılığın yoğun olması ve doğal yaşam alanlarının genişliği, kenelerin yaşam alanlarını artıran faktörler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, batı bölgelerinde ise Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarının görülmesinin oldukça düşük ihtimal olduğunu ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sivas’ta Can Kaybı: Vakalar Artıyor</h2>

<p>Son günlerde Sivas’ta yaşanan ölüm vakaları dikkat çekti. Bir hafta önce kene tutunması sonucu rahatsızlanan 55 yaşındaki Rıza Demir’in hayatını kaybetmesiyle birlikte, kentte bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı üçe yükseldi.</p>

<p>Bu durum, özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşlar için daha dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Daday Kene" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/daday-kene.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?</h2>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, virüs taşıyan keneler aracılığıyla insanlara bulaşan ciddi ve zaman zaman ölümcül seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık, erken müdahale edilmediğinde ağır klinik tablolara yol açabilmektedir.</p>

<p>Hastalığın başlıca belirtileri arasında yüksek ateş, yoğun halsizlik, kas ağrıları, mide bulantısı ve genel durum bozukluğu yer alıyor. İlerleyen vakalarda kanama eğilimi de görülebiliyor.</p>

<h2>İklim Değişikliği Kene Popülasyonunu Artırıyor</h2>

<p>Uzmanlar, kene sayısındaki artışın en önemli nedenlerinden birinin iklim değişikliği olduğuna dikkat çekiyor. Sıcaklıkların yükselmesi ve mevsimsel dengelerin bozulması, kenelerin daha geniş alanlara yayılmasına neden oluyor.</p>

<p><img alt="Sivas Kene" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/sivas-kene.webp" width="1280" /></p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Önder Ergönül, son dönemde hem Türkiye’de hem de uluslararası düzeyde kene vakalarında artış gözlemlendiğini belirtiyor. Ergönül’e göre bu artış yalnızca Türkiye’ye özgü değil; ABD gibi ülkelerde de benzer raporlar bulunuyor.</p>

<p>Ancak uzman isim, önemli bir noktaya da dikkat çekiyor:<br />
Her kene tutunmasının Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına yol açmayacağını ve her vakanın ölümle sonuçlanmayacağını özellikle vurguluyor.</p>

<p>Türkiye’de ölüm oranının yaklaşık yüzde 5 civarında seyrettiğini belirten uzmanlar, Avrupa ülkelerinde ise bazı bölgelerde bu oranın daha yüksek olabildiğini ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Kastamonu Kene Yeni Uyarı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/03/kastamonu-kene-yeni-uyari-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Vücutta Kene Tespit Edilirse Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Uzmanlar, kene ile karşılaşıldığında yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. En önemli kural, keneyi mümkün olan en kısa sürede ve doğru yöntemle çıkarmak.</p>

<p>Prof. Dr. Önder Ergönül, kene çıkarma konusunda şu uyarılarda bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Kene mümkün olan en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılmalı</li>
 <li>Pens, cımbız ya da benzeri bir araçla deriye en yakın noktadan tutulmalı</li>
 <li>Keneye gövdesinden baskı yapılmamalı</li>
 <li>Yanlış müdahale, virüsün daha fazla bulaşmasına neden olabilir</li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre, keneyi ezmek ya da gövdesine baskı uygulamak, tıpkı bir enjektör gibi virüsün insan vücuduna daha fazla geçmesine yol açabiliyor. Bu nedenle dikkatli ve kontrollü müdahale büyük önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Kene Haritası (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2025/06/kene-haritasi-3.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Belirtiler Görülürse Zaman Kaybetmeden Hastaneye Başvurulmalı</h2>

<p>Kene temasından sonra özellikle halsizlik, ateş, kas ağrısı ve grip benzeri belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekiyor. Erken teşhis, hastalığın seyrini önemli ölçüde değiştirebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca kırsal alanlarda çalışanlar, hayvancılıkla uğraşanlar ve doğada vakit geçiren kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Uzmanlardan Genel Uyarı: Önlem Hayat Kurtarır</h2>

<p>Sağlık otoriteleri, kene kaynaklı hastalıkların tamamen önlenebilir olmadığını ancak alınacak basit önlemlerle riskin ciddi oranda azaltılabileceğini belirtiyor. Açık alanlarda uzun giysiler tercih edilmesi, vücudun düzenli kontrol edilmesi ve şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulması en temel önlemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Sonuç olarak, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte artan kene vakaları, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde dikkat ve bilinç gerektiriyor. Uzmanlar, erken müdahale ve doğru bilgilendirme ile ölüm riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-riskli-donem-basladi-sivas-tokat-yozgat-ve-corumda-var</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2025/06/kene-haritasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="79782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban eti için kritik uyarı!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kurban-eti-icin-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kurban-eti-icin-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban eti nasıl saklanmalı? Uzmanlar etlerin 7°C’de, sakatatların 3°C’de korunması gerektiğini belirtiyor. Yanlış saklama sağlık riski oluşturabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nın ardından en çok merak edilen konuların başında etlerin nasıl saklanması gerektiği geliyor. Uzmanlar, kurban etinin sağlıklı şekilde tüketilebilmesi için kesim sonrası soğutma sürecine vakit kaybetmeden başlanması gerektiği konusunda uyarıyor.</p>

<h2>Etler Hangi Sıcaklıkta Saklanmalı?</h2>

<p>Kurban etinin hem lezzetini koruması hem de sağlık riski oluşturmaması için doğru koşullarda muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre etlerin 7 derecede, sakatatların ise 3 derecede saklanması gerekiyor.</p>

<p>Kesim sonrası dinlendirilmeyen ve uygun sıcaklığa alınmayan etlerde bakteri oluşumu hızlanabiliyor. Bu durum hem sağlık açısından risk oluşturuyor hem de etin kalitesini düşürüyor.</p>

<h2>Buzdolabı ve Derin Dondurucuda Saklama Süreleri</h2>

<p>Taze etlerin buzdolabında ortalama 1 hafta tazeliğini koruyabildiği belirtiliyor. Daha uzun süre saklanmak istenen etlerin ise uygun şekilde paketlenerek dondurulması gerekiyor.</p>

<p>Uzmanlar, etlerin:</p>

<p>Buzlukta yaklaşık 1 ay,<br />
Şoklanarak -18 derecede ise 6 aya kadar<br />
saklanabileceğini ifade ediyor.<br />
Öte yandan kavurma yöntemiyle hazırlanan etlerin doğru koşullarda muhafaza edilmesi halinde yaklaşık 1 yıl dayanabildiği belirtiliyor.</p>

<h2>Sakatat Tüketiminde Kritik Hijyen Uyarısı</h2>

<p>Kurban döneminde en çok dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise sakatatlar. İşkembe ve bağırsakların mutlaka çok iyi temizlenmesi gerektiği vurgulanırken, temizlik sırasında sağlığa zararlı kimyasal maddelerden kaçınılması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Hızlı bozulma riski taşıyan sakatatların ise mümkün olan en kısa sürede tüketilmesi öneriliyor.</p>

<h2>Yanlış Saklama Sağlığı Tehdit Edebilir</h2>

<p>Uzmanlar, etlerin uzun süre uygun olmayan koşullarda bekletilmesinin ciddi riskler doğurabileceğini belirtiyor. Bozulma, besin değerinde düşüş ve lezzet kaybı en sık görülen sorunlar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle kurban etinin doğru şekilde dinlendirilmesi, porsiyonlanması ve uygun sıcaklıklarda saklanması hem sağlık hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kurban-eti-icin-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kurban-eti-1.jpg" type="image/jpeg" length="94565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et tüketiminde zamanlama önemli]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/et-tuketiminde-zamanlama-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/et-tuketiminde-zamanlama-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Kurban Bayramı'nda etin doğru pişirme yöntemiyle hazırlanması ve yanında C vitamini içeren gıdalarla tüketilmesinin sindirim ve besin emilimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nda sofraların vazgeçilmezi olan et tüketimi, doğru yöntemlerle hazırlanmadığında sindirim sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle pişirme teknikleri ve besin kombinasyonlarının sağlıklı bir bayram geçirmek açısından kritik rol oynadığını vurguluyor. Merve Sena Nazlı, Medicana Konya Hastanesi bünyesinde yaptığı açıklamada önemli uyarılarda bulundu.</p>

<h2>Etin birkaç saat dinlendirilmesi önemli</h2>

<p>Kurban kesiminin hemen ardından et tüketmenin yaygın bir alışkanlık olduğunu belirten uzmanlar, bunun sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Yeni kesilen etlerde görülen “ölüm sertliği” durumu, etin sindirilmesini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle etin birkaç saat dinlendirilmesi ve özellikle kahvaltıda tüketilmemesi öneriliyor. Öğle ve akşam saatlerinde tüketilen dinlenmiş etin sindirimi çok daha kolay oluyor.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.taskoprupostasi.com/vidyome/embed/200575" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h2>Doğru Pişirme Yöntemi Sağlığı Korur</h2>

<p>Bayram sofralarında sıklıkla tercih edilen kavurma yöntemi yerine daha sağlıklı alternatiflere yönelmek gerekiyor. Izgara, fırın ya da mangal gibi pişirme teknikleri hem yağ oranını azaltıyor hem de sindirimi kolaylaştırıyor. Bu yöntemler sayesinde mide ve bağırsak sorunlarının önüne geçmek mümkün oluyor.</p>

<p>Ayrıca etin yanında tüketilen besinler de en az pişirme yöntemi kadar önemli. Demir açısından zengin olan kırmızı etin, C vitamini içeren salata ve sebzelerle birlikte tüketilmesi öneriliyor. Bu kombinasyon, demirin vücutta daha iyi emilmesini sağlıyor. Uzmanlara göre ideal bir tabakta, yarısı sebze ve salata, diğer yarısı ise et ürünlerinden oluşmalı.</p>

<h2>Tatlı ve İçecek Tüketimine Dikkat</h2>

<p>Bayram ziyaretlerinde artan tatlı tüketimi, sağlığı tehdit eden unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Her ikram edilen tatlıyı tüketmek yerine seçici davranmak gerekiyor. Aynı şekilde şekerli ve gazlı içecekler yerine ayran, maden suyu veya şalgam gibi daha sağlıklı alternatifler tercih edilmeli.</p>

<h2>Su ve Hareket İhmal Edilmemeli</h2>

<p>Bayram süresince su tüketiminin genellikle azaldığını belirten uzmanlar, gün içinde en az 2 litre su içilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Misafirliklerde bir bardak su içmek gibi küçük alışkanlıklar, günlük su ihtiyacını karşılamaya yardımcı olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fiziksel hareketin de bayramda azaldığına dikkat çekilerek, kısa yürüyüşlerin bile sindirim sistemine olumlu katkı sağlayacağı ifade ediliyor. Özellikle akşam yemeklerinden sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüşler, hem metabolizmayı hızlandırıyor hem de genel sağlık üzerinde olumlu etki yaratıyor.</p>

<h2>Et Saklama Koşulları da Önemli</h2>

<p>Kurban etlerinin doğru şekilde saklanması da sağlık açısından büyük önem taşıyor. Etlerin büyük parçalar halinde değil, tek kullanımlık küçük porsiyonlara ayrılarak derin dondurucuda saklanması öneriliyor. -18 derecede muhafaza edilen etler, 6 ila 12 ay arasında güvenle tüketilebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, bayramın keyfini çıkarırken sağlıklı beslenme kurallarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Doğru pişirme, dengeli tüketim ve düzenli yaşam alışkanlıkları sayesinde bayram sofraları hem lezzetli hem de sağlıklı hale gelebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/et-tuketiminde-zamanlama-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/et-yemegi-pisirme.jpg" type="image/jpeg" length="13519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Kurban etini en az 1 gün bekletin']]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/uzmani-uyardi-kurban-etini-en-az-1-gun-bekletin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/uzmani-uyardi-kurban-etini-en-az-1-gun-bekletin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Bölümü Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, Kurban Bayramı’nda kesilen etlerin sıcağı sıcağına tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini, etin en az bir gün dondurucuda bekletildikten sonra tüketilmesi gerektiği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nda et tüketimi, geleneksel sofraların vazgeçilmez bir parçası olsa da uzmanlar bu konuda dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıyor. Veysel Ciğerli, özellikle yeni kesilen etin hemen tüketilmesinin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek önemli tavsiyelerde bulunuyor.</p>

<h2>Yeni Kesilen Et Hemen Tüketilmemeli</h2>

<p><img alt="Kurban Bağışı Kastamonu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kurban-bagisi-kastamonu.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bayramda kesilen etlerin dinlendirilmeden tüketilmesi, sindirim sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlara göre etin kesildikten sonra en az 24 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Bu süreçte etin yapısı yumuşayarak hem daha lezzetli hale geliyor hem de sindirimi kolaylaşıyor. Aksi halde mide ağrısı, şişkinlik ve hazımsızlık gibi problemler ortaya çıkabiliyor.</p>

<h2>Bayram Sofralarında Dengeli Beslenme Şart</h2>

<p><img alt="Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/uzm-dyt-veysel-cigerli.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bayram ziyaretleriyle birlikte değişen öğün saatleri ve artan ikramlar, sağlıksız beslenmeye zemin hazırlayabiliyor. Özellikle kavurma, tatlı ve çikolata tüketiminin artması; sindirim güçlüğü, kabızlık, tansiyon yükselmesi ve kalp çarpıntısı gibi sorunları beraberinde getirebiliyor.</p>

<p>Kırmızı et; protein, demir, çinko, magnezyum ve B grubu vitaminler açısından oldukça zengin bir besin kaynağıdır. Ancak C ve E vitamini içermediği için tek başına tüketilmesi yeterli değildir. Bu nedenle et yemeklerinin yanında bol yeşillikli salatalar ve sebze yemekleri tüketmek, daha dengeli bir beslenme sağlar.</p>

<p><img alt="Kasaplardan Bayram Öncesi Kritik Uyarı Kurban Etini Böyle Saklamayın (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kasaplardan-bayram-oncesi-kritik-uyari-kurban-etini-boyle-saklamayin-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sağlıklı Pişirme Yöntemleri Tercih Edilmeli</h2>

<p>Etin hazırlanış şekli de en az tüketim zamanı kadar önemlidir. Uzmanlar, ızgara ve haşlama yöntemlerinin daha sağlıklı olduğunu vurguluyor. Bu yöntemlerle pişirilen etler, hem besin değerini daha iyi korur hem de sindirimi kolaylaştırır.</p>

<p>Öte yandan kızartma ve kavurma gibi yöntemler, hem yağ oranını artırır hem de vitamin-mineral kaybına yol açar. Bu nedenle bu tür yemeklerin mümkün olduğunca sınırlı tüketilmesi önerilir.</p>

<p><img alt="Bir Araba Parasına Kurbanlık (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/04/bir-araba-parasina-kurbanlik-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Et Saklama ve Çözdürme Kurallarına Dikkat</h2>

<p>Kurban etinin doğru şekilde saklanması da sağlık açısından büyük önem taşır. Etler küçük parçalara ayrılarak uygun ambalajlarda saklanmalıdır. Buzdolabının dondurucu bölümünde kısa süreli, derin dondurucuda ise daha uzun süre muhafaza edilebilir.</p>

<p>Dondurulmuş etin çözdürülmesi sırasında yapılan hatalar ise ciddi riskler oluşturabilir. Etin oda sıcaklığında açıkta bekletilmesi, bakteri üremesine neden olabilir. Bu nedenle etin buzdolabında, kontrollü bir şekilde çözdürülmesi gerekir. Ayrıca çözülen etin tekrar dondurulmaması gerektiği de unutulmamalıdır.</p>

<h2>Bayramda Sağlığınızı Korumak Elinizde</h2>

<p>Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenmek için küçük ama etkili önlemler almak büyük fark yaratır. Etin dinlendirilmesi, doğru pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi sayesinde bayram sofraları hem keyifli hem de sağlıklı hale getirilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/uzmani-uyardi-kurban-etini-en-az-1-gun-bekletin</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kasaplardan-bayram-oncesi-kritik-uyari-kurban-etini-boyle-saklamayin-2.jpg" type="image/jpeg" length="58977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kontakt lensle depresyon tedavisi mümkün mü? Bilim dünyasında yeni adım]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kontakt-lensle-depresyon-tedavisi-mumkun-mu-bilim-dunyasinda-yeni-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kontakt-lensle-depresyon-tedavisi-mumkun-mu-bilim-dunyasinda-yeni-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Koreli bilim insanları, depresyon tedavisi için göz üzerinden beyne elektrik sinyali gönderebilen akıllı kontakt lens geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon tedavisinde kullanılan yöntemlere gelecekte farklı bir teknoloji daha eklenebilir. Güney Koreli bilim insanları, göz üzerinden beyne düşük seviyeli elektrik sinyalleri gönderebilen akıllı kontakt lensler üzerinde çalışıyor. Araştırma henüz erken aşamada olsa da, geliştirilen sistemin beyinle bağlantılı hastalıkların tedavisinde daha az müdahaleci yöntemlere kapı aralayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Söz konusu teknoloji, şu an için insanlar üzerinde denenmiş bir tedavi yöntemi değil. Deneyler yalnızca laboratuvar fareleri üzerinde gerçekleştirildi. Bu nedenle uzmanlar, çalışmanın umut verici olmasına rağmen depresyon tedavisi için doğrudan kullanılabilecek bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2>Akıllı kontakt lens nasıl çalışıyor?</h2>

<p>Araştırmanın temelinde göz ile beyin arasındaki doğal iletişim bulunuyor. Retina, ışığı elektriksel sinyallere çevirerek bu bilgileri optik sinir yoluyla beyne iletiyor. Bilim insanları da bu bağlantıdan yararlanarak elektrik sinyali gönderebilen özel kontakt lensler tasarladı.</p>

<p>Geliştirilen akıllı lenslerde küçük elektrotlar yer alıyor. Bu elektrotlar, retina üzerinden düşük seviyeli elektriksel uyarım sağlıyor. Çalışmada kullanılan yöntem ise “zamansal girişim” olarak adlandırılıyor. Bu teknikte birbirine çok yakın iki farklı elektrik frekansı kullanılıyor ve sinyallerin kesiştiği noktada uyarım etkisi güçleniyor.</p>

<p>Araştırmacılar bu durumu, iki zayıf ışık huzmesinin birleştiği yerde daha parlak bir alan oluşmasına benzetiyor. Amaç, ruh halini etkileyen beyin devrelerine göz üzerinden ulaşabilmek.</p>

<h2>Fare deneylerinde olumlu sonuç alındı</h2>

<p>Deneylerde, depresyon benzeri davranışlar göstermesi için stres hormonu verilen fareler kullanıldı. Akıllı kontakt lenslerin uygulanmasının ardından farelerin davranışlarında olumlu yönde değişimler gözlendi.</p>

<p>Ancak bu sonuçlar, yöntemin insanlarda da aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmiyor. Çünkü depresyon yalnızca biyolojik süreçlerle açıklanabilecek basit bir hastalık değil. Psikolojik, sosyal ve çevresel birçok faktör depresyonun gelişiminde etkili olabiliyor.</p>

<p><img alt="Kontakt Lensle Depresyon Tedavisi Mümkün Mü Bilim Dünyasında Yeni Adım (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kontakt-lensle-depresyon-tedavisi-mumkun-mu-bilim-dunyasinda-yeni-adim-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>İnsanlarda kullanım için henüz erken</h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken sınırlamalarından biri, deneylerde kullanılan farelerin görme hücrelerinde hasar bulunması. Bu tercih, normal görsel aktivitenin elektrik sinyallerini etkilemesini engellemek amacıyla yapıldı. Bu nedenle mevcut yöntemin sağlıklı retinaya sahip canlılarda ya da insanlarda doğrudan uygulanabilir olduğunu söylemek mümkün değil.</p>

<p>İnsan gözüyle ilgili başka teknik zorluklar da bulunuyor. Göz, odaklanma sırasında şeklini değiştirebildiği için kornea üzerine yerleştirilecek bir cihazın gönderdiği sinyaller bu hareketlerden etkilenebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Güvenlik ve maliyet tartışmaları sürüyor</h2>

<p>Akıllı lenslerin tedavi amacıyla kullanılabilmesi için yalnızca etkili olması yeterli değil. Göz sağlığı, hijyen, enfeksiyon riski, uzun süreli kullanım güvenliği, üretim maliyeti ve veri güvenliği gibi birçok başlığın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle teknoloji şu an için deneysel bir adım olarak görülüyor. İnsanlarda güvenliği ve etkisi kanıtlanmadan depresyon tedavisinde kullanılması mümkün görünmüyor. Yine de çalışma, gelecekte beyinle ilişkili hastalıklarda vücuda daha az müdahale eden yeni nöroteknoloji yöntemlerinin geliştirilebileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kontakt-lensle-depresyon-tedavisi-mumkun-mu-bilim-dunyasinda-yeni-adim</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kontakt-lensle-depresyon-tedavisi-mumkun-mu-bilim-dunyasinda-yeni-adim-2.jpg" type="image/jpeg" length="33066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezası ağır: Buralarda kıyma çektiren yanar!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/cezasi-agir-buralarda-kiyma-cektiren-yanar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/cezasi-agir-buralarda-kiyma-cektiren-yanar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'na 2 gün kala sokaklarda ya da yetkisi olmayanlarca kıyma çekiminin yasak olduğu hatırlatılarak cezasının da ağır olduğu yönelik uyarı geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na kısa bir süre kala uzmanlardan önemli bir uyarı geldi. Bayram süresince artan et işleme faaliyetleriyle birlikte, sokak aralarında ve yetkisiz kişiler tarafından yapılan kıyma çekimlerinin hem halk sağlığını tehdit ettiği hem de ciddi cezalarla karşılık bulduğu hatırlatıldı.</p>

<h2>Hijyen Kurallarına Dikkat Çekildi</h2>

<p><img alt="Kıyma Çektirme (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kiyma-cektirme-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ali Manavoğlu, kurban etlerinin uygun olmayan koşullarda işlenmesinin büyük risk taşıdığını belirtti. Özellikle mahalle aralarında, seyyar ya da sabit makinelerle yapılan kıyma çekimlerinin hijyen standartlarından uzak olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, bu tür uygulamaların çeşitli hastalıklara yol açabilecek mikroorganizmaların ete bulaşmasına neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Hijyen kurallarının ihmal edilmesi, etin hızlı şekilde bozulmasına ve tüketen kişilerde sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Bu nedenle etin işlenme sürecinin titizlikle yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h2>“Kasap Tercih Edilmeli” Uyarısı</h2>

<p>Uzmanlar, vatandaşların maliyeti düşürmek amacıyla sağlıksız ortamlarda hizmet veren kişileri tercih etmemesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle uzun süre kullanılmayan, bakımı yapılmamış ve dezenfekte edilmemiş makinelerle yapılan kıyma çekimlerinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Kurban etinin parçalanması, saklanması ve kıymaya dönüştürülmesi işlemlerinin mutlaka hijyenik ortamlarda, yani yetkili kasaplar tarafından yapılması gerektiği ifade ediliyor. Bu sayede hem etin kalitesi korunuyor hem de olası sağlık sorunlarının önüne geçiliyor.</p>

<p><img alt="Kıyma Çektirme (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kiyma-cektirme-3.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Geçmişte Sıkça Rastlandı</h2>

<p>Önceki yıllarda “merdiven altı” olarak tabir edilen yerlerde, farklı meslek gruplarından kişilerin ya da yalnızca makine sahibi olanların sokak aralarında kıyma çekimi yaptığına sıkça rastlandığı belirtiliyor. Bu durumun hem denetimsiz olması hem de hijyen standartlarını karşılamaması nedeniyle ciddi riskler barındırdığı ifade ediliyor.</p>

<h2>Cezalar Oldukça Yüksek</h2>

<p>Yetkisiz kıyma çekimi yapan kişilere uygulanan cezalar da dikkat çekiyor. İlgili mevzuata göre, izinsiz şekilde kıyma çekimi gerçekleştirenlere 26 bin 360 TL para cezası uygulanıyor. Eğer işlem yapılan ortam hijyen kurallarına uygun değilse bu ceza 52 bin 801 TL’ye kadar çıkabiliyor.</p>

<p>Denetimlerin ise vatandaşlardan gelen şikayetler doğrultusunda ilgili bakanlıklar ve belediye ekipleri tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sağlık İçin Doğru Tercih Şart</h2>

<p>Uzmanlar, Kurban Bayramı’nda ibadetini yerine getiren vatandaşların hem kendi sağlıklarını hem de toplum sağlığını korumak adına bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Et işlemlerinin yalnızca yetkili ve hijyenik ortamlarda yapılması, bayram sürecinin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi açısından büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/cezasi-agir-buralarda-kiyma-cektiren-yanar</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kiyma-cektirme-1.jpg" type="image/jpeg" length="65550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu’da Olukbaşı yeni hastaneye kavuşuyor: 294 milyon 400 bin liralık yatırım!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-olukbasi-yeni-hastaneye-kavusuyor-294-milyon-400-bin-liralik-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-olukbasi-yeni-hastaneye-kavusuyor-294-milyon-400-bin-liralik-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu’nun Olukbaşı mevkiinde yeni bir hastane inşa ediliyor. 12 Mart’ta yapılan ihalenin ardından AK Parti Kastamonu İl Başkanı Sevgilioğlu, önemli bir açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da sağlık altyapısını güçlendirecek önemli projelerden biri daha hayata geçiriliyor. Olukbaşı mevkiinde inşa edilmesi planlanan yeni sağlık hizmet binası için süreç resmen başladı. Daha önce 12 Mart tarihinde ihalesi gerçekleştirilen proje, tamamlandığında bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini önemli ölçüde artıracak.</p>

<h2>Modern Sağlık Hizmetleri İçin Büyük Yatırım</h2>

<p>AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, yaptığı açıklamada projenin toplam yatırım bedelinin 294 milyon 400 bin lira olduğunu belirtti. Yeni sağlık hizmet binasının, günümüzün modern sağlık standartlarına uygun şekilde tasarlanacağını ifade eden Sevgilioğlu, yapım sürecinin başladığını duyurdu.</p>

<p><img alt="Sevgilioğlu 'Chp Kastamonu İl Yönetimi’nin Gündeminde Su Yok, Itiraf Ediyorlar' 8888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/01/sevgilioglu-chp-kastamonu-il-yonetiminin-gundeminde-su-yok-itiraf-ediyorlar-8888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Proje kapsamında inşa edilecek tesisin, hem fiziki donanımı hem de hizmet kapasitesiyle Kastamonu’nun sağlık alanındaki ihtiyaçlarına uzun vadeli çözümler sunması hedefleniyor.</p>

<h2>“Sağlıkta Güçlü Vizyonun Bir Parçası”</h2>

<p>Sevgilioğlu açıklamasında, Türkiye’nin sağlık alanındaki dönüşümüne de dikkat çekti. Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı doğrultusunda yatırımların sürdüğünü vurgulayan Sevgilioğlu, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kaliteli erişebilmesi için çalışmaların aralıksız devam ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Olukbaşına Yeni Hastane Başladı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/olukbasina-yeni-hastane-basladi-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Yeni hastane projesinin, özellikle Saraçlar Mahallesi ve çevresindeki vatandaşlar için önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirten Sevgilioğlu, iş yeri teslim sürecinin tamamlanmasının ardından inşaat faaliyetlerinin başladığını ifade etti.</p>

<h2>Bölge Halkına Daha Erişilebilir Sağlık Hizmeti</h2>

<p>Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kastamonu’da sağlık hizmetlerine erişimin daha kolay hale gelmesi bekleniyor. Modern mimarisi ve gelişmiş tıbbi altyapısıyla dikkat çekecek olan sağlık hizmet binası, hem hasta memnuniyetini artıracak hem de sağlık çalışanlarına daha verimli bir çalışma ortamı sunacak.</p>

<p><img alt="Olukbaşına Yeni Hastane Başladı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/olukbasina-yeni-hastane-basladi-2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sevgilioğlu, açıklamasının devamında projeye katkı sağlayan isimlere de teşekkür etti. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a teşekkürlerini iletti.</p>

<h2>Kastamonu’nun Sağlık Geleceğine Yatırım</h2>

<p>Kastamonu’da hayata geçirilen bu büyük ölçekli yatırım, yalnızca bugünün değil geleceğin sağlık ihtiyaçlarını da karşılamayı amaçlıyor. Sağlık alanında yapılan her yatırımın insan hayatına doğrudan dokunduğunu belirten yetkililer, yeni hastanenin bölgeye değer katacağını ifade ediyor.</p>

<p>Yetkililer, projenin planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi halinde kısa sürede tamamlanarak hizmete açılacağını belirtiyor. Böylece Kastamonu, modern sağlık hizmetlerine bir adım daha yaklaşmış olacak.</p>

<p>İLGİLİ HABER</p>

<h2 itemprop="headline"><strong><a href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-olukbasina-yeni-hastane-yapiliyor-ihalesi-yapildi"><span style="color:#e74c3c"><span style="background-color:#dddddd">Kastamonu’da Olukbaşına yeni hastane yapılıyor: İhalesi yapıldı!</span></span></a></strong></h2>

<h2 itemprop="headline"><strong><a href="https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-olukbasina-yeni-hastane-insaat-basliyor"><span style="color:#e74c3c"><span style="background-color:#dddddd">Kastamonu’da Olukbaşına yeni hastane: İnşaat başlıyor</span></span></a></strong></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yeşim Sürlü</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu Merkez Haberleri, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/kastamonuda-olukbasi-yeni-hastaneye-kavusuyor-294-milyon-400-bin-liralik-yatirim</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kastamonu-olukbasi-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="91439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsim geçişleri sağlığı tehdit ediyor: Kronik hastalar dikkat!]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/mevsim-gecisleri-sagligi-tehdit-ediyor-kronik-hastalar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/mevsim-gecisleri-sagligi-tehdit-ediyor-kronik-hastalar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimlerinin astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde atak riskini yükseltebildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarının gelişiyle birlikte doğa canlanırken, insan sağlığı açısından bazı riskler de artış gösteriyor. Özellikle ani hava değişimleri, bağışıklık sistemini zayıflatarak birçok hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu dönemlerde özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Solunum Yolu Hastalıklarında Artış</h2>

<p><img alt="İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/ic-hastaliklari-uzmani-dr-meric-zeydan-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>İç hastalıkları uzmanlarına göre mevsim geçişleri, en çok solunum yolu hastalıklarını tetikliyor. Ani sıcaklık değişimleri nedeniyle vücut direnci düşerken; grip, nezle, sinüzit ve boğaz enfeksiyonları daha sık görülüyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde havanın serin olması, yanlış giyim tercihleriyle birleştiğinde hastalık riskini artırıyor.</p>

<p>Alerjik bünyeye sahip kişilerde ise polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte burun akıntısı, hapşırık, gözlerde sulanma ve nefes darlığı gibi belirtiler daha belirgin hale geliyor. Bu süreçte Astım ve KOAH gibi kronik hastalıklara sahip bireylerde atak riski ciddi şekilde yükseliyor. Uzmanlar, bu kişilerin ilaçlarını aksatmaması ve hava değişimlerine karşı önlem alması gerektiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Bahar Alerjisi Mevsim (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/bahar-alerjisi-mevsim-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Kalp ve Dolaşım Sistemi de Etkileniyor</h2>

<p>Mevsim geçişleri yalnızca solunum yollarını değil, dolaşım sistemini de doğrudan etkiliyor. Hava basıncındaki değişiklikler ve sıcaklık dalgalanmaları, özellikle tansiyon hastalarında ani yükselme veya düşmelere yol açabiliyor. İleri yaş grubundaki bireylerde ise kalp ve damar hastalıkları açısından risk artışı gözlemleniyor.</p>

<p><img alt="Gece Saatlerine Dikkat Kalp Krizi Bu Saatlerde Zirve Yapıyor! 8888" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/04/gece-saatlerine-dikkat-kalp-krizi-bu-saatlerde-zirve-yapiyor-8888.jpeg" width="740" /></p>

<p>Ayrıca migren hastalarında baş ağrılarının sıklaştığı, romatizmal rahatsızlığı olan kişilerde ise eklem ağrılarının belirgin şekilde arttığı biliniyor.</p>

<h2>Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri</h2>

<p>Hava değişimlerinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkileri de bulunuyor. Düzensiz iklim koşulları bazı bireylerde enerji düşüklüğü, isteksizlik ve mutsuzluk gibi durumlara neden olabiliyor. Uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte dikkat eksikliği ve konsantrasyon sorunları ortaya çıkabiliyor. Bazı kişilerde ise kaygı seviyesinde artış ve depresif ruh hali görülebiliyor.</p>

<p><img alt="Günlük Rutine Eklenebilir Ruh Sağlığını Destekleyen 8 Basit Alışkanlık (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/gunluk-rutine-eklenebilir-ruh-sagligini-destekleyen-8-basit-aliskanlik-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Uzmanlardan Önemli Öneriler</h2>

<p>Sağlıklı bir mevsim geçişi için uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Günlük hava durumunu takip ederek ani değişimlere hazırlıklı olun</li>
 <li>Katmanlı giyinerek vücut ısınızı dengede tutun</li>
 <li>Sebze, meyve ve protein ağırlıklı beslenmeye özen gösterin</li>
 <li>Gün içinde yeterli miktarda su tüketin</li>
 <li>Uyku düzeninizi koruyun ve kaliteli uyuyun</li>
 <li>Düzenli yürüyüş ve hafif egzersiz yapın</li>
 <li>Kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edin</li>
 <li>Kronik hastalığınız varsa ilaçlarınızı düzenli kullanın</li>
 <li>Açık havada vakit geçirerek güneş ışığından faydalanın</li>
</ul>

<p>Uzun süren halsizlik, yüksek ateş, nefes darlığı veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtiler yaşanması durumunda ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p>Mevsim geçişlerinde alınacak basit önlemlerle hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı korumak mümkün. Özellikle risk grubundaki bireylerin bu dönemi daha bilinçli geçirmesi büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/mevsim-gecisleri-sagligi-tehdit-ediyor-kronik-hastalar-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/bahar-alerjisi-mevsim-2.jpg" type="image/jpeg" length="39500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz ilerliyor: Zamanında tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/sessiz-ilerliyor-zamaninda-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/sessiz-ilerliyor-zamaninda-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hipertansiyonun dünyada ve Türkiye'de kalp-damar hastalıklarının en önemli sebeplerinden biri olduğuna dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve bu sebeple sessizce can aldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp-damar hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biri olarak gösterilen hipertansiyon, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Kardiyoloji uzmanları, yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek, bu nedenle “sessiz katil” olarak adlandırıldığını vurguluyor.</p>

<p>Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmelerde hipertansiyonun kalp krizi, felç, kalp yetmezliği ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık problemlerine zemin hazırladığını belirtti.</p>

<p><img alt="Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/kardiyoloji-uzmani-doc-dr-ibrahim-donmez.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Belirti Vermeden İlerleyebilen Tehlike</h2>

<p>Hipertansiyonun toplumda oldukça yaygın görülmesine rağmen çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini ifade eden Doç. Dr. Dönmez, birçok hastanın ancak ciddi bir komplikasyon yaşadığında tanı aldığını söyledi. Düzenli tansiyon ölçümünün erken teşhis açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayan Dönmez, şu ifadelere dikkat çekti:</p>

<p>“Hipertansiyon çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle pek çok kişi tansiyon hastası olduğunu ancak kalp krizi ya da inme gibi ciddi bir durum ortaya çıktığında öğreniyor. Oysa düzenli ölçümlerle erken tanı koymak mümkündür.”</p>

<h2>Belirtiler Görülebilir Ama Her Zaman Değil</h2>

<p><img alt="Tansiyon Ölçümü 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/tansiyon-olcumu-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Yüksek tansiyon bazı hastalarda baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı ve burun kanaması gibi şikâyetlerle kendini gösterebilir. Ancak uzmanlara göre bu belirtilerin görülmemesi, tansiyonun normal olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Doç. Dr. Dönmez, hipertansiyonun çoğu zaman sessiz seyrettiğini belirterek, “Şikâyet olmaması kişiyi yanıltmamalıdır. Bu yüzden düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” uyarısında bulundu.</p>

<h2>Yaşam Tarzı Değişiklikleri Koruyucu Rol Oynuyor</h2>

<p>Hipertansiyondan korunmada yaşam tarzının büyük önem taşıdığını ifade eden uzmanlar, özellikle günlük alışkanlıkların yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz yapılması, ideal kilonun korunması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması riskleri önemli ölçüde düşürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca sigara ve aşırı alkol kullanımından uzak durmanın da kalp ve damar sağlığı açısından kritik olduğu belirtiliyor. Düzenli doktor kontrolleri ise hastalığın erken dönemde tespit edilmesini sağlayarak olası komplikasyonların önüne geçiyor.</p>

<p><img alt="Yuksek Tansiyon Belirtileri 3110" class="detail-photo img-fluid" height="487" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2024/01/yuksek-tansiyon-belirtileri-3110.jpg" width="865" /></p>

<h2>Erken Teşhis Hayat Kurtarır</h2>

<p>Hipertansiyonun erken teşhis ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Doç. Dr. İbrahim Dönmez, tansiyonun düzenli takip edilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Dönmez açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Tansiyonun kontrol altında tutulması, kalp ve damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azaltır. Sağlıklı bir yaşam için tansiyon değerlerinin düzenli olarak takip edilmesi ihmal edilmemelidir.”</p>

<p>Uzmanlar, toplumda farkındalığın artırılmasıyla hipertansiyona bağlı ciddi sağlık sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/sessiz-ilerliyor-zamaninda-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/tansiyon-olcumu.jpg" type="image/jpeg" length="28743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık raporu artık böyle alınacak: Kurallar yeniden belirlendi]]></title>
      <link>https://www.taskoprupostasi.com/saglik-raporu-artik-boyle-alinacak-kurallar-yeniden-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.taskoprupostasi.com/saglik-raporu-artik-boyle-alinacak-kurallar-yeniden-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık raporu süreçlerinde yeni dönem başladı. e-Rapor sistemiyle istirahat, evlilik ve engelli raporlarında kurallar yeniden düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık raporu alacak milyonlarca kişiyi ilgilendiren yeni dönem resmen başladı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Sağlık Raporları Yönetmeliği ile rapor süreçlerinde dijital uygulamalar daha merkezi hale getirildi. Yeni düzenlemeyle birlikte istirahat raporlarından evlilik raporlarına, engelli raporlarından silah ruhsatı başvurularına kadar birçok alanda kurallar yeniden şekillendi.</p>

<p>Artık rapor süreçlerinde e-Rapor sistemi esas alınacak. Islak imzalı raporlar ise yalnızca istisnai durumlarda geçerli olacak. Vatandaşlar sağlık raporu işlemlerine başlamadan önce e-Devlet üzerinden “kişisel sağlık bilgi formu” dolduracak.</p>

<h2>İstirahat raporlarında 40 gün sınırı</h2>

<p>Yeni düzenlemede çalışanları yakından ilgilendiren istirahat raporları için dikkat çeken sınırlamalar getirildi. Buna göre tek hekim, bir defada en fazla 10 gün istirahat raporu verebilecek. Kontrol muayenesiyle bu süre 10 gün daha uzatılabilecek.</p>

<p>Ancak 20 günü aşan raporlar için sağlık kurulu onayı gerekecek. Ayrıca bir yıl içinde tek hekim tarafından verilebilecek toplam istirahat raporu süresi 40 günü geçemeyecek. Bu adımla rapor süreçlerinde daha kontrollü ve takip edilebilir bir sistem hedefleniyor.</p>

<h2>Evlilik raporu e-Devlet’ten alınabilecek</h2>

<p>Yeni dönemin dikkat çeken kolaylıklarından biri de evlilik hazırlığı yapan çiftleri ilgilendiriyor. Gerekli sağlık testleri tamamlandıktan sonra çiftlerin yeniden hastaneye giderek rapor almasına gerek kalmayacak. Onaylanan evlilik raporları e-Devlet üzerinden indirilebilecek.</p>

<p><img alt="Sağlık Raporu Artık Böyle Alınacak Kurallar Yeniden Belirlendi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://taskoprupostasicom.teimg.com/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/saglik-raporu-artik-boyle-alinacak-kurallar-yeniden-belirlendi-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Spor faaliyetleri için de sadeleştirmeye gidildi. Okul ve sosyal etkinliklerde bazı durumlarda rapor yerine beyana dayalı sağlık durum belgesi yeterli kabul edilecek.</p>

<h2>Engelli raporu ve silah ruhsatında yeni kriterler</h2>

<p>Engelli raporlarında özellikle ÖTV istisnası kapsamında kullanılan ifadeler daha ayrıntılı hale getirilecek. Raporda engelin türü, etkilediği uzuvlar ve oranlar açık şekilde belirtilecek.</p>

<p>Silah ruhsatı başvurularında ise psikiyatrik geçmiş ve bağımlılık öyküsü daha dikkatli değerlendirilecek. Adli muayene süreçlerinde de mahremiyet vurgusu öne çıkarılırken, raporlara itirazlar İl Sağlık Müdürlükleri üzerinden hakem hastane sistemiyle yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.taskoprupostasi.com/saglik-raporu-artik-boyle-alinacak-kurallar-yeniden-belirlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://taskoprupostasicom.teimg.com/crop/1280x720/taskoprupostasi-com/uploads/2026/05/saglik-raporu-artik-boyle-alinacak-kurallar-yeniden-belirlendi-2.jpg" type="image/jpeg" length="81640"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
