Orhan Reis Gıda Sarımsak Entegre Tesisi sahibi Orhan Reis, İspanya’nın Cuenca eyaletinde düzenlenen Las Pedroñeras Uluslararası Sarımsak Fuarı’nın ardından Taşköprü sarımsağının geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Fuarda üretimden depolamaya, makineleşmeden ihracata kadar uzanan sistemi yakından inceleyen Reis, İspanya’nın endüstriyel kapasitesine dikkat çekerken Taşköprü’nün ürün kalitesi açısından çok daha farklı bir noktada konumlanabileceğini söyledi.
Seyahatin yalnızca bir fuar ziyareti olmadığını vurgulayan Reis, temel amaçlarının İspanya’daki üretim modelini yerinde incelemek, güçlü ve zayıf yönlerini analiz etmek ve edinilen tecrübeleri Taşköprü’ye uyarlayabilecek bir yol haritasına dönüştürmek olduğunu belirtti. Taşköprü sarımsağının aroma, lezzet ve doğal bileşenleriyle önemli bir avantaja sahip olduğunu ifade eden Reis, bu kalitenin modern üretim ve güçlü pazarlama altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
İspanya sarımsakta endüstriyel bir sistem kurmuş
Orhan Reis’in aktardığına göre Las Pedroñeras bölgesinde sarımsak üretimi, geleneksel tarım anlayışının ötesine geçerek büyük ölçekli bir endüstriye dönüşmüş durumda. Ekim, bakım, toprak işleme ve hasat süreçlerinin önemli bir bölümünde ürüne özel yüksek kapasiteli tarım makineleri kullanılıyor.
Makineleşme sayesinde geniş arazilerde daha kısa sürede üretim yapılırken, insan gücüne duyulan ihtiyaç ve işçilik maliyetleri de azaltılıyor. Üretimin belirli standartlara bağlanması, hasat dönemindeki zaman kaybının önüne geçerek sarımsağın doğru zamanda topraktan çıkarılmasına imkân sağlıyor.

İspanya’nın avantajı yalnızca üretim miktarıyla sınırlı kalmıyor. Hasadı tamamlanan ürünler, nem ve sıcaklığın kontrol altında tutulduğu büyük kapasiteli depolarda muhafaza ediliyor. Böylece sarımsak yalnızca hasat döneminde değil, yılın tamamında iç ve dış pazara sunulabiliyor.
Orhan Reis, bu sistemin üreticinin ürününü hasadın hemen ardından düşük fiyatla satma zorunluluğunu azalttığına dikkat çekti. Kontrollü depolama imkânı sayesinde piyasanın ihtiyacına göre satış yapılabildiğini, bunun da üretici ile tüccar arasındaki fiyat dengesini etkilediğini anlattı.
Sarımsak yalnızca ham ürün olarak satılmıyor
Las Pedroñeras’taki yapının dikkat çeken bir başka yönünü işleme tesisleri oluşturuyor. Bölgede yetiştirilen sarımsak yalnızca filelere konularak taze ürün halinde pazara gönderilmiyor. Siyah sarımsak, püre, kurutulmuş sarımsak, toz, dilimlenmiş ürün ve konserve gibi farklı seçeneklere dönüştürülüyor.
Bu çeşitlilik, aynı tarım ürününden farklı tüketici gruplarına ulaşılmasını sağlıyor. Gıda sanayisi, restoranlar, zincir marketler ve uluslararası alıcılar için ayrı ürün grupları hazırlanırken, sarımsağın kilogram başına oluşturduğu ekonomik değer de yükseliyor.
Orhan Reis, Taşköprü’nün de yalnızca ham sarımsak satan bir üretim merkezi olarak kalmaması gerektiğini ifade etti. Küçük ve orta ölçekli girişimcilerin ürün işleme, paketleme ve markalaşma yatırımlarına yönlendirilmesinin ilçenin ekonomik geleceği açısından önemli olduğunu kaydetti.

Taşköprü’de arazi yapısı makineleşmeye uygun hale getirilmeli
İspanya’daki gözlemlerinin ardından Taşköprü için yapılması gerekenleri sıralayan Reis, ilk olarak parçalı tarım arazilerine dikkat çekti. Küçük ve birbirinden uzak tarlaların modern makinelerin verimli kullanılmasını güçleştirdiğini belirten Reis, arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Özellikle sarımsak dikimi ve hasadında kullanılabilecek makinelerin üreticiye doğrudan satın aldırılması yerine ortak kullanım modellerinin geliştirilebileceğini dile getirdi. Kooperatifler, üretici birlikleri veya yerel kurumlar üzerinden kurulabilecek makine parklarının, çiftçinin yatırım yükünü azaltabileceğini belirtti.
Reis’e göre kullanılacak makinelerin yalnızca hızlı çalışması yeterli değil. Sarımsağın baş ve diş yapısına zarar vermeyen, Taşköprü’nün arazi şartlarına uyum sağlayan özel ekipmanların seçilmesi gerekiyor. Yanlış makine kullanımıyla oluşabilecek ürün kaybının önüne geçilmesi için deneme ve eğitim çalışmalarına da ihtiyaç bulunuyor.

Ortak soğuk hava depoları üreticiyi güçlendirebilir
Taşköprü sarımsağının karşı karşıya bulunduğu önemli sorunlardan birinin depolama olduğunu vurgulayan Orhan Reis, çillenme, küflenme ve kalite kayıplarını azaltacak kontrollü tesislerin kurulmasını önerdi.
Üreticilerin bireysel olarak büyük depolama yatırımlarına ulaşmasının kolay olmadığını ifade eden Reis, ortak kullanıma açık akıllı soğuk hava depolarının daha uygulanabilir bir seçenek olabileceğini söyledi. Böyle bir sistemde çiftçi, hasat ettiği ürünü kısa sürede satmak yerine uygun şartlarda muhafaza ederek piyasa koşullarını takip edebilir.
Depolama süresinin uzaması, Taşköprü sarımsağının yalnızca birkaç aylık bir ticari hareketliliğe sıkışmasını da engelleyebilir. Yıl boyunca düzenli ürün sunulabilmesi, zincir marketler ve uluslararası alıcılarla uzun vadeli sözleşmeler yapılmasının önünü açabilir.

Festival küresel alıcıların buluşma noktasına dönüşmeli
Orhan Reis, Las Pedroñeras Uluslararası Sarımsak Fuarı’nın yalnızca yerel halkın katıldığı bir etkinlik olmadığını, üretici, tüccar, makine firması, ithalatçı ve gıda şirketlerini aynı zeminde buluşturan ticari bir organizasyona dönüştüğünü aktardı.
Taşköprü’de düzenlenen sarımsak festivalinin güçlü bir kültürel geçmişi bulunduğunu belirten Reis, artık ticari yönün daha görünür hale getirilmesi gerektiğini savundu. Festival sürecinde uluslararası market zincirlerinin satın alma heyetleri, gıda üreticileri, ithalatçılar, şefler ve yatırımcıların ilçeye davet edilebileceğini ifade etti.
Festivalin yalnızca konser ve eğlence programlarıyla değil, ihracat görüşmeleri, makine tanıtımları, bilimsel toplantılar, ürün yarışmaları ve ikili ticari görüşmelerle desteklenmesinin Taşköprü sarımsağının küresel bilinirliğine katkı sağlayabileceğini kaydetti.
Taşköprü’nün rekabet alanı tonaj değil kalite olmalı
İspanya’nın büyük üretim alanları ve güçlü makine altyapısıyla tonaj yarışında avantajlı olduğunu belirten Orhan Reis, Taşköprü’nün aynı yöntemi kopyalayarak hareket etmesini doğru bulmadığını söyledi.
Taşköprü sarımsağının asıl gücünün kendine özgü aroması, keskinliği, yetiştiği toprak ve ürün bileşenlerinde bulunduğunu ifade eden Reis, ilçenin hacim yerine yüksek değerli ürün pazarına yönelmesi gerektiğini savundu.
Reis, İspanya’nın geleneksel mor sarımsağı lezzet ve köken üzerinden pazarladığını, Taşköprü’nün ise bilimsel araştırmalar ve kalite analizleriyle farklı bir alan açabileceğini dile getirdi. Ancak sağlıkla ilişkili özelliklerin uluslararası pazarlamada kullanılabilmesi için iddiaların bilimsel çalışmalarla desteklenmesi, mevzuata uygun biçimde doğrulanması ve güvenilir kurumlar tarafından belgelenmesi gerekiyor.
Bu doğrultuda üniversitelerle ortak projelerin artırılmasını isteyen Reis, Taşköprü’de doğrudan sarımsak üzerine çalışan bir araştırma merkezi kurulmasını önerdi. Hastalıklardan arındırılmış tohumluk üretimi, çeşit ıslahı, raf ömrü, kalite standardı ve toprak yapısı gibi başlıklarda sürekli araştırma yapılmasının önemini vurguladı.

Coğrafi işaret güçlü bir ticari markaya dönüştürülmeli
Coğrafi işaretin ürünün kökenini koruduğunu ancak tek başına küresel başarı için yeterli olmadığını ifade eden Orhan Reis, izlenebilir üretim ve bağımsız analiz sistemlerinin de kurulması gerektiğini belirtti.
Tarladan paketlemeye kadar her aşaması kayıt altına alınan, kalıntı ve içerik analizleri düzenli yapılan, ambalajı üzerinden üreticisine kadar takip edilebilen bir sistemin güveni artıracağını söyledi. Organik ve fonksiyonel gıda pazarlarına yönelik gerekli sertifikaların alınmasının, Taşköprü sarımsağını daha yüksek fiyatlı tüketici segmentlerine taşıyabileceğini dile getirdi.
Orhan Reis, hedefin İspanya’yla ton üzerinden rekabet etmek olmadığını vurgulayarak Taşköprü sarımsağının kendi kategorisini yukarı taşıması gerektiğini söyledi. Reis’e göre Taşköprü, çok miktarda satılan sıradan bir tarım ürünü yerine sınırlı üretimi, doğrulanmış kalitesi ve güçlü marka değeriyle aranan bir ürün kimliği kazanmalı.

İspanya heyetine teşekkür etti
Orhan Reis, İspanya programının hazırlanmasına katkı sağlayan ve ziyaret boyunca Taşköprü sarımsağına neler kazandırılabileceği konusunda çalışma yürüten heyete teşekkür etti.
Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet İpek, Taşköprü Yerel Eylem Grubu temsilcileri, sarımsak üreticileri ve iş insanlarının seyahat boyunca önemli bir mesai harcadığını belirten Reis, edinilen tecrübelerin somut projelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Meselenin İspanya’ya yalnızca ayak uydurmak ya da oradaki modeli olduğu gibi Taşköprü’ye taşımak olmadığını söyleyen Orhan Reis, esas hedefi “küresel pazarda oyunun kurallarını değiştirmek” sözleriyle özetledi. Taşköprü sarımsağının üretimden bilime, depolamadan ihracata kadar bütüncül bir anlayışla ele alınması halinde dünyanın en prestijli sarımsak markalarından biri olabileceğini kaydetti.
*Özel Haber





