Nuh Tufanı’nın nerede ve nasıl yaşandığına ilişkin yüzyıllardır süren tartışmalarda Karadeniz yeniden dikkatleri üzerine çekti. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Nuh’un Gemisi olduğuna inanılan oluşum üzerinde yürütülen çalışmalar sürerken, Kastamonu’nun İnebolu ilçesinden yaklaşık iki asır önce kayıtlara geçen sıra dışı bir anlatı da yeniden merak konusu oldu.

Kastamonu Kent Müzesi sorumlusu arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu’nun Paphlagon'dan Candar'a - Kastamonu'nun Tarih Kitabı adlı eserindeki “Nuh Tufanı’nın merkezi Karadeniz miydi?” bölümü, Karadeniz’in binlerce yıl önce yaşadığı büyük değişimi Kastamonu kıyıları üzerinden de ele alıyor.

Karadeniz’in geçmişi Nuh Tufanı tartışmasının merkezinde

Kitapta aktarılan görüşlerden biri, Karadeniz’in yaklaşık 7-8 bin yıl önce bugünkü yapısından farklı olarak bir tatlı su gölü niteliğinde olduğu yönünde. Buzul çağının sona ermesinin ardından deniz seviyelerinde meydana gelen değişimin, Karadeniz havzasında çok hızlı bir su yükselmesine neden olmuş olabileceği anlatılıyor.

Bu senaryoya göre kıyıdaki yerleşimler kısa sürede değişen koşullardan etkilenirken, insanların daha yüksek ve iç kesimlere doğru hareket etmiş olması ihtimali üzerinde duruluyor. İşte Karadeniz’de yaşandığı düşünülen bu büyük dönüşüm ile farklı toplumların hafızasında yer alan tufan anlatıları arasındaki benzerlik, Nuh Tufanı tartışmalarının önemli başlıklarından birini oluşturuyor.

İnebolu ayrıntısına dikkat çekildi

Kastamonuhaber.com’un 30 Eylül’de yayımladığı habere göre de konunun Kastamonu açısından en dikkat çekici noktası İnebolu’da yaklaşık 200 yıl önce kayda geçirilen anlatı. Haberde, 1817-1819 yıllarında Karadeniz kıyılarını gezen seyyah M. Bijiskyan’ın İnebolu ve çevresine ilişkin gözlemlerine yer veriliyor.

Bijiskyan’ın anlatımına göre İnebolu merkezinden kuş uçumu yaklaşık 7 kilometre içeride, deniz seviyesinden yaklaşık 400 metre yükseklikte bulunan Başköy’de gemi bağlamak için kullanıldığı söylenen taş kazıklar ile delikli taşlar bulunuyordu.

Daha da dikkat çekici olan ise bölge halkının bu taşlarla ilgili seyyaha aktardığı anlatıydı. Köylüler, İstanbul Boğazı açılmadan önce denizin söz konusu tepelere kadar ulaştığını ve gemilerin burada bağlandığını anlatıyordu.

200 yıllık anlatı bugün neden yeniden konuşuluyor?

İnebolu halkının yaklaşık iki asır önce aktardığı bu sözlü hafıza, günümüzde Karadeniz’in geçmişine yönelik bilimsel tartışmalarla birlikte yeniden değerlendiriliyor. Elbette Başköy’deki anlatı tek başına Nuh Tufanı’nın Kastamonu veya Karadeniz’de yaşandığını kanıtlayan bilimsel bir veri niteliğinde değil. Ancak bölgenin geçmişinde deniz seviyesine ilişkin böylesine sıra dışı bir anlatının bulunması konuyu daha da ilginç hale getiriyor.

Doğubayazıt’ta Nuh’un Gemisi olduğuna inanılan oluşum üzerindeki yeni araştırmalar devam ederken, bir taraftan da Karadeniz’in binlerce yıllık geçmişi yeniden tartışılıyor. Bu tartışmanın Kastamonu ayağında ise gözler, İnebolu’nun dağlarında kuşaktan kuşağa aktarılan ve yaklaşık 200 yıl önce yazılı kayıtlara giren Başköy anlatısına çevriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi