AK Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunmaya hazırlandığı kanun teklifi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu bulunan vatandaşları ilgilendiriyor. Teklifin yasalaşması halinde, 1 Ocak 2017 tarihinden önceye ait ödenmemiş GSS prim borçları ile bu borçlara bağlı gecikme cezası ve zamlarının tahsilinden vazgeçilmesi öngörülüyor. Düzenlemenin yaklaşık 1 milyon kişiyi kapsaması bekleniyor.

GSS prim borçları silinecek mi?

AK Parti tarafından hazırlanan ve önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan kanun teklifinin 11 maddeden oluşması bekleniyor. Çalışma hayatı ve enerji alanlarında çeşitli düzenlemeler içeren teklifte, GSS prim borçlarına ilişkin bir madde de bulunuyor.

Düzenlemeye göre, 1 Ocak 2017 tarihinden önceye ait olup bugüne kadar ödenmemiş GSS prim borçlarının tahsilinden vazgeçilecek. Söz konusu borçlara bağlı gecikme cezaları ve gecikme zamları gibi feri alacakların da silinmesi planlanıyor.

Teklifin yasalaşması durumunda, belirtilen tarihten önceki dönemlere ait GSS prim borcu bulunan vatandaşların borç yükünün ortadan kaldırılması hedefleniyor. Ancak düzenlemenin henüz teklif aşamasında olduğu ve yürürlüğe girmesi için yasama sürecinin tamamlanması gerektiği unutulmamalı.

Genel Saglik Sigortasi Sgk Gss Borc Nasil Odenir Gss Borcu Odenmezse Ne Olur Kastamonu Taskopru Postasi Haberleri

Kadın ve genç istihdamına yönelik teşvikler uzatılacak

Kanun teklifinde yalnızca GSS borçları değil, istihdamı desteklemeye yönelik düzenlemeler de yer alıyor.

Kadınların, gençlerin ve mesleki ya da teknik eğitim belgesine sahip işsizlerin istihdamını artırmak amacıyla uygulanan teşviklerin süresinin 31 Aralık 2027'ye kadar uzatılması öngörülüyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı'na, söz konusu teşviklerin süresini 31 Aralık 2028'e kadar uzatma yetkisi verilmesi planlanıyor.

Teklif kapsamında Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda çeşitli yasal düzenlemelerin yapılması da gündemde bulunuyor.

Yüzen LNG tesisleri için yeni adım

Kanun teklifinin enerji alanındaki düzenlemeleri arasında yüzen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerinin faaliyet bölgelerine ilişkin değişiklikler de bulunuyor.

Buna göre, lisans sahibinin talebi üzerine yüzen LNG tesislerinin lisanslarında belirtilen konumlarından ayrılarak başka bölgelerde faaliyet göstermesine izin verilebilecek. Bu süreçte doğal gaz arz güvenliğinin gözetilmesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşünün alınması ve kararın Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından verilmesi öngörülüyor.

Kaynak: Basın Bülteni