Sabah işe yetişme telaşı, durakta bekleyiş ve akşam aynı güzergâhı yeniden katetmek… Özellikle büyükşehirlerde çalışanlar için mesai, iş yerine ulaşmadan çok önce başlıyor. Britanya’da 2 bin kişinin katıldığı bir araştırma ise çalışanların yolculuktan ne beklediğine ilişkin dikkat çekici bir sonuç ortaya koyuyor: İdeal işe ulaşım süresi yaklaşık yarım saat.

Vice’ın aktardığı araştırmaya göre katılımcılar açısından ideal süre 29 dakika olarak belirlendi. Yolculuğun 45 dakikayı aşmasıyla birlikte stres ve olumsuz ruh hâlinin öne çıktığı bildirildi. Bu bulgular, ulaşım süresinin yalnızca günlük programı değil, kişinin işe ve özel yaşamına ayırabildiği enerjiyi de ilgilendirdiğini gösteriyor.

Yarım saatlik yolculuk neden önemli?

Araştırmada ortaya çıkan süre, uzun yolculuklarla geçen bir iş gününün çalışanlar açısından nasıl hissedildiğini tartışmaya açıyor. Sabah yola çıkan bir kişinin önünde yalnızca çalışma saatleri bulunmuyor; eve dönüş için harcayacağı zaman da günün önemli bir bölümünü oluşturuyor.

ABD’ye ilişkin aktarılan bilgilerde de ideal işe gidiş süresinin 30 dakika olduğu belirtiliyor. Ortalama işe ulaşım süresi ise 27,2 dakika olarak veriliyor. Bununla birlikte, bu rakamları herkes için geçerli kesin bir sınır olarak değerlendirmemek gerekiyor. Yolculuğun koşulları, kullanılan araç ve kişisel beklentiler de ulaşım deneyiminin bir parçası.

Fazladan 20 dakikanın iş memnuniyetine etkisi

Ulaşım ile çalışma hayatı arasındaki ilişkiyi inceleyen bir başka araştırma, West of England Üniversitesi tarafından yürütüldü. Beş yıl boyunca 26 binden fazla çalışanın değerlendirildiği çalışmada, yol süresi uzadıkça iş memnuniyetinin düştüğü belirlendi.

Araştırmada günlük işe gidiş-geliş süresine eklenen 20 dakikanın, iş memnuniyeti üzerinde maaşın yüzde 19 azalmasına benzer bir etki oluşturduğu ifade edildi. Bu karşılaştırma gerçek bir ücret kaybını değil, çalışanların memnuniyet düzeyindeki değişimi anlatıyor.

Uzun yolculuk sosyal hayattan da zaman alıyor

Konunun bir diğer boyutu, iş dışında kurulan ilişkiler. Harvard Üniversitesinden siyaset bilimci Robert Putnam’ın değerlendirmesine göre işe ulaşım süresindeki her 10 dakikalık artış, sosyal bağlantılarda yüzde 10’luk azalmayla ilişkilendiriliyor.

İstanbul gibi günlük ulaşımın önemli zaman aldığı kentlerde bu tartışma daha da anlam kazanıyor. Metrobüs, otobüs veya özel araçla geçirilen uzun saatler; aileye, arkadaşlara ve dinlenmeye ayrılabilecek süreyi daraltıyor. Araştırmaların ortak işareti, bir işin günlük yaşama etkisini değerlendirirken yalnızca mesai saatlerine bakmanın yeterli olmadığı yönünde. Ev ile iş arasındaki yol da bu hesabın önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Kaynak: Haber Merkezi