Kurtuluş Savaşı sırasında Karadeniz üzerinden İnebolu’ya getirilen silah ve mühimmatın kıyıya ulaştırılmasında kullanılan piyade kayıkları, Millî Mücadele’nin az bilinen kahramanları arasında yer alıyor. Bu özel kayıkların Türkiye’deki tek örneği, Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde ziyaretçilerini karşılıyor.
İnebolu Adliyesinin bahçesinde sergilenen piyade kayığı, yaklaşık bir asır önce Karadeniz’in sert dalgaları arasında yürütülen cephane sevkiyatını günümüze taşıyor. Dönemin yapım özelliklerine bağlı kalınarak Mehmet Aksoy tarafından hazırlanan kayık, İnebolu Piyade Kayıkçı Loncasının fedakârlığını hatırlatan önemli bir simge olarak öne çıkıyor.
Fırtınalı havalarda piyade kayıkları kullanıldı
Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul ve Rusya başta olmak üzere farklı noktalardan gönderilen cephane, gemilerle İnebolu açıklarına ulaştırılıyordu. Liman imkânlarının yetersiz olması nedeniyle mühimmatın kıyıya taşınması görevini İnebolulu kayıkçılar üstleniyordu.
Havanın elverişli olduğu günlerde büyük denk kayıkları kullanılırken, Karadeniz’in dalgalı ve fırtınalı olduğu zamanlarda daha küçük yapılı piyade kayıkları devreye giriyordu. Gemilerden alınan mühimmat kıyıya çıkartıldıktan sonra at arabaları ve kağnılara yüklenerek Ankara’ya gönderiliyordu.
İnebolulu denizcilerin üstlendiği bu kritik sorumluluk, Millî Mücadele’nin lojistik hattının kesintisiz işlemesine büyük katkı sağladı. Piyade Kayıkçı Loncasının çalışmaları, İnebolu’ya verilen ikinci İstiklal Madalyasının tarihsel dayanaklarından biri oldu.

“Türkiye’de örneği bulunan tek yer İnebolu’dur”
Kurtuluş Savaşı’nda kullanılan denk ve piyade kayıklarının benzerlerini yaparak bu mirası gelecek kuşaklara aktaran Mehmet Aksoy, kayıkların zaman içerisinde işlevini kaybederek yok olduğunu söyledi.
Aksoy, “1919-1924 yılları arasında Kurtuluş Savaşı’nda kullanılan denk kayıkları, İnebolu’da zaman içerisinde işlevini yitirerek yok olmuştu. O dönemdeki piyade kayıkları, denk kayıklarının küçük tipleridir. Türkiye’de örneği bulunan tek yer İnebolu’dur. Benim el emeğim ile yapmış olduğum Piyade Loncası kayığı İnebolu Adliyesinin bahçesinde sergileniyor. Ondan başka da Türkiye’nin hiçbir tarafında piyade kayığı dediğimiz kayık yok” dedi.
Yapımı altı ay sürdü
İnebolu’da sergilenen piyade kayığını yaklaşık altı ayda tamamladığını anlatan Mehmet Aksoy, çalışması sırasında teknenin orijinal özelliklerine bağlı kaldığını belirtti.
Piyade kayıklarının kötü hava koşullarındaki önemine değinen Aksoy, “Kayığımızı yaparken orijinali gibi yaptık. Denk Kayıkları Loncası büyük tip kayıklar kullanırdı. Piyade tipi olanlar ise küçük kayıklardı. O dönem fırtına olduğu zaman denk kayıklarını yüzdüremiyorlar ve küçük tiplerini kullanıyorlar. Fırtına sırasında cephanelerin karaya çıkartılmasında görev almışlar” ifadelerini kullandı.
Aksoy, karaya ulaştırılan mühimmatın kağnılar ve at arabalarıyla Ankara’ya taşındığını belirterek piyade kayıklarının zorlu hava şartlarında cephane sevkiyatının sürmesini sağladığını vurguladı.

Kurtuluş Savaşı’nda kullanılan kayığın yeri bilinmiyor
İnebolulu balıkçı Hasan Acar ise ailelerine ait eski piyade denk kayığının bir dönem sergilenmek üzere belediyeye teslim edildiğini söyledi.
Acar, “Eskiden bizim de piyade denk kayığımız vardı. Eski belediye başkanı bizlere sergilemek için talepte bulundu. Biz de kayığımızı dönemin belediye başkanına teslim ettik. Kayığımız Kastamonu’da sergileniyordu. O kayığa ne oldu, bilmiyoruz” şeklinde konuştu.
Bugün İnebolu Adliyesinin bahçesinde sergilenen piyade kayığı, Kurtuluş Savaşı’nda cephe gerisinde verilen büyük mücadelenin izlerini yaşatıyor. Kayık, İnebolulu denizcilerin cesaretini ve İstiklal Yolu’nun Karadeniz’de başlayan hikâyesini yeni kuşaklara aktarıyor.





