Türkiye genelinde son haftalarda art arda yaşanan depremler kamuoyunda tedirginlik yaratırken, Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, bu durumun bilimsel nedenlerini ve asıl odaklanılması gereken noktaları değerlendirdi. Barış, deprem sayılarındaki artışın olağan bir süreç olduğunu belirterek, toplumun asıl dikkatini afetlere karşı hazırlık ve zarar azaltma çalışmalarına yöneltmesi gerektiğini vurguladı.

Deprem Haritaları (3)

Depremler Dönemsel Olarak Artabiliyor

Deprem aktivitelerinin belirli dönemlerde yoğunlaşabildiğini ifade eden Prof. Dr. Barış, Türkiye’nin geçmişinde de benzer süreçlerin yaşandığını hatırlattı. 2016 yılında yaklaşık 18 bin depremin kayıtlara geçtiğini belirten Barış, 2017’de bu sayının 34 bine yükseldiğini ancak kamuoyunda ciddi bir farkındalık oluşmadığını söyledi. Bu durumun, depremlerin dönemsel olarak artış ve azalış göstermesinin doğal bir sonucu olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Şerif Barış

Ölçüm Teknolojisi Sayıları Artırıyor

Son yıllarda AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından kurulan deprem istasyonlarının sayısının ciddi biçimde arttığını dile getiren Barış, bu gelişmenin küçük ölçekli sarsıntıların da kaydedilmesini sağladığını belirtti. Önceden yalnızca 1,5 büyüklüğünün üzerindeki depremler hissedilirken, artık 0,5 büyüklüğündeki mikro depremlerin bile listelere girdiğini söyleyen Barış, bu durumun deprem sayısında artış varmış gibi bir algı oluşturduğunu kaydetti.

Deprem Haritaları (2)

Marmara Bölgesi İçin Zaman Avantajı Var

Marmara Bölgesi’ndeki risklere de değinen Barış, “sismik boşluk” kavramına dikkat çekti. İstanbul çevresinde büyük bir depremin olasılığına ilişkin yapılan bilimsel çalışmalarda yüzde 47–52 aralığında risk hesaplandığını hatırlatan Barış, bu durumun “hemen deprem olacak” anlamına gelmediğini söyledi. Aksine, bu sürecin toplumun hazırlanması için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.

Panik Davranışları Daha Büyük Risk Oluşturuyor

Küçük sarsıntılarda vatandaşların balkonlardan atlaması ya da hızla dışarı kaçmasının yanlış bir davranış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Barış, her depremde tüm binaların yıkılmayacağını belirtti. Yıkımların genellikle mühendislik hizmeti almamış, kolon ve kirişleri zarar görmüş yapılarda görüldüğünü ifade etti.

Depreme Hazırlık Hayati Öneme Sahip

Deprem Haritaları (1)

1999 Marmara Depremi’nin Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu belirten Barış, 2023 depremlerinin bu gerçeği yeniden hatırlattığını söyledi. Depreme hazırlığın yalnızca devletin değil, bireylerin ve kurumların da sorumluluğu olduğunu vurgulayan Barış, her evin ve iş yerinin mutlaka afet planı olması gerektiğini kaydetti.

Yapay Zeka ve Erken Uyarı Sistemleri Öne Çıkıyor

Teknolojinin afet zararlarını azaltmadaki rolüne de değinen Prof. Dr. Barış, erken uyarı sistemlerinin depremleri önceden tahmin etmediğini, ancak yıkıcı dalgalar gelmeden önce saniyeler kazandırarak hayati avantaj sağladığını belirtti. Yapay zeka destekli sistemlerin ve akıllı teknolojilerin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABER

Kastamonu’da deprem: İki kere yokladı!

Kaynak: İhlas Haber Ajansı