Kastamonu’da restorasyonu tamamlanan Livapaşa Konağı’nın açılışı, kentin tarih hafızasında önemli bir ismi yeniden öne çıkardı. Konağı yaptıran Mirliva Sadık Paşa’nın hayatı, Kastamonu İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hamdi Nalbant’ın paylaşımıyla bir kez daha dikkat çekti.
Nalbant, açılışı yapılan tarihi yapının banisi Sadık Paşa’nın Şeyh Şa’bân-ı Velî Külliyesi’nde bulunan kabrini paylaşarak, Osmanlı döneminin cephelerde yetişmiş önemli askerlerinden birine dair bilgiler aktardı.
Sadık Paşa’nın adı Livapaşa Konağı ile yaşatılıyor
Kastamonu’nun tarihi yapıları arasında yer alan Livapaşa Konağı, restorasyon sürecinin ardından yeniden şehre kazandırıldı. Bugün açılışı yapılan konak, yalnızca mimari değeriyle değil, aynı zamanda onu yaptıran Mirliva Sadık Paşa’nın hayat hikâyesiyle de öne çıkıyor.
Hamdi Nalbant, paylaşımında Sadık Paşa’nın ömrünün büyük bölümünü cephelerde geçirmiş bir Osmanlı subayı olduğunu belirtti. Nalbant’ın aktardığı bilgilere göre Sadık Paşa, Plevne Müdafaası’nda Gazi Osman Paşa’nın sağ kolu olarak görev yaptı. Aynı cephede birlikte esir düşen iki paşanın kahramanlıkları, dönemin Rus Çarı Nikola tarafından da dikkate alındı ve kılıçları kendilerine geri verildi.

Kastamonulu bir Osmanlı paşası
Sadık Paşa, 1813 yılında Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesine bağlı Erkemle köyünde dünyaya geldi. Askerlik hayatında önemli görevler üstlenen Paşa, 1879 yılından sonra Kastamonu Askerlik Fırkası Mirlivalığı görevine atandı. Bu görevini 1892 yılındaki vefatına kadar sürdürdü.

Nalbant’ın paylaşımında yer verdiği dikkat çekici bilgilerden biri de Sadık Paşa’nın savaşlarla geçen hayatının bedeninde bıraktığı izler oldu. Vefatının ardından vücudunda 18 süngü ve 9 kurşun yarası bulunduğu aktarıldı. Bu bilgi, Paşa’nın yalnızca bir askerî görev insanı değil, aynı zamanda cepheden cepheye koşmuş bir savaş gazisi olduğunu da gösteriyor.
Kabrindeki kitabe dikkat çekiyor
Şeyh Şa’bân-ı Velî Külliyesi’nde bulunan kabriyle de Kastamonu’nun manevi hafızasında yer edinen Mirliva Sadık Paşa’nın mezar taşında şu ifadeler yer alıyor:
“Hizmet et de Sâdıkâne sen bu dîn ü devlete Olsun ol sûret ile nâmın şerefyâb-ı bekâ. Dîne, mülk ü devlete devr-i şebâbımdan beri Hizmet ettim, tam altmış dört sene ben bî-riyâ Hak Teâlâ rahmetiyle eylesün hüsn-i kabul Ettim ümmîd-i şehadetle nice harb ü gazâ Müddet-i ömrü hayatım girmeden yüz yaşıma Oldu bin üç yüz dokuzda âh rehin-i intihâ Şâd-ı ruhumçün oku artık benem bir fâtiha Bâri bu sûretle zâir, fâide bahş ol bana” Sene 1309 Mirliva Sâdık Paşa

Livapaşa Konağı’nın yeniden açılması, Kastamonu’nun tarihî mirasına sahip çıkılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yapının arkasındaki isim olan Mirliva Sadık Paşa’nın hayatı ise hem Kastamonu’nun yetiştirdiği değerleri hem de Osmanlı’nın zorlu cephe yıllarını hatırlatan güçlü bir hikâye olarak öne çıkıyor.
İlgili Haber:
Kastamonu'da 4 yıl sonra yeniden açıldı
Liva Paşa Konağı, Kastamonu’nun Tarihini Günümüze Taşıyor





