Kastamonu'nun köylerinde kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyeler, kimi zaman bir çeşme başında verilen sözü, kimi zaman da yıllar boyunca unutulmayan bir aşkı yaşatıyor. Akkaya Gelinören köyünde anlatılan Gelin Kız Evliya efsanesi de bunlardan biri. Rivayete göre yıllar önce yaşanan hüzünlü bir olay, yalnızca iki gencin yarım kalan sevdasını değil, bir köyün hafızasına kazınan acı bir düğün gününü de anlatıyor.
Osmanlı dönemine uzandığı söylenen bu hikâyenin merkezinde, Yemen'e asker olarak giden bir delikanlı ile onu beklemeye söz veren genç bir kız bulunuyor. Köyde yıllardır anlatılan rivayet, bir düğün alayının yolculuk sırasında yaşadığı beklenmedik olayla son buluyor.
Her şey köy çeşmesinde verilen bir sözle başladı
Rivayete göre Gelinören köyünde yaşayan 16 yaşlarındaki bir delikanlı, gönlünü kaptırdığı genç kızla bir gün köy çeşmesinde karşılaşır. Kız su doldururken delikanlı ona evlenme isteğini açar.
Ancak genç kızın aklında önemli bir soru vardır. Delikanlının askere gideceğini bilmektedir. Sevdiği kişinin geri dönüp dönmeyeceğini merak eder.
Delikanlı, askerden döneceğine dair güvence verir. Bunun üzerine genç kız, savaşta hayatını kaybetmesi durumunda ne olacağını sorar.
Rivayetin en önemli ayrıntısı da bu konuşmada saklıdır. Delikanlı, şehit düşmesi halinde sevdiği kızın başka biriyle evlenmemesini ister. Aralarında verilen bu söz, yıllar sonra yaşanacak olayın başlangıcı olur.
Yemen'den gelen haber her şeyi değiştirdi
Çeşme başındaki konuşmadan yaklaşık dört yıl sonra delikanlı askerlik görevine gitmek üzere köyünden ayrılır. Görev yeri ise o dönem Osmanlı askerlerinin bulunduğu Yemen'dir.
Aradan birkaç yıl daha geçer. Köyde hayat olağan akışında devam ederken delikanlının şehit olduğu haberi gelir.
Sevdiği insanın artık dönmeyeceğini öğrenen genç kız, verdiği sözü unutmaz. Ancak bir süre sonra karşı köyden bir aile kendisine dünürcü gelir.
Anlatıya göre genç kız, bu evlilik teklifine karşı düşüncelerini dile getiremez. Ailelerin hazırlıklarıyla nişan yapılır ve ardından düğün tarihi belirlenir.
Kastamonu'nun eski düğün gelenekleri de efsanede yer alıyor
Gelin Kız efsanesi, geçmişte Kastamonu köylerinde sürdürülen düğün âdetlerinin izlerini de taşıyor.
O dönemlerde düğünlerin pazartesi başlayıp yaklaşık bir hafta boyunca devam ettiği anlatılır. İlk gün gelin evinde hazırlıklar yapılır, salı günü davetlilere yemek ikram edilir ve keşkek pişirilirdi.
Çarşamba akşamı kına töreni gerçekleştirilir, perşembe günü gelin baba evinden alınırdı. Cuma günü ise yörede 'semet' olarak bilinen gelin ziyareti yapılırdı. Cumartesi günü kadınların birlikte suya gitmesi de düğün gelenekleri arasında yer alırdı.
Genç kızın düğününde de çarşamba günü kına yakılır. Ertesi gün gelin alayıyla yeni evine götürülecektir. Ancak o gece yaşananlar, rivayetin en hüzünlü bölümünü oluşturur.
Genç kızın düğünden önceki gece ettiği dua
Anlatılanlara göre eski bir geleneğin gereği olarak genç kız, kına gecesini babaannesiyle aynı odada geçirir.
Yatsı namazını kıldıktan sonra ellerini açarak dua eder. Yemen'de şehit düştüğü söylenen delikanlıya verdiği söz hâlâ aklındadır.
Allah'a, sevdiği delikanlı gerçekten şehit olmuşsa kendisini bu evlilikten ölümle kurtarmasını, aksi halde önündeki yolu açmasını diler.
Genç kız duasını yalnızca kendisinin bildiğini düşünse de babaannesi bütün söylediklerini duymuştur. Fakat o gece torununa hiçbir şey söylemez.
Gelin alayının yolunda yaşanan acı olay
Ertesi sabah düğün hazırlıkları tamamlanır. Gelinin götürüleceği köy, yaklaşık iki kilometre uzaklıktadır. Gelenek gereği genç kız ata bindirilir ve düğün alayı yola çıkar.
Rivayete göre yolculuğun tam ortasında, atın önünden aniden bir kuş havalanır. Kuştan ürken hayvan şahlanır ve üzerindeki gelini yere düşürür.
Genç kızın düşmesiyle kontrolünü kaybeden atın ayağı onun göğsüne, kalbinin bulunduğu bölgeye isabet eder. Gelin, düğün alayının gözleri önünde hayatını kaybeder.
Biraz önce sevinç içinde ilerleyen kalabalık, yaşanan olayın ardından büyük üzüntüye kapılır. Ancak herkes ağlarken gelinin babaannesinin gözyaşı dökmemesi dikkat çeker.
Babaannesinin sözleri efsanenin sırrını anlattı
Düğün alayındakiler, yaşanan acıya rağmen babaannenin neden ağlamadığını merak eder.
Bunun üzerine yaşlı kadın, bir gece önce torununun ettiği duayı anlatır. Genç kızın Yemen'de şehit olan delikanlıya verdiği sözü hatırladığını ve başka biriyle evlenmek istemediğini söyler.
Babaannesine göre torununun duası kabul olmuştur.
Efsanede genç kızın cenazesinin yıkanıp kefenlendikten sonra hayatını kaybettiği yere defnedildiği anlatılır.
Gelinören köyünün adı bu efsaneden mi geliyor?
Kastamonu'da anlatılan rivayetin son bölümünde, genç kızın defnedildiği yerin zamanla Gelin Kız adıyla anıldığı ve köyün isminin de bu hüzünlü olayla ilişkilendirildiği söylenir.
Ancak köy adının gerçekten bu olaydan geldiğini gösteren kesin bir tarihî bilgi bulunmadığından, anlatı bir halk efsanesi olarak değerlendirilmelidir.
Gelin Kız Evliya efsanesi, aradan geçen yıllara rağmen Kastamonu'nun sözlü kültüründe yaşamayı sürdüren aşk, sadakat ve ayrılık hikâyelerinden biri olarak anlatılıyor.
Bir çeşme başında başlayan sevdanın düğün yolunda son bulduğu bu rivayet, geçmişten bugüne taşınan köy hikâyelerinin ve yöresel inanışların dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.





