Kastamonu’nun Cide ilçesi, Milli Mücadele yıllarında yalnızca cepheye uzanan yollarıyla değil, denizde yazılan kahramanlık hikayeleriyle de hafızalarda yer edindi. Bu hikayelerin en güçlü isimlerinden biri, Malyas köyünde dünyaya gelen ve yörede “Kedioğlunun Rahime” olarak tanınan Rahime Demirel’di.

1882 yılında Hasan ve Ayşe çiftinin kızı olarak doğan Rahime Kaptan, Hüseyin oğlu İzzet ile evlendikten sonra Memiş köyüne gelin gitti. 1934 yılında Soyadı Kanunu ile Demirel soyadını aldı. 23 Mart 1964’te vefat eden Rahime Demirel, geride yalnızca bir ömür değil, Cide’den İnebolu’ya, Karadeniz’den Milli Mücadele’ye uzanan güçlü bir cesaret mirası bıraktı.

Karadeniz’in hırçın sularında saygı uyandıran bir kadın

Rahime Kaptan, yaşadığı dönemde yalnızca denizlerdeki ustalığıyla değil, kişiliği ve duruşuyla da çevresinde derin bir saygı uyandıran bir isimdi. Kalın sayılabilecek tok sesi, uzun boyu, beline kadar uzanan iki örgü saçı ve her zaman temiz, özenli kıyafetleriyle dikkat çekerdi. Kararlı adımlarla yürüyüşü, onu görenlerde kendiliğinden bir ciddiyet hissi oluştururdu.

Köyde gözlük takan tek kişi olarak da hafızalarda yer eden Rahime Kaptan’ın belinde, Cideli kadınların bağladığı acem şah kuşak bulunurdu. Kuşağına sokulu toplu tabancasının sapı ise açıkça görünürdü. Bu görüntü, onun yalnızca bir denizci değil, kendi otoritesini kurmuş, güçlü ve kararlı bir Anadolu kadını olduğunu anlatan önemli ayrıntılardan biriydi.

Yöre halkı, onun yüzüne karşı kolay kolay ters söz söylenemediğini, isteğinin çoğu zaman geri çevrilemediğini anlatırdı. Özellikle erkek egemen denizcilik dünyasında böylesine güçlü bir yer edinmesi, Rahime Kaptan’ın karakterini daha da özel kılıyordu.

Kastamonu’nun Gözü Pek Kadını Karadeniz’i Aşıp Cepheye Umut Taşıdı (2)

Milli Mücadele’ye denizden uzanan destek

Balkan Savaşları, Çanakkale ve ardından gelen Kurtuluş Savaşı yılları, Karadeniz kıyısındaki pek çok aile gibi Cide halkını da derinden etkiledi. Denizcilerin önemli bir kısmı askere alındı, ticaret durma noktasına geldi, tuz ve temel ihtiyaç maddelerine ulaşmak zorlaştı. Karadeniz’de seyreden küçük tekneler ise İngiliz ve Yunan karakol gemileri nedeniyle büyük risk altındaydı.

İşte Rahime Kaptan’ın hikayesi tam da bu zorlu yıllarda ayrı bir anlam kazandı. Yanına aldığı birkaç mürettebatla küçük bir yelkenli ve el kürekli tekne donatan Rahime Kaptan, Cide’den yüklediği odunları amansız Karadeniz dalgalarına rağmen Rus limanlarına taşıdı. Bu yolculuk, sıradan bir ticaret seferi değil, cesaret ve kararlılık isteyen ağır bir mücadeleydi.

Elde ettiği kazancı kendi rahatlığı için kullanmadı. Memleketin ihtiyacı olan gazyağı, kelle şekeri, tuz ve benzeri temel malzemeleri bölgeye getirdi. Anlatılanlara göre İstanbul’dan İnebolu’ya cephane taşınması sürecinde de teknesiyle görev aldı. Böylece Rahime Kaptan, Milli Mücadele’ye cephe gerisinden omuz veren unutulmaz isimlerden biri haline geldi.

Halime Kaptan’a ilham veren gerçek kahraman

Rahime Kaptan’ın adı, yalnızca Cide ve çevresinde anlatılan hatıralarda kalmadı. Aynı topraklarda büyüyen ünlü yazar Rıfat Ilgaz, çocukluk yıllarında onun hikayelerini dinleyerek yetişti. Ilgaz’ın Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan “Halime Kaptan” romanı, Rahime Demirel’in gerçek yaşamından ilhamla kaleme alındı.

Romanda “Halime Kaptan” adıyla edebiyata taşınan bu karakterin gerçek hayattaki karşılığı Rahime Kaptan’dı. O, Cide’ye erzak, İnebolu’ya cephane taşıyan; Karadeniz’in sert dalgalarına küçük teknesiyle meydan okuyan, iradesiyle çevresine güven veren gözü pek bir kaptandı.

Cide’den toplumsal hafızaya kalan miras

Rahime Demirel’in hayatı, Milli Mücadele’nin yalnızca cephede silah tutanlarla değil, cephe gerisinde yük taşıyan, risk alan ve vazgeçmeyen insanlarla da kazanıldığını hatırlatır. Onun hikayesinde hem Karadeniz insanının direnci hem de Anadolu kadınının bağımsızlık mücadelesindeki sessiz ama güçlü emeği vardır.

Bugün “Kedioğlunun Rahime” adıyla anılan Rahime Kaptan, el kürekli küçük bir kayıkla koskoca denizi aşarken yalnızca odun, erzak ya da cephane taşımadı. O, zor zamanlarda bir milletin ayakta kalma iradesini de Karadeniz’in dalgaları üzerinden geleceğe taşıdı.

Kaynak: Haber Merkezi