Kastamonu'nun tarihi ahşap yapılarını ve doğal güzelliklerini anlatan “Ahşabın Cazibesi” belgeseli, Avrupa prömiyerini 11 Ekim'de İtalya'da gerçekleştirecek. Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersoy Soydan'ın yönetmenliğini üstlendiği belgesel, 37. RAM Film Festivali'nde finalist olarak yarışacak. İki yıllık çalışmanın ürünü olan yapım için 10 bin kilometreden fazla yol kat edildi ve yaklaşık 300 saatlik çekim gerçekleştirildi.
Kastamonu'nun köklü ahşap kültürü, uluslararası bir film festivali aracılığıyla Avrupa'daki izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan tarafından yönetilen “Ahşabın Cazibesi”, 11 Ekim 2026 tarihinde İtalya'nın Rovereto kentinde düzenlenecek 37. RAM Film Festivali'nde gösterilecek.
Türkiye'de birçok festivalde finalist olarak yer alan 31 dakikalık belgesel, Kastamonu'nun tarihi konaklarını, camilerini, köy evlerini ve geleneksel ahşap yapılarını doğal güzellikleriyle birlikte izleyiciye aktarıyor.
Belgeselin ortaya çıkış sürecini Haberton'a anlatan Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin Kastamonu'nun kültürel mirasını tanıtmanın yanı sıra ahşap yapıların korunmasına dikkat çekmeyi amaçladığını belirtti.

Belgeselin temelleri 2018 yılında atıldı
“Ahşabın Cazibesi” fikrinin 2018 yılında hazırladığı akademik çalışmadan doğduğunu söyleyen Soydan, Kastamonu'nun orman varlığının ve tarihi mimarisinin kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.
Soydan, belgeselin ortaya çıkışını şu sözlerle anlattı:
“2018 yılında ‘Ahşabın Cazibesi’ başlıklı bir kitap bölümü yazmıştım. Ahşabın Cazibesi belgeselinin esin kaynağı da bu çalışma oldu. Üçte ikisi ormanlarla kaplı bir ilimiz olan Kastamonu'da tarih boyunca ahşap yapı malzemesi olarak bolca kullanılmıştır. Benzersiz güzellikteki ahşap yapıları ve Kastamonu'nun eşsiz doğasını anlatmak bu belgeseli gerçekleştirmede en büyük motivasyon kaynağımız oldu.”
Belgesel, Kastamonu Üniversitesi Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisas Projesi kapsamında hazırlandı.

İki yılda 10 bin kilometreden fazla yol yapıldı
Belgeselin çekimleri yaklaşık iki yıl sürdü. Bu süreçte Kastamonu'nun farklı bölgelerini ziyaret eden ekip, kentin ahşap mimarisini ayrıntılı şekilde kayıt altına aldı.
Çalışmalar boyunca 10 bin kilometreden fazla yol kat ettiklerini belirten Soydan, 300 saate ulaşan görüntüler elde ettiklerini söyledi.
“İki yıl süren çekim süreci boyunca dere tepe gezdik, 10 bin km'den fazla yol yaptık, böylece hem içinde yaşadığımız kenti daha yakından tanıma fırsatı bulduk hem de birçok ayrıntıya vakıf olduk. Kastamonu'nun ahşap kültürel mirasını en iyi biçimde yansıtabilmek için büyük çaba sarf ettik, 300 saati bulan çekimler gerçekleştirdik.”
Soydan, belgeselde tarihi ahşap yapıların korunmasının yanı sıra yeni yapılarda ahşap kullanımının önemine de değindiklerini ifade etti.
Çekimler sırasında 1943 Tosya depremine ilişkin dikkat çekici bilgiler edindiklerini belirten Soydan, ahşap gümelelerin deprem karşısındaki durumundan etkilendiklerini ve bu konuyu belgeselde işlediklerini anlattı.
En çok Mahmutbey Camii'nden etkilendi
Kastamonu'nun ahşap yapıları arasında kendisini en fazla etkileyen eserin Mahmutbey Camii olduğunu belirten Soydan, 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan tarihi caminin önemine dikkat çekti.
“Kastamonu'daki bütün ahşap yapılar benzersiz güzellikte. Ancak en etkileyici yapı kuşkusuz ki 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınan Kasaba köyündeki Mahmutbey Camii.”
Çekimler sırasında yaklaşık 30 kişiyle röportaj yaptıklarını aktaran Soydan, özellikle koruma altında bulunmayan tarihi yapıların karşılaştığı sorunların kendilerini şaşırttığını söyledi.
“Özellikle tescili olmayan tarihi ahşap yapıların sökülüp götürülebildiğini yani enkazcılık olgusunu bu röportajlar sırasında öğrendik. Bu bizim için de çok şaşırtıcı oldu.”
“Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı”
Belgeselin Avrupa prömiyerinin İtalya'da yapılacak olmasını önemli bir başarı olarak değerlendiren Soydan, Kastamonu'nun ahşap kültürel mirasını uluslararası izleyicilere tanıtacak olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.
“Ahşabın Cazibesi Avrupa prömiyerini 11 Ekim'de İtalya'nın kuzeyindeki Rovereto kentindeki görkemli bir salonda yapacak. 37'si düzenlenen RAM Film Festivalinde finalist olarak seçilen filmimiz dünyanın dört bir yanından seçilen filmlerle birlikte yarışacak. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı.”
Soydan, daha önce belgeselin fragmanını izleyen yabancıların Kastamonu'yu ziyaret etmek istediklerini dile getirdiklerini belirterek İtalyan izleyicilerden de benzer tepkiler beklediğini söyledi.
Hedef Kastamonu'nun kültür turizmine katkı sağlamak
Belgeselin uluslararası festivallerde gösterilmesinin Kastamonu'nun tanıtımına katkıda bulunacağını düşünen Soydan, özellikle yabancı yapımcıların ve yönetmenlerin kente ilgi göstermesini amaçladıklarını belirtti.
“Bu festivalde dünyanın dört bir yanından film yapımcılarının ve yönetmenlerinin bulunması çok önemli. Zira projeyi hazırlarken amacımız özellikle yapımcı ve yönetmenlerin ilgisini çekmekti. Böylece Kastamonu'da yeni yapımların gerçekleşmesinin yolunu açmak istiyoruz.”

Soydan, bu konuda Süha Arın'ın 1976 yılında çektiği “Safranbolu'da Zaman” belgeselini örnek aldıklarını da ifade etti.
Safranbolu'nun tanınmasında önemli rol oynayan yapımın benzerini Kastamonu için gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirten Soydan, “Süha Arın'ın Safranbolu'da Zaman adlı belgeseliyle bıraktığı etkiyi biz de Ahşabın Cazibesi'yle bırakmak istiyoruz. Hayalimiz ve hedefimiz budur.” dedi.
Belgeselin festival yolculuğu devam edecek
2026 yapımı “Ahşabın Cazibesi”, bugüne kadar Altın Safran Belgesel Film Festivali, Gordion Arkeofilm Festivali, Türk Dünyası Belgesel Film Festivali ve Altın Elma Film Festivali'nde finalist olarak yer aldı. Yapım ayrıca Foça Uluslararası Arkeoloji ve Kültürel Miras Belgesel Film Festivali'nin gösterim seçkisine kabul edildi.
İstanbul, Ankara, Bursa, Safranbolu ve Karaman'da izleyicilerle buluşan belgeselin önümüzdeki dönemde Foça, Giresun, İstanbul ve Almanya'nın Köln kentinde de gösterilmesi planlanıyor.





