Türkiye Makine Federasyonu Başkanı ve Kastamonulu iş insanı Adnan Dalgakıran, Türkiye’nin sanayi politikalarına dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Küresel üretim dengelerinin değiştiğine vurgu yapan Dalgakıran, Türkiye’nin Çin ile seri üretim alanında rekabet etme şansının artık kalmadığını ifade etti.
“Eski Üretim Anlayışıyla Yol Almak Mümkün Değil”
Dalgakıran, dünya ekonomisinin hızla dönüşüm geçirdiğini belirterek, Türkiye’nin hâlâ geleneksel üretim alışkanlıklarıyla hareket ettiğini söyledi. Düşük maliyetli ve yüksek adetli üretime dayalı modelin artık sürdürülebilir olmadığını dile getiren Dalgakıran, “Türkiye seri üretim yarışında geri kaldı. Bu gerçekle yüzleşip yeni bir strateji belirlememiz gerekiyor” dedi.
Çin’in güçlü tedarik zinciri, yüksek üretim kapasitesi ve maliyet avantajı sayesinde bu alanda lider konumda olduğunu vurgulayan Dalgakıran, Türkiye’nin aynı kulvarda rekabet etmeye çalışmasının kaynak israfına yol açabileceğini ifade etti.
Çözüm: Niş Teknoloji ve Yüksek Katma Değer

Sanayide dönüşümün kaçınılmaz olduğunu belirten Dalgakıran, Türkiye’nin standart ürünlerde fiyat rekabeti yerine, özgün ve yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini söyledi. Özellikle mühendislik çözümleri, inovasyon ve niş teknolojilere odaklanmanın önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin en büyük avantajlarından birinin genç ve potansiyeli yüksek insan kaynağı olduğunu belirten Dalgakıran, bu gücün doğru yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eğitim sisteminin güçlendirilmesi, Ar-Ge yatırımlarının artırılması ve üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesiyle kalıcı bir sanayi dönüşümünün mümkün olabileceğini vurguladı.
Geleceğin Sanayisi: Özgün Üretim Modeli
Dalgakıran’a göre Türkiye’nin çıkış yolu, daha fazla standart ürün üretmekten değil; kendi teknolojisini geliştiren, yenilikçi ve küresel pazarda talep gören ürünler ortaya koyan bir üretim modeline geçmekten geçiyor. Bu dönüşümün sağlanması halinde Türkiye’nin uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabileceği ifade ediliyor.





