Türkiye'de tüketicilerin satın aldıkları gıdalara duyduğu güven, Tarım ve Orman Bakanlığının yayımladığı taklit ve tağşiş listeleriyle birlikte daha fazla önem kazandı. Market raflarından sofralara kadar uzanan denetimlerde, ürünlerin etiketlerinde belirtilen içeriklerle gerçek bileşenleri arasındaki farklılıklar kamuoyuyla paylaşılıyor. Peki, isimleri açıklanan firmalar bu sürece nasıl tepki veriyor? Şirket sahipleri, haklarında yapılan açıklamaların ardından yetkililere ulaşmaya çalışıyor mu?

Kastamonulu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul'da dijital medya temsilcileriyle gerçekleştirdiği buluşmada bu sorulara yanıt verdi. Gıda denetimlerinden orman yangınlarına, tarım arazilerindeki yapılaşmadan Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, özellikle hileli gıda üreten işletmelere yönelik açıklamalarıyla dikkat çekti.

Hileli gıda listelerine giren firmalar Bakan Yumaklı'yı arıyor mu?

Toplantının öne çıkan konularından biri, Bakanlığın kamuoyuyla düzenli olarak paylaştığı taklit ve tağşiş listeleri oldu.

Mynet Genel Yayın Yönetmeni Ersel Yıldırım, Bakan Yumaklı'ya yönelttiği soruda, listelerde adı bulunan firmaların haberlerin yayımlanmasının ardından gazetecilerle iletişim kurduğunu anlattı.

Yıldırım, bazı işletmelerin ürünlerinin durumuyla ilgili açıklamalar yaptığını, kimi firmaların ise söz konusu ürünleri daha önce satıştan kaldırdıklarını ileri sürdüğünü belirtti.

Bu görüşmelerin yalnızca basın kuruluşlarıyla sınırlı kalıp kalmadığını öğrenmek isteyen Yıldırım, şirket sahiplerinin doğrudan veya aracılar üzerinden Bakan Yumaklı'ya ulaşmaya çalışıp çalışmadığını sordu.

Bakan Yumaklı, göreve ilişkin yaklaşımını anlatırken gıda güvenliğinin kendileri için taviz verilemeyecek bir konu olduğunu vurguladı.

"Kimin ne olduğu benim umrumda bile değil"

Gıda ürünlerinde tüketicinin yanıltılmasına hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceklerini belirten Bakan Yumaklı, işletmelerin piyasaya sundukları ürünlerin içeriğinden sorumlu olduklarını ifade etti.

Yumaklı, bazı üreticilerin etiketlerinde belirtilen içerik oranlarını karşılamayan ürünleri tüketiciye sunduğuna işaret ederek bunun kabul edilemeyeceğini söyledi.

Örneğin belirli bir bileşenin yüzde 10 oranında bulunduğu belirtilen bir üründe gerçekte yüzde 8 oranında kullanılması durumunda, aradaki farkın önemsiz kabul edilemeyeceğini anlattı.

Bakan, tüketicinin ürün için ödediği bedelin, kendisine vaat edilen içeriğe karşılık gelmesi gerektiğine dikkat çekti.

Firmaların piyasada tanınan bir marka oluşturmak için uzun yıllar emek vermiş olabileceğini de değerlendiren Yumaklı, bunun tüketicinin yanıltılmasına gerekçe oluşturamayacağını belirtti.

Yumaklı, bu konudaki kararlılığını "Kimin ne olduğu benim umrumda bile değil." sözleriyle ortaya koydu.

Taklit ve tağşiş yapan firmalara hangi işlemler uygulanıyor?

Bakan Yumaklı'nın açıklamalarında öne çıkan bir diğer ayrıntı, hileli gıda tespit edilen işletmelere yönelik işlemlerin hangi aşamalardan geçtiği oldu.

Bakanlığın yalnızca firmaların isimlerini yayımlamakla yetinmediğini anlatan Yumaklı, denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde gerekli yaptırımların uygulandığını belirtti.

Buna göre ilgili işletmelere cezai işlemler uygulanırken uygun bulunmayan ürünlerin piyasadan toplatılması da sağlanıyor. Kamuoyuna yapılan duyurular ise bu işlemlerin ardından gerçekleştiriliyor.

Yumaklı, bazı kesimlerin firmaların açıklanması yerine yalnızca ceza verilmesi gerektiğini savunduğunu ancak Bakanlığın hem yaptırım hem de bilgilendirme yolunu izlediğini aktardı.

Bu yaklaşım, tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında bilgi sahibi olabilmesi açısından önem taşıyor.

Özellikle ailelerin yakından takip ettiği listeler, ürünlerin etiket bilgilerinin ve içeriklerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Firmalardan gelen talepler neden azaldı?

Gazetecilerin merak ettiği soruya ilişkin geçmiş dönemlerden örnekler paylaşan Bakan Yumaklı, taklit ve tağşiş listelerinin yayımlanmaya başlandığı ilk zamanlarda kendisine çeşitli talepler iletildiğini doğruladı.

Bazı firmaların, ürünlerindeki eksikliklerin küçük olduğunu savunarak yapılan işlemlere itiraz niteliğinde açıklamalarda bulunduğunu anlatan Yumaklı, bu tür gerekçelerin Bakanlık açısından karşılığı bulunmadığını ifade etti.

Üreticilerin hem ürün içeriklerine hem de hijyen kurallarına uygun hareket etmek zorunda olduklarını vurgulayan Bakan, herhangi bir markaya ayrıcalık tanınmasının söz konusu olmadığını belirtti.

Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre ilk dönemlerde gelen bu tür talepler, son bir buçuk ila iki yıldır kendisine iletilmiyor.

Bakan, denetimlerde benimsedikleri yaklaşımın başlangıçtaki kararlılıkla devam ettiğinin altını çizdi.

COP31 için Antalya'da kapsamlı hazırlık

İbrahim Yumaklı'nın medya temsilcileriyle buluşmasında yalnızca gıda güvenliği konuşulmadı. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı.

Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin tarım ve gıda üretimi üzerindeki etkilerinin uluslararası görüşmelerde daha güçlü biçimde ele alınmasını hedeflediklerini anlattı.

Özellikle su kaynaklarının korunması, tarımsal üretimin iklim koşullarına uyum sağlaması ve ormanların ekosistemdeki rolünün güçlendirilmesi üzerinde durduklarını belirtti.

Bakanlığın zirveye beş ana etkinlik ve 30'dan fazla yan etkinlikle katılmayı planladığını açıklayan Yumaklı, su yönetimine ilişkin çalışmaların uluslararası düzeyde paylaşılacağını söyledi.

Bu kapsamda Turkuaz Bağlantısallık Girişimi'nin (TNI) de resmi tanıtımının yapılması hedefleniyor.

Söz konusu girişim, su, enerji, gıda ve ekosistemler arasındaki bağlantıları birlikte ele alan bir yaklaşımı temel alıyor.

Yumaklı, farklı alanlarda yaşanan çevresel sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiği üzerinde durarak sürdürülebilir çözümler geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Hobi bahçeleri konusunda kurallar değişecek mi?

Toplantıda ele alınan bir başka tartışmalı başlık ise tarım arazilerinde oluşturulan hobi bahçeleri oldu.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde tarımsal alanların amacı dışında kullanılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, sorunun önemli bir bölümünün imar mevzuatıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Tarım alanlarında mevzuata uygun ve gerekli izinleri alınmış yapılarla ilgili bir itirazlarının bulunmadığını belirten Bakan, kaçak yapılaşmanın ise ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tarım arazilerinin korunması amacıyla TBMM'de yasal düzenleme yapıldığını hatırlatan Yumaklı, bu adımın ardından izinsiz yapılaşmada azalma yaşandığını aktardı.

Düzenlemelerden etkilenen bazı kişilerin taleplerini gündemde tutmaya devam ettiğini de anlatan Bakan, mevcut kuralların herkes açısından bağlayıcı olduğuna dikkat çekti.

Yumaklı'nın açıklamasına göre tarımsal üretim için kullanılan arazilerin korunması, bu konudaki uygulamaların temel gerekçesini oluşturuyor.

Kastamonulu Bakan Yumaklı’ya Hileli Gıda Sorusu Firmalar Kendisini Arıyor Mu (1)

Orman yangınlarında dikkat çeken azalma

Bakan Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadele konusunda da geçen yılla karşılaştırmalı veriler paylaştı.

Açıklamasına göre orman yangınlarına ilişkin değerlendirmelerde yüzde 35, toplam yangın sayısında ise yüzde 21 oranında azalma kaydedildi.

Bu gelişmede yangınların başlamasını önlemeye yönelik bilinçlendirme çalışmalarının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Yumaklı, eğitim faaliyetlerinin yalnızca yaz aylarıyla sınırlı tutulmadığını anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı ve yükseköğretim kurumlarıyla yürütülen çalışmalar sayesinde toplumun farklı kesimlerine ulaşılmaya çalışıldığını ifade etti.

Özellikle yangın riski yüksek köy ve kırsal mahallelerin ziyaret edilmesi, Bakanlığın önleyici faaliyetleri arasında bulunuyor.

Ekipler, kış döneminde gerçekleştirdikleri ziyaretlerle vatandaşlara yangın risklerini ve alınabilecek tedbirleri anlatıyor.

Orman köylerine su tankeri desteği

Bakanlığın kırsal bölgelerde yürüttüğü çalışmaların bir diğer ayağını, yangınlara ilk müdahale kapasitesinin artırılması oluşturuyor.

Bakan Yumaklı, özellikle orman köylerinde yaşayan vatandaşların acil durumlarda ekipler bölgeye ulaşana kadar müdahalede bulunabilmeleri amacıyla su tankerleri verilmeye başlandığını açıkladı.

Bu araçların teslim edilmesiyle birlikte vatandaşlara gerekli eğitimlerin de sağlandığını belirtti.

Yumaklı, orman yangınlarının yalnızca ağaçları değil, yıllar içerisinde oluşmuş doğal yaşam alanlarını da tehdit ettiğini hatırlattı.

Yüz yıllık bir ağacın yangında yok olması durumunda aynı büyüklüğe yeniden ulaşmasının çok uzun yıllar gerektireceğine dikkat çeken Bakan, bu nedenle yangın çıkmadan alınacak önlemlerin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Kırsal mahallelerde vatandaşlarla doğrudan iletişim kurulması, yangın tehlikesinin büyüklüğünün daha iyi anlaşılmasını amaçlıyor.

Kasıtlı yangın çıkaranlara ağır yaptırımlar

Orman yangınlarının nedenlerine de değinen Bakan Yumaklı, yangınların yaklaşık yüzde 3'ünün kasıtlı olarak çıkarıldığını belirtti.

Bu tür olayların nedenlerinin kolluk kuvvetleri tarafından araştırıldığını ifade eden Yumaklı, Bakanlığın değerlendirmelerinde ilgili raporların esas alındığını anlattı.

Kahramanmaraş'ta ormanlık alanda torpil atılmasıyla ilgili bir olayı örnek gösteren Bakan, bazı davranışların basit bir dikkatsizlik olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Kasıtlı yangınlara ilişkin cezaların ağır olduğuna dikkat çeken Yumaklı, yangına müdahale sırasında oluşan maliyetlerin de sorumlulara rücu ettirildiğini açıkladı.

Bakanlığın hukuk birimlerinin bu dosyaları takip ettiğini belirten Yumaklı, gerekli cezai süreçlerin sonuçlandırılması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

Bakan Yumaklı'dan gıda güvenliği ve doğal kaynaklar için ortak mesaj

İstanbul'daki buluşmada yapılan açıklamalar, Tarım ve Orman Bakanlığının farklı alanlarda yürüttüğü çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini gösterdi.

Gıda denetimlerinde tüketicinin korunması, tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasının önlenmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve orman yangınlarıyla mücadele, Bakanın üzerinde durduğu başlıca konular oldu.

Ancak toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri, taklit ve tağşiş listelerine giren firmaların Bakanlığa ulaşma girişimleriyle ilgili değerlendirmelerdi.

Yumaklı, geçmişte kendisine iletilen taleplerin artık gelmediğini belirterek firma veya marka ayrımı yapılmaksızın denetimlerin sürdürüleceği mesajını verdi.

Böylece Bakanlığın hileli gıdalarla mücadelede yalnızca cezalandırmaya değil, tüketicinin doğru bilgilendirilmesine de önem verdiği bir kez daha vurgulandı.

Kaynak: mynet