Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'deki pestisit kullanımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Avrupa Birliği ülkelerinde hektar başına ortalama 3,2 kilogram zirai ilaç kullanılırken, Türkiye'de bu miktarın 2,3 kilogram seviyesinde olduğunu belirten Yumaklı, tarım ürünlerindeki pestisit kalıntılarına yönelik uluslararası bildirimlerin de son üç yılda yüzde 74 azaldığını açıkladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak tarım, gıda güvenliği, orman yangınları, hayvancılık ve iklim değişikliği gibi birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Özellikle tarımsal üretimde kullanılan pestisit miktarı ve gıda güvenilirliği konusunda önemli bilgiler paylaşan Yumaklı, Türkiye'nin zirai ilaç kullanımında Avrupa Birliği ortalamasının altında bulunduğunu söyledi.
Bakan Yumaklı'nın açıklamalarında, pestisit kullanımının kontrol altına alınması, biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve tüketicilere güvenilir gıda ulaştırılması ön plana çıktı.
Türkiye'de Pestisit Kullanımı Avrupa Birliği'nin Altında

Tarım ürünlerinde zararlı organizmalarla mücadele amacıyla kullanılan pestisitlerin miktarına ilişkin konuşan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye'deki kullanım oranlarının Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla daha düşük olduğunu ifade etti.
Yumaklı'nın paylaştığı verilere göre Avrupa Birliği'nde hektar başına ortalama 3,2 kilogram pestisit kullanılırken, Türkiye'de bu miktar 2,3 kilogram olarak kaydediliyor. Bu verilerle Türkiye'nin hektar başına pestisit kullanımında AB ortalamasının altında yer aldığı belirtildi.
Bakan Yumaklı, Türkiye'nin zirai ilaç kullanımı konusunda uluslararası alanda zaman zaman yoğun pestisit kullanıldığı yönünde değerlendirmelerle karşılaştığını, ancak paylaşılan rakamların bu algıyla örtüşmediğini dile getirdi.
Öte yandan Bakanlık tarafından yürütülen çalışmaların yalnızca kullanılan zirai ilaç miktarını azaltmaya yönelik olmadığı, aynı zamanda tarımsal ürünlerde kalıntı riskinin kontrol edilmesini de kapsadığı aktarıldı.
RASFF Bildirimlerinde Üç Yılda Yüzde 74 Azalma
Bakan Yumaklı'nın açıklamalarında dikkat çeken başlıklardan biri de Avrupa Birliği Gıda ve Yem Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) üzerinden yapılan bildirimler oldu.
Türkiye'den gönderilen tarım ürünlerinde tespit edilen zirai ilaç kalıntıları nedeniyle yapılan bildirimlerde son üç yılda önemli bir düşüş yaşandığını belirten Yumaklı, azalma oranının yüzde 74'e ulaştığını açıkladı.
Bu gelişmenin, tarımsal üretimde denetimlerin ve kalıntıyla mücadele çalışmalarının önemini ortaya koyduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerine ağırlık verdiğini söyledi.
Bakanlık, zararlı organizmalarla mücadelede yalnızca kimyasal ilaçlara başvurmak yerine doğanın kendi dengesinden yararlanılan yöntemleri de uyguluyor. Böylece hem tarımsal üretimin korunması hem de çevre ve insan sağlığı açısından oluşabilecek risklerin azaltılması hedefleniyor.
Yumaklı, Avrupa Birliği yetkilileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde de bu alandaki uygulamaların paylaşıldığını ve Türkiye'nin mücadele yöntemlerinin aktarılacağını belirtti.
Tarımda Biyolojik Mücadele Dönemi Öne Çıkıyor
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinden birinin de zararlı böceklerin yayılımı olduğunu belirten Yumaklı, Karadeniz Bölgesi'nde kestane ağaçlarına zarar veren gal arısını örnek gösterdi.
Kestane ağaçlarında ciddi zarara yol açan bu zararlıya karşı yürütülen çalışmalarda, gal arısının doğal düşmanı olan başka bir böcek türünden yararlanıldığını aktaran Yumaklı, yapılan uygulamalardan olumlu sonuçlar alındığını ifade etti.
Bu örneğin, tarımsal ve ormanlık alanlarda biyolojik mücadelenin önemini gösterdiğini belirten Bakan Yumaklı, zararlılarla mücadelede doğanın kendi içindeki denge mekanizmasının da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kimyasal ilaç kullanımının tek yöntem olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Yumaklı, biyolojik ve biyoteknik uygulamaların geliştirilmesinin hem üreticiler hem de çevre açısından önemli olduğunu kaydetti.
Gıda Güvenliğinde Taklit ve Tağşiş Denetimleri Sürüyor
Basın toplantısında gıda güvenilirliği konusuna da değinen Bakan Yumaklı, tüketicilere sunulan ürünlerin etiketinde belirtilen özellikleri taşımasının zorunlu olduğunu söyledi.
Taklit ve tağşiş yapan işletmelere yönelik denetimlerin sürdüğünü belirten Yumaklı, mevzuata aykırı ürünlerle ilgili gerekli işlemlerin uygulandığını, cezaların kesildiğini ve uygun olmayan ürünlerin piyasadan toplatıldığını ifade etti.
Bakanlık tarafından yapılan işlemlerin ardından ihlalde bulunan işletmelerin kamuoyuna duyurulduğunu belirten Yumaklı, bu uygulamanın tüketicilerin bilgilendirilmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Yumaklı, bir markanın oluşturulması için emek ve sermaye harcanmasının, tüketiciyi yanıltan uygulamalara gerekçe olamayacağını vurguladı. Üreticilerin piyasaya sundukları ürünleri vaat ettikleri özelliklere uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu belirten Bakan, gıda güvenilirliği konusunda taviz verilmeyeceğini kaydetti.
Orman Yangınlarıyla Mücadelede Yapay Zekâ Kullanılıyor
Bakan Yumaklı, açıklamalarında orman yangınlarıyla mücadelede kullanılan teknolojilere de geniş yer ayırdı.

Orman yangınlarının önlenmesi ve erken tespit edilmesi amacıyla yapay zekâ destekli Karar Destek Sistemi'nden yararlanıldığını belirten Yumaklı, sistem sayesinde yangın riski taşıyan bölgelerin yaklaşık bir hafta öncesinden değerlendirilebildiğini söyledi.
Bu teknolojinin ekiplerin doğru bölgelere yönlendirilmesi ve müdahale kapasitesinin artırılması açısından önemli katkı sağladığını ifade eden Yumaklı, gelişen teknolojilerin orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına entegre edildiğini aktardı.
İnsansız hava araçlarının (İHA) da yangınların tespitinde aktif olarak kullanıldığını belirten Yumaklı, Bayraktar TB2 platformlarıyla gerçekleştirilen çalışmalarda Baykar'ın teknik desteğine teşekkür etti.
Bunun yanında, orman yangınlarına doğrudan müdahale edebilecek, su taşıyıp bırakabilen insansız hava araçlarının geliştirilmesi için savunma sanayisiyle ortak çalışma başlatıldığını açıkladı. Yumaklı, bu alandaki çalışmaların başarılı olması durumunda Türkiye'nin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp uluslararası pazarda da ekonomik fırsatlar elde edebileceğini belirtti.
Ormanların Yeniden Ağaçlandırılmasında Ekosistem Dikkate Alınıyor
Yangınların ardından zarar gören orman alanlarının yeniden ağaçlandırılması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, her bölgenin kendi doğal yapısına uygun şekilde ele alındığını söyledi.
Yanan alanlarda hangi ağaç türlerinin kullanılacağına karar verilirken bölgenin ekolojik özelliklerinin dikkate alındığını belirten Bakan, ağaçlandırma çalışmalarının doğal dengeyi koruyacak biçimde yürütüldüğünü ifade etti.
Karbon yutak alanlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalara da değinen Yumaklı, ormanların karbon tutma kapasitesinin ağaç türleri ve uygulanan bakım yöntemleriyle artırılabileceğini kaydetti.
Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda hem karbon salımını azaltmaya hem de atmosferdeki karbonu tutabilecek yeni orman alanları oluşturmaya devam edeceği bildirildi.
Tarımsal Üretim Planlaması ve İhracat Çalışmaları
Yumaklı, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve gıda arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla üretim planlaması çalışmalarının başlatıldığını hatırlattı.
2023 yılından itibaren hayata geçirilen yapısal dönüşüm kapsamında öncelikle stratejik ürünlerde üretim planlamasına geçildiğini belirten Yumaklı, sistemin zaman içerisinde bütün ürünleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Meyve ihracatında özellikle Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen taşımacılıkta yaşanan seyrüsefer güvenliği sorunlarının üreticileri ve ihracatçıları zorladığını ifade eden Yumaklı, Ticaret Bakanlığı ile birlikte çözüm yolları üzerinde çalıştıklarını aktardı.
Bu yıl birçok üründe iyi hasat sonuçları elde edildiğini belirten Bakan, ancak ürünlerin pazara ulaştırılamamasının üreticiler açısından farklı sorunlara yol açabildiğini dile getirdi. Bu nedenle farklı ülkelerle ikili görüşmeler gerçekleştirildiğini ve tarım diplomasisinin yoğun şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.
Türkiye'de Yağış Miktarı Geçen Yıla Göre Yüzde 76 Arttı
İklim değişikliğinin tarım ve su kaynakları üzerindeki etkilerine değinen Yumaklı, Türkiye'nin son su yılında önemli miktarda yağış aldığını açıkladı.
Bakanın paylaştığı verilere göre 1 Ekim 2025 ile 30 Eylül 2026 tarihleri arasında Türkiye genelindeki ortalama yağış miktarı 741,6 milimetre olarak gerçekleşti. Uzun yıllar ortalaması ise 573,4 milimetre seviyesinde bulunuyor.
Böylece yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerine çıktı. Bir önceki yıla göre gerçekleşen artışın ise yüzde 76 olduğu belirtildi.
Yumaklı, bir önceki yıl yaşanan kuraklığın ardından gelen yağışların önemine dikkat çekerek, iklim değişikliğinin etkilerinin önümüzdeki dönemde de hissedilmeye devam edeceğini söyledi.
Taşkın risklerinin azaltılması için kullanılan Taşkın Önleme Sistemi hakkında da bilgi veren Bakan, sistemin su debilerini 72 saat önceden ölçerek gerekli uyarıları oluşturabildiğini ifade etti.
Hayvancılıkta Hastalıklarla Mücadele ve Ari İşletmeler
Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de hayvancılık sektörü oldu. Bakan Yumaklı, 2024 yılında açıklanan Hayvancılık Yol Haritası kapsamında belirlenen çalışmaların uygulamaya geçirildiğini belirtti.
Hayvan sayısındaki artışın yanı sıra sürü kalitesinin yükseltilmesine ve sürü yenileme çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Yumaklı, hayvan hastalıklarıyla mücadelede önemli adımlar atıldığını söyledi.
Şap hastalığıyla mücadele kapsamında dört aylık süreçte ağır tablonun kontrol altına alındığını belirten Bakan, yeni vakaların önlenmesi için çalışmaların devam ettiğini aktardı.
Ayrıca Türkiye genelinde ari işletmelere yönelik tarama çalışmalarının başlatıldığını açıklayan Yumaklı, hastalıklarla mücadele kurallarına uyan ve gerekli şartları yerine getiren işletmelerin desteklendiğini söyledi.
Ari işletmelerin hastalık riskini azaltmak ve sağlıklı hayvansal üretimi desteklemek açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, bu işletmelere sağlanan desteklerin karşılığında kurallara eksiksiz uyulmasını beklediklerini ifade etti. Şartları yerine getirmeyen işletmelerin ari işletme statülerinin iptal edildiğini de sözlerine ekledi.





