Kastamonu’da bir şeker fabrikasında yaşanan silahlı kavga, yargıya taşındı. İki mesai arkadaşını tabancayla yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan özel güvenlik görevlisi, ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Sanık, olay sırasında öldürme niyetiyle hareket etmediğini savunarak, “Amacım korkutmaktı, hayati bölgelere ateş etmedim” ifadelerini kullandı.

Olayın Geçmişi: Tartışma Silahlı Saldırıya Dönüştü
Olay, 7 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu-Sinop karayolu üzerinde bulunan Kastamonu Şeker Fabrikası yerleşkesinde meydana geldi. Fabrikada güvenlik görevlisi olarak çalışan A.Y., yemekhanede tartıştığı iki çalışma arkadaşı A.E. ve S.D.’ye tabancayla ateş açtı. Kurşunların isabet ettiği iki işçi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Olay sonrası jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan A.Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sanık hakkında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla dava açıldı.

Mahkeme Süreci Başladı
Dava, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı. İlk duruşmaya sanık A.Y., yaralılar A.E. ve S.D., tanıklar ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme salonunda yaşananlar, olayın tarafları arasındaki gerilimin uzun süredir devam ettiğini ortaya koydu.
Sanığın Savunması: “Öldürme Niyetim Olsaydı Hayati Bölgeyi Hedef Alırdım”
Sanık A.Y., savunmasında iş yerinde özellikle A.E. ile sürekli sorun yaşadığını ileri sürdü. Yemek saatlerinde karşılaşmamak için geç saatlerde yemek yediğini söyleyen A.Y., olay günü de küfür edildiğini iddia etti.

Sanık, yaşananları şu sözlerle anlattı: “Yemekhaneye girdiğimde selam verdim ama yine hakaret etti. Ardından üzerime yürüdüler. Kendimi tehdit altında hissettim. Silahımı çıkardım ve önce yere ateş ettim. Durmayınca ayaklarına doğru ateş ettim. Amacım öldürmek değildi. Eğer öldürmek isteseydim, hayati bölgelerine ateş ederdim.”
A.Y., olaydan sonra pişmanlık duyduğunu, jandarmaya giderek teslim olduğunu ve yaklaşık yedi aydır tutuklu bulunduğunu da ifade etti. Ayrıca kendisinin izin meselesi yüzünden iş yerinde baskıya uğradığını ve sürekli tahrik edildiğini öne sürdü.
Yaralı A.E.: “Silahı Çekip Üzerimize Doğru Geldi”

Tekerlekli sandalye ile duruşmaya katılan A.E. ise sanığın iddialarını reddetti. Olayın sanığın küfür ederek yemekhaneye girmesiyle başladığını belirten A.E., şu ifadeleri kullandı:
“Biz masada oturuyorduk. Sanık küfür ederek içeri girdi. Kendisine ‘bize mi söylüyorsun’ diye sorduk. Elini beline atıp silahını çıkardı. ‘Silahı bırak, herkesin çocuğu var’ dedim ama dinlemedi. Önce S.D.’yi vurdu, sonra bana ateş etti.”
A.E., sanığın ambulans çağrılmasına bile tepki gösterdiğini iddia ederek, olay anında büyük panik yaşandığını söyledi.
Yaralı S.D.: “Elini Tutmaya Çalışırken Bacağımdan Vurdu”
Diğer yaralı S.D. de sanıktan şikayetçi olduğunu belirtti. Olay sırasında masadan kalkarak silahını çeken sanığın önüne geçmeye çalıştığını anlatan S.D., şunları kaydetti:
“Elini tutmaya çalıştım ama o sırada bacağıma ateş etti. Kurşun baldırımdan girip çıktı. Daha sonra A.E.’ye doğru defalarca ateş etti. Masaya yığıldım, gözüm karardı.”
S.D., olaydan önce sanıkla ilgili yöneticilere uyarıda bulunulduğunu da ileri sürdü.
Tanık İfadeleri: “Silahı İlk Çeken Sanıktı”
Mahkemede tanık olarak dinlenen İ.B. ise kavganın sanığın küfür etmesiyle başladığını ve ilk ateşi sanığın açtığını söyledi. Tanık, “A.E. silah çekmedi, ‘silahı bırak’ diye uyardı. Çok sayıda el ateş edildiği için korkup dışarı çıktım. Geri döndüğümde iki kişi de yaralıydı” dedi.
Duruşma Ertelendi

Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesine karar verdi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için yeni delillerin toplanmasına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Silahlı kavga davasının önümüzdeki celselerde nasıl sonuçlanacağı merak edilirken, olay kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. İş yerinde yaşanan tartışmanın bu noktaya gelmesi, iş güvenliği ve silah taşıma konularını yeniden gündeme taşıdı.





