Kastamonu’nun Cide ilçesinde 14 Ocak’ta yaşanan ve Eray Eriş’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan silahlı olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü. Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan tutuklu sanık İ.O., olay gecesine ilişkin ayrıntılı savunma yaparken, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu söyledi.
Nasuh Mahallesi Salim Altıkulaç Sokak’ta meydana gelen olay öncesinde İ.O. ile F.Ü. ve Eray Eriş arasında telefon üzerinden tartışma yaşandığı belirtildi. Tartışmanın büyümesinin ardından İ.O.’nun evinden aldığı pompalı tüfekle F.Ü. ve Eray Eriş’in bulunduğu apartmanın önüne gittiği, burada silahların kullanıldığı olayda Eray Eriş’in yaralandığı kaydedildi.
Cide Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Eray Eriş, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası gözaltına alınan İ.O. tutuklanırken, F.Ü. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından İ.O. hakkında “kasten öldürme”, F.Ü. hakkında ise “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
“Pişmanım, işinde gücünde bir insanım ben”
İlk duruşmada savunma yapan tutuklu sanık İ.O., olay öncesinde arkadaşlarıyla birlikte bulunduğunu, daha sonra F.Ü. ile telefonda tartışma yaşandığını öne sürdü. İ.O., mahkemede şu ifadeleri kullandı:
“İşten çıktıktan sonra arkadaşlarımla birlikte denizi izlemek için yüksek bir tepeye çıkmak istedik. Bu sırada F.Ü.'ye uğradık. Cama taş attım, babaannesi çıktı, F.Ü.'nün uyuduğunu söyledi. Biz de evin önünden ayrıldık, yanımda Kürşat ve Mustafa vardı. Birlikte tepeye çıkıp alkol aldık. Ben, köye gidip kayınpederimin evinde kalacaktım. Çünkü eşim, alkol aldığımda bana kızıyordu. Kar yağışı vardı, araç kara saplandı. Bu sırada F.Ü. arayıp sinkaflı konuştu, 'gel buraya seni vuracağım, ailene de rahat yok, eşini, çocuklarını da öldüreceğim' dedi. Hatta ölmüş babama bile küfretti. Ne olduğunu anlamadım. Şoke oldum. Sonra babaannesini aradım, o da bana telefonda tepki gösterdi. Bunlar 11 yıldır görüştüğüm insanlar. Ne olduğunu anlamadım. Ben de yürüyerek eve gittim. Bir süre sonra evden tüfeği alıp dışarı çıktım. Bu sırada eşim elimde tüfeği görünce ne olduğunu sordu. Ben de 'F.Ü. arayıp küfretti' dedim. Eşim, tüfeği çekiştirip elimden aldı. Benimle konuşmaya başladı, ben de sakinleştim. Eşimle birlikte Bilal ağabeyin evine gittik. Bilal ağabeyi de arayıp benim için, 'gelemedi, korkak' demiş. Ben, bir sigara yaktım. Araç bozulmuştu, eşimle Bilal ağabey araçla uğraşıyordu. Ben de yürümeye başladım. Arkadan gelip beni alacaklardı. F.Ü.'nün oturduğu apartmanın önüne kadar geldim. F.Ü. ile Eray, yan yana duruyorlardı. F.Ü.'ye seslendim, beni görünce küfür ederek ateş ettiler. Ben de eğilip saklandım. O sırada evin önüne doğru 4 el ateş ettim. F.Ü. ile Eray, koşarak apartmana kaçtılar. Aramızda yaklaşık 30 metre mesafe vardı. İkisi de koşarken bana doğru ateş ediyordu, 5-6 el ateş ettiler. Ben de siper alıp apartmanın önüne doğru ateş ettim. Bu sırada eşim ile Kürşat geldi. Tüfeği elimden aldılar ve apartmanın önünden ayrıldık. Köydeki eve gittik.”

“Eray’ın vurulduğunu görmedim”
Sanık İ.O., savunmasının devamında Eray Eriş’in vurulduğunu olay sırasında fark etmediğini ileri sürdü. Kendisinin de geçmişte psikolojik tedavi gördüğünü anlatan İ.O., pişman olduğunu söyledi.
İ.O., mahkemede şöyle konuştu:
“Ben, Eray'ın vurulduğunu görmedim, sadece eve kaçarken gördüm. Eşim ve Kürşat gelince oradan ayrıldım. F.Ü. ve Eray, koşarken bana ateş ediyorlardı. 5-6 el silah sesi duydum. Benim tüfekte 8 tane mermi vardı. Kurma kolunu kurup kurmadığımı hatırlamıyorum. Atış sonrası tüfekte kalan mermileri çıkarttım. Ben, psikolojik tedavi gördüm, Bakırköy'de yattım. Pişmanım, işinde olan bir insanım. F.Ü.'den de şikayetçiyim.”
Sanığın bu savunmasının ardından olay sırasında apartmanın önünde bulunan ve dosyada müşteki sanık olarak yer alan F.Ü.’nün beyanlarına geçildi.
“Apartmana doğru kaçarken arkamızdan ateş etmeye devam etti”
Müşteki sanık F.Ü., olay günü Eray Eriş’in kendisinin evine geldiğini ve İ.O. ile tartıştığını anlattığını söyledi. Eray Eriş’in yanında iki silah bulunduğunu belirten F.Ü., olayın sanığın anlattığından farklı şekilde geliştiğini savundu.
F.Ü. mahkemedeki ifadesinde şunları söyledi:
“Eray gelirken 2 tane silah getirmiş, birini bana verdi. Daha sonra sigara içmek için dışarı çıktı. 5 dakika sonra falan ben de yanına gittim. Eray'la birlikte motosikletime bakmaya gittik. Eray, 'ağabey silahımı bana ver' dedi, bana verdiği silahı geri verdim. O diğer silahı bana verdi. Ben sanıkla olaydan 2 saat falan önce konuştum. Ona saldıracak olsam o saate kadar saldırırdım. Hava karanlıktı, bir ses geldi, bakınca köpek olduğunu gördüm. Sonra tüfek sesini duydum. 'Eray koş' dedim, beraber apartmana doğru koşmaya başladık. İki kere ateş etti, daha sonra biz apartmana doğru kaçarken arkamızdan ateş etmeye devam etti. Biz apartmana girdik ve kapıyı kapattık. Eray'ın 3. atışta vurulduğunu düşünüyorum. Ben de kaçarken havaya 1 el ateş ettim. Eray'ın ateş ettiğini hatırlamıyorum. Sanığın eşiyle akrabalığımız var. Sanığın uyuşturucu işi olduğu için kendisiyle görüşmüyordum. Benim uyuşturucuyla işim olmaz. Yılbaşında bizi barıştırmaya çalıştılar, ben de barışmadım. Silahın ruhsatı olup olmadığını bilmediğim için ilk başta sakladım, ama daha sonra dedem aracılığıyla polislere teslim ettim.”
F.Ü.’nün anlatımıyla sanık İ.O.’nun savunması arasındaki farklılıklar, duruşmada olayın meydana geliş şekline ilişkin öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Sanığın eşi K.O. da mahkemede konuştu
Duruşmada sanık İ.O.’nun eşi K.O. da tanık olduğu sürece ilişkin ayrıntıları anlattı. K.O., olay öncesinde F.Ü.’nün kendisini aradığını ve eşiyle tartıştığını söylediğini belirtti.
K.O. mahkemede şu ifadeleri kullandı:
“Apartmanın önüne indim, bu sırada Fatih'i gördüm, 'Fatih ne oldu' diye sordum. 'Kocan nerede, onu öldüreceğim' dedi. Eray'ın yanına gittim. Ona ne olduğunu sordum. Eray da 'abla eşinin yanına git, kocana sahip çık. Beni de Fatih çağırdı, benim de başımı belaya sokacak' dedi. Ben de eşimi aramaya çıktım. Bir süre sonra eşimi elinde tüfekle buldum. 'Beni dul mu bırakacaksın, çocuklar ne olacak' diye eşimi ikna ettim. Eşim, 'bana, çocuklara, sana, aileme zarar verecek' diyordu, sürekli böyle sayıklıyordu. Eşim rahatsız, kendisine söylenen bir şeyi büyütüp kafasında kuruyor. Daha önce tedavi gördü, hastanede yattı. Bilal ağabeyin yanına gittik, konuştuk. Aracın vites kolu çıktı, biz vites kolunu yaparken eşim yanımızdan ayrıldı, sigara yakıp yürümeye başladı. 'Beni ileriden alırsınız' dedi. Ben de Kürşat'ı aradım, 'gelin beni alın, araç bozuldu' dedim. Eşimi aramaya başladık. Hem eşimi hem çocuklarımı düşünüyordum. Bir yandan da korkuyorduk. 16 yıllık evliyim. Eşimi apartmanın önünde bulduğumuzda tüfek dolu halde bekliyordu. Ne olduğunu sorduğumda, 'ben kimseyi öldürmedim, onlar bana ateş etti' dedi. Evin önünde çatışma ya da yaralı yoktu, görmedim. Oradan ayrıldık. Akşam da evimize jandarma geldi, eşimi aldılar. Eşim, evdeki tüfekle birlikte jandarmaya teslim oldu.”

Mahkeme kamera görüntülerini yeniden inceletecek
Duruşmada tarafların ve avukatların beyanları da dinlendi. Eray Eriş’in yakını E.E. ise duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle polis ekipleri tarafından salondan çıkarıldı.
Mahkeme heyeti, olayın aydınlatılması açısından dosyada bulunan kamera kayıtlarının yeniden çözümlenmesine karar verdi. Bunun yanı sıra tutuklu sanık İ.O.’nun geçmişte hastanede tedavi gördüğüne ilişkin beyanlarının araştırılması amacıyla sağlık evraklarının ilgili kurumlardan talep edilmesine hükmedildi.
Kamera görüntülerinin yeniden değerlendirilmesi ve sağlık kayıtlarının dosyaya ulaşmasının ardından yargılamaya devam edilecek.
Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi ve yeni delillerin dosyaya eklenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.





