Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde yer alan ve geçmişte önemli bir inanç merkezi olarak bilinen Geriş Tepesi, yıllar süren ihmalin ardından yeniden gündeme geldi. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi Dr. Demet Ensari Şaylı, bölgede bulunan tarihi Rum manastırı kalıntılarının inanç turizmine kazandırılması amacıyla yatırım yapmaya hazır olduklarını kamuoyuyla paylaştı. Şaylı, gerekli izinlerin verilmesi halinde projeye hemen başlanabileceğini vurguladı.
Bir Dönemin İnanç Merkezi: Meryem Ana Manastırı
Cumhuriyet öncesi dönemde İnebolu’da yaşayan Rum topluluğu için büyük anlam taşıyan Meryem Ana Manastırı, Geriş Tepesi’nin zirvesinde konumlanıyordu. Eşsiz bir deniz ve doğa manzarasına sahip olan bu alan, uzun yıllar boyunca ibadetlerin, ayinlerin ve geleneksel panayırların merkezi oldu. Özellikle her yıl 15 Ağustos’ta düzenlenen büyük panayır, çevre bölgelerde yaşayan Rum cemaatini İnebolu’da bir araya getiriyordu.
Bu tarihi önem, 2002 yılında Fener Rum Patriği Bartholomeos’un İnebolu ziyaretiyle bir kez daha gündeme gelmişti. Patrik Bartholomeos, Geriş Tepesi’ndeki kilise kalıntılarının Ortodoks dünyası açısından taşıdığı değere dikkat çekmişti.
Doğanın İçinde Kaybolan Tarih
Zamanla bakımsız kalan Geriş Tepesi’ndeki kilise ve manastır kalıntıları, yoğun bitki örtüsü, dikenler ve ağaçlar arasında neredeyse görünmez hale geldi. Bölgenin İnebolu’ya hâkim olan panoramik manzarası da kontrolsüz büyüyen ağaçlar nedeniyle kapandı. Bugün manastırı işaret eden tabelaları takip eden ziyaretçiler, ne yazık ki tarihi bir yapıdan çok, çöplerle çevrili bir yıkıntıyla karşılaşıyor.
Dr. Şaylı: “Bu Alan İnanç Turizmi İçin Büyük Bir Fırsat”
Uluslararası sağlık turizmi alanında çalışmalarıyla tanınan Dr. Demet Ensari Şaylı, Geriş Tepesi’nin sahip olduğu tarihi ve manevi potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şaylı, manastırın orijinal dokusuna sadık kalınarak yeniden inşa edilmesi, çevresinin düzenlenmesi ve alanın uluslararası inanç turizmine açılması halinde Kastamonu ve İnebolu’nun önemli bir kazanım elde edeceğini ifade etti.
Dünyada 225 ila 300 milyon arasında Ortodoks nüfusun bulunduğuna dikkat çeken Şaylı, bu ölçekte bir inanç grubunun ilgisini çekebilecek bir merkezin ekonomik, kültürel ve turistik açıdan ciddi katkılar sağlayacağını söyledi. Ayrıca geçmişte geleneksel hale gelen 15 Ağustos panayırlarının yeniden canlandırılması, balon turlarıyla bölgedeki doğal haç formunun havadan gösterilmesi gibi projelerin de planlandığını dile getirdi.
Devlet Kurumlarıyla Temaslar Sürüyor
Dr. Şaylı, proje kapsamında TBMM, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü nezdinde görüşmeler yaptıklarını açıkladı. Geriş Tepesi’nin turizme kazandırılmasının, yalnızca kültürel mirasın korunması açısından değil, aynı zamanda ilçede istihdamın artması ve refah seviyesinin yükselmesi bakımından da önemli olduğunu vurguladı. Şaylı, yap-işlet-devret modeline de olumlu yaklaştıklarını ifade etti.
Geriş Tepesi’nin Tarihi ve Coğrafi Özellikleri
İnebolu Belediyesi’nin resmi kaynaklarında yer alan bilgilere göre Geriş Tepesi, ilçenin güneyinde, yaklaşık 495 metre yüksekliğe sahip bir konumda bulunuyor. Bölge, İnebolu’daki üç önemli kale kalıntısından birine ev sahipliği yapıyor. Manastır alanında sarnıçlar, Bizans dönemine ait sütunlar ve kitabeler yer alıyor. Sütunlar üzerindeki monogramlar, yapının Bizans mimari özelliklerini taşıdığını gösteriyor.
Ayrıca çevrede bulunan kalıntılar, geçmişte manastırın etrafında misafirhaneler ve ticari alanların bulunduğuna işaret ediyor.
Haç Şeklindeki Meşeler ve Pontus Dönemi İzleri
Geriş Tepesi’ni özel kılan unsurlardan biri de, haç formunda dikildiği tespit edilen meşe ağaçları. Yapılan incelemelere göre bu ağaçların yaklaşık 100 yıllık olduğu ve her 10 metrede bir bilinçli şekilde dikildiği belirlendi. Bu durum, bölgenin geçmişte dini sembollerle planlandığını ortaya koyuyor.
19'uncu yüzyılın sonlarında, Osmanlı-Yunan Savaşları sırasında Geriş Tepesi’ndeki manastır, Pontus Rumları için önemli bir merkez haline geldi. 1897 yılında Amerika’dan gelen papaz Klamatyus, ardından Hacı Grigorun Yorgi, burada ayinler düzenledi ve 15–30 Ağustos tarihleri arasında büyük festivaller organize etti. Ancak dönemin siyasi koşulları nedeniyle manastır kapatıldı ve 1923’te Rum nüfusun bölgeden ayrılmasıyla yapı tamamen yıkıldı.
Doğa ve İnanç Turizmi Bir Arada
Bugün Geriş Tepesi, yalnızca tarihiyle değil, trekking rotaları, temiz havası ve Karadeniz’in mavisiyle birleşen yeşil doğasıyla da dikkat çekiyor. İnanç turizmiyle birlikte doğa turizminin de geliştirilmesi, bölgeyi uluslararası ölçekte cazip bir destinasyon haline getirebilir.





