Kastamonu’da üniversite okuyan gençlerin şehirden beklentisi, “nerede oturup kahve içelim” sorusundan çok daha geniş bir yerden başlıyor. Uluslararası yayın kuruluşları DW, BBC, France 24 ve Voice of America ortaklığındaki +90(plus90) Türkçe YouTube kanalında yayımlanan “Taşrada genç olmak” videosu da bu ihtiyacı, Kastamonu’daki bir öğrencinin cümleleriyle görünür kılıyor.
Videoda söz alan üniversite öğrencisi Huri Bağıcı, kentte çok sayıda kafe olmasına rağmen sosyal hayatın neredeyse sadece bu çizgide ilerlemesinden rahatsız. Asıl meselenin, gençlerin kendini besleyeceği kültürel alanlara ve birlikte üretim yapabileceği seçeneklere erişememesi olduğunu söylüyor.
“Kafe var ama hayat oraya sıkışmasın”
Huri, “Cadde boyu kafe dolu ama biz kafe istemiyoruz ki” diyerek durumu özetliyor. Ona göre üniversite yılları yalnızca oturup vakit geçirmekten ibaret olmamalı. Sergi gezmek, tiyatro izlemek, konsere gitmek, atölyelere katılmak gibi seçenekler öğrencinin hem sosyal çevresini hem de bakışını büyütüyor. Kafe merkezli bir düzen ise bu beklentiyle örtüşmüyor.

Gençlerin talebi kültür ve etkinlik takvimi
Huri’nin “Sergi olsun, tiyatro olsun, konser olsun” çağrısı, bir şikâyetten çok şehirle daha canlı bir bağ kurma isteği gibi okunuyor. Düzenli konserler, küçük sahnelerde tiyatro oyunları, öğrenci kulüplerinin kullanabileceği etkinlik mekânları ve sergi alanları, Kastamonu’nun üniversite kenti kimliğini güçlendirebilir.

Çözüm için ortak masa kurulabilir
Gençlerin istediği şey her zaman büyük bütçeli projeler değil. Üniversite, belediye ve yerel paydaşların ortak bir etkinlik takvimi hazırlaması, öğrenci topluluklarına sahne ve salon desteği verilmesi, duyuruların düzenli yapılması bile şehirdeki atmosferi değiştirir. Böylece Kastamonu, öğrencinin sadece okuduğu değil, gerçekten yaşadığı bir yer haline gelir.





