Kastamonu’nun Tosya ilçesinde yükselen Mer'aş-i Abdurrahman Paşa Camii, yalnızca bir ibadethane değil, aynı zamanda Osmanlı klasik dönem mimarisinin taşrada bıraktığı güçlü izlerden biri olarak dikkat çekiyor. Mimari tasarımının Mimar Sinan tarafından İstanbul’da hazırlandığı, yapım sürecinin ise onun yetiştirdiği ustalar ve talebeler tarafından Tosya’da yürütüldüğü kabul edilen cami, asırlardır ilçenin tarihî kimliğini tamamlayan yapılar arasında yer alıyor.
Tosya’nın çevreye hâkim noktalarından birinde bulunan cami, kubbe düzeni, taş ve tuğla işçiliği, mukarnas detayları ve merkezi plan anlayışıyla Mimar Sinan döneminin mimari yaklaşımını taşraya taşıyan eserlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Mer'aş-i Abdurrahman Paşa Camii ne zaman yapıldı?
Mer'aş-i Abdurrahman Paşa Camii’nin 16. yüzyılın sonlarında inşa edildiği bilinmektedir. Yapının cümle kapısı üzerinde yer alan kitabede Hicri 992, miladi olarak ise 1584 tarihi yer almaktadır. Bazı kaynaklarda caminin yapım yılı 1582 olarak da aktarılmaktadır.
Caminin banisi olarak adı geçen Maraşlı Abdurrahman Paşa’nın kimliği tam olarak netleşmemiştir. Ancak Abdurrahman Paşa’nın, Osmanlı döneminde görev yapmış bir devlet görevlisi olduğu düşünülmektedir. Bu yönüyle yapı, hem dini hem de tarihî hafızayı bir arada taşıyan önemli bir miras niteliği taşır.

Mimar Sinan ekolünün Tosya’daki yansıması
Abdurrahman Paşa Camii, Osmanlı klasik döneminin merkezi planlı camileri arasında değerlendirilmektedir. Duvarlarında kesme taş ve tuğla kullanılan yapının üzeri dört yarım kubbe sistemiyle örtülmüştür. Bu kubbe düzeni, caminin iç mekânında hem güçlü hem de dengeli bir mimari görünüm oluşturur.
Yapının örtü sistemi, ikisi bağımsız sekizgen ayak, ikisi ise duvara bitişik dört taşıyıcı üzerine oturtulmuştur. Beş gözlü son cemaat yeri ise sivri kemerler ve mermer sütunlarla desteklenen kubbeleriyle klasik Osmanlı cami mimarisinin zarif çizgilerini yansıtır.
Camiye kuzey ve batı cephelerinde bulunan iki kapıdan giriş sağlanmaktadır. Mukarnas kavsaralı cümle kapısı ile mermer mihrap nişi, yapının dikkat çeken sanat ayrıntıları arasında yer alır. İç mekânın çok sayıda pencereyle aydınlatılması ise camiye ferah ve dengeli bir atmosfer kazandırır.
Depremden sonra yeniden ayağa kaldırıldı
Tosya Abdurrahman Paşa Camii, 1943 depreminde büyük zarar görmüş ve daha sonra restore edilerek yeniden ibadete açılmıştır. Yapının 1917 yılında da onarımdan geçtiği bilinmektedir. Bugün camide görülen kalem işi süslemeler ve revzenlerin önemli bölümü, deprem sonrası yapılan restorasyon çalışmalarına aittir.
Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan minare de depremden sonra yenilenen bölümler arasındadır. Eski minarenin yıkılmasının ardından sekizgen kaide üzerinde yükselen bugünkü minare, restorasyon sürecinde yapıya kazandırılmıştır.

Kastamonu’nun tarihî mirasında özel bir yere sahip
Abdurrahman Paşa Camii’nin örtü sisteminde Diyarbakır Fâtih Paşa, İstanbul Şehzade, Üsküdar Mihrimah Sultan ve Manisa Muradiye camilerinde görülen anlayışın izleri hissedilmektedir. Bununla birlikte caminin planında yer alan dışa taşkın mihrap önü bölümü, yapıya farklı ve kendine özgü bir mimari karakter kazandırmaktadır.
Asırlardır Tosya’nın siluetinde yerini koruyan Abdurrahman Paşa Camii, Kastamonu’nun tarihî ve kültürel mirası içinde ayrı bir değer taşımaktadır. Mimar Sinan ekolünün taşradaki yansımalarını görmek isteyenler için cami, Osmanlı mimarisinin zarafetini ve döneminin yapı anlayışını bugüne taşıyan önemli eserlerden biri olarak öne çıkmaktadır.





