Kastamonu’nun Abana ilçesi, doğa gözlemcileri için heyecan verici bir gelişmeye sahne oldu. Bölgede daha önce kaydı bulunmayan sazhorozu kuşu, ilk kez görüntülenerek Kastamonu’nun kuş envanterine eklendi. Göçmen ve koruma altındaki türler arasında yer alan bu nadir kuşun görülmesi, hem bilimsel hem de ekolojik açıdan büyük önem taşıyor.

Ezine Çayı Göçmen Kuşlara Ev Sahipliği Yapıyor

Karadeniz’e dökülen Ezine Çayı’nın sazlık alanında mola veren iki sazhorozu, doğa fotoğrafçısı Mehmet Şenol tarafından fark edilerek fotoğraflandı. Kırmızı başı ve dikkat çekici parlak mavi tüyleriyle bilinen bu kuş türü, özellikle sulak alanlarda yaşamayı tercih ediyor. Ezine Çayı’nın sunduğu doğal yaşam ortamı, göç yolculuğundaki kuşlar için önemli bir durak noktası olmayı sürdürüyor.

Sazhorozu Görüntülendi (1)

Kastamonu Kuş Haritasına Yeni Tür Eklendi

Mehmet Şenol’un yaptığı gözlemler sonucunda sazhorozu, Kastamonu’da ilk kez kayıt altına alınmış oldu. Şenol, yaptığı açıklamada sazhorozunun Türkiye genelinde kayıt altına alındığı sekizinci ilin Kastamonu olduğunu belirtti. Bu gelişme, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

“Ezine Çayı Adeta Kuş Cenneti”

Şenol, Ezine Çayı’nın çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yaptığını vurgulayarak bölgeyi “kuş cenneti” olarak nitelendirdi. Sazhorozunun burada gözlemlenmesinin, alanın göçmen kuşlar için ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Daha önce bölgede görülmemiş bu türün kayda geçmesi, doğa gözlemcileri için de önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Üreme İhtimali Umut Veriyor

İki sazhorozunun birlikte görülmesi, türün bölgede üreyebileceğine dair umutları artırdı. Uzmanlara göre, uygun yaşam koşullarının devam etmesi halinde sazhorozunun Kastamonu’da kalıcı bir popülasyon oluşturması mümkün olabilir. Bu durum, hem doğa koruma çalışmaları hem de ekoturizm açısından bölgeye yeni fırsatlar sunabilir.

Kastamonu’nun doğal zenginlikleri arasında yerini alan bu gelişme, Ezine Çayı’nın korunmasının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Doğal yaşam alanlarının sürdürülebilirliği sağlandıkça, benzer keşiflerin artması da kaçınılmaz görünüyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı