Ramazan ayının manevi iklimi, Kastamonu’da düzenlenen anlamlı bir iftar programıyla bir kez daha hissedildi. Kastamonu’da bulunan Güldal Akşit Huzurevi sakinleri, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan özel bir programda il protokolüyle aynı sofrada buluştu. Program, huzurevinde kalan yaşlı vatandaşların yalnız olmadıklarını hissettiren sıcak ve samimi anlara sahne oldu.
Huzurevi Sakinleriyle Aynı Sofrada Buluşma

Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini yansıtan iftar programına Kastamonu Vali Vekili Aydın Ergün, Kastamonu Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan ve Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin başta olmak üzere birçok protokol üyesi katıldı. Davetliler, huzurevi sakinleriyle birlikte iftar yaparak onların Ramazan sevincine ortak oldu.

Program boyunca huzurevinde kalan yaşlılarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, onların taleplerini ve hatıralarını dinledi. Samimi sohbetlerin yaşandığı buluşmada, büyüklerin hayat tecrübeleri ve anıları da paylaşılırken, Ramazan’ın getirdiği manevi atmosfer herkes tarafından hissedildi.
Dualarla Açılan Oruçlar

İftar saatinin gelmesiyle birlikte sofralarda oruçlar açılmadan önce Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin tarafından dua edildi. Yapılan dua ile birlikte huzurevi sakinleri ve davetliler oruçlarını açarak Ramazan’ın bereketini birlikte paylaştı.
İftar programı sadece yemekle sınırlı kalmadı. Yemek sonrasında gerçekleştirilen sohbetler, yaşlıların yüzündeki tebessüm ve misafirlerle kurulan sıcak diyaloglar programa ayrı bir anlam kattı. Bu buluşma, huzurevi sakinleri için moral ve mutluluk kaynağı olurken, katılımcılar için de unutulmaz bir Ramazan akşamı yaşattı.
Ramazan’ın Paylaşma ve Vefa Ruhu
Programda konuşan yetkililer, toplumun en kıymetli değerlerinden biri olan yaşlıların her zaman hatırlanması ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle Ramazan ayında gerçekleştirilen bu tür buluşmaların, toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine dikkat çekildi.
Huzurevinde düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının sadece bir ibadet zamanı olmadığını; aynı zamanda paylaşmanın, vefanın ve gönül bağlarının güçlendiği bir dönem olduğunu bir kez daha gösterdi. Büyüklerle aynı sofrayı paylaşmanın verdiği huzur ve mutluluk, programa katılan herkesin hafızasında güzel bir anı olarak yer aldı.





