Kastamonu’nun tanınmış isimlerinden eski siyasetçi ve akil isimlerden Hayati Hamzaoğlu, rüşvet ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımı konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Toplumsal yozlaşmaya karşı sert ifadeler kullanan Hamzaoğlu, yalnızca rüşvet alanların değil, rüşvet verenlerin de ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini vurguladı.

“Rüşvet Verenler Sistemi Besliyor”

Hamzaoğlu, yaptığı değerlendirmede rüşvet mekanizmasının tek taraflı bir sorun olmadığını belirterek, “Rüşvet alan ne kadar ahlaksızsa, veren de en az üç kat daha fazla sorumluluk taşır” ifadelerini kullandı. Ona göre bu çarpık düzenin devam etmesindeki en büyük etken, çıkar sağlamak amacıyla bu sisteme dahil olan kişiler.

Rüşvet verenlerin, kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede kamu zararına yol açtığını ifade eden Hamzaoğlu, bu durumun ekonomik ve sosyal yapıyı derinden sarstığını dile getirdi. “Bir verip üç alan bu anlayış, kamu kaynaklarını adeta sömürüyor” diyerek eleştirilerini sürdürdü.

“Farklı İsimler Altında Aynı Düzen”

Açıklamasında rüşvetin farklı adlar altında gizlenmeye çalışıldığını da belirten Hamzaoğlu, özellikle imar, bağış, spor ve reklam gibi alanların bu tür işlemler için araç haline getirildiğini söyledi. Bu tür uygulamaların toplumda normalleşmeye başladığına dikkat çeken Hamzaoğlu, “Adı değişiyor ama yapılan iş aynı kalıyor” diyerek sistemin işleyişine tepki gösterdi.

“İşini Görenler Hâlâ İtibar Sahibi”

Hamzaoğlu’nun en dikkat çekici eleştirilerinden biri ise rüşvetle işlerini halleden kişilerin toplumdaki konumu oldu. Bu kişilerin elde ettikleri kazançlara rağmen hâlâ saygın görülmesinin büyük bir çelişki olduğunu belirten Hamzaoğlu, “İşlerini görüp kasalarını dolduranlar hâlâ itibarlı. Bu durum değişmediği sürece sorun büyüyerek devam eder” dedi.

Toplumsal Tepki Çağrısı

Rüşvet ve haksız kazançla mücadelede sadece yasal düzenlemelerin yeterli olmadığını savunan Hamzaoğlu, toplumun da bu konuda daha bilinçli ve tepkili olması gerektiğini ifade etti. “Bu düzen ancak toplumun tavrıyla değişir” diyen Hamzaoğlu, dürüstlük ve şeffaflığın esas alınmadığı bir sistemde adaletin sağlanamayacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi