Kastamonu’da geleneksel Türk-İslam sanatlarının önemli dallarından biri olan hüsn-i hat, gençlerin kaleminde yeniden hayat buldu. Türkiye Diyanet Vakfı Kastamonu Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerin iki yıllık eğitim sürecinde hazırladığı çalışmalar, düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu.
Hattat Altan Yılmaz’ın rehberliğinde hat sanatının inceliklerini öğrenen öğrenciler, uzun ve sabır isteyen bir çalışma döneminin ardından ortaya çıkardıkları eserleri TDV Kitabevi’nde sergiledi. Cuma namazının ardından ziyarete açılan sergide, öğrencilerin özellikle Rika yazı türünde hazırladığı çalışmalar yer aldı.
Ziyaretçiler, geleneksel yazı sanatının genç kuşaklar tarafından sürdürülmesini memnuniyetle karşılarken eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Etkinlik boyunca hat sanatında kullanılan yazı çeşitleri, eğitim yöntemi ve öğrencilerin geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verildi.
İki yıllık eğitimin ürünleri sergilendi
Türkiye Diyanet Vakfı yurdunda yaklaşık iki yıl önce başlatılan kurs, üniversite öğrencilerinin hem sanatsal beceri kazanmasına hem de geleneksel kültürle daha yakından bağ kurmasına imkân sağladı.
İlk yıl yaklaşık 10 öğrenciyle başlayan eğitim programına, yeni dönemde 10 öğrencinin daha katılmasıyla kursiyer sayısı 20’ye ulaştı. Geçen yıl eğitime başlayan öğrencilerin hazırladığı eserlerin sergilenmesi, kursun ilk somut sonuçlarından biri oldu.
Hattat Altan Yılmaz, gençlerin ortaya çıkardığı çalışmalardan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Bu kapsamda iki sene önce başladığımız hat kursumuzun artık meyvelerini almaya başladık. Geçen sene 10 civarında öğrenciyle başladığımız, bu sene bir 10 öğrencimiz daha ilave oldu. Toplam 20 civarında öğrencimize hat sanatı kursu veriyoruz. Geçen sene başlayan öğrencilerimizin eserlerini burada sergilemeye başladık. Öğrencilerimiz adına çok güzel, sevindirici bir gelişme.”

Yöneticilikten hat sanatına uzanan yolculuk
Altan Yılmaz’ın hat sanatıyla kurduğu bağ, uzun yıllar devam eden iş hayatından tamamen farklı bir alana yönelmesiyle başladı. İşletme Fakültesi mezunu olan ve bir dönem yöneticilik yapan Yılmaz, hatla tanışmasının ardından mesleki hayatını değiştirerek kendisini bu sanata adadı.
Sanat yolculuğunu anlatan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Aslında ben İşletme Fakültesi mezunuyum. Uzun seneler yöneticilik yaptım. Daha sonra hat sanatıyla tanıştım ve bu sanatla tanıştıktan sonra iş hayatımı bıraktım. Kendimi tamamen hat sanatına adadım. 15 yıldır hat sanatıyla uğraşıyorum. Üstadım Tahsin Kurt’tur. Tahsin Kurt hocamla 2010 yılında hat meşk etmeye başladık. 2019 yılında icazetimi aldım. 2021 yılından bu yana da hat dersleri veriyorum.”
Yılmaz’ın yıllar süren eğitimin ardından elde ettiği birikimi gençlere aktarması, Kastamonu’da hat sanatının yeni isimlerle devam etmesine de katkı sağlıyor.
Kastamonulu büyük hattatlar örnek alınıyor
Kastamonu’nun hat sanatındaki geçmişine dikkat çeken Altan Yılmaz, kentin bu alanda yetiştirdiği önemli isimlerin öğrenciler için de ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Kazasker Mustafa İzzet Efendi ve Şevki Efendi gibi Kastamonulu hattatların eserlerinin bugün de dikkatle incelendiğini belirten Yılmaz, eğitim anlayışlarında bu büyük ustaların izlerini taşımaya çalıştıklarını ifade etti.
Yılmaz, “Çünkü Kastamonulu hattatlar zaten tarih boyunca çok meşhurdur. Özellikle Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Şevki Efendi. Bunlar hat tarihi boyunca biz hattatların eserlerini titizlikle incelediğimiz, örnek aldığımız, onlar gibi olmaya çalıştığımız üstatlarımız ve bunlar Kastamonuludur. Hem onların adına yakışır, Kastamonu’ya yakışır bir şekilde öğrencilerimizi yetiştirmeye çalışıyoruz.” dedi.
Bu yaklaşım, kursun yalnızca güzel yazı öğretmekten ibaret olmadığını da gösteriyor. Öğrenciler, eğitim boyunca hat sanatının tarihini, disiplinini ve usta-çırak geleneğini de öğreniyor.
Eğitim Rika yazısıyla başlıyor
Hat sanatında ilerleme, uzun süreli ve aşamalı bir çalışma gerektiriyor. Kursiyerler eğitime, Osmanlı döneminde yaygın biçimde kullanılan el yazısı türlerinden Rika ile başlıyor.
Yaklaşık bir yıl süren temel çalışmanın ardından öğrenciler, yetkinliklerine göre Talik, Celi Talik ve Makili gibi farklı yazı türlerine geçiş yapıyor. Sergide öğrenciler tarafından hazırlanan eserlerin büyük bölümünü de Rika yazıları oluşturdu.
Yılmaz, eğitim sistemini şöyle anlattı:
“Öğrencilerimizi ilk öncelikle Rika dediğimiz Osmanlı’nın el yazısı olan Rika sanatıyla başlıyoruz. Bir sene kadar bu devam ediyor. Buradaki eserlerin zaten öğrenciye ait olan kısmı Rika yazılarıdır, Rika eserleridir. Daha sonra Talik, Celi Talik ya da Makili tarzındaki yazılarla devam ediyoruz ama hat eğitimi tabii uzun süreçli bir eğitim. Onun ilk tohumlarını burada atmış olduk. Geçen seneden bu yana öğrencilerimiz Rika ile başladılar. Bunların bir kısmı Talik yazıya geçti ve bu şekilde devam ediyoruz.”

“Hat sanatı sabır isteyen bir sanat”
Hat sanatına yönelik ilginin son yıllarda arttığını ifade eden Altan Yılmaz, geçmişte malzeme bulmanın dahi zor olduğunu, bugün ise hem araç gereçlere erişimin hem de öğrenci ilgisinin güçlendiğini söyledi.
Yılmaz, “Aslında halkın bu yazıya, yani hat sanatına ilgisi gerçekten gittikçe de artıyor. Ben 2010’lu yıllarda hat sanatına başladığımda malzeme bulmakta dahi zorluk çekiyordum. Fakat şimdi yeterince malzeme bulabiliyoruz. Yeterince öğrenci ilgisi de bence var.” diye konuştu.
Buna karşın hızlı sonuç alma isteğinin, gençlerin karşılaştığı en önemli zorluklardan biri olduğunu belirten Yılmaz, hat sanatının kısa sürede öğrenilemeyeceğinin altını çizdi.
“Buradaki tek aşılması gereken konu şudur ki uzun bir zamana yayılan bir sanat. Yani hemen öğrenilen bir sanat değil. Gençlerimiz özellikle çağın hastalığı olan hızlı yaşam tarzının içerisinde bu sanatı da çok kolay, hemen öğreneceklerini düşünüyorlar. Biraz orada bir sıkıntı yaşıyoruz. Fakat bu sanata gönül veren, bu sanatı gerçekten yapmak isteyen genç arkadaşlarımız özellikle çok ilgililer.” ifadelerini kullandı.
Bırakmayan öğrenciler yoluna devam ediyor
Kastamonu’da yaklaşık 20 öğrenciyle çalışmalarını sürdüren Altan Yılmaz, hat sanatında yetenek kadar devamlılığın da önemli olduğunu vurguladı.
Öğrencilerine sık sık sabırlı olmaları gerektiğini hatırlattığını söyleyen Yılmaz, “Burada da Kastamonu’da şu anda 20 civarında öğrencim bu sanatla uğraşıyor. Sabır gerektiren bir sanat. Ama sadece sabır değil, ben her zaman şunu söylüyorum öğrencilere, kimler hattat olamaz diyorum, bırakanlar.” dedi.
Genç hattatların eserlerinden oluşan sergi, hem öğrencilerin emeklerini görünür hale getirdi hem de Kastamonu’nun köklü hat geleneğinin yeni kuşaklar tarafından sürdürüldüğünü gösterdi. Sergiyi gezen vatandaşlar, çalışmaların hazırlanış süreci hakkında bilgi alırken genç sanatçıların ortaya koyduğu eserleri ilgiyle inceledi.





