Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliği, bu yıl 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında anlamlı bir konuya odaklandı. “Gazze’de Üniversite Olmak” başlığıyla gerçekleştirilen programda, savaşın gölgesinde eğitim mücadelesi veren akademisyenlerin ve öğrencilerin yaşadıkları zorluklar ele alındı. Etkinliğe çevrim içi katılan Al-Quds University Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Safa Nassereldin ile öğretim üyesi Dr. Emad Hamadeh, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumunu çarpıcı örneklerle aktardı.
Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Doç. Dr. Selver Mertoğlu, çatışma ortamında üniversiteli olmanın çok daha ağır bir anlam taşıdığına dikkat çekti. Mertoğlu, bu tür koşullarda eğitimi sürdürmenin yalnızca akademik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda geleceğe tutunma mücadelesi olduğunu vurguladı. Katılımcıların, Gazze’deki akademik yaşamı doğrudan deneyimleyen isimlerden dinleme fırsatı bulduğunu belirten Mertoğlu, programın önemine işaret etti.
Etkinlikte söz alan Dr. Emad Hamadeh ise daha önce Kastamonu Üniversitesi’ni ziyaret ettiğini hatırlatarak, bu iş birliğinin kendileri için değerli olduğunu ifade etti. Hamadeh, akademik dayanışmanın güçlendirilmesinin bu tür zorlu süreçlerde büyük katkı sağladığını dile getirdi.
Zor Şartlara Rağmen Süren Eğitim Mücadelesi

Gazze’deki eğitim ortamına dair dikkat çekici bilgiler paylaşan Dr. Safa Nassereldin, öğrencilerin hem fiziksel hem de teknolojik engellerle karşı karşıya kaldığını belirtti. İnternet erişimindeki kısıtlamalar, üniversiteler arası iletişim zorlukları ve altyapı eksiklikleri, eğitim sürecini doğrudan etkiliyor. Nassereldin, bu zorluklara rağmen dijital imkanların en üst düzeyde kullanılmaya çalışıldığını ancak mevcut şartların bunu da oldukça zorlaştırdığını ifade etti.
Savaşın yalnızca binaları değil, akademik birikimi de yok ettiğine dikkat çeken Nassereldin, üniversite kütüphanelerinin, laboratuvarların ve yıllarca süren araştırmaların büyük ölçüde zarar gördüğünü söyledi. Özellikle İslam Üniversitesi’nin yaşadığı yıkımın, sadece fiziksel bir kayıp değil, aynı zamanda bilimsel bir hafızanın silinmesi anlamına geldiğini vurguladı.
“Eğitim Umuttur, Vazgeçilemez”

Konuşmasında eğitimin Gazze halkı için taşıdığı hayati öneme değinen Nassereldin, tüm zorluklara rağmen öğrencilerin öğrenmeye devam ettiğini belirtti. Eğitimin, bireylerin hayata tutunmasını sağladığını ve geleceğe dair umutlarını canlı tuttuğunu ifade eden Nassereldin, “Eğitim sadece bireysel gelişim değil, toplumsal varoluş için de bir gerekliliktir. Eğitim durursa, toplum da geriye gider” dedi.
Gazze’de eğitim sisteminin ciddi hasar gördüğünü dile getiren Nassereldin, çok sayıda eğitim kurumunun yıkıldığını ve binlerce öğrencinin bu durumdan etkilendiğini belirtti. Ancak buna rağmen eğitimin kesintiye uğramaması için büyük bir çaba sarf edildiğini söyledi.
Uluslararası İş Birliği Vurgusu

Programda ayrıca Türkiye ile Gazze’deki üniversiteler arasındaki akademik ilişkiler de ele alındı. Katılımcılar, ortak projeler, akademik değişim programları ve teknik destek gibi alanlarda iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle altyapı ve eğitim materyalleri konusunda uluslararası desteğin gerekliliği vurgulandı.

Gazze’de görev yapan akademisyenlerin yaşadığı zorlukların da değerlendirildiği etkinlikte, sürdürülebilir bir eğitim sistemi için küresel dayanışmanın kaçınılmaz olduğu görüşü öne çıktı. Tüm zorluklara rağmen eğitim faaliyetlerini sürdürmeye çalışan akademisyenler, eğitimin barışın ve yeniden inşanın temel taşı olduğuna dikkat çekti.





