Kastamonu’nun Daday ilçesinde meydana gelen yangında evlerini ve geçim kaynaklarının önemli bir bölümünü kaybeden Sönmez ailesi, aradan geçen yaklaşık bir buçuk yıla rağmen sıcak bir yuvaya kavuşamadı. Yardımlarla topladıkları paranın büyük kısmını yeni bir ev yaptırmak amacıyla müteahhide verdiklerini belirten aile, inşaata başlanmadığını ve paralarının da iade edilmediğini öne sürdü.

Bezirgan köyü Maden Mahallesi’nde yaşayan aile, bugün kendilerine verilen tek odalı konteynerde yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Evin yapılacağı arazi hazırlanmış olmasına rağmen şantiye alanında herhangi bir inşaat çalışmasının başlamadığını söyleyen aile üyeleri, topladıkları malzemelerin de bekletildiğini dile getirdi.
Gece yarısı çıkan yangından pencereden kaçarak kurtuldular
Sönmez ailesinin hayatını değiştiren yangın, 9 Mayıs 2025 tarihinde gece saatlerinde çıktı. Elektrik kontağından kaynaklandığı belirlenen alevler, kısa sürede evi sardı. Kapıdan dışarı çıkamayan aile üyeleri, komşularının yardımıyla pencereden atlayarak kurtulabildi.

İtfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında ailenin evi ve ahırıyla birlikte köy camisi de kullanılamaz hâle geldi. Ahırda bulunan altı tavuk ile evdeki kedi telef oldu. Yangın sırasında yaralanan 62 yaşındaki Yaşar Sönmez ise tedavi altına alındı.
Bir gecede evsiz kalan aile için yardım kampanyası başlatıldı. Sönmez ailesine geçici olarak bir konteyner verilirken, Daday Kaymakamlığı tarafından yeni evlerini inşa edebilmeleri amacıyla köy çıkışında bir arsa tahsis edildi.
Yeni ev için 700 bin liraya anlaştılar
Ailenin iddiasına göre köy camisini yeniden yapan müteahhit H.İ.K., Sönmez ailesinin yaşadığı mağduriyeti görerek evlerini de inşa edebileceğini söyledi. Taraflar, 24 Ekim 2025 tarihinde evin kaba inşaatı için 700 bin liraya anlaştı.
Şahitlerin huzurunda sözleşme imzalayan aile, yardım kampanyasında toplanan paranın 500 bin lirasını malzeme alınması amacıyla müteahhide ödedi. Ancak aile üyeleri, aradan aylar geçmesine rağmen araziye herhangi bir inşaat malzemesi getirilmediğini ve çalışmalara başlanmadığını ileri sürdü.

Parasını geri alamadığını belirten aile, H.İ.K. hakkında Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. İddialara ilişkin nihai değerlendirmeyi yargı makamları yapacak.
“Tek göz odada bu çekyatlarda beş kişi kaldık”
Yangın gecesinde yaşadıklarını ve ardından başlayan zorlu süreci anlatan Meliha Sönmez, gözyaşlarını tutamadı. Aile olarak pencereden çıkarak canlarını kurtardıklarını söyleyen Sönmez, müteahhide ödedikleri paranın yardımseverler tarafından toplandığını belirtti.
Meliha Sönmez, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“1,5 yıl önce saat 03.00’te uyandık. Yangından kurtulmak için beş kişi kapıya yöneldik ama dışarı çıkamadık. Daha sonra pencereden çıktık. Eşimin başı, alnı, omzu, benim sırtım yanmıştı. Komşular üzerimize kıyafetler giydirdi, hayvanlarımızı kurtardı. 5 hayvanımız, üç günlük buzağımız vardı. Tavuklarım yandı, bir tane kedim yandı. İçeride onları görmedim. Bir müteahhit geldi buraya, ‘camiyi yapacağım’ dedi. Toplanan yardım paralarından evimizi yaptırmak için o müteahhide 500 bin TL verdik. Parayı alıp gitti, bir daha geri vermedi, evi de yapmadı. Mağdur kaldık. Konteyneri de eşimin çalıştığı iş yerinden verdiler. Sağ olsunlar, hiç arayıp sormadılar, geri de almadılar. Konteynerin içinde yaşıyoruz. Kızım ile torunum, damadım çalıştığı için bizimle kalıyorlardı. Damadım gelip onları aldı. Biz üç kişi konteynerde yaşıyoruz. Gidecek yerimiz yok. Tek göz odada, bu çekyatlarda 5 kişi yattık, kaldık.”

“Daha ne kadar sürecek bilmiyoruz”
Altı ay boyunca evin yapılmasını beklediklerini söyleyen Meliha Sönmez, çalışmanın başlamaması üzerine verdikleri parayı geri istediklerini ancak sonuç alamadıklarını iddia etti.
Sönmez, içinde bulundukları belirsizliği şu ifadelerle dile getirdi:
“Bir yıldır paramızı istiyoruz. 6 ay boyunca evimizi yapacak diye bekledik, yapmadı. Ondan sonra paramızı geri istedik ama vermedi. 1,5 yılımız böyle geçti. Bu konteynerin içinde yaşamaya devam ediyoruz. Daha ne kadar sürecek bilmiyoruz. Konteyneri de geri isterlerse o zaman ne yapacağımızı bilmiyorum. İnşallah yardım eden olur. Allah büyüktür.”
Ailenin üç ferdi, hâlen tek odalı konteynerde yaşamını sürdürüyor. Yazın sıcağında ve kışın soğuğunda sınırlı imkânlarla hayatlarına devam eden aile, kendilerine geçici olarak verilen konteynerin geri alınması ihtimalinden de endişe duyuyor.
“Arazinin yeri hazırlandı ancak inşaata başlayamadık”
Fuat Sönmez de yangının ardından yardım kampanyası düzenlendiğini ve Kaymakamlık tarafından kendilerine arazi tahsis edildiğini söyledi. Köy camisini yapan müteahhidin, ailenin içinde bulunduğu koşulları gördükten sonra uygun maliyetle ev yapma sözü verdiğini anlatan Sönmez, ödemeyi şahitler huzurunda yaptıklarını belirtti.
Fuat Sönmez, yaşanan süreci şöyle anlattı:
“Yangından sonra bizim için yardım toplandı. Daday Kaymakamlığımız tarafından köy çıkışında arazi tahsis edildi. Köy camisi de kullanılamaz hâle gelince bir tane müteahhit ile anlaştılar. Müteahhit geldi, camiyi yapmaya başladı. Biz de o süre zarfında arazinin alımı, evi yaptırmak için usta arayışındaydık. Şahıs da bizim mağduriyetimizi gördü, konteynerde kaldığımızı gördü. Sonra, ‘sizi mağdur etmeyeceğim’ dedi. Ben camiyi yaparken kendisine çok yardımcı oldum, traktörle malzeme taşımasına yardım ettim. Müteahhit bana yardımcı olacağını, çok fazla maliyetli olmayacak şekilde evimi yapacağını söyledi. Malzeme adı altında benden 500 bin lira para talep etti. İlk başta vermek istemedim. Sonra bizim köyden tanıdıklarla beraber bizi arabaya bindirdi, yaptığı inşaat alanlarına götürdü. Teminat olarak göstermek amacıyla iki şahitle sözleşme yaptık. Biz, 500 bin lira parayı verdik. O zamandan bu zamana kadar araziye inşaat malzemesi getirmedi. Arazinin yerini bile İl Özel İdaresi hazırladı, Allah razı olsun, çok yardımcı oldular. Hafriyat malzemesi duruyor, atamadık. Mimarlık ücretleri, proje çizimi belimizi büktü. Müteahhit parayı vermeyince daha da mağdur duruma düştük. İnşaata da başlayamadık. Babam, annem ve ben konteynerde kalıyoruz. Zor durumdayız. Yardım etmelerini rica ediyorum.”

Aile suç duyurusunda bulundu
Ev için ayırdıkları paranın dışında kullanabilecekleri başka kaynak kalmadığını söyleyen Fuat Sönmez, ödeme konusunda sürekli yeni tarihler verildiğini ancak paranın iade edilmediğini öne sürdü.
Sönmez, hukuki sürece başvurduklarını belirterek şunları söyledi:
“Aslında ödeme yapacağını söylüyor ama bizi oyalayıp duruyor. Ödemeyi sürekli erteliyor. Amcam ve babam müteahhit ile görüşmüş, ‘avukata verin, alabiliyorsanız alın’ demiş. Hiçbir şey yapamıyoruz. Elimde onda olan paradan başka para da kalmadı. Yapabileceğim bir şey de yok. Evin yerini hazırladık, öyle duruyor. Sağ olsun eş dost sayesinde 7 ton demir aldık. Paramızı da alamayınca Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduk.”
Ailenin ev için hazırlattığı alanda hafriyat çalışması yapılırken, yakınlarının desteğiyle alınan yedi ton demir de inşaatın başlamasını bekliyor.
“Evinde ekmek yapamıyor, bize gelip yapıyor”
Sönmez ailesinin komşusu Seher Maden de ailenin yangından sonra yaşadığı zorluklara yakından tanıklık ettiğini söyledi. Konteynerde günlük hayatın en temel ihtiyaçlarını karşılamanın bile güç olduğunu anlatan Maden, Meliha Sönmez’in ekmek yapmak için komşularından destek aldığını ifade etti.
Seher Maden, “Komşularımız çok kötü durumdalar. Müteahhide 500 bin lira ödediler, o da evi yapmadı. Şu an inkâr ediyormuş, vermiyormuş. Birkaç defa aradılar. Bu aile çok mağdur durumda. Bu para hayırseverlerin yardımıyla toplanan bir paraydı” dedi.

“Para iade edilsin, evlerini yaptırsınlar”
Yaşar Sönmez’in ağabeyi Selahattin Sönmez ise sözleşme ve ödeme dekontlarının bulunduğunu belirtti. Yardım amacıyla toplanan paranın geri verilmesini isteyen Sönmez, ailenin yeni evinin inşa edilebilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Selahattin Sönmez, şunları kaydetti:
“Yangından sonra yardımlarla bayağı bir para birikti. Bizim evle birlikte köyün camisi de yandı. Köyün camisini yapan müteahhit ağabeyimi, yeğenimi kandırarak bunların elinden 500 bin lirayı, ‘demir alacağım, çimento alacağım, malzemeyi almam lazım’ diyerek aldı. Dekontları mevcut. ‘Evin kaba inşaatını 700 bin liraya yaparım’ diye ağabeyimi, yeğenimi kandırıyor. Parayı alıyor, hiçbir şey yapmıyor, çivi bile çakmıyor. ‘31 Temmuz’da paranın hepsini veririm’ diye sözleşme yapmışlar. Ellerinde sözleşmesi de var. Önce yaptıkları sözleşmeyi feshetmişler. Tabii parayı iade etmeyince ağabeyim beni aradı, ‘müteahhit paramı vermiyor, ne yapalım’ diye sordu. Ben müteahhidin telefon numarasını aldım, aradım. ‘Sen ağabeyimden aldığın parayı niye iade etmiyorsun, bu adamlar gariban. Toplanan yardımları elinden aldın, bu adamlar gariban. Tek odalı konteynerde kalıyor. Bunun parasını iade et, evini yaptıralım’ dedim. ‘Sen nereden arıyorsun, sen de kimsin, ödemiyorum’ dedi. Bu müteahhit denilen şahsın elinden bu para alınarak lütfen yeğenime iade edilsin. Bu da evini yaptırsın, insan gibi evinde yaşasın.”
Yangından sonra dayanışmayla yeniden hayata tutunmaya çalışan Sönmez ailesi, şimdi hem hukuki sürecin sonuçlanmasını hem de yarım kalan ev hayalinin gerçeğe dönüşmesini bekliyor. Ailenin en büyük isteği, kendilerine ait bir çatıya kavuşarak konteynerdeki zorlu yaşamı geride bırakmak.





