Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köy statüsüne dönüştürülmesini öngören yasal düzenlemeye ilişkin iptal talebini reddetti. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığı hükme bağlandı. Böylece küçük nüfuslu belediyelerin köye dönüştürülmesine yönelik uygulamanın önünde hukuki bir engel bulunmadığı kesinleşmiş oldu.
CHP’den İptal Başvurusu Gelmişti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2025 yılında kabul edilen 7551 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında yapılan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu. Söz konusu kanunla, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesi yeniden düzenlenmiş ve “Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüştürülür” hükmü getirilmişti.
CHP’nin başvurusunda, bu düzenlemenin kamu yararına hizmet etmediği ileri sürüldü. Ayrıca nüfusu azalan belde ve köylerin belediye statüsünden çıkarılmasının yerleşim yerlerindeki nüfus kaybını daha da hızlandırabileceği savunuldu. Başvuruda, bu durumun nüfusun büyükşehirler gibi daha yoğun idari birimlerde toplanmasına yol açabileceği ifade edildi.
Bunun yanı sıra, nüfus verilerinin sürekli değişkenlik gösterdiği vurgulanarak idari yapıların yalnızca bu verilere dayalı olarak hızlı biçimde değiştirilmesinin hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle çelişebileceği görüşü de dile getirildi.
AYM: Düzenleme Anayasa’ya Uygun
Anayasa Mahkemesi, yapılan değerlendirme sonucunda düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Yüksek Mahkeme kararında, mevcut mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ya da tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin hangi makamın hangi yöntemle karar vereceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekildi.
Mahkeme, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi işlemlerinin kanunla ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna işaret etti. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 123. maddesiyle çelişmediği değerlendirildi.
Yerel Yönetimlerde Seçim İradesi Korunuyor
Kararda dikkat çeken bir diğer nokta ise yerel halkın seçim iradesinin korunması oldu. AYM, belediyenin tüzel kişiliğinin kaldırılması durumunda dahi halkın beş yıllık seçim döneminde ortaya koyduğu iradenin seçim süresi tamamlanana kadar geçerliliğini koruduğunu vurguladı.
Ayrıca belediye statüsünün sona ermesinin ardından ilgili yerleşim yerlerinde köy tüzel kişiliğinin oluşturulması için vatandaşların seçim hakkını kullanmaya devam edebileceği ifade edildi.
Kastamonu etkilenecek mi?

Kastamonu'da nüfusu 2 binin altında belediye bulunmuyor. Dolayısıyla karar Kastamonu'yu çok fazla etkilemeyecek. Ancak, bazı ilçelerin nüfusu her yıl erirken önümüzdeki yıllarda Kastamonu'da ki ilçelerde alınan bu karardan etkilenebilir.
Amaç: Daha Etkin Kamu Hizmeti
Mahkeme kararında düzenlemenin temel amacının kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli şekilde yürütülmesi olduğu belirtildi. Belediye Kanunu’nun 11. maddesinde, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasların ayrıntılı biçimde açıklandığına dikkat çekildi.
AYM, düzenlemenin kapsamının açık, anlaşılır ve net bir şekilde ortaya konulduğunu belirterek hukuki belirlilik açısından herhangi bir sorun bulunmadığını değerlendirdi. Ayrıca belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasına ilişkin uygulamanın ilk yapılacak yerel seçimlerde yürürlüğe girecek olması da kararın gerekçeleri arasında yer aldı.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında hazırlanan bu düzenlemenin hukuk devleti ilkesi, kamu tüzel kişiliğinin kaldırılması ve yerel yönetimlerin özerkliği gibi anayasal prensiplerle çelişmediğine hükmetti. Bu gerekçeler doğrultusunda iptal talebi oybirliğiyle reddedildi.





