Türkiye’nin farklı illerinde uzun yıllar mülki idare amiri olarak görev yapan Nevzat Sinan, emeklilik hayatını yalnızca dinlenerek geçirmek yerine sanata ve eğitime adadı. Ahşap yakma sanatıyla hazırladığı tabloları satarak elde ettiği gelirleri üniversite öğrencilerine burs olarak aktaran Sinan, örnek bir sosyal sorumluluk hikâyesi ortaya koyuyor.
45 Yıllık Kamu Hizmetinden Sanata Uzanan Yolculuk

Afyonkarahisar, Amasya, Denizli ve Nevşehir gibi Türkiye’nin önemli şehirlerinde vali yardımcılığı görevlerinde bulunan Sinan, yaklaşık 45 yıllık hizmetin ardından 2019 yılında emekliye ayrıldı. Emeklilik sonrası yaşamını Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesinde sürdüren Sinan, gençlik yıllarında tanıştığı bir sanata yeniden yöneldi.
Üniversite yıllarında harçlığını çıkarmak için öğrendiği ahşap yakma tekniği, onun hayatında yeniden önemli bir yer edindi. O dönemlerde küçük tabelalar yaparak başladığı bu serüven, zamanla sanatsal bir tutkuya dönüştü.
Öğrencilik Yıllarından Gelen Sanat Tutkusu

1970’li yıllarda üniversite eğitimi sırasında arkadaşından öğrendiği teknikle ilk çalışmalarını yapan Sinan, aslında bu sanatı bir ihtiyaçtan dolayı keşfetti. Yazı yazma tekniği olarak başladığı bu yöntem, zamanla görsel sanata evrildi.
İlk dikkat çeken çalışması, dönemin önemli sanatçılarından Yılmaz Güney’in portresi oldu. Bu eserin Ankara’daki Anafartalar Çarşısı’nda beklediğinden yüksek bir değere satılması, onun sanata daha ciddi yaklaşmasını sağladı.

Ancak yoğun kamu görevleri nedeniyle sanat çalışmalarına uzun süre ara vermek zorunda kaldı. Emekliliğe yaklaşırken eşinin teşvikiyle yeniden eline aldığı ahşap yakma kalemi, hayatının ikinci dönemini şekillendirdi.
Türkiye ve Yurt Dışında Açılan Sergiler
Sanata dönüşünün ardından üretim temposunu artıran Sinan, kısa sürede dikkat çeken eserlere imza attı. Zamanla teknik becerisini geliştiren sanatçı, siyahın farklı tonlarını kullanarak derinlikli çalışmalar ortaya koydu.

Bu süreçte Türkiye genelinde 13 sergi açan Sinan, uluslararası alanda da sanatını sergileme fırsatı buldu. Ukrayna, Litvanya ve Polonya’da açtığı sergilerle Türk sanatını yurt dışında da temsil etti.
Çatalzeytin’in doğal güzelliklerinin kendisine ilham verdiğini belirten sanatçı, çoğu eserini burada üretiyor.

Bir Tablo Aylar, Hatta Yıllar Sürebiliyor
Ahşap yakma sanatı, sabır ve titizlik gerektiren bir süreç. “Pirografi” olarak da bilinen bu teknikle çalışan Sinan, bir eserin tamamlanmasının aylar sürebildiğini belirtiyor.
Ortalama bir tabloyu 4 ila 6 ayda tamamladığını ifade eden sanatçı, bazı özel çalışmaların ise yıllar alabildiğini söylüyor. Nitekim Amasya’da yaptığı Atatürk portresi üzerinde tam 2 yıl çalıştığını dile getiriyor.
Bu süreçte uzun saatler çalışmanın mümkün olmadığını belirten Sinan, ortaya çıkan duman ve ısının çalışmayı zorlaştırdığını vurguluyor.

“Sanat Para İçin Değil, Yaşamın Bir Parçası”
Sanatın yalnızca maddi kazanç amacıyla yapılmaması gerektiğini savunan Sinan, resimlerin insanın ruh halini yansıttığını ifade ediyor. Ona göre her eser, sanatçının o anki duygularının bir yansıması.
Koyu tonların yoğun olduğu çalışmaların genellikle daha stresli dönemlerde ortaya çıktığını söyleyen sanatçı, açık tonların ise daha huzurlu anları temsil ettiğini belirtiyor.
Bu yönüyle sanat, onun için sadece bir üretim değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi.
Sanattan Elde Edilen Gelir Öğrencilere Umut Oluyor
Nevzat Sinan’ın hikâyesini farklı kılan en önemli unsur ise sanatını toplumsal faydaya dönüştürmesi. Emekli maaşıyla yaşamını sürdürebildiğini ifade eden Sinan, tablolarından elde ettiği geliri öğrencilere burs olarak aktarıyor.
Bugüne kadar yüzlerce öğrencinin eğitimine katkı sağladığını belirten sanatçı, destek verdiği gençlerin önemli meslekler edindiğini gururla anlatıyor. İçlerinde doktor, akademisyen ve asker olan birçok öğrencinin başarı hikâyesi, onun için en büyük ödül.
Ayrıca yazdığı kitaplardan elde ettiği gelirlerin bir kısmını da yine öğrencilerin eğitimine yönlendiren Sinan, eğitime verdiği desteği emeklilik sonrasında da sürdürmeye devam ediyor.
Sanatın Temelinde Sabır ve Emek Var
Ahşap yakma tekniğiyle yaptığı eserlerde genellikle görev yaptığı şehirlerin tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan Sinan, bu sanatın uzun ömürlü olmasıyla da dikkat çektiğini belirtiyor.
Sanat yolculuğunu üç temel kavramla özetliyor: sabır, sebat ve emek.
Emekliliğini üretken bir döneme dönüştüren Nevzat Sinan, hem sanatın iyileştirici gücünü ortaya koyuyor hem de eğitime sağladığı katkıyla topluma ilham vermeye devam ediyor.





