Kastamonu Üniversitesi bünyesinde yürütülen bilimsel bir çalışma, tarımsal atıkların değerlendirilmesi konusunda önemli bir başarıya imza attı. Bezelye kabukları kullanılarak geliştirilen manyetik özellikli biyokömür, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek bilim dünyasında dikkat çeken yenilikçi projeler arasına girdi.
Tarımsal atıklar katma değere dönüşüyor
Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Gökçe Didar Değermenci ile araştırmacı Neslihan Kader’in ortak çalışmasıyla geliştirilen bu teknoloji, sürdürülebilir üretim anlayışına önemli katkılar sunmayı hedefliyor. Tarımsal faaliyetler sonucunda ortaya çıkan bezelye kabukları, hidrotermal yöntemle işlenerek yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürülüyor.

Manyetik biyokömür ile etkili arıtma
Geliştirilen yöntem sayesinde bezelye kabukları özel işlemlerden geçirilerek manyetik özellik kazandırılmış biyokömüre dönüştürülüyor. Bu malzeme özellikle su arıtma sistemlerinde katalizör görevi görerek zararlı kirleticilerin giderilmesinde etkili bir çözüm sunuyor. Üstelik manyetik yapısı sayesinde işlem sonrasında mıknatıs yardımıyla kolaylıkla ayrıştırılabiliyor.
Bu özellik, hem kullanım kolaylığı sağlıyor hem de malzemenin tekrar kullanılmasına olanak tanıyor. Böylece hem maliyetler düşürülüyor hem de çevreye ikinci kez zarar verebilecek atık oluşumunun önüne geçiliyor.
Geniş kullanım alanı ile öne çıkıyor
Üretilen biyokömür, sahip olduğu geniş yüzey alanı ve gözenekli yapısı sayesinde özellikle zor ayrışan kirleticilerin temizlenmesinde yüksek performans gösteriyor. Bu yönüyle yalnızca su arıtma alanında değil, farklı çevresel uygulamalarda da kullanılabileceği öngörülüyor.
Üniversiteden bilimsel başarı vurgusu
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen bu başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, üniversitenin bilimsel çalışmalarını toplumsal faydaya dönüştürme hedefi doğrultusunda ilerlediğini ifade etti. Topal, patent tescili dolayısıyla projede emeği geçen akademisyenleri tebrik ederek, bu tür çalışmaların artarak devam edeceğini vurguladı.
Bu gelişme, hem çevre dostu teknolojilerin yaygınlaşması hem de atık yönetiminde yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.





