Muharrem ayının manevi atmosferi, Kastamonu’da düzenlenen anlamlı bir etkinlikle bir kez daha hissedildi. Paylaşma, dayanışma ve kardeşliğin simgesi olan aşure, vatandaşlara ikram edilerek birlik ve beraberlik duyguları pekiştirildi.
Nasrullah Camii’nde Yoğun Katılım
Nasrullah Camii avlusunda cuma namazı sonrası gerçekleştirilen etkinlikte, binlerce kişi bir araya geldi. Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından organize edilen program kapsamında yaklaşık 2 bin 600 vatandaşa aşure dağıtıldı. Etkinlik, hem manevi değerlerin yaşatılması hem de toplumsal bağların güçlendirilmesi açısından büyük ilgi gördü.

“Paylaşmanın Bereketini Hep Birlikte Yaşıyoruz”
Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürü Halil Alper, etkinlik sonrası yaptığı açıklamada Muharrem ayının önemine dikkat çekti. Bu özel ayın sadece dini değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma açısından da büyük anlam taşıdığını belirten Alper, vatandaşlarla birlikte bu kültürü yaşatmanın mutluluğunu dile getirdi.
Alper, vakıf geleneğinin sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak, sadece Kastamonu’da değil, çevre illerde de benzer etkinliklerin düzenlendiğini ifade etti. Bu kapsamda Bartın, Karabük ve Zonguldak’taki tarihi camilerde de cuma namazı sonrası aşure ikramı gerçekleştirildiğini belirtti.
Bölge Genelinde Binlerce Kişiye Ulaşıldı

Düzenlenen etkinlikler sayesinde toplamda 6 bin 500 kişiye aşure dağıtımı yapıldığı bilgisi paylaşıldı. Böylece Muharrem ayının ruhuna uygun olarak paylaşma ve yardımlaşma geleneği geniş bir coğrafyada yaşatılmış oldu.
Aşure dağıtımına katılan vatandaşlar ise etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür organizasyonların toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti.
Gelenekler Yaşatılmaya Devam Ediyor
Yüzyıllardır süregelen vakıf kültürü, bu tür etkinliklerle günümüzde de canlı tutuluyor. Özellikle Muharrem ayında yapılan aşure ikramları, farklı kesimlerden insanları bir araya getirerek toplumsal dayanışmayı artırıyor.
Kastamonu’da gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyon, hem geçmişten gelen değerlerin korunmasına hem de gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor. Uzmanlara göre bu tür etkinlikler, sadece dini bir ritüel olmanın ötesinde, toplumsal huzurun ve birlikteliğin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.





