Kastamonu’nun tarihi mirasları arasında yer alan Küre İkiçay Köprüsü, yıllardır süregelen ihmaller ve doğal afetlerin etkisiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Özellikle Milli Mücadele döneminde kritik bir görev üstlenen bu önemli yapı, yeniden ayağa kaldırılmayı bekliyor. Bölgenin geçmişine ışık tutan köprü, hem tarihçiler hem de yerel halk tarafından gündemde tutulmaya devam ediyor.
İstiklal Yolu’nun Tarihi Sembolü

Küre İkiçay Köprüsü, İnebolu’dan Ankara’ya uzanan ve “İstiklal Yolu” olarak bilinen tarihi güzergâh üzerinde bulunuyor. 1890 yılında hizmete açılan köprü, Kurtuluş Savaşı sırasında cephane ve askeri malzemelerin Anadolu içlerine taşınmasında hayati bir rol oynadı. O dönemlerde binlerce ton mühimmatın bu güzergâh üzerinden taşındığı biliniyor.
Köprü, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda Milli Mücadele ruhunun somut bir temsilcisi olarak kabul ediliyor. Eski fotoğraflarda köprü üzerinden araçların ve yük taşımacılığının yapıldığı açıkça görülüyor. Bu da yapının geçmişte ne kadar aktif kullanıldığını gözler önüne seriyor.

Sel Felaketi Köprüye Büyük Zarar Verdi
2021 yılında Kastamonu’da yaşanan büyük sel felaketi, Küre İkiçay Köprüsü’nde ciddi hasara neden oldu. Sel sularının etkisiyle köprünün bazı bölümleri zarar görürken, yapı o tarihten bu yana kaderine terk edilmiş durumda. Geçen süre içerisinde bakım yapılmaması, köprünün daha da yıpranmasına yol açtı.
Uzmanlara göre, tarihi değeri bu kadar yüksek olan bir yapının korunmaması büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Bölge halkı ve kültürel miras savunucuları, köprünün bir an önce restore edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Akademisyenlerden ve STK’lardan Tepki
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden emekli olan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Eski, köprünün mevcut durumuna dikkat çeken isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Eski, yaptığı açıklamada köprünün Milli Mücadele’nin en önemli somut tanıklarından biri olduğunu belirterek, bu tarihi mirasın sahipsiz bırakılmasına tepki gösterdi.

Köprünün sadece bir yapı değil, aynı zamanda geçmişin fedakârlıklarını temsil eden bir değer olduğunu ifade eden Eski, yetkililere çağrıda bulunarak restorasyon çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiğini dile getirdi. Tarihi yapıların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
İstiklal Yolu Yürüyüşü Öncesi Gündeme Geldi
İnebolu’nun Şeref ve Kahramanlık Günü kapsamında 9-12 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü öncesinde, Küre İkiçay Köprüsü yeniden kamuoyunun dikkatini çekti. Her yıl düzenlenen bu yürüyüş, Kurtuluş Savaşı’nda cephane taşıyan kahramanların anısını yaşatmayı amaçlıyor.
Bu önemli etkinlik öncesinde köprünün durumu, yürüyüşün anlamı açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü köprü, bu tarihi rotanın en önemli geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
“Eksik Bir İstiklal Yolu Kabul Edilemez”

Heyamola İnebolu Çevre Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Adem Salcıoğlu da köprünün durumuna ilişkin açıklamalarda bulunarak, mevcut tabloya tepki gösterdi. Salcıoğlu, Küre İkiçay Köprüsü’nün İstiklal Yolu’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, köprüden geçmeyen bir güzergâhın eksik kalacağını ifade etti.
"Geleceğimize bir borçtur"
Salcıoğlu; “Hocama yürekten katılıyor, aynı hisleri paylaşıyorum. Küre İki Çayı köprüsünden geçmeyen bir ‘İstiklal Yolu’ İstiklal Yolu değildir. Yarımdır, eksiktir. Bu rota aslına uygun ve hakkını teslim edecek şekilde düzenlenene kadar toplum olarak, Kastamonu olarak asla peşini bırakmamamız gerekiyor. Küre İki Çayı Köprüsü, sebepsiz yıkılan İnebolu İki Çayı Köprüsü, güzergah üzerindeki bakımsız yıkılan yıkılmakta olan tarihi köprü ve menfezler aslına uygun ayağa kaldırılmalı ve orjinal rota güzergahı korunmalı, anlatılmalı ve mutlaka ama mutlaka yaşatılmalı. Bu hem geçmişimize hem de geleceğimize bir borçtur. Vatanını ve memleketini seven her Kastamonulunun üzerine de Vazifedir...” ifadelerini kullandı.
Salcıoğlu, sadece bu köprünün değil, güzergâh üzerindeki diğer tarihi yapıların da korunması gerektiğini vurguladı. Yıkılmış ya da yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan köprü ve menfezlerin aslına uygun şekilde restore edilmesi gerektiğini belirtti.
Tarihi Miras Geleceğe Taşınmalı
Küre İkiçay Köprüsü’nün yeniden ayağa kaldırılması, sadece bir restorasyon çalışması değil, aynı zamanda geçmişe sahip çıkmanın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür tarihi yapıların korunmasının turizm açısından da önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor.
Bölge halkı, köprünün restore edilerek yeniden İstiklal Yolu’nun bir parçası haline getirilmesini istiyor. Bu sayede hem tarihi miras korunacak hem de gelecek nesillere aktarılabilecek.
Sonuç olarak, Küre İkiçay Köprüsü’nün kaderine terk edilmesi, yalnızca bir yapının kaybı değil, aynı zamanda bir tarih kesitinin yok olması anlamına geliyor. Yetkililerin bu konuda atacağı adımlar, hem bölge halkı hem de tarih bilinci açısından büyük önem taşıyor.
İLGİLİ HABER





