Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, Orta Doğu coğrafyasındaki kene türlerine ışık tuttu. Çalışmaya liderlik eden Adem Keskin, bölgede bulunan 101 farklı kene türünün detaylı biçimde incelendiğini açıkladı.
101 Kene Türü Detaylı Şekilde İncelendi

Yaklaşık 5 yıl süren bilimsel araştırma kapsamında Türkiye başta olmak üzere İran, Irak, Mısır, Suriye ve Arap Yarımadası’ndaki ülkelerde bulunan kene türleri analiz edildi. Araştırma ekibi, bu türlerin sınıflandırılmasını yaparken aynı zamanda türlerin ayırt edilmesini kolaylaştıran teşhis anahtarları da oluşturdu.
Elde edilen veriler, 2025 yılının sonlarına doğru İngilizce olarak yayımlanan “Orta Doğu Keneleri: Taksonomi, Biyoloji, Ekoloji, Tıbbi ve Veterinerlik Önemi” başlıklı kapsamlı bir kitapta toplandı. Yaklaşık 400 sayfadan oluşan eser, alanında önemli bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor.
İklim Değişikliği ve Kene Dağılımı

Araştırmada sadece mevcut durum değil, aynı zamanda iklim koşullarının gelecekte kene popülasyonları üzerindeki etkileri de ele alındı. Bölgedeki iklim değişikliklerinin, kene türlerinin yayılımını ve yoğunluğunu nasıl etkileyebileceği bilimsel veriler ışığında değerlendirildi.
Keskin, bu yönüyle çalışmanın sadece bugünü değil, gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri de öngörmeye yardımcı olacağını vurguladı.
Tarihsel Veriler Tek Tek İncelendi

Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de kapsamlı literatür taraması oldu. Araştırma ekibi, 1900’lü yılların başından günümüze kadar Orta Doğu ülkelerine ait tüm kene kayıtlarını tek tek analiz etti. Bu süreçte eski verilerdeki hatalar ve eksiklikler de tespit edilerek bilimsel açıdan daha güvenilir bir veri seti oluşturuldu.
Kitabın yazım sürecinin yaklaşık 2 yıl sürdüğünü belirten Keskin, bu sürecin oldukça titiz bir çalışma gerektirdiğinin altını çizdi.
Kene Kaynaklı Hastalıklara Dikkat
Araştırmada, kene türlerinin sadece biyolojik özellikleri değil, aynı zamanda insan ve hayvan sağlığı açısından taşıdığı riskler de ele alındı. Özellikle Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ciddi hastalıkların yayılımı üzerinde duruldu.

KKKA’nın, çoğunlukla hyalomma türü keneler aracılığıyla bulaştığı ve Afrika, Balkanlar, Orta Doğu ile Asya’nın bazı bölgelerinde yaygın olarak görüldüğü belirtildi. Bunun yanı sıra rickettsia ve borrelia gibi farklı patojenlerin de kene yoluyla taşınabildiği ifade edildi.
Uluslararası Bilimsel İş Birliği
Çalışma, sadece Türkiye’den değil, farklı ülkelerden uzman bilim insanlarının katkılarıyla hazırlandı. Araştırma ekibinde Kosta Mumcuoğlu, Ben Mans ve Filipe Dantas-Torres gibi alanında tanınmış isimler yer aldı.
Bu uluslararası iş birliği sayesinde ortaya çıkan eser, hem akademik dünyaya hem de sağlık alanındaki araştırmalara önemli katkılar sunuyor.
Bilim Dünyası İçin Önemli Kaynak
Ortaya konulan bu kapsamlı çalışma, Orta Doğu’daki kene türleri hakkında bugüne kadar yapılmış en geniş araştırmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Araştırma, bilim insanları, veterinerler ve sağlık uzmanları için önemli bir referans kaynağı olmasının yanı sıra, bölgedeki zoonotik hastalıklarla mücadelede de kritik bir rol oynayacak.





