Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından yayımlanan 2025 yılı verileri, Türkiye’nin orman zenginliği açısından öne çıkan illerini bir kez daha gözler önüne serdi. Açıklanan istatistiklere göre Kastamonu, yüzölçümüne oranla sahip olduğu ormanlık alan miktarıyla ülke genelinde üçüncü sırada yer alarak dikkat çekici bir başarıya imza attı.
Yüzde 67’lik orman varlığına sahip olan Kastamonu, doğal kaynaklarının zenginliğiyle Karadeniz Bölgesi’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Geniş ormanlık alanları, temiz havası ve biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkan kent, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekoturizm açısından büyük bir potansiyele sahip.
Türkiye’nin En Ormanlık İlleri Açıklandı: Kastamonu 3'üncü

OGM verilerine göre listenin zirvesinde yüzde 72’lik oranla Karabük bulunuyor. İkinci sırada yüzde 68 ile Muğla yer alırken, Kastamonu yüzde 67 ile üçüncü sıraya yerleşti. Bolu yüzde 65 ile dördüncü sırada bulunurken, onu yüzde 55 ile Artvin takip etti. İlk 10 içerisinde ayrıca Bartın (yüzde 54), Zonguldak ve Antalya (yüzde 53) ile Giresun (yüzde 52) gibi önemli iller de yer aldı.
Bu veriler, Türkiye’nin farklı bölgelerinde orman varlığının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyarken, özellikle Karadeniz Bölgesi’nin yeşil dokusunu korumadaki başarısını da gözler önüne seriyor.
Ormanların Önemi ve Koruma Çalışmaları
Orman Genel Müdürlüğü, ormanların yalnızca doğal güzellik sunmakla kalmadığını; aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynadığını vurguladı. Ormanlar, karbon yutak alanı olarak atmosferdeki zararlı gazların azaltılmasına katkı sağlarken, su kaynaklarının korunması ve toprak erozyonunun önlenmesinde de hayati öneme sahip.

Ayrıca, zengin bitki ve hayvan çeşitliliğine ev sahipliği yapan ormanlar, biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından da büyük değer taşıyor. OGM yetkilileri, mevcut orman varlığını korumak ve artırmak adına ağaçlandırma, rehabilitasyon ve yangınla mücadele çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü belirtti.
Kastamonu’nun elde ettiği bu başarı, hem doğa koruma bilincinin hem de sürdürülebilir çevre politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyarken, şehrin “yeşil kimliğini” güçlendirmeye devam ediyor.





