Türkiye’nin zengin bitki çeşitliliğine bir yenisi daha eklendi. Kastamonu Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi akademisyenlerinin ortak çalışması sonucunda, bilim dünyasında daha önce tanımlanmamış yeni bir bitki türü keşfedildi. Bolu sınırları içerisinde gerçekleştirilen arazi çalışmaları sırasında bulunan ve taze nohutu andıran kokusuyla araştırmacıların dikkatini çeken bitki, yapılan ayrıntılı incelemelerin ardından “Heracleum papilionaceum” adıyla literatüre kazandırıldı.

Bolu Öğrek Otu (5)

Bitkinin Türkçe adı ise yetiştiği bölge dikkate alınarak “Bolu öğrek otu” olarak belirlendi. Yeni türün keşfi, Türkiye’nin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynakların ortaya çıkarılması açısından önemli bir bilimsel çalışma olarak değerlendiriliyor.

Yeni türün keşfi arazi çalışmasıyla başladı

Yeni bitki türünün ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar, TÜBİTAK tarafından desteklenen “Türkiye'deki Stenotaenia Boiss (Apiaceae) Cinsine Ait Farklı Popülasyonlardaki Bitkilerin Morfolojik, Mikromorfolojik ve Anatomik Özelliklerinin Tespiti Projesi” kapsamında yürütülen arazi araştırmaları sırasında başladı.

Bolu Öğrek Otu (6)

Sakarya Üniversitesi Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu ile Kastamonu Üniversitesi Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Bani, geçen yıl gerçekleştirdikleri arazi çalışmaları sırasında alışılmışın dışında özelliklere sahip bir bitkiyle karşılaştı.

Elmacık Dağı çevresinde bulunan bitkinin hem bulunduğu ortam hem de dış görünüşü araştırmacıların ilgisini çekti. Yapılan daha yakından incelemede ise bitkinin oldukça belirgin bir özelliği fark edildi. Bitki, çevresine taze nohut kokusunu andıran farklı bir koku yayıyordu.

Araştırmacılar, bu sıra dışı özelliğin yanı sıra bitkinin morfolojik yapısının da incelenmeye değer olduğunu değerlendirerek örnekler toplamaya başladı. Bitkinin hem çiçekli hem de meyveli dönemlerine ait örnekleri alınarak ayrıntılı bilimsel inceleme süreci başlatıldı.

Bolu Öğrek Otu (1)

Morfolojik ve filogenetik analizler yeni türü ortaya koydu

Çalışmanın ilerleyen aşamalarına Gazi Üniversitesi Ekoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hayri Duman ile Kastamonu Üniversitesi doktora öğrencisi Mardiya Sabdani de dahil oldu.

Araştırmacılar tarafından bitkinin morfolojik özelliklerinin yanı sıra filogenetik yapısı da ayrıntılı şekilde incelendi. Gerçekleştirilen analizler sonucunda söz konusu bitkinin, daha önce bilimsel olarak tanımlanmamış farklı bir tür olduğu belirlendi.

Araştırmanın sonuçları, TÜBİTAK tarafından yayımlanan “Turkish Journal of Botany” adlı bilimsel dergide yayımlanarak uluslararası bilim literatürüne taşındı. Böylece bitki, bilim dünyasında “Heracleum papilionaceum” adıyla yerini aldı.

Bolu Öğrek Otu (3)

Bolu öğrek otu maydanozgiller familyasına ait

Yeni keşfedilen tür, halk arasında öğrek otu veya tavşancıl otu olarak bilinen Heracleum cinsi içerisinde bulunuyor. Bitki aynı zamanda maydanozgiller olarak bilinen Apiaceae familyasına dahil.

Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu, bitkinin Türkçe adının belirlenmesinde bulunduğu bölgenin etkili olduğunu belirterek “Bolu öğrek otu” isminin tercih edildiğini ifade etti.

Heracleum cinsinin Türkiye açısından da dikkat çekici bir bitki grubu olduğuna işaret eden Sağıroğlu, bu grupta ülke sınırları içerisinde yaklaşık 20 tür bulunduğunu, dünya genelinde ise tür sayısının yaklaşık 99-100 civarında olduğunu aktardı.

Bolu Öğrek Otu (4)

Öğrek otu farklı alanlarda kullanılıyor

Araştırmacıların verdiği bilgilere göre Türkiye’de öğrek otu cinsine ait bazı bitkiler özellikle Karadeniz Bölgesi’nde geleneksel olarak değerlendiriliyor. Taze yapraklarının haşlanarak tüketildiği, bazı yörelerde ise mide ağrıları ve sindirim sistemi rahatsızlıklarına yönelik geleneksel kullanımlarının bulunduğu belirtiliyor.

Bunun yanı sıra bazı bölgelerde bitkiden elde edilen özütlerin sindirim sistemini rahatlatmak amacıyla kullanıldığı, taze bitkinin ise hayvan yemi olarak değerlendirilebildiği ifade ediliyor.

Ancak yeni keşfedilen Heracleum papilionaceum türünün insanlar açısından hangi özelliklere sahip olduğunun belirlenmesi için daha kapsamlı bilimsel araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.

Yeni türün sağlık alanındaki potansiyeli araştırılacak

Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu, Bolu öğrek otu üzerinde bilimsel çalışmaların sürdüğünü belirterek önümüzdeki süreçte bitkinin antimikrobiyal, antibakteriyel ve antiinflamatuvar özelliklerine ilişkin sonuçlara ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Bilim insanları tarafından yürütülecek bu araştırmaların, yeni türün biyolojik ve biyokimyasal özelliklerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Sağıroğlu, bitkilerin insan hayatında hangi alanlarda kullanılabileceğinin her zaman önceden öngörülemeyeceğine dikkat çekerek yeni türlerin belirlenmesinin önemini vurguladı. Bilimsel olarak tanımlanan her yeni bitki türünün, gelecekte yapılabilecek araştırmalar için önemli bir kaynak oluşturabileceğine işaret etti.

Türkiye’nin biyolojik zenginliği bir kez daha ortaya çıktı

Bolu öğrek otu keşfi, Türkiye’nin sahip olduğu bitki çeşitliliğinin ne kadar geniş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle farklı coğrafi bölgelerde gerçekleştirilen bilimsel arazi çalışmalarının, henüz literatüre girmemiş canlı türlerinin belirlenmesi açısından büyük önem taşıdığı görülüyor.

Kastamonu, Sakarya ve Gazi üniversitelerinden akademisyenlerin yürüttüğü çalışma sonucunda tanımlanan Heracleum papilionaceum, yalnızca yeni bir bitki türünün bilim dünyasına kazandırılması açısından değil, Türkiye’nin gen kaynaklarının kayıt altına alınması bakımından da dikkat çekici bir gelişme oldu.

Araştırmacılar, benzer çalışmaların devam etmesinin Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı