Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından sunulan “Sosyal medya düzenlemeleri”ne ilişkin grup önerisi, siyasi tartışmalara neden oldu. Görüşmeler sırasında söz alan AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, önergeye yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu.

CHP’nin önergesi, sosyal medyada kişilik haklarını zedeleyen, gerçek dışı ve dezenformasyon içeren paylaşımların önlenmesine yönelik düzenlemeleri kapsarken, Genel Kurul’daki konuşmalar tartışmanın dozunu artırdı.

‘CHP mi vermiş diye şaşırmadım değil’

Meclis kürsüsünden konuşan Halil Uluay, önergeyi ilk okuduğunda farklı bir beklentiye girdiğini ifade ederek şu ifadeleri kullandı:

‘Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi üzerine söz almış bulunuyorum. İşin açıkçası öneriyi okumaya başladığımda ‘Allah Allah bu önergeyi CHP mi vermiş?’ diye şaşırmadım değil. Ama maalesef önergenin devamında işin şekli değişti.’

Uluay, önergenin başında sosyal medyada kişilik haklarına yönelik ihlallerden bahsedildiğini ancak uygulamada bu eleştirilerin daha çok iktidar partisine yönelik içeriklerle ilişkilendirildiğini savundu.

‘Hakaret içerikli paylaşımlara karşı mücadele var’

Sosyal medyada yapılan bazı paylaşımların kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini belirten Uluay, devletin mevcut yasal çerçevede bu içeriklere karşı işlem yaptığını ifade etti. Uluay konuşmasında, ‘Devletimiz yasaların elverdiği ölçüde bu paylaşımların üzerine gitmektedir’ dedi.

Ayrıca muhalefetin bazı durumlarda basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti kavramlarını öne sürerek bu içeriklere karşı farklı bir tutum sergilediğini iddia etti.

‘Ayarını bozduğun kantar gün gelir seni de tartar’

Konuşmasının devamında sosyal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat çeken Uluay, sert ifadeler kullanarak şu değerlendirmeyi yaptı:

‘Yalan yanlış kişileri hedef alan hakaret içerikli paylaşımlardan muhalefetin de rahatsız olmaya başlaması umut verici. Tam bu noktada meşhur atasözümüz aklımıza geliyor: ‘Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar.’’

Uluay, sosyal medyada kendini gazeteci, YouTuber ya da fenomen olarak tanımlayan bazı kişilerin yanlış ve yönlendirici içerikler ürettiğini de savunarak, bu durumun siyaset ve toplum üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade etti.

‘Çözüm yargı dışı değil, yargı içinde olmalı’

CHP’nin önergesinde yer alan bazı yaklaşımları da eleştiren Uluay, gerçek bilginin tespitinde yargı mekanizmasının önemine vurgu yaptı. Bu süreçten rahatsızlık duyulmasını anlamadıklarını belirten Uluay, şu ifadeleri kullandı:

‘Yayılan bilginin gerçek olup olmadığının yargı tarafından tespitinden neden rahatsız olunur ki? Çözümün yargıda olmasından rahatsızlığınızı hiç anlamıyoruz.’

Uluay ayrıca, dezenformasyonla mücadelenin yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğuyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Basın Bülteni