Kastamonu’da maden ruhsatlarına ilişkin kamuoyunda süren tartışmalar, bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Karabük Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, Genel Kurul’daki konuşmasında kentteki ruhsat alanlarının genişlemesinin doğa, su kaynakları ve tarımsal üretim açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Akay, “Kastamonu’nun üçte biri maden ruhsatlarıyla kuşatılmış durumda. Bu yanlıştan derhal vazgeçin” diyerek iktidara çağrıda bulundu.
“80 bin futbol sahası büyüklüğünde alan satılığa çıkarıldı”
Akay, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü üzerinden açılan ihalelere dikkat çekerek, “Komşu ilimiz Kastamonu’nun üçte biri maden ruhsatlarıyla kuşatılmış durumda. MAPEG’in açtığı ihalelerle 57 bin 329 hektar, yani yaklaşık 80 bin futbol sahası büyüklüğünde alan satılığa çıkarıldı. Satılan sahaların önemli bölümü “mega maden” niteliğinde.” ifadelerini kullandı. Bu büyüklükte bir alanın ruhsat baskısı altında olmasının, kırsal yerleşimleri ve bölgenin ekonomik dengelerini de doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

Su, orman ve tarım alanlarına yakınlık vurgusu
Bazı projelerin içme suyu kaynakları ve orman ekosistemi açısından hassas bölgelerde konumlandığını belirten Akay, tarımsal üretim alanlarının da ruhsat sahaları içinde kalabildiğini dile getirdi. Bu noktada Kastamonu’nun simge ürünlerini örnek göstererek, “Siyez buğdayı, Taşköprü sarımsağı ve Tosya pirinci üretim alanları ile köy yerleşimleri ruhsat sahalarının içinde kalıyor. Bezirgân Barajı’na 120 metre, Ilgaz Dağları ve diğer milli parklara birkaç yüz metre mesafedeki projeler su kaynaklarını, ormanları ve tarımı doğrudan tehdit ediyor.” dedi.
Akay ayrıca, çevresel etki değerlendirmesi süreçlerine ilişkin eleştirisini de dile getirdi ve “Projelerin yüzde 49,2’sine “ÇED gerekli değil” kararı verilmiş durumda. Bu tablo, Kastamonu’nun geleceğini, kırsal yaşamını ve gıda güvenliğini riske atıyor. Yetkilileri açıkça uyarıyoruz: Bu yanlıştan derhâl vazgeçin, Kastamonu’nun doğasını ve toprağını koruyun.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.





