Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'e yayılması, bölgede faaliyet gösteren Türk ticaret gemilerini de giderek daha fazla etkiliyor. Son dönemde ticari gemilere yönelik saldırıların artmasıyla birlikte Türk bayraklı gemilerin faaliyetlerinin ciddi ölçüde yavaşladığı belirtilirken, uzmanlar güvenlik riskinin hem ticaret hem de Türkiye'nin enerji güvenliği açısından önemli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Savaşın başladığı 2022 yılından bu yana yaklaşık 50 Türk bayraklı gemi ve kosterin saldırılardan zarar gördüğü ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, can ve mal güvenliğinin tehlikeye girmesi nedeniyle bazı gemilerin faaliyetlerini durdurma noktasına geldiğini belirtiyor.

Türk gemileri art arda saldırıların hedefinde

Karadeniz'de son dönemde limanlar ve seyir halindeki ticari gemilere yönelik saldırıların arttığı belirtiliyor.

21 Ağustos'ta Reni Limanı'na yönelik saldırıların ardından aynı gün Türk kargo gemisi Necibe'nin de saldırıya uğradığı bildirildi. Saldırı sonrası bölgeye giderek 18 denizciyi kurtaran Türk bayraklı Ural isimli geminin de gece saatlerinde saldırıya uğradığı aktarıldı.

Novorossiysk açıklarında gerçekleşen saldırıda bir denizcinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin ise yaralandığı kaydedildi.

Daha önce de Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli iki sivil geminin 3 Ağustos'ta Novorossiysk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve 11 personelin yaralandığı açıklanmıştı.

"Fırtına öncesi sessizliği yaşıyoruz"

İstanbul Denizcilik Stratejileri ve Araştırma Enstitüsü Başkanı Salih Zeki Çakır, Karadeniz'deki tabloya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Çakır, saldırıların her geçen gün arttığını belirterek bölgedeki gelişmeleri "fırtına öncesi sessizlik" olarak nitelendirdi.

Karadeniz'de faaliyet gösteren Türk bayraklı büyük kargo gemileri ile küçük tonajlı ticaret gemilerinin sayısının 700'ü aştığını belirten Çakır, toplam gemi sayısının ise 2 binin üzerinde olduğunu ifade etti.

Çakır'a göre koster sayısının yüksek olması nedeniyle Türk gemileri saldırılardan daha fazla etkileniyor. Can ve mal güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle gemilerin faaliyetlerinin neredeyse tamamen durduğu belirtiliyor.

Ticaret durursa fiyatlar da etkilenebilir

Karadeniz'deki güvenlik sorununun yalnızca denizcilik sektörünü etkilemediği, Türkiye'nin dış ticareti açısından da risk oluşturduğu belirtiliyor.

Petrol ve doğal gaz ürünleri, buğday, mısır, ayçiçeği, demir-çelik ve kömür gibi ürünlerin ticaretinde Karadeniz önemli bir güzergah olarak öne çıkıyor.

Uzmanlara göre saldırıların devam etmesi halinde alternatif güzergahlara yönelmek zorunda kalınması, taşıma maliyetlerini artırabilir. Bu durumun ilerleyen dönemde temel tüketim ürünlerinden akaryakıt fiyatlarına kadar geniş bir alanda ekonomik etkiler oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Hasarlı gemiler için de risk büyüyor

Saldırıların ardından hasar gören gemilerin güvenli bölgelere çekilmesi de ayrı bir sorun oluşturuyor.

Çakır, Karadeniz açıklarında hasarlı halde bekleyen gemiler bulunduğunu ve bu gemilerdeki yakıtların denize sızmasının ciddi bir çevre felaketine yol açabileceği uyarısında bulundu.

Sektör temsilcileri, saldırıların sona ermesi için Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile temaslarını artırması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye'nin enerji güvenliği de gündemde

Karadeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin enerji politikaları açısından da yakından takip ediliyor.

Türkiye bir yandan Karadeniz'deki doğal gaz üretimini artırmaya hazırlanırken, diğer yandan enerji ithalatında Rusya önemli bir konumda bulunuyor.

Enerji Politikaları Uzmanı Necdet Pamir, Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını ve Rusya'nın bu ithalatta önemli bir paya sahip olduğunu belirterek, Karadeniz'de güvenliğin bozulmasının Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Akkuyu'nun yakıt sevkiyatı da tartışılıyor

Karadeniz'deki saldırılar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali için planlanan yakıt sevkiyatını da gündeme taşıdı.

Santralde kullanılacak zenginleştirilmiş uranyumun Rusya'daki üretim tesislerinden deniz yoluyla Türkiye'ye getirilmesi planlanıyor. Uzmanlar, Karadeniz'deki mevcut güvenlik koşullarının bu tür kritik sevkiyatların geleceği açısından soru işaretleri oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Bölgede saldırıların devam etmesi halinde Türkiye'nin ticaret ve enerji güvenliği açısından yeni risklerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

Kaynak: Ekonomim