Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2026-2027 sezonuna yönelik amatör futbol lisans, vize ve transfer işlemlerinde uygulanacak bedelleri belirlemesinin ardından amatör kulüplerin karşı karşıya olduğu maliyetler yeniden tartışılmaya başlandı. İstanbul Kastamonuspor Başkanı Dr. İlker Dilek, açıklanan rakamları Türk futbolunun altyapısı ve çocukların spora erişimi açısından değerlendirerek TFF’ye kapsamlı bir çağrıda bulundu.
Amatör futbolun yalnızca hafta sonu oynanan karşılaşmalardan ibaret görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Dilek, Türkiye’de profesyonel liglere oyuncu kazandıran yapının temelinde yüzlerce amatör kulüp ve bu kulüplerin altyapılarında yetişen binlerce çocuk bulunduğunu vurguladı.
Dilek’e göre tartışmanın merkezine, federasyon ile amatör kulüpleri karşı karşıya getirecek bir anlayış yerine Türk futbolunun geleceğini güçlendirecek ortak bir model yerleştirilmeli. Çocukların futbola ilk adımını kolaylaştıran, amatör kulüplerin giderlerini azaltan ancak yıllarca futbolcu yetiştiren kulüplerin emeğini de koruyan yeni bir sistem oluşturulması gerektiğini belirten Dilek, Avrupa’daki örneklerin ve UEFA’nın grassroots yaklaşımının dikkate alınmasını istedi.
“Amatör futbol Türk futbolunun gelir kapısı değil, geleceğidir”
İstanbul Kastamonuspor Başkanı Dr. İlker Dilek’in açıklamasındaki temel vurgu, amatör futbolun ekonomik bir gelir kalemi olarak değil Türk futbolunun geleceğini besleyen altyapı sistemi olarak değerlendirilmesi gerektiği oldu.
Dilek, yetiştirici kulüplerin haklarının korunması konusunda herhangi bir tereddüt bulunmaması gerektiğini belirtirken çocukların futbola başlaması aşamasında kulüplerin karşısına yüksek maliyetler çıkarılmasının doğru olmayacağını savundu.
Dilek, “Yetiştirici kulübün hakkını sonuna kadar koruyalım; hatta daha da güçlendirelim. Ancak bir çocuğun futbola başlamasının ve amatör kulübün onu sahaya çıkarmasının önüne mali bariyerler koymayalım. Çünkü amatör futbol, Türk futbolunun gelir kapısı değil, geleceğidir” ifadelerini kullandı.
UEFA’nın grassroots yaklaşımında da mümkün olduğunca fazla insanın futbola katılabilmesi, katılımın teşvik edilmesi ve yerel futbol ortamının sürdürülebilir biçimde geliştirilmesi temel hedefler arasında bulunuyor. UEFA Grassroots Charter, herkesin güvenli ve kapsayıcı bir ortamda futbola katılabilmesini ve futbol oynama fırsatlarının artırılmasını temel amaçlardan biri olarak tanımlıyor.
Yüzlerce altyapı oyuncusu bulunan kulüplerde maliyet katlanıyor
Dilek’in üzerinde durduğu konulardan biri de lisans ve vize işlemlerindeki ücretlerin yalnızca tek bir futbolcu üzerinden değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceği oldu.
Türkiye’de birçok amatör spor kulübünün sınırlı sponsorluk gelirleri, yöneticilerin kişisel katkıları ve yerel desteklerle faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Dilek, altyapısında yüzlerce oyuncu bulunan bir kulüpte küçük gibi görünen işlem bedellerinin toplamda önemli bir gider kalemine dönüştüğünü ifade etti.
TFF tarafından belirlenen yeni tarifede ilk lisans işlemlerinde yaş gruplarına göre 500 TL’den başlayan ve 6 bin ile 14 bin TL seviyelerine ulaşan rakamların bulunduğunu aktaran Dilek, futbolcular için ayrıca sezonluk 500 TL vize bedelinin bulunduğunu söyledi.
Tek bir sporcu için yapılan hesaplamada rakamların yönetilebilir görünebileceğine dikkat çeken Dilek, 100, 200 veya 300 altyapı sporcusuna sahip kulüplerde tablonun tamamen değiştiğinin altını çizdi.
“Öncelikle bu meseleyi TFF ile amatör kulüpleri karşı karşıya getiren bir tartışma olarak görmüyorum. Hepimizin ortak amacı Türk futbolunu büyütmek ve geliştirmek olmalı” diyen Dilek, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de amatör kulüplerimizin hangi ekonomik şartlarda ayakta kalmaya çalıştığını hepimiz biliyoruz. Birçok kulübümüz yöneticilerinin fedakarlığı, yerel destekler ve sınırlı sponsorluklarla faaliyetlerini sürdürüyor. Yeni tarifede ilk lisans bedeli yaşa göre 500 TL’den başlayıp 6 bin ve 14 bin TL’ye kadar çıkıyor. Her sezon ayrıca 500 TL vize bedeli bulunuyor. Tek bir futbolcu üzerinden bakıldığında bazı rakamlar sınırlı görülebilir. Ancak 100, 200 hatta 300 altyapı sporcusu bulunan bir amatör kulüp açısından hesaplandığında ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor.”
Dilek: Avrupa’da bütün işlemler ücretsiz demek doğru olmaz
Tartışmanın Avrupa örnekleri üzerinden yanlış bir noktaya taşınmaması gerektiğini de ifade eden İlker Dilek, Avrupa ülkelerinin tamamında amatör futbolcu lisanslarının ücretsiz olduğu yönündeki genellemelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Dilek’in dikkat çektiği temel fark, çocuk ve gençlerin futbola girişinde uygulanan federasyon bedellerinin birçok ülkede daha düşük seviyelerde tutulması.
Avrupa örneklerini araştırdıklarını belirten Dilek, “Kamuoyuna doğru bilgi vermek önemli. Avrupa’nın tamamında amatör futbol ücretsizdir demek doğru olmaz. Ancak yaptığımız karşılaştırmalarda çok önemli bir fark görüyoruz: Birçok Avrupa ülkesinde özellikle çocukların ve gençlerin futbola giriş maliyetleri düşük ve sembolik seviyelerde tutuluyor” dedi.
İspanya’daki bazı gençlik kategorilerinde federasyon lisans paylarının 5,5 ile 10,5 Euro, Hollanda’da çocuklar için federasyon katkısının yaklaşık 10 Euro, Fransa’da küçük yaş kategorilerindeki lisans bedellerinin ise yaklaşık 13-14 Euro seviyelerinden başladığını aktaran Dilek, tartışmanın ücret olup olmamasından ziyade erişimin ne kadar kolaylaştırıldığı üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Dilek, “Asıl soru şudur: Çocukların futbola girişini ve amatör kulüplerin faaliyetlerini kolaylaştırıyor muyuz, yoksa zorlaştırıyor muyuz?” değerlendirmesinde bulundu.
UEFA grassroots yaklaşımına dikkat çekti
İlker Dilek’in çağrısında öne çıkan başlıklardan biri de UEFA’nın grassroots futbol politikası oldu.
UEFA’nın bütün ülkeler için geçerli tek tip bir amatör lisans bedeli belirlemediğini ifade eden Dilek, Avrupa futbolunun yönetiminde grassroots sisteminin daha geniş bir hedef üzerinden ele alındığını söyledi.
UEFA’nın resmi grassroots programında da katılımı artırmak, insanların futbol oynama imkanlarını genişletmek, yerel kulüpleri geliştirmek ve sürdürülebilir futbol ortamları oluşturmak temel hedefler arasında sıralanıyor. Kurum ayrıca grassroots kulüplerinin yerel toplumlarda önemli bir sosyal role sahip olduğunu vurguluyor.
Dilek, “UEFA’nın bütün ülkeler için belirlediği zorunlu bir amatör lisans ücreti yok. Ancak UEFA’nın grassroots politikasındaki temel yaklaşım son derece açık: Daha fazla insanı futbola kazandırmak, kayıtlı oyuncu sayısını artırmak ve grassroots kulüplerini desteklemek” dedi.
Meselenin yalnızca futbolcunun lisans kartının çıkarılması olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dilek, bunun aynı zamanda spora erişim, fırsat eşitliği ve çocukların düzenli sporla buluşabilmesiyle ilgili olduğuna dikkat çekti.
“Yetiştirici kulübün hakkına dokunulmamalı”
Dilek, lisans ve işlem ücretlerinin azaltılmasını talep ederken futbolcu yetiştiren amatör kulüplerin ekonomik haklarının zayıflatılması gibi bir yaklaşımı kesinlikle savunmadıklarının da özellikle altını çizdi.
Bir futbolcunun profesyonel seviyeye ulaşmasında altyapı kulüplerinin yıllarca yaptığı yatırımın unutulmaması gerektiğini belirten Dilek, çocuk yaşta kulübe katılan bir oyuncunun gelişim sürecinin çok sayıda görünmeyen gider içerdiğini hatırlattı.
Antrenör giderinden formaya, sahadan ulaşıma, deplasmandan organizasyon maliyetlerine kadar pek çok harcamanın amatör kulüpler tarafından üstlenildiğini ifade eden Dilek, profesyonel kulüplerin kadrolarına kattıkları oyuncuların yetiştirici kulüplerine yönelik ekonomik hakların daha da güçlendirilmesini savundu.
Dilek, “Bir amatör kulüp 8-10 yaşındaki bir çocuğu bünyesine alıyor; yıllarca antrenör sağlıyor, forma veriyor, sahaya ve deplasmana götürüyor, eğitimine ve gelişimine emek veriyor. Sonra o futbolcu profesyonel bir kulübün dikkatini çekiyor. Elbette o futbolcuyu yetiştiren kulübün emeğinin ekonomik bir karşılığı olmalıdır” ifadelerini kullandı.
750 bin TL ve 1 milyon TL’lik rakamlara açıklık getirdi
Yeni tarifede kamuoyunun en fazla dikkatini çeken rakamlar arasında 750 bin TL ve 1 milyon TL seviyesindeki ödemeler de bulunuyor.
Dilek, bu tutarların doğrudan federasyona ödenen standart amatör lisans bedelleri gibi değerlendirilmesinin yanlış olacağını vurguladı.
2012-2015 doğumlu amatör futbolcuların kulüp muvafakati olmadan profesyonel bir takıma transferinde 750 bin TL, 2010-2011 doğumlu futbolcularda ise 1 milyon TL tutarında eski kulübe katkı payı ödenmesinin öngörüldüğünü belirten Dilek, bu paraların oyuncuyu yetiştiren kulübün hakkıyla ilgili olduğunun altını çizdi.
“Bunlar doğrudan TFF’nin kasasına giren lisans ücretleri değildir” diyen Dilek, yetiştirici kulüp bedelleriyle federasyona ödenen lisans ve vize ücretlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Bu nedenle kendi itirazlarının futbolcu yetiştiren kulübün elde edeceği katkı payına değil, amatör kulüplerin her sezon karşılaştığı temel lisanslama ve işlem maliyetlerine yönelik olduğunu belirtti.
TFF’ye üç maddelik somut öneri
İstanbul Kastamonuspor Başkanı Dr. İlker Dilek, eleştirinin yanında çözüm önerilerini de sıraladı.
Dilek’in TFF’ye sunduğu modelin ilk maddesini 18 yaş ve altındaki futbolcular oluşturuyor. Buna göre çocukların ilk lisans işlemlerinden herhangi bir bedel alınmaması öneriliyor.
İkinci öneri ise her sezon alınan amatör futbolcu vize bedelinin tamamen kaldırılması ya da kulüpler açısından sembolik kabul edilebilecek bir seviyeye indirilmesi.
Üçüncü başlıkta amatörden amatöre transferler bulunuyor. Dilek, bu işlemler sırasında federasyona yapılan temel ödemelerin minimum düzeye çekilmesini öneriyor.
Buna karşılık oyuncu yetiştiren kulüplerin transferlerden doğan ekonomik haklarının korunması ve mümkünse mevcut sistemden daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Dilek, “Böylece hem çocuğun futbola erişimini kolaylaştırır hem de yıllarca emek veren yetiştirici kulübü koruyan adil bir denge kurarız” dedi.
UEFA kaynakları amatör futbol için kullanılabilir mi?
Amatör futbolun mali yükünün azaltılması halinde ortaya çıkacak kaynak ihtiyacı da Dilek’in değerlendirmesinde yer aldı.
Bu noktada UEFA’nın HatTrick programına dikkat çeken Dilek, ulusal federasyonlara futbolun gelişimi amacıyla sunulan kaynakların grassroots faaliyetlerinde daha doğrudan kullanılması gerektiğini savundu.
UEFA’nın resmi verilerine göre HatTrick programı, erkekler Avrupa Şampiyonası’ndan elde edilen net gelirlerin yarısından fazlasını üye federasyonlara futbol gelişim projelerinde kullanılmak üzere yeniden dağıtıyor. Temmuz 2024-Haziran 2028 döneminde her üye federasyonun program kapsamında 17 milyon Euro’ya kadar kaynak almaya hak kazanabileceği belirtiliyor. Grassroots programı da teşvik ödemelerinin desteklediği alanlardan biri.
Dilek, bu tür kaynaklardan amatör kulüplerin daha sistematik biçimde faydalanabileceği bir yapı oluşturulabileceğini düşünüyor.
Destek verilecek kulüplerin belirlenmesinde lisanslı sporcu sayısı, faaliyet gösterilen altyapı yaş kategorileri, kadın futboluna yapılan yatırım ve dezavantajlı bölgelerde gerçekleştirilen çalışmalar gibi ölçülebilir kriterlerin kullanılmasını öneriyor.
“Amatör Futbol Destek Modeli oluşturalım”
İstanbul Kastamonuspor Başkanı Dilek’in TFF’ye yaptığı en kapsamlı öneri ise Türkiye’ye özgü bir “Amatör Futbol Destek Modeli” oluşturulması.
Konuyu TFF yönetimiyle polemiğe dönüştürmenin çözüm üretmeyeceğini ifade eden Dilek; federasyon yönetimi, Amatör İşler Kurulu, amatör spor kulüpleri federasyonları ve doğrudan sahada görev yapan kulüp yöneticilerinin aynı masada buluşmasını istedi.
Avrupa’daki sistemlerin incelenmesi, Türkiye’deki amatör kulüplerin gerçek sezonluk maliyetlerinin hesaplanması ve UEFA’dan sağlanan kaynakların hangi alanlarda kullanılabileceğinin belirlenmesi gerektiğini söyleyen Dilek, bu çalışmanın sonunda Türkiye’nin kendi şartlarına uygun sürdürülebilir bir destek sistemi kurulabileceğini kaydetti.
UEFA da grassroots kulüp gelişiminde sürdürülebilir planlama, finans, gönüllü yönetimi, oyuncu gelişimi ve kapsayıcılık gibi başlıkların birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Dilek, “TFF yönetimi, Amatör İşler Kurulu, amatör spor kulüpleri federasyonları ve sahada bu işi yapan kulüp yöneticileri aynı masaya oturmalı. Avrupa örneklerini önümüze koyalım, kulüplerimizin gerçek maliyetlerini hesaplayalım, UEFA kaynaklarını değerlendirelim ve Türkiye’ye özgü sürdürülebilir bir ‘Amatör Futbol Destek Modeli’ oluşturalım” ifadelerini kullandı.
“Amatör futbol güçlenirse profesyonel futbol da güçlenir”
Dilek’e göre amatör kulüplere yapılacak yatırım yalnızca bu liglerde mücadele eden takımlara sağlanmış bir destek olarak değerlendirilmemeli.
Profesyonel liglerin ve millî takımların oyuncu havuzunun genişlemesinin yolu, futbolun tabanındaki sporcu sayısının artırılmasından geçiyor. Bu nedenle amatör kulüplerin daha fazla çocuğa ulaşabilmesi, daha fazla yaş kategorisinde takım kurabilmesi ve oyuncularını daha uzun süre sistem içerisinde tutabilmesi Türk futbolunun bütününü doğrudan etkiliyor.
UEFA’nın grassroots yaklaşımı da futbolun tabanının genişletilmesini uzun vadeli futbol gelişiminin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor. UEFA, grassroots kulüplerini her yaştan insanın futbol oynadığı ve yerel toplulukların bir araya geldiği temel yapılar arasında tanımlıyor.
Dilek, devlet ve Gençlik ve Spor Bakanlığının amatör spora yönelik destek iradesine işaret ederek TFF’nin de amatör kulüpler üzerindeki ekonomik baskıyı azaltacak yeni adımlar atabileceğini söyledi.
“Amatör futbolu güçlendirdiğimizde aslında TFF’yi, profesyonel liglerimizi ve millî takımlarımızı güçlendirmiş oluruz” ifadelerini kullanan Dilek, meseleye uzun vadeli futbol politikası açısından bakılması gerektiğini vurguladı.
“Bir çocuğun spor kulübüne girmesi hayatını değiştirebilir”
İlker Dilek’in açıklamasının son bölümünde ise futbolun sosyal yönü ön plana çıktı.
Her altyapı oyuncusunun profesyonel futbolcu olamayacağını hatırlatan Dilek, amatör spor kulüplerinin görevinin yalnızca profesyonel liglere oyuncu yetiştirmek olmadığını söyledi.
Bir çocuğun düzenli olarak antrenmana gitmesinin, takım içerisinde sorumluluk almasının, kazanmayı ve kaybetmeyi öğrenmesinin, arkadaşlık kurmasının ve spor disiplini kazanmasının başlı başına önemli bir sosyal kazanım olduğuna dikkat çekti.
“Ben meseleye sadece futbol açısından bakmıyorum” diyen Dilek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir çocuğun spor kulübünün kapısından içeri girmesi bazen hayatının yönünü değiştirebilir. O çocuk belki profesyonel futbolcu olmayacak ama spor disiplini kazanacak, arkadaşlığı ve takım olmayı öğrenecek, kötü alışkanlıklardan uzak duracak, milli ve manevi değerlerle yetişecek. Amatör sporun gerçek değeri tam olarak burada. O yüzden çocukların futbola başlamasını kolaylaştıralım. Amatör kulübün yaşamasını sağlayalım. Yetiştirici kulübün emeğini koruyalım. Türk futbolunun geleceğini birlikte büyütelim.”
İstanbul Kastamonuspor Başkanı Dr. İlker Dilek’in çağrısı, böylece yalnızca yeni sezon ücret tarifesine yönelik bir itirazla sınırlı kalmadı. Açıklama; çocukların futbola erişiminden yetiştirici kulüplerin ekonomik haklarına, UEFA kaynaklarının kullanımından amatör kulüplere uygulanabilecek yeni destek sistemine kadar Türk futbolunun altyapısını doğrudan ilgilendiren geniş bir tartışma alanı açtı.
Dilek’in önerdiği modelin merkezinde ise iki temel hedef bulunuyor: Çocuğun futbola girişindeki mali engelleri mümkün olduğunca azaltmak ve o çocuğun gelişimi için yıllarca emek veren amatör kulübün hakkını güçlü biçimde korumak.




