Marmara’da beklenen büyük İstanbul depremi tartışmaları sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’ın ‘Marmara’nın altındaki ateş’ vurgusuyla paylaştığı değerlendirme dikkat çekti. Bektaş, Marmara Denizi’nin altındaki jeolojik koşulların, uzun süredir konuşulan “tek seferde büyük kırılma” senaryosunu farklı bir açıdan ele almayı gerektirebileceğini belirtti.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Bektaş, “sismik boşluk” olarak tanımlanan alanın altında yüksek sıcaklıkların bulunduğunu vurguladı. Ona göre yerin belirli bir derinliğinde manyetik özelliklerin değiştiği Curie seviyesinin daha sığ olması, fayların nasıl kilitlendiğini ve nasıl enerji biriktirdiğini doğrudan etkileyebilir.

Kandilli Duyurdu 3.8 Büyüklüğünde Depremle Sarsıldı (2)

“Termal bariyer” iddiası ne anlama geliyor?

Bektaş’ın üzerinde durduğu başlık şu, fay hattındaki enerji her zaman bir anda ve yıkıcı bir depremle boşalmak zorunda olmayabilir. Yüksek ısı koşulları, bazı kesimlerde enerjinin zaman içinde daha “sessiz” kaymalarla, yani belirgin sarsıntı üretmeden kademeli biçimde boşalmasına zemin hazırlayabilir. Bu bakış açısında, özellikle Orta Marmara segmenti kritik bir rol üstleniyor.

Akdeniz Günü Depremlerle Geçirdi Afad Sarsıntıları Açıkladı

Bektaş, Orta Marmara bölümünün devasa bir deprem üretmekten çok, büyük bir kırılmayı sınırlandıran doğal bir engel gibi davranabileceğini savunuyor. Kendi ifadesiyle bu segment, bir “termal bariyer” görevi görerek kırılmanın devamını zorlaştırabilir. Bektaş, güncel bilimsel çalışmalarda da Marmara’nın altındaki ısıl yapıya dair bulguların tartışıldığını hatırlatarak, İstanbul için öne sürülen senaryoların bu çerçevede yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan uzmanların farklı görüşler ortaya koyabildiği bu alanda, tek bir yorumun “kesin sonuç” anlamına gelmediği de unutulmuyor. Marmara’daki risk tartışmaları sürerken, hazırlık ve yapı güvenliği konularının gündemde kalması önemini koruyor.

Kaynak: Haber Merkezi