Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler, dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda ciddi aksamalara yol açarken, bu durum küresel gübre piyasasını da derinden etkiledi. Sevkiyatların büyük ölçüde durması ve enerji maliyetlerindeki hızlı yükseliş, gübre fiyatlarının kısa sürede yüzde 56’ya kadar artmasına neden oldu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ise yaşanan gelişmelerin küresel gıda güvenliği açısından “sistematik bir şok” yaratabileceği uyarısında bulundu.

Alamabatak Gübreleme (3)

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları ile İran’ın karşılık vermesi sonucu bölgede tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi. Küresel petrol ve enerji ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bu stratejik hat üzerindeki aksama, özellikle gübre üretimi açısından kritik olan enerji ve ham madde akışını kesintiye uğrattı.

Gübre Üretiminde Enerji Krizi Etkisi

Gübre üretiminde en önemli maliyet kalemlerinden biri doğal gaz olarak öne çıkıyor. Üretim maliyetlerinin yaklaşık yüzde 80 ila 90’ını oluşturan doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, sektör üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat sorunları ve bölgedeki enerji altyapılarına yönelik saldırılar, gübre üretim tesislerinin faaliyetlerini zorlaştırdı.

Gübre

Körfez bölgesinde doğal gaz tedarik zincirinde yaşanan aksamalar, ham madde erişimini sınırlarken bazı tesislerin üretimi geçici olarak durdurmasına neden oldu. Katar’ın devlet enerji şirketi QatarEnergy, LNG tesislerinde yaşanan gelişmeler nedeniyle gaz üretimini askıya aldığını duyurdu. Şirket ayrıca küresel üretimin önemli bir bölümünü karşılayan üre tesisindeki faaliyetlerin de geçici olarak durdurulduğunu açıkladı.

Bu gelişmeler zincirleme etki yarattı. Hindistan’da üç, Bangladeş’te ise dört büyük gübre fabrikasında üretimin durduğu bildirildi.

Gübre Fiyatları Hızla Yükseldi

Uygunsuz Bulunan Gubreler Fc87

Küresel piyasalarda arz-talep dengesinin bozulması, gübre fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı. Şubat ayı sonunda ton başına 482 dolar seviyesinde olan Orta Doğu çıkışlı üre fiyatı, mart ayı sonunda yaklaşık yüzde 56 artarak 750 dolara kadar çıktı.

Uzmanlara göre kriz devam ederse azot bazlı gübre fiyatları iki katına kadar yükselebilir. Fosfat gübrelerinde ise yüzde 50’nin üzerinde bir fiyat artışı yaşanabileceği öngörülüyor. Halihazırda yüksek girdi maliyetleriyle mücadele eden çiftçiler için bu durum ciddi bir ekonomik baskı anlamına geliyor.

Küresel Tedarik Zincirinde Daralma Bekleniyor

Enerji ve emtia analiz şirketleri Kpler, CRU ve Argus’un verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kısıtlamaları küresel gübre tedarik zincirinde önemli bir daralma yaratabilir. Tahminlere göre dünya genelindeki gübre arzında yaklaşık yüzde 33’lük bir daralma riski bulunuyor.

Orta Doğu’dan gerçekleştirilen yıllık yaklaşık 22 milyon tonluk üre ihracatı büyük ölçüde aksadı. Küresel üre arzının yaklaşık yüzde 46’sının Körfez bölgesinden sağlanması ise mevcut krizin etkisini daha da artırıyor.

Toplam gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin Hürmüz Boğazı üzerinden yapılması, bu geçiş noktasındaki aksamanın küresel ticaretin üçte birine kadarını etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bölgeden yalnızca sınırlı sayıda geminin geçişine izin verilmesi ise lojistik maliyetleri ve sevkiyat sürelerini önemli ölçüde artırıyor.

Tarımsal Üretim ve Rekolte Risk Altında

Kuzey Yarımküre’de şubat ortasından mayıs başına kadar devam eden bahar ekim dönemi, tarımsal üretim açısından kritik bir zaman dilimini oluşturuyor. Ancak gübre tedarikinde yaşanan sorunlar bu dönemde çiftçileri zor bir tercih ile karşı karşıya bırakıyor.

Gübrede Vergi Sıfırlandı (1)

ABD’de gübre stoklarının mevsimsel ortalamanın yaklaşık yüzde 25 altına düşmesi dikkat çekiyor. Çiftçiler ya yüksek fiyatlardan gübre satın almak zorunda kalacak ya da daha az gübre kullanarak verim kaybı riskini göze alacak.

Her iki senaryo da küresel gıda fiyatlarının yükselmesine ve tarımsal üretimin düşmesine neden olabilir.

Büyük Tarım Üreticileri de Risk Altında

Dünya genelinde pirinç, buğday, mısır ve soya gibi temel tarım ürünlerini üreten büyük ülkeler de bu krizden doğrudan etkileniyor. Örneğin Hindistan, gübre ihtiyacının yüzde 40’tan fazlasını Körfez bölgesinden karşılıyor.

Benzer şekilde, dünya soya üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını sağlayan Brezilya’nın gübre tedarikinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle bölgedeki lojistik aksaklıklar büyük üreticiler için ciddi risk oluşturuyor.

Bangladeş’te ise enerji tasarrufu politikaları kapsamında kamuya ait gübre fabrikalarının üretimi durduruldu. Yaklaşık 170 milyon nüfuslu ülkede pirinç üretiminin önemli bir aşaması olan “boro” ekim sezonunun bu durumdan etkilenmesi bekleniyor.

Gübrede Vergi Sıfırlandı (2)

FAO: Küresel Gıda Sisteminde Şok Etkisi

FAO Başekonomisti Maximo Torero, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yaklaşık yüzde 90 oranında azalmasının küresel gıda sistemi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Torero’ya göre kriz sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel tarım üretim zincirini de felç edebilecek potansiyele sahip.

Torero, çatışmaların hemen sona ermesi durumunda bile maliyetlerin dengelenmesinin 2 ila 3 ay sürebileceğini ifade etti. Krizin uzaması halinde ise hem gıda hem de enerji piyasalarında baskının daha da artması bekleniyor.

FAO tahminlerine göre mevcut kriz devam ederse 2026 yılının ilk yarısında gübre maliyetleri ortalama yüzde 20 daha yüksek seviyelerde kalabilir.

Küresel Gıda Güvenliği Tehlikede

Uzmanlar, modern tarımın büyük ölçüde mineral gübrelere bağlı olduğunu vurguluyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 48’inin gıda ihtiyacının gübre kullanımının sağladığı verim artışı sayesinde karşılanabildiğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle gübre tedarik zincirindeki herhangi bir aksama, doğrudan küresel gıda üretimini etkileyebilecek potansiyele sahip.

Rusya’nın amonyum nitrat ihracatını geçici olarak durdurması ve Çin’in bazı gübre türlerinin ihracatını askıya alması da piyasadaki daralmayı daha da derinleştiriyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin küresel gıda sistemi için yeni bir kırılma noktası oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı