Küresel piyasalarda güvenli liman olarak bilinen altın, Orta Doğu’daki gerilimin yeniden yükselmesine rağmen haftayı kayıpla tamamlamaya yöneldi. ABD ile İran arasındaki tansiyonun petrol fiyatlarını yukarı taşıması, enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişesini artırdı. Bu tablo, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının yeniden faiz artırımına gidebileceği ihtimalini daha güçlü biçimde değerlendirmesine neden oldu.
Normal şartlarda jeopolitik belirsizlik dönemlerinde destek bulan altın, bu kez farklı bir fiyatlama ile karşı karşıya kaldı. Petrol kaynaklı enflasyon endişeleri ve yüksek faiz ihtimali, güvenli liman talebinin önüne geçti. Faiz getirisi sağlamayan kıymetli metaller, tahvil ve benzeri faizli yatırım araçlarının daha cazip hâle gelebileceği beklentisiyle satış baskısı altında kaldı.
Ons altın haftalık kayba yöneldi
Spot altının ons fiyatı yüzde 0,4 gerileyerek 4 bin 103 dolar seviyesine indi. Haftalık kayıp ise yüzde 1,7’ye ulaştı. ABD piyasalarında işlem gören ağustos vadeli altın kontratları da yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 113 dolar civarında kapanış yaptı.
Altındaki gerilemenin yalnızca jeopolitik gelişmelerle açıklanamayacağını belirten piyasa uzmanları, petrol fiyatlarıyla birlikte değişen enflasyon ve faiz beklentilerine dikkat çekiyor. Enerji maliyetlerinin kalıcı biçimde yüksek seyretmesi hâlinde Fed’in para politikasında daha sıkı bir çizgi izleyebileceği değerlendiriliyor.
Fed, haziran ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakmıştı. Buna karşın son gelişmeler, yılın ilerleyen dönemlerinde faiz artışı ihtimalinin yeniden masaya gelmesine yol açtı.
TD Securities: Yatırımcılar pozisyonlarını azaltıyor
TD Securities Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Bart Melek, altın ve gümüşteki satışların arkasında ABD-İran geriliminin oluşturduğu yeni fiyatlama biçiminin bulunduğunu söyledi.
Melek, “ABD ve İran arasındaki gerilimin yeniden başlaması ana faktör. Yatırımcılar şu aşamada ellerinde altın ve gümüş tutmak istemiyor. 4.100 dolar seviyesine doğru hareketin sebebi tam olarak bu” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirme, jeopolitik risklerin her zaman otomatik biçimde altın alımını artırmadığını gösteriyor. Gerilim petrol arzını tehdit ettiğinde, piyasanın öncelikli kaygısı enflasyon ve merkez bankalarının vereceği tepki olabiliyor. Böyle dönemlerde yükselen tahvil faizleri ve güçlü dolar, altında güvenli liman talebini sınırlayabiliyor.
Piyasalar eylül ayındaki toplantıyı izliyor
Faiz vadeli işlemlerindeki fiyatlamalara göre yatırımcılar, Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalini yüzde 69 seviyesinde değerlendiriyor. Beklentiler gün içerisinde ekonomik veriler ve siyasi gelişmeler doğrultusunda değişebilse de piyasadaki genel eğilim, enflasyon riskinin yeniden güç kazandığına işaret ediyor.
Önümüzdeki hafta açıklanacak ABD enflasyon rakamları, altının yönü açısından belirleyici olacak. Verilerin beklentilerin üzerinde gelmesi, faiz artışı ihtimalini destekleyerek kıymetli metaller üzerindeki baskıyı artırabilir. Enflasyonda yavaşlamaya işaret eden sonuçlar ise altına bir miktar toparlanma alanı açabilir.

Yatırımcıların bir diğer önemli gündemi ise Fed Başkanı Kevin Warsh’un Kongrede yapacağı para politikası sunumu olacak. Warsh’un enflasyonla mücadele, faizlerin geleceği ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomiye etkisi hakkındaki mesajları yakından takip edilecek.
Çin alırken Hindistan’da indirimler arttı
Vadeli ve spot piyasalardaki satışlara rağmen fiziki altın talebi ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Hindistan’da yüksek fiyatların alımları yavaşlatmasıyla altın indirimli fiyatlarla işlem görürken Çin tarafında daha güçlü bir görünüm dikkat çekiyor.
Çin Merkez Bankasının rezervlerini artırmayı sürdürmesi, fiziki altın talebini destekleyen başlıca unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Merkez bankalarının alımları, kısa vadeli fiyat düşüşlerini tamamen önleyemese de altının uzun vadeli görünümüne destek sağlayan önemli faktörler arasında değerlendiriliyor.
Gümüş geriledi, paladyum yükseldi
Altındaki satış baskısı diğer kıymetli metallerde de etkisini gösterdi. Spot gümüş yüzde 0,7 düşüşle 59,56 dolara gerilerken platin sınırlı yükselişle 1.616 dolar seviyesine çıktı. Paladyum ise yüzde 2,2 değer kazanarak 1.274 doların üzerine yükseldi.
Kıymetli metal piyasalarında kısa vadeli yönün ABD enflasyon verileri, petrol fiyatları, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Fed’den gelecek açıklamalarla şekillenmesi bekleniyor. Bu nedenle altın yatırımcıları açısından fiyat seviyelerinin yanında faiz ve enerji piyasalarındaki hareketlerin de yakından izlenmesi önem taşıyor.





