İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırıya ilişkin Eğitim Sen Kastamonu Şubesi yazılı bir açıklama yaptı. Sendika, olayın münferit olmadığını belirterek okul güvenliği konusunda kapsamlı ve kalıcı önlemler alınması çağrısında bulundu.
Şube tarafından yapılan açıklamada, “2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, “Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur.” denildi.
“Okullarda Güvenlik Mekanizmaları Yetersiz”
Sendika, bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarındaki eksikliği ortaya koyduğunu savunarak, “Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.” açıklamasında bulundu.
Şiddetin yalnızca bireysel bir öfke meselesi olmadığına dikkat çekilen metinde, medyada ve siyasette kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dilin eğitim emekçilerini hedef haline getirdiği ifade edildi.
Yetkililere Çağrı
Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere yetkililere çağrıda bulunulan açıklamada şu talepler sıralandı:
“Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.
Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.
Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.
Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.”
Açıklama, “Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.” sözleriyle sona erdi.





