Ortadoğu’daki gerilim enerji hattına da yansırken, Türkiye’yi ilgilendiren en önemli başlıklardan biri doğal gaz akışı oldu. İran’dan Türkiye’ye yönelik gaz sevkiyatının durduğu bilgisi, hem enerji güvenliği hem de piyasalardaki olası etkiler açısından dikkat çekti. Özellikle bölgedeki saldırıların ardından doğal gaz arzında yaşanan bu gelişme, gözleri yeniden Türkiye’nin depolama kapasitesine ve alternatif tedarik kaynaklarına çevirdi.
Bloomberg’in haberine göre İran, geçen hafta İsrail’in Güney Pars gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından Türkiye’ye gaz ihracatını durdurdu. Bu gelişme, Türkiye’nin yıllık doğal gaz ihtiyacında önemli paya sahip olan İran gazının akıbetine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Türkiye için risk ne kadar büyük?
Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği verilerine göre Türkiye, geçen yıl doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü İran’dan karşıladı. Bu oran, İran hattındaki bir kesintinin neden yakından takip edildiğini açık biçimde gösteriyor. Ancak mevcut tabloda Türkiye’nin yalnızca İran’a bağlı bir yapı içinde olmadığı da biliniyor. Rusya ve Azerbaycan’dan gaz akışı sürerken, depolardaki mevcut seviyenin de sisteme önemli bir güvence sağladığı değerlendiriliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın daha önce paylaştığı bilgilere göre Türkiye’nin toplam doğal gaz depolama kapasitesi 6,3 milyar metreküpe ulaştı. Geçen yıl mart ayında günlük ortalama 230 milyon metreküplük tüketim dikkate alındığında, depolama kapasitesinin böylesi dönemlerde daha da kritik hale geldiği görülüyor.

Avrupa’da fiyatlar neden yükseldi?
İsrail’in 18 Mart’ta dünyanın en büyük gaz sahalarından biri olan Güney Pars’ı hedef alması, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de enerji piyasalarını sarstı. Tahran’ın buna karşılık Körfez’deki enerji varlıklarına yönelik hamleleri ise gerginliği daha da artırdı. Bu atmosfer, Avrupa gaz vadeli kontratlarında sert yükselişi beraberinde getirdi. Fiyatların savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 70 üzerine çıkması, piyasalardaki endişenin boyutunu gösterdi.
Gözler kesintinin süresinde
Şimdilik en önemli belirsizlik, İran’dan gelen kesintinin ne kadar süreceği. Barış dönemlerinde bile özellikle kış aylarında teknik gerekçelerle zaman zaman aksayan İran gazı, bu kez çok daha hassas bir jeopolitik zeminde yeniden tartışılmaya başlandı. Türkiye’nin elindeki stoklar ve alternatif tedarik kanalları kısa vadede rahatlatıcı bir unsur olarak görülse de, sürecin uzaması halinde enerji yönetiminin daha dikkatli ve çok yönlü bir planlamaya ihtiyaç duyacağı konuşuluyor.





