İstanbul Ümraniye’de yaşanan akran zorbalığı olayı, bir yıldır devam eden gerilimin sonunda mahkeme tarafından emsal niteliğinde bir karara dönüştü. 15 yaşındaki G.H.Ö., kendisiyle aynı site ve okula devam eden K.A’yı sokakta darbetti ve bıçakla kovaladı. Olayın ardından güvenlik görevlilerinin müdahalesi ve polis desteği sayesinde çocuk korunurken, mahkeme süreci de hızla ilerledi. Karar, akran zorbalığına karşı uygulanan tedbirlerin kapsamını ve önemini bir kez daha ortaya koydu.

1 Yıldır Süren Zorbalık ve Mağdurun Korku Dolu Günleri
K.A., ifadesinde yaklaşık bir yıldır G.H.Ö.’nün sistematik zorbalığına maruz kaldığını belirtti. Bu süreçte hem psikolojik hem de fiziksel şiddete uğradığını anlatan K.A., olay günü sokağa çıkarken darp edildiğini ve ardından alışveriş merkezine sığındığını söyledi. Güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle kısa süreli de olsa güvenliği sağlanan çocuk, ailesinin yanına gelene kadar merkezde kaldı. Aile, bu süreç boyunca yaşadıkları korku ve endişeyi mahkemeye taşırken, koruma tedbiri talep etti.

Mahkemeden Elektronik Kelepçe ve Yaklaşmama Kararı
Anadolu 2. Aile Mahkemesi, G.H.Ö. için okul saatleri dışında elektronik kelepçe takılması ve konutunu terk etmeme cezası verdi. Ayrıca mağdur K.A’ya 500 metreden fazla yaklaşmama tedbiri uygulanması kararlaştırıldı. Mahkeme kararında, şüphelinin davranışlarını sürdürmesi halinde daha ağır tedbirlerin alınabileceği vurgulandı. Kararda, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesine yönelik uzun vadeli kanun çalışmaları hatırlatılırken, mevcut tedbirlerin de kamu güvenliği açısından önemine dikkat çekildi.

Avukat ve Aileden Emsal Niteliğinde Değerlendirme
Mağdur ailenin avukatı Şule Mevrük, kararın emsal niteliği taşıdığına işaret ederek, mağdur çocukların güvenliğinin ve suça sürüklenen çocukların rehabilitasyonunun eşit önem taşıması gerektiğini vurguladı. Mahkemenin verdiği elektronik kelepçe kararı, benzer olaylarda mağdurların korunmasına yönelik önemli bir örnek teşkil ediyor.

K.A.’nın babası H.A., olayın ciddiyetine dikkat çekerek, oğlunun Minguzzi ve Atlas Çağlayan gibi daha ciddi bir saldırıya uğrayabileceğini söyledi. H.A., polisin ve yargının hızlı müdahalesi sayesinde çocuğunun güvende olduğunu ifade etti. Anne Ö.A. ise psikolojik destek alacaklarını, şehir değişikliği yapacaklarını ve devletin korumasının önemini vurguladı.
Çocukların Suça Sürüklenmesinde Toplumsal Sorumluluk
Mahkeme kararında, çocukların suça sürüklenmesinin sadece aile değil, toplumun tüm kurumlarının sorumluluğu olduğu belirtildi. Şüphelinin sosyal medya üzerinden ev adreslerini paylaşması, ailenin yaşadığı endişeyi artırırken, anne Ö.A. söz konusu durumun önlenmesi için yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesini talep etti.

Karar, sadece ilgili aile için değil, Türkiye’de akran zorbalığıyla mücadelede emsal niteliği taşıyor. Mahkemenin yaklaşımı, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik güvenliğinin korunmasının, hızlı ve etkin hukuki tedbirlerle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.
Toplamda olay, bir yıl süren akran zorbalığının yarattığı tehlikeleri gözler önüne sererken, hukukun çocuk haklarını koruma ve toplumsal barışı sağlama rolünü de yeniden hatırlatıyor.





