Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesini de kapsayan torba yasa teklifinin ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilgili komisyona gönderilmesinin planlandığını açıkladı. Kabine toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan, hedeflerinin çocukları dijital risklere karşı daha güçlü bir çerçeveyle korumak olduğunu vurguladı.
Dijital dünyanın sunduğu imkanlar kadar, çocukların karşısına çıkarabildiği karanlık taraf da uzun süredir tartışılıyor. Bakanlığın yaklaşımı ise net, çocukların ekranla ilişkisini tamamen koparmak değil, kuralları daha sıkı hale getirerek platformları sorumluluk almaya zorlamak.
Düzenlemede öne çıkan başlıklar neler
Bakan Göktaş’ın verdiği mesajlara göre taslak, sosyal medya platformlarına doğrudan yükümlülükler getiriyor. En dikkat çeken başlık, 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunulmaması ve bu yaş grubunun platformlarda hesap açmasının engellenmesi. Burada yalnızca “kayıt ekranı” düzeyinde bir sınırlamadan değil, yaş doğrulama ve kontrol mekanizmalarının daha ciddi biçimde işletilmesinden söz ediliyor.

Bir diğer önemli nokta ise filtreleme sistemleri. Düzenlemenin, çocukların zararlı içeriklere maruz kalmasını azaltacak etkili ve işleyen filtrelerin kurulmasını zorunlu hale getirmeyi amaçladığı ifade edildi. Bakan, platformların çocukları ticari bir hedef gibi görmesine karşı olduklarını belirtirken, bu konuda uzun süredir uzmanlar, akademisyenler, sivil toplum ve ailelerle birlikte çalışıldığını da hatırlattı.
Çocukların dijital güvenliği için yeni araçlar
Bakanlık, yalnızca yasal çerçeveyle yetinmeyip ailelerin elini güçlendirecek araçlara da dikkat çekiyor. “Çocuklar Güvende” adıyla hizmete alınan web sitesi ve mobil uygulamanın, güvenli içerik ve rehberliği tek yerde topladığı aktarılıyor. Uygulamada acil durumlarda tek tuşla yardım çağrısı, ayrıca ihbar mekanizmasıyla riskli içeriklere daha hızlı müdahale gibi özellikler öne çıkarılıyor.

Bakan Göktaş, zararlı içeriklerin 7 gün 24 saat takip edildiğini, tespit edilen paylaşımlar için hukuki süreçlerin işletildiğini ve şimdi hedefin platformların bunu daha proaktif biçimde yapması olduğunu dile getirdi. Taslak komisyon sürecine geldiğinde, hem yaş sınırı hem de platformların sorumluluğunun nasıl tanımlanacağı, tartışmanın ana eksenini oluşturacak gibi görünüyor.





