Sakarya’da yürütülen bilimsel bir çalışma, arı zehrinin nanoteknoloji ile birleştirilerek akut böbrek hasarının tedavisinde kullanılmasını hedefliyor. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) akademisyenleri tarafından geliştirilen proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından destekleniyor.

Arı Zehrinden Yeni Nesil Tedavi Yaklaşımı

SUBÜ Teknoloji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Can yürütücülüğünde hazırlanan proje, arı zehrinin içeriğinde bulunan etken maddelerin tıbbi amaçla kullanılmasına odaklanıyor.

“Akut Böbrek Hasarına Yönelik Modifiye Arı Zehri Yüklü Yenilikçi Nanoplatformların Geliştirilmesi” adlı çalışma ile arı zehrinin yan etkilerinin azaltılarak hedefli tedavi sistemlerine entegre edilmesi amaçlanıyor.

Nanoteknoloji ile Hedefli Tedavi Sistemi

Projede, metrenin milyarda biri ölçeğinde çalışan nanoteknolojik sistemlerin kullanıldığı “nanoterapötik” yaklaşımlar öne çıkıyor. Bu yöntemle, ilaç taşıyıcı sistemlerin doğrudan hastalıklı hücrelere yönlendirilmesi hedefleniyor.

Araştırmacılar, geliştirilen sistemin sadece böbrek hastalıklarında değil, gelecekte farklı hastalıkların tedavisinde de kullanılabilecek bir altyapı sunabileceğini değerlendiriyor.

Arı Zehri Ile Sağlık Çözümü

Çok Disiplinli Bilim Ekibi

Projede farklı alanlardan akademisyenler ve araştırmacılar görev alıyor. Ekipte biyomedikal, elektronik, malzeme mühendisliği ve tıp alanlarından uzmanlar bulunuyor.

Çalışma, hem laboratuvar hem de deneysel süreçleri kapsayan çok aşamalı bir araştırma süreci olarak yürütülüyor.

“Bilimsel Ekosistem Oluşturmayı Hedefliyoruz”

Proje yürütücüsü Prof. Dr. Mustafa Can, çalışmanın sadece tek bir hastalığa yönelik olmadığını, aynı zamanda bilimsel iş birliği ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Can, yapılan araştırmaların önce bilgisayar simülasyonlarıyla başladığını, ardından hücre ve hayvan deneyleriyle devam ettiğini ifade etti.

Yerli ve Yenilikçi Tedavi Umudu

Araştırmacılar, bu yöntemin başarıya ulaşması halinde ilaç geliştirme süreçlerinde dışa bağımlılığı azaltabileceğini ve Türkiye’de biyoteknoloji alanında yeni kapılar açabileceğini belirtiyor.

Projede yer alan doktora öğrencisi Özge Özten ise çalışmaların en kısa sürede somut sonuçlara ulaşmasını hedeflediklerini söyledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı