Elektrikli araçların gelişmiş teknolojileri, kişisel verilerin güvenliği ve ulusal güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kamera, mikrofon, sensör ve internet bağlantılarıyla donatılan araçların çok sayıda veriyi işleyebildiğine dikkat çeken uzmanlar, araç içindeki görüntü, ses ve kullanım bilgilerinin üreticilere aktarılabileceği uyarısında bulundu.

Elektrikli araçlar neden hareketli bilgisayar olarak görülüyor?

Elektrikli araçlar, yalnızca ulaşım sağlayan araçlar olmanın ötesine geçerek dijital sistemlerle donatılmış teknolojik platformlara dönüştü. Kamera, sensör, işlemci ve internet bağlantısı gibi bileşenler sayesinde bu araçlar çevrelerinden bilgi toplayabiliyor, elde edilen verileri işleyebiliyor ve bağlantılı sistemler üzerinden aktarabiliyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Akıllı Ulaşım Sistemleri Derneği üyesi Doç. Dr. Metin Mutlu Aydın, elektrikli araçların teknolojik altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Araçların gelişmiş donanımlarıyla bilgisayar benzeri işlevler gerçekleştirebildiğini belirten Aydın, bu sistemlerin yalnızca sürüşle sınırlı olmadığını vurguladı.

Aydın, elektrikli araçların mevcut teknolojik yapısını, “Bu araçlar açıkçası günümüzde yürüyen bir bilgisayar olarak görev yapmakta. Bir bilgisayarın yaptığı işleri de hemen hemen aynı şekilde yerine getirebilmektedir” sözleriyle anlattı.

Görüntü, ses ve kullanım bilgileri aktarılabilir

Elektrikli araçların veri toplama ve paylaşma kapasitesi, kullanıcıların kişisel bilgilerinin nasıl işlendiği sorusunu da beraberinde getiriyor. Araçların donanımına ve yazılım özelliklerine bağlı olarak görüntüler, sesler ve sürüş alışkanlıklarına ilişkin bilgiler işlenebiliyor.

Doç. Dr. Aydın, kullanıcıların araçları üzerinden hangi verilerin toplandığına ve bu bilgilerin kimlerle paylaşıldığına dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Araçlarda elde edilen bilgilerin geliştiricilere aktarılabileceğini ifade eden Aydın, “Çünkü siz farkında olmadan sizin her türlü araç içerisindeki veriniz, görüntünüz, sesiniz, araçtaki kullanım özellikleriniz doğrudan geliştiriciye iletilebilir. Bu da geliştirici için ciddi bir veri kaynağı olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Bu uyarı, bağlantılı araçlarda veri güvenliği politikalarının, kullanıcı izinlerinin ve kişisel bilgilerin korunmasına yönelik uygulamaların önemini bir kez daha gündeme getirdi.

Savunma sanayisi için güvenlik riski oluşturabilir

Elektrikli araçlardaki veri güvenliği tartışması, stratejik öneme sahip tesislerde alınan güvenlik önlemleriyle de ilişkilendiriliyor.

TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit'in yabancı elektrikli araçların savunma sanayisi kuruluşlarının kampüslerine alınmadığı yönündeki açıklamasının ardından konu yeniden gündeme geldi.

Doç. Dr. Aydın, araçlardan elde edilebilecek bilgilerin yalnızca bireysel mahremiyet açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Savunma sanayisi kuruluşları ve kritik tesislerde bulunan hassas bilgilerin korunmasının önemine işaret eden Aydın, veri aktarımının güvenlik açısından risk oluşturabileceğini belirtti.

Aydın, “Tabii ki burada özel veriler, kişisel veriler, gizli kalması gereken veriler kolaylıkla yurt dışındaki ilgili birimlere ulaştırılabilir ve bunlar tabii ki ülkemizin savunma sanayi ya da kritik noktalardaki karar mekanizmalarında bizler için ciddi riskler, sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.

Kritik bölgelere araç erişimi kısıtlanabilir

Uzmanlara göre veri güvenliği, ulaşım teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte daha kapsamlı biçimde ele alınması gereken konular arasında yer alıyor. Bu değerlendirmelerin yalnızca elektrikli araçlarla sınırlı kalmaması, otonom araçları ve birbiriyle iletişim kurabilen bağlantılı araçları da kapsaması gerektiği belirtiliyor.

Kritik tesislerde güvenlik önlemlerinin önemine dikkat çeken Aydın, elektrikli ve otonom araçların belirli bölgelere erişiminin sınırlandırılmasını gündeme getirdi.

Aydın, “Bu nedenle de elektrikli araçlar, otonom araçlar, birbiriyle etkileşim halinde olan araçların kritik bölgelere erişiminin yasaklanması çok doğru bir uygulama olarak karşımıza çıkacaktır” dedi.

Elektrikli araçların veri toplama kapasitesi, teknolojik gelişmelerin yanı sıra kişisel mahremiyet ve ulusal güvenlik konularının da dikkate alınmasını gerektiriyor. Bununla birlikte, her elektrikli aracın tüm görüntü, ses ve kullanım verilerini üreticisine aktardığı söylenemez. Veri toplama ve paylaşma kapsamı aracın donanımına, yazılımına ve gizlilik ayarlarına göre değişebiliyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı