Altın piyasasında son günlerde yaşanan dalgalanma, hem yatırımcıların hem de düğün hazırlığında olan vatandaşların gözünü yeniden fiyat tabelalarına çevirdi. ABD ile İran arasında yükselen gerilimle birlikte haftanın ilk işlem gününde sert satış baskısı altında kalan altın ve gümüş, kısa süre içinde yönünü yeniden yukarı çevirdi. Özellikle güvenli liman olarak görülen bir varlığın böylesine hızlı değer kaybetmesi, piyasaları yakından izleyenler açısından şaşırtıcı bir tablo ortaya çıkardı.
İlk aşamada sert düşüşün etkisiyle tedirginlik öne çıkarken, sonrasında gelen toparlanma piyasadaki beklentileri yeniden canlandırdı. Trump cephesinden gelen “5 gün saldırıyı erteliyoruz” mesajı, yatırımcı psikolojisinde hızlı bir değişim yarattı. Bu açıklamanın ardından altın ve gümüş fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareket görülürken, düşüşü fırsat olarak değerlendiren çok sayıda vatandaş da fiziki altın almak için kuyumculara yöneldi. Kapalıçarşı’da bazı işletmelerde stokların tükenmesi, talebin ne kadar hızlı yükseldiğini ortaya koydu.
Sert satışların ardından yeniden toparlanma başladı
Haftanın başında altın ve gümüş cephesinde görülen sert düşüş, son yılların en dikkat çeken satış dalgalarından biri olarak yorumlandı. Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde genellikle güçlenen altının, bu kez beklenen performansı göstermemesi yatırımcı cephesinde şaşkınlık yarattı. Uzmanların değerlendirmesine göre bu geri çekilmede enerji fiyatlarındaki artış, dolar talebindeki güçlenme ve bazı ülkelerin rezerv tercihlerindeki değişim etkili oldu.
Ancak piyasadaki baskı uzun süre aynı sertlikte devam etmedi. Yeni işlem gününde ons altın yeniden 4 bin 400 doların üzerine çıkarak düşüş serisini sonlandırdı. Gümüşte de benzer bir toparlanma görülürken, fiyatın 69 dolar seviyesinden 73 dolara kadar yükselmesi dikkat çekti. Bu hareket, satış baskısının tamamen kalıcı bir yön değişimine dönüşmediğini, piyasanın hâlâ güçlü bir toparlanma refleksi taşıdığını gösterdi.

Büyük bankalar 2026 sonu için iyimser tablo çiziyor
Kısa vadeli dalgalanma sürse de büyük finans kuruluşlarının uzun vadeli beklentileri daha iyimser bir çerçeve sunuyor. Piyasadaki genel yaklaşım, altının yapısal yükseliş trendini koruduğu, ancak bu yükselişin zaman zaman sert düzeltmelerle ilerlediği yönünde. Bu nedenle son yaşanan geri çekilme, birçok analist tarafından uzun soluklu yükselişin içindeki doğal bir soluklanma olarak değerlendiriliyor.
Bazı büyük bankalar, ons altının 2026 sonuna kadar 6 bin ile 6 bin 200 dolar aralığına yükselebileceğini öngörüyor. Bu beklentinin arkasında küresel ekonomik belirsizlikler, enflasyon baskısı, stagflasyon endişeleri ve kurumsal yatırımcıların korunma amaçlı pozisyonlarını artırması bulunuyor. Yani piyasadaki iyimserlik yalnızca günlük fiyat hareketine değil, daha geniş ekonomik tabloya dayanıyor.
Kanada merkezli BMO da altın ve gümüş konusunda olumlu bakışını koruyan kurumlar arasında yer alıyor. Bankanın projeksiyonlarına göre ons altında bu yılın üçüncü çeyreğinde ortalama 4 bin 800 dolar, son çeyreğinde ise 4 bin 900 dolar seviyeleri görülebilir. 2027 tarafında ise altının 5 bin doların üzerinde kalmaya devam edeceği yönünde beklenti öne çıkıyor. Bu yaklaşım, kısa süreli sarsıntılara rağmen genel yönün yukarı olduğuna işaret ediyor.

Gümüşte toparlanma var ama kırılganlık sürüyor
Gümüş tarafında da iyimser bir görünüm korunuyor ancak burada oynaklığın daha yüksek olduğu belirtiliyor. Analistler, savaş ve kriz dönemlerinde yatırımcıların zaman zaman nakit ihtiyacı nedeniyle altın ve gümüş satışına yöneldiğini, bu durumun da fiyatlarda teknik baskı oluşturduğunu ifade ediyor. Zorunlu satışların sona ermesiyle birlikte toparlanmanın daha belirgin hale gelebileceği düşünülüyor.
Öte yandan gümüşün kısa vadede altına göre daha hassas hareket etmeye devam etmesi bekleniyor. Buna rağmen genel beklenti, yükseliş ivmesinin tamamen kaybolmadığı, yalnızca bir süreliğine yavaşladığı yönünde. Altın ve gümüşte son günlerde yaşanan bu sert dalga, piyasaların ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterirken, büyük oyuncuların uzun vadeli hedefleri yatırımcıların dikkatini yeniden yukarı yönlü senaryolara çevirmiş durumda.
Bu nedenle gözler şimdi yalnızca günlük fiyat değişimlerinde değil, 2026 sonuna doğru oluşabilecek yeni zirve seviyelerinde olacak. Altın cephesinde yaşanan son hareketlilik, kısa vadeli korkular ile uzun vadeli beklentilerin aynı anda masada olduğu yeni bir dönemin işaretini veriyor.





