Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki faylara ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı. Sarsıntıyı değerlendiren Prof. Dr. Okan Tüysüz, Prof. Dr. Süleyman Pampal ve Prof. Dr. Naci Görür, Bozova Fayı ile çevresindeki hareketliliğe dikkat çekti. Uzmanların açıklamalarında ortak nokta, depremin bölgenin jeolojik yapısı açısından şaşırtıcı olmamasıydı.
Tüysüz: Fay daha büyük deprem üretebilir
Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin Atatürk Barajı gövdesine paralel uzanan, yaklaşık 70 kilometre uzunluğundaki Bozova Fayı üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Bölgede 6 Şubat depremlerinden bu yana hareketlilik bulunduğunu söyleyen Tüysüz, fayın geçmişte 4 ve 5 büyüklüğünde sarsıntılar ürettiğini hatırlattı.
Tüysüz’e göre Bozova Fayı’nın 7 büyüklüğüne varan deprem üretme potansiyeli var. Ancak bu değerlendirme, böyle bir depremin yakında olacağı anlamına gelmiyor. Tüysüz, yakın dönemde büyük bir deprem beklemediğini de ifade ederek artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunmasını istedi.

Pampal ve Görür bölgenin fay yapısına işaret etti
Prof. Dr. Süleyman Pampal da Bozova Fayı’nın aktif olduğunu ve bu sarsıntının sürpriz sayılmaması gerektiğini söyledi. Sığ odaklı depremlerin özellikle kırsaldaki yapılarda hasara neden olabileceğini belirten Pampal, bu depremle bağlantılı olarak 6 Şubat ölçüsünde yıkıcı bir tablo beklemediğini dile getirdi.
Prof. Dr. Naci Görür ise Şanlıurfa-Pınarbaşı çevresindeki sarsıntıyı, 2023 depremleri sonrasında bölgedeki gerilimle ilişkilendirdi. Güneydoğu Bindirme Kuşağı ve Arap Levhası’ndaki enerji birikimine dikkat çeken Görür, depremin Doğu Anadolu ve Bozova faylarına yakın bir bölgede gerçekleştiğini belirtti.
Uzmanların değerlendirmeleri, bölgedeki deprem tehlikesini anlatıyor; bir sonraki depremin zamanını ya da büyüklüğünü kesin olarak bildirmiyor.





